Yazar: mehmetabaci

  • HTTP ve HTTPS arasındaki önemli 7 fark

    İlk bakışta HTTP ve HTTPS arasındaki fark küçük görünebilir fakat sonuçları önemlidir. HTTP web sunucusu ile bir web tarayıcısı arasında veri aktarımını kolaylaştıran Köprü Metni Aktarım Protokolü anlamına gelir. Bu arada ekstra bir güvenlik katmanı ekleyen HTTPS, Köprü Metni Aktarım Protokolü Güvenli anlamına gelir.

    Web sitelerine göz atarken bazılarının “http://” ile başladığını, bazılarının ise “https://” ile başladığını fark etmiş olabilirsiniz. İlk bakışta farklılıklar önemsiz görünebilir ancak güvenli ve emniyetli çevrimiçi etkileşimlerin sağlanmasında çok önemli bir rol oynarlar. Makalemizde HTTP ile HTTPS arasındaki farkları inceleyeceğiz ve HTTPS’ye öncelik vermenin neden önemli olduğunu vurgulayacağız.

    HTTP ve HTTPS arasındaki fark

    HTTP veya HyperText Aktarım Protokolü, web tarayıcıları ve web sunucuları arasındaki iletişimi kolaylaştırmak için kullanılan temel protokoldür. World Wide Web’deki tüm veri alışverişinin temelidir. HTTP ile veriler tarayıcı ile sunucu arasında düz metin olarak gönderilir, yani şifrelenmez. Şifreleme eksikliği, verileri kötü niyetli varlıklar tarafından olası müdahaleye, manipülasyona ve kötüye kullanıma açık hale getirir.

    Öte yandan, HyperText Transfer Protokolü Güvenli anlamına gelen HTTPS’miz var. HTTPS, tarayıcı ile sunucu arasında iletilen verileri şifreleyerek ek bir güvenlik katmanı sağlar. Siber suçlular tarafından ele geçirilse bile verilerin gizli ve güvenli kalmasını sağlamak için SSL/TLS protokollerini kullanır.

    Peki HTTPS’yi şifrelenmemiş muadilinden daha güvenli kılan şey nedir? Temel fark SSL/TLS sertifikasında yatmaktadır. Bir web sitesinin HTTPS kullanması, web sitesi sahibinin güvenilir bir Sertifika Yetkilisinden (CA) bir SSL/TLS sertifikası aldığı anlamına gelir. SSL/TLS sertifikası web sitesinin orijinalliğini doğrular ve ziyaretçiler için güvenli bir bağlantı sağlar.

    HTTPS Faydaları Nelerdir?

    Veri Ele Geçirme

    Şifreleme olmadan, HTTP üzerinden iletilen bilgiler saldırganlar tarafından kolaylıkla ele geçirilebilir. Örneğin, bir HTTP web sitesine kişisel ayrıntılarınızı veya ödeme bilgilerinizi gönderdiğinizde verilerinize kolaylıkla erişilebilir ve verilerinizden yararlanılabilir. Ancak HTTPS ile hassas bilgileriniz şifrelenir ve bu da saldırganların şifresini çözmesini inanılmaz derecede zorlaştırır.

    Ortadaki Adam Saldırıları

    HTTP bağlantısında siber suçlular iletişimi engellemek ve iletilen verileri manipüle etmek için kendilerini tarayıcı ile sunucu arasında konumlandırabilirler. HTTPS, verileri şifreleyerek bu tür saldırıları önler, saldırganların değiştirilen bilgileri değiştirmesini veya bilgilere erişmesini zorlaştırır.

    Web Sitesi Kimlik Doğrulaması

    HTTPS, bir SSL/TLS sertifikası sağlayarak web sitelerinin orijinalliğini sağlar, böylece kullanıcıların kişisel bilgileri çalmak üzere tasarlanmış sahte web siteleriyle etkileşime girme riskini azaltır. URL’de asma kilit simgesini veya “https://” ifadesini gördüğünüzde web sitesinin güvenilir ve doğrulanmış olduğu konusunda size güvence verir.

    SEO ve Kullanıcı Güveni

    Arama motorları, kullanıcı gizliliği ve güvenliğine daha güçlü bir bağlılık gösterdiği için HTTPS içeren web sitelerine öncelik vermeye başladı. Üstelik kullanıcılar güvenli bir bağlantının öneminin giderek daha fazla farkına varmaya başladı. Tarayıcı penceresinde asma kilit simgesini görmek güveni artırır ve kullanıcının web sitesinde hassas bilgilerin paylaşılmasına olan güvenini artırır.

    HTTPS’nin yalnızca hassas etkileşimleri güvence altına almakla kalmayıp aynı zamanda iletilen içeriğin bütünlüğünü de güvence altına aldığını unutmamak önemlidir. 

    HTTP bağlantıları, tarayıcıya potansiyel olarak kötü amaçlı içerik yerleştirebilecek saldırganlar tarafından kurcalanmaya karşı hassastır. HTTPS kullanıldığında içerik bozulmadan kalır ve kullanıcılar kötü amaçlı veya güvenliği ihlal edilmiş içeriğe bilmeden erişmeye karşı korunur.

    Sonuç olarak, HTTP ve HTTPS arasındaki fark sağladıkları güvenlik düzeyinde yatmaktadır. HTTP’de şifrelemenin bulunmaması onu çeşitli siber tehditlere karşı savunmasız hale getirirken, HTTPS verileri şifreleyerek kullanıcıları müdahaleden, manipülasyondan ve yetkisiz erişimden korur. 

    Web sitesi sahipleri için, HTTPS’yi benimsemek yalnızca kullanıcılarının verilerini korumakla kalmaz, aynı zamanda itibarlarını artırır ve arama motoru sıralamalarını da iyileştirir. 

    İnternet kullanıcıları olarak, HTTPS web sitelerine güvenerek ve hassas bilgilerin güvenli olmayan platformlarda paylaşılmasına dikkat ederek güvenli bir tarama deneyimine öncelik vermek çok önemlidir.

    Güvenli Bir Web Deneyimi İçin HTTP’den HTTPS’ye Geçişin Önemi

    Günümüzde internet güvenliği hem web sitesi sahipleri hem de son kullanıcılar için öncelikli konular arasında yer alıyor. HTTP’den HTTPS’ye geçiş, siber güvenlik önlemleri arasında kritik bir adımı temsil eder. 

    HTTPS, kullanıcıların bilgilerini korumak, güvenli bir gezinme deneyimi sağlamak ve web sitesi güvenilirliğini artırmak için esas alınır. HTTP’den HTTPS’ye geçiş yapmanın avantajlarını ve geçişin neden önemli olduğunu detaylı bir şekilde ele alacağız.

    SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Üzerindeki Olumlu Etkiler

    Google gibi önde gelen arama motorları, güvenli web sitelerine daha yüksek sıralamalar vererek HTTPS’yi teşvik eder. 2014 yılında Google, HTTPS’yi bir sıralama sinyali olarak kullanmaya başladığını duyurdu. 

    HTTPS’ye geçişin, web sitenizin arama motoru sonuç sayfalarında (SERP) daha yüksek sıralarda yer almasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Dolayısıyla, HTTPS’ye geçmek, SEO çabalarınızı doğrudan destekler ve web sitenize daha fazla organik trafik çekmenize olanak tanır.

    Kullanıcı Güveninin Artırılması

    Günümüz internet kullanıcıları, çevrimiçi güvenlik konusunda daha bilinçlidir. Bir web sitesinin adres çubuğunda “güvenli” veya bir kilit simgesi görüldüğünde sitenin HTTPS protokolünü kullandığının ve kullanıcı verilerinin şifrelendiğinin bir işaretidir. 

    Görsel ipuçları, kullanıcılara güven verir ve kişisel bilgilerini (örneğin, kredi kartı bilgileri veya oturum açma bilgileri) girmeleri gerektiğinde onları daha rahat hissettirir. HTTP ve HTTPS arasındaki fark göz önüne alındığında HTTPS’ye geçmek, kullanıcı güvenini ve dolayısıyla siteye olan bağlılığı artırır.

    Dönüşüm Oranlarının İyileştirilmesi

    Kullanıcı güveninin artırılması, doğrudan dönüşüm oranlarına olumlu bir etki yapar. Güvenli bir site, kullanıcıların alışveriş yapma, kayıt olma veya kişisel bilgilerini paylaşma olasılığını artırır. 

    Özellikle e-ticaret siteleri için HTTPS, müşteri güvenini kazanmanın ve satışları artırmanın anahtarıdır. Güvenli bir altyapıya sahip olmak, müşterilerin satın alma işlemlerini güven içinde tamamlamalarını sağlar.

    Web Sitesi Güvenilirliğinin Artırılması

    HTTP ve HTTPS arasındaki fark göz önüne alındığında HTTPS, sitenizin güvenilirliğini artıran önemli bir faktördür. Bir SSL/TLS sertifikası, sitenizin gerçekten iddia ettiği kuruluşa ait olduğunu doğrular. Özellikle kimlik avı saldırılarına karşı bir koruma sağlar. Kullanıcılar, bir web sitesinin güvenli olduğunu bilerek, sahtekarlık ve kimlik hırsızlığı risklerine karşı daha korunaklı olduklarını hissederler.

    HTTP’den HTTPS’ye geçiş, modern internetin temel bir gereksinimidir. Geçiş sadece teknik bir yükseltme değil, aynı zamanda marka değerinizi, kullanıcı güveninizi ve çevrimiçi varlığınızın genel güvenilirliğini artıran stratejik bir karardır. HTTPS’ye geçmek, web sitenizi geleceğe taşırken, kullanıcılarınıza ve müşterilerinize saygı duyduğunuzun ve onların güvenliğini ciddiye aldığınızın bir göstergesidir.

    Ayrıca web tasarım için buradaki yazımıza göz atabilirsiniz.

  • En iyi 6 adet bluetooth kulaklık önerisi

    Gelişen teknolojinin en büyük nimetlerinden olan bluetooth kulaklıklar, ciddi anlamda insanlar tarafından tercih edilebiliyorlar. Peki tam fiyat performans kablosuz kulaklık alabilmek için hangi modeli tercih etmeliyiz? Bluetooth kulaklık önerisine geçmeden önce, özellikle son yıllarda kablolu kulaklıkların yerini tamamen almaya başlayan bluetooth kulaklıklar, işe, seyahate, okula ve gündelik koşturmacalarına giden insanların vazgeçilmezi olmuş durumda. Her teknolojik üründe olduğu gibi kablosuz kulaklıklarda da marka ve model farkı bulunuyor.

    Kulak üstü bluetooth kulaklık önerisi

    Bluetooth kulaklıklar, kulak üstü ve kulak içi olmak üzere iki sınıfa ayrılıyorlar. Öncelikle kulaklık tercih etmeden önce hangi kulaklığın size iyi geldiğini, rahat ettirdiğini bilmeniz gerekiyor.

    Lenovo Thinkplus TH20

    Birçok teknoloji alanında ürettiği ürünlerle adından ses getiren Lenovo, kablosuz kulaklık kategorisinde de oldukça tercih edilen markalardan birisi. Lenovo Thinkplus TH20, kulak üstü kulaklık isteyenler için oldukça ideal bir kulaklık. Dış ses önleme özelliğiyle birlikte güzel bir ses verme özelliğine sahip olan Lenovo Thinkplus TH20, fiyat performans arayanlar için birebir. Ülkemizdeki etiket fiyatı ise 850 TL’den başlıyor.

    JBL T500BT

    Özellikle kulaklık ve ses sitemlerinde JBL markasını duymayan yoktur herhalde. Rahat süngerlere sahip olan ve ergonomik tasarımı ile dikkat çeken JBL T500BT, sahip olduğu JBL Pure Bass özelliği ile de konserdeymiş hissini gayet iyi yansıtabiliyor. Gelen çağrıları cevaplayıp, müzik değişimi de yapabildiğimiz tuşlara sahip T500BT, tam şarj olması halinde 15 saat, 5 dakika şarj olması durumunda da 1 saat kullanılabiliyor. Türkiye’deki fiyatı ise 1200 TL’den başlıyor.

    Soundcore Life Q10

    Özlelikle ülkemizde en çok tercih edilen markalardan olan Soundcore, kablosuz kulaklığı Soundcore Life Q10 ile de kablosuz kulaklık arayanları oldukça memnun edebiliyor. Tam şarj dolumunda 60 saate kadar kullanım sunabilen kulaklık, hızlı şarj özelliği ile şarj edildiğinde 5 saatlik kullanım sunuyor. Etiket fiyatı ise 1800 TL’den başlıyor.

    Kulak içi bluetooth kulaklık önerisi

    Kulak üstü kulaklık değil de, hem daha uygun hem de kulak içi kablosuz kulaklık isteyenler, aşağıdaki fiyat performans kulaklıklardan birini tercih edebilirler.

    Lenovo LP80 Pro

    Yine teknoloji devi Lenovo’nun bir ürünü olan Lenovo LP80 Pro, siyah ve beyaz olmak üzere iki renk tasarımına sahip. Ses performansı ve kullanışlı olmasından dolayı tam not alan kulaklık, 90 dakikalık şarj olumunda 5 saatlik kullanım sunabiliyor. Ülkemizdeki fiyatı ise 400 – 500 TL bandında.

    QCY T17

    Özellikle kablosuz kulaklar üreterek adını duyuran QCY markasının en iyi kablosuz kulaklıklarından birisi olan QCY T17, giriş seviyesi bir kulaklık olsa da oldukça yeterli ses kalitesi sunabiliyor. IPX5 suya dayanaklılık belgesi de bulunan ürününü ülkemizdeki fiyatı ise 500 TL’den başlıyor.

    Xiaomi Redmi Buds 3 Lite

    Kablosuz kulaklık denilince akla gelen modellerden birisi olan Xiaomi Redmi Buds 3 Lite, giriş seviyesi olmasına rağmen tam bir fiyat performans ürünü. Yeterli ses performansına sahip kulaklığın şarjı tam dolumda 20 saate kadar gidebiliyor. Fiyatı ise 500 TL’den başlıyor.

    Ayrıca Nokia Clarity Earbuds 2+ kablosuz kulaklık yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.

  • Cloud Hosting Geleceği Hakkında

    Cloud Hosting en yeni bulut teknoloji bilişim sistemidir. Bulut hosting, son birkaç yıldır son derece popüler hale geldi. Bulut barındırmanın temelinde “Böl ve Yönet” ilkesi yatıyor.

    Web sitenizi oluşturan kaynaklar birden fazla sunucuya yayılmış ve ihtiyaç olduğunda kullanılmaya hazır haldedir. Sunucu arızasında herhangi bir kesinti olma şansını büyük ölçüde azaltır. Çünkü başka sunuculardan kaynaklarınızı çekebilirsiniz.

    Başka bir önemli özellik, herhangi bir bant genişliği sorunu yaşamadan website yüklerini kolayca yönetmenizi sağlar; çünkü başka bir sunucu böyle bir durumda ek kaynaklar sağlayabilir. Web siteniz yalnızca bir sunucuya değil, birlikte çalışan ve “bulut” olarak adlandırılan bir sunucu kümesine bağlı.

    Cloud Hosting’in Geleceği?

    Bulut hosting şu yıla kadar uzun bir yol kat etti ve birkaç büyük işletme yıllardır bu teknolojiyi kullanmaya devam ederken ancak küçük işletme sahipleri henüz bu teknoloji ile tanışmış değiller. Tabi bunun bir numaralı sebebi, fiyatları. Fiyatlandırma son 3-4 yıl içinde önemli ölçüde düştü ve orta ölçekli şirketler bulut teknolojisine geçiş yapmak için daha çok başvuru yapıyorlar.

    Birçok firma bulut teknolojisine geçerek gelecek için güzel bir yatırım yaptılar. Fakat maliyet faktörü küçük işletmeler için hâlâ bir endişe kaynağı. Çünkü aylık 30$ dan başlayan fiyatlarda paketler bulunmakta. Düşük maliyetli yeni bulut uygulamaları geliştirilmeye devam edildikçe buluta geçiş sürecinde giderek daha çok sayıda işletme göreceğimizi söyleyebiliriz.

  • Sohbet robotu Ernie gündem oldu!

    ChatGPT gibi Sohbet robotları hayatımıza hızlı giriş yaptı. Baidu‘nun 2023 yılında piyasaya sürdüğü Ernie, bu robotlar arasında öne çıkıyor. Özellikle Çin’de ChatGPT’nin tamamen yasaklanmasıyla birlikte, Ernie’nin Çin pazarında dominant olması bekleniyor.

    Sohbet robotu Ernie

    Ernie, Baidu’nun güçlü arama motoru ve dil algoritmalarını kullanarak yapay zekanın tüm imkanlarını zorluyor. İlk sızıntıları 2019 yılında ortaya çıkan Ernie, o zamandan beri titiz bir şekilde geliştiriliyor ve yapay zeka destekli olarak sorulan her soruya doğru cevaplar veriyor.

    Ernie’nin 2023 yılının son çeyreğinde kullanıma sunulan 4.0 kodlu son sürümü, iddialara göre OpenAI firmasının ChatGPT’siyle rekabet edebilecek kapasitede. Baidu’nun üst düzey yöneticileri, robotun Çin dışındaki diğer ülkelerde de ilgi göreceğine inanıyor.

    Ernie, diğer yapay zekalı sohbet robotları gibi en zorlu sorulara çeşitli yazı, görsel ve videolar aracılığıyla yanıt veriyor. Robotun temel olarak Çince tasarlandığı, ancak İngilizce sürümünün de bulunduğu belirtiliyor. Ancak Ernie’nin, Çin hükümetinin müdahaleleri nedeniyle bazı sorulara taraflı cevaplar verdiği iddia ediliyor.

    Sohbet robotunun 3.5 sürümü Çin’de 100 milyondan fazla kullanıcıya ücretsiz olarak sunulurken, yeni çıkan 4.0 sürümünü kullanmak için aylık yaklaşık 8 dolar ödeme yapmanız gerekiyor. Ernie, tüm yanıtlarını kişiye özel olarak şekillendiriyor. Kullanıcının önemli bilgilerini ve konuşma tarzını veri tabanına kaydeden robot, bu bilgiler ışığında yapay zeka desteğiyle cevaplarını tasarlıyor.

  • Google’ın kurucusu Larry Page, Porto Riko’da ada satın aldı!

    Google’ın kurucularından Larry Page, Porto Riko’da bulunan bir adayı satın aldı. Amerikalı milyarder, 32 milyon dolar ödeyerek Cayo Norte adlı adayı koleksiyonuna ekledi. Page’in bu adayı satın almasıyla birlikte toplamda 5 adaya sahip olduğu tahmin ediliyor.

    Larry Page, Porto Riko sınırları içinde yer alan bu adayı, özel zevkleri ve radikal amaçlar için kullanabileceği düşünülüyor. 127 milyar dolarlık serveti ile bilinen Page, bilimsel araştırmalar yapmak amacıyla sık sık inzivaya çekilen biri olarak tanınıyor. Cayo Norte adasının, Page’in satın aldığı ilk ada olmadığını hatırlatmak gerek; zira Page, 2014 yılında Karayipler‘de bulunan Lollik adalarına 23 milyon dolar ödeyerek bir ada daha sahibi olmuştu. Ayrıca, Covid pandemisi döneminde virüsten korunmak amacıyla sadece adalarda yaşadığı ortaya çıkmıştı.

    Porto Riko'da Ada Satın Alma

    Larry Page, 2019 yılında Google‘daki yöneticilik pozisyonunu bırakmış olsa da, şirketteki çoğunluk hisseleri sayesinde hala politikalara etki edebiliyor. Ancak, Google’ın diğer kurucusu Jeff Bezos kadar popüler olmaması dikkat çekiyor.

    Teknoloji dünyasındaki milyarderler arasında ada sahibi olmanın bir statü sembolü haline geldiği belirtiliyor. Örneğin, Oracle’ın kurucusu Larry Ellison’ın 2012 yılında Hawaii’den büyük bir ada satın aldığı iddia edilmişti. Larry Page’in lüks harcamaları ve adalar koleksiyonu, teknoloji dünyasında merak konusu olarak öne çıkıyor.

  • Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması

    TÜİK’in yayınlamış olduğu 2018 ilk yarı raporuna göre bilişim firması kuran girişimcilerin istatistikleri açıklandı. Açıklanan verilere göre girişimcilerin %66’sı girişmlerine website oluştururken, bunların sadece %9,8’lik bir kısmı internet üzerinden satış yapmayı başardı.

    İnternet erişimine sahip girişimlerin oranı %95,3 oldu

    Araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin İnternete erişim oranı 2018 yılında %95,3 oldu. Bu oran, 2017 yılında %95,9 idi. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre İnternet erişim oranları ise; 10-49 çalışanı olan girişimlerde %94,7 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %97,8, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise %99,2 oldu. Bilgisayar kullanım oranı 2018 yılında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimler için %97 iken 2017 yılında %97,2 idi.

    Web sayfasına sahip girişimlerin oranı %66,1 oldu

    Girişimlerin %66,1’i 2018 yılında web sayfasına sahip iken, bu oran bir önceki yıl %72,9 idi. Web sayfası sahiplik oranı %87,8 ile en yüksek 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde iken, bunu %80 ile 50-249 çalışanı olan girişimler ve %63,1 ile 10-49 çalışanı olan girişimler takip etti.

    Girişimlerin %93,7’si genişbant bağlantı kullandı

    Girişimlerin %93,7’si 2018 yılında İnternete erişimde genişbant bağlantı kullandı. Genişbant İnternet erişimine sahip girişimlerin abone oldukları İnternet bağlantı hızları dikkate alındığında, %19’u 10 Mbit/s altında, %59,9’u 10-99 Mbit/s hız aralığında ve %19,4’ü ise 100 Mbit/s ve üzeri hızda İnternet kullandı.

    Girişimlerde bilgisayar kullanımı, İnternet erişimi ve web sayfası sahipliği, 2011-2018

    Girişimlerin %9,8’i online satış yaptı

    Girişimlerin %9,8’i 2017 yılında İnternet (web siteleri, online mağazalar ve mobil uygulamalar) üzerinden ve/veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) ile mal/hizmet siparişi aldı/satış yaptı. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre bu oran 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %21,8 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %12,1 ve 10-49 çalışanı olan girişimlerde ise %9 oldu.

    Girişimlerin %11,6’sı bilişim uzmanı istihdam etti

    2018 yılı araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin %11,6’sı ana işi bilişim teknolojileri olan ve bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev alan bilişim uzmanı istihdam etti. Bu oran 2017 yılında %10,8 idi.

    Çalışan sayısı 10-49 olan girişimlerin %8,2’si, 50-249 çalışanı olan girişimlerin %24,3’ü, 250 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin ise %57,4’ü bilişim uzmanı istihdam etti.

    Bilişim uzmanı alan veya almayı deneyen her üç girişimden biri güçlükle karşılaştı

    Girişimlerin %5,2’si 2017 yılında bilişim uzmanı aldı veya almayı denedi. Bu girişimlerden %37,9’u bilişim uzmanı alım sürecinde adayların çok az olması, adayın eğitim/öğretim yetersizliği, yüksek ücret talebi, iş tecrübesindeki yetersizlik vb. güçlükler ile karşılaştı. Bu oranlar sırasıyla 2016 yılında %4,5 ve %36,9 idi.

  • Spotify’ın premium üyelik ücretlerine zam geldi

    Spotify, bugün sessiz sedasız bir şekilde Türkiye’de premium abonelik ücretlerine zam yaptı.

    Yeni zamla birlikte bundan önce aylık 39,99 TL olan “Bireysel” abonelik paketi 59,99 TL’ye, 54,99 TL olan aylık “Duo” paketi ise 79,99 TL’ye çıkarıldı. Zam öncesinde 64,99 TL olan aylık “Aile” paketi 99,99 TL‘ye çıkarken 21,99 TL olan öğrenci paketi de 32,99 TL olarak ücretlendirildi.

    spotify üyelik ücreti zam

    Spotify, son dönemde AB’deki iPhone kullanıcıları için uygulama içi satın alımları aktifleşmesi ile gündemimize gelmişti. Buna göre Avrupa’daki Spotify kullanıcıları, bölgenin yeni rekabet yasasının bir sonucu olarak mart ayından itibaren platform içinden sesli kitap ve abonelik planları satın almaya başlayabilecekti.

  • Microsoft, Windows kurulum ekranını değiştiriyor

    Microsoft, Windows 11‘in test edildiği yeni Insider önizleme kurulumunun 26040 versiyonunu paylaştı. Bu versiyonda küçük birkaç değişiklik olsa da en çok dikkat çeken nokta yenilenen yükleme ekranı oldu. Microsoft bu tasarımı “çok daha temiz ve modern” bulduğunu ifade ediyor.

    Windows yükleme ekranı en son 2007 yalında Windows Vista ile birlikte güncellenmişti. Vista’dan sonra Windows 7, Windows 8 ve 8.1, Windows 10 ve Windows 11 çıktı. Yani arayüzün güncellendiği iki versiyon arasında 5 farklı işletim sistemi gördük. Genellikle “İleri, ileri” diye geçilen bu ekranın değişimi esnasında yıllardır sorun çıkarmadan çalışan destek sistemlerinin aynı kalacağı belirtiliyor ancak görüntü daha derli toplu olacak. Ayrıca ilk yükleme ekranı ile daha sonraki yükleme ve güncellemeler de uyumlu bir görüntüye kavuşacak.

    windows kurulum ekranı değişiyor

    Windows’un yükleme ekranındaki tüm sorunları çözebildiğini söylemek kolay değil. Örneğin Windows 11 kurulumunda destek butonuna basarsanız verdiği linke, cihazınızı henüz kuramadığınız için ancak başka bir cihazdan bağlanabilirsiniz. En azından artık bazı akıllı telefon kameraları görüntülerden link okuyabiliyor da işimiz biraz daha kolay olabiliyor.

    Yeni kurulumla birlikte Windows’ta, telefonda aldığımız ekran görüntülerine bilgisayarlarımızdan anına erişebileceğiz. Ekran görüntüsünü aldığımız anda, kaydedilen görsel hakkında bilgiler Windows cihazımızda bir pop up bilgilendirme ekranıyla karşımıza çıkacak.

    Microsoft yapay zekâ destekli Ses Berraklaştırma özelliği ile yankı engelleme, gürültü bastırma hizmeti de sunacak. Ayrıca Windows LAPS ile otomatik hesap yönetimi de mümkün olacak. Seçilmiş cihazlarda da (Intel Core 14. Nesil HX-serisi mobil işlemcilere sahip cihazlar) USB 80Gbps desteği gelecek, USB ile saniyede 80 GB’a kada veri aktarılabilecek.

  • Epic Games Store ve Fortnite, iOS’a Geliyor!

    Epic Games’in çığır açan oyunu Fortnite, uzun bir aradan sonra iOS platformuna geri dönüş yapıyor. Avrupa Birliği’nin yeni Dijital Pazarlar Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle mümkün hale geldi. Oyun, Epic Games Store üzerinden sunulacak, böylece Apple’ın sıkı ödeme politikalarından sıyrılmış olacak.

    2020’de Apple’ın iOS platformundan çıkarılmasının ardından Fortnite’ın geri dönüşü, oyun dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Epic Games’in bu stratejik hamlesi, mobil oyun sektöründe yeni bir dönemi işaret ediyor. 7 Mart’ta aktif hale gelecek Avrupa Birliği’nin Dijital Pazarlar Yasası sayesinde Fortnite, App Store dışında Epic Games Store aracılığıyla iOS kullanıcılarına sunulacak.

    Epic Games’in Fortnite için alternatif bir ödeme sistemi sunma kararı, Apple ve Google’ın ödeme sistemleri üzerindeki tekeline meydan okudu. Bu kararın sonucunda Fortnite hem iOS hem de Android platformlarından kaldırılmıştı. Ancak şimdi, Epic Games’in duyurusuna göre Fortnite 2024 yılında Avrupa’daki iOS cihazlara Epic Games Store üzerinden geri dönecek.

    Epic Games Store iOs'a geliyor

    Apple ve Google, uygulamalar için yapılan satın almaların kendi ödeme sistemleri üzerinden gerçekleşmesini şart koşuyor. Ancak Avrupa Birliği’nin yeni Dijital Pazarlar Yasası, bu politikaya bir alternatif sunuyor. Bu yasa hem Android hem de iOS platformlarının, üçüncü taraf uygulama mağazaları ve ödeme sistemlerini desteklemesini zorunlu kılıyor. Bu düzenleme, Fortnite’ın App Store dışında bir platform üzerinden sunulmasının yolunu açıyor.

    Apple’ın güvenlikle ilgili endişeleri gündeme geliyor. Şirket, üçüncü taraf uygulama mağazalarının ve ödeme sistemlerinin, kötü amaçlı yazılımlara ve güvenlik sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Epic Games’in yeni yol haritası, mobil oyun sektöründe rekabeti artırarak kullanıcıların seçeneklerini genişletebilir.

    Epic Games, Fortnite için alternatif bir ödeme sistemi sunarak Apple ve Google’ın uygulama içi satın alma politikalarına meydan okumuştu. Oyunun her iki platformdan da kaldırılmasına yol açmıştı. Uygulama mağazalarının ve ödeme sistemlerinin daha fazla rekabet ve çeşitlilik sunmasını zorunlu kılarak Fortnite’ın iOS platformuna Epic Games Store üzerinden dönmesine olanak tanıdı.

    Apple, üçüncü taraf uygulama mağazalarının ve ödeme sistemlerinin güvenlik riskleri taşıdığını savunuyor. Ancak bu endişelerin ne kadar gerçekçi olduğu sektördeki gelişmelerle daha net anlaşılacak. iOS kullanıcılarının Epic Games Store üzerinden Fortnite’a erişimini sağlayacak. Bu da Apple’ın sıkı ödeme politikalarından bağımsız bir oyun deneyimi sunuyor.

  • En Ucuz Sıfır Otomobil Listesi (2024)

    Artan kur ve vergi oranları yüzünden Türkiye’de sıfır otomobil fiyatları da büyük oranda yükseldi. Kullanıcılarsa en uygun fiyatlı sıfır otomobillere yönelmek istedi. Peki Türkiye’de şu anda satılan en ucuz sıfır kilometre otomobiller hangileri? İşte detaylarıyla listemiz…

    Türkiye’de satılan en ucuz sıfır kilometre sedan, hatchback otomobiller!

    1- Hyundai i10

    Koreli markanın sevilen şehir otomobili i10 listemizin ilk sırasının sahibi. Şu anda Türkiye’de satılan en ucuz sıfır kilometre otomobil olma unvanının sahibi olan Hyundai i10 1.0 MPI 67 Hp güç üreten ünitesi ve manuel vites seçeneği ile birlikte 725 bin TL’ye satışta.

    2- Fiat Egea Sedan

    İtalyan markanın Türkiye’de üretilen ve yerli üretim unvanına sahip olan Fiat Egea listemizin 2. sırasında yer alıyor. Özellikle filo ve taksiciler tarafından oldukça fazla rağbet gören Fiat Egea Sedan 752 bin 900 TL fiyat etiketi ile Türkiye’de satılan en ucuz 2. sıfır otomobil olma unvanın sahip oldu.

    3- Kia Picanto

    Listemizin 3. sırasını da 1. sıranın sahibi olan Kore asıllı bir şehir otomobili aldı. Kia markasının geçtiğimiz aylarda makyajlanan ve küçük, sportif şehir otomobili olarak bilinen modeli Picanto, Türkiye’de satılan en ucuz sıfır kilometre otomobiller listesinde 780 bin TL fiyat etiketi ile 3. sırada yer aldı.

    4- Fiat Panda

    Listemizin 4. sırasında SUV tarzı otomobilleri sevenleri mutlu edecek bir otomobil var. Fiat tarafından uzun yıllardır üretilen ve sevilen model Panda 792 bin 900 TL’lik fiyat etiketi ile listemizin 4. sırasının sahibi oldu. Panda geçtiğimiz aylarda özel bir donanım seçeneğine de sahip oldu.

    5- Citroen C3

    Listemizde yer alan ilk 5’in son sırasını ise Citroen C3 alıyor. Birçok farklı varyasyon ile üretimde olan Citroen C3 modeli 1.2 litre hacimli PureTech teknolojili 83 Hp güç üreten versiyonu ve manuel vites seçeneği ile 809 bin 900 TL fiyat etiketine sahip.

    Listenin devamı ise şöyle:

    6- Renault Clio: 826 bin 900 TL

    7- Seat Ibiza: 795 bin TL (Ekim ayı özel fiyatı normal şartlarda 850 bin TL)

    8- Dacia Sandero Stepway: 874 bin TL

    9- Volkswagen Polo: 887 bin 500 TL

    10- Dacia Duster: 985 bin TL