Yazar: mehmetabaci

  • Tavuklu Roll Tarifi – Lezzetli Atıştırmalık

    Bugün sizlere misafirlerinizi ve ailenizi şaşırtacak harika bir tarif olan tavuklu roll tarifini sunacağım. Bu tarif, yumuşacık bir hamurun içinde nefis bir tavuklu harçla buluşuyor.

    Tavuklu roll malzemeleri ve yapılışı

    Hamuru hazırlamak için, bir karıştırma kabına ılık sütü, kuru mayayı ve toz şekeri ekleyin. Bir çırpma teliyle iyice karıştırın. Ayrı bir kapta un ve soğuk tereyağını kum kıvamına gelene kadar ovun. Ortasını havuz gibi açıp mayalı karışımı ekleyin. Üzerine yumurtaları kırın ve çatal yardımıyla karıştırın. Kenarlarından tuzunu ekleyin ve yoğurmaya başlayın. Hamur hafif kıvam alınca tezgaha alıp pürüzsüz hale gelene kadar yoğurun. Yoğurduğunuz hamuru un serptiğiniz bir kabın içine koyun ve ağzını streç filmle kapatıp 1-1,5 saat oda sıcaklığında mayalanmaya bırakın.

    Tavuklu harç için, bir tencereyi ocağa alıp ısıtın. Isınan tencereye tavukları koyun ve her tarafının mühürlenmesini sağlayın. Mühürlediğiniz tavukları kenara alın. Aynı tencereye doğranmış soğanı ve rendelenmiş havucu ekleyin, karıştırın. Domates salçasını, küp doğranmış domatesleri ve suyu ekleyin, karıştırın. Tuz, karabiber ve toz şekeri ekleyip karıştırın. Defne yaprağı ve taze kekiği ilave edin. Kapağını kapatıp 1 saat pişirin. Pişen tavukları didikleyin ve tencereye ekleyin. Kapağı açık olarak 10 dakika daha pişirin.

    Hamur mayalandığında tezgaha alın ve mayasını çıkarmak için biraz yoğurun. Hamuru merdane yardımıyla uzun dikdörtgen şeklinde açın (30×45 cm). Hazırladığınız tavuklu harcı hamurun üzerine yayın. Hamuru uzun kenarından başlayarak rulo şeklinde sarın. Rulo olan hamuru 12 parça çörek çıkaracak şekilde kesin. Yağlı kağıt serdiğiniz dikdörtgen bir fırın kabına kesilen ruloları dizin. Üzerine bir bez örtüp 10-15 dakika mayalanmaya bırakın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20-25 dakika pişirin. Son 10 dakika kala rendelenmiş taze kaşar peyniri serpiştirin ve sıcak servis yapın.

    Hamur için Malzemeler

    • ½ su bardağı ılık süt
    • 2,5 çay kaşığı kuru maya
    • 2 yemek kaşığı toz şeker
    • 2 adet yumurta
    • 100 gr. tereyağı (soğuk, küp küp kesilmiş)
    • 3 su bardağı un
    • 2-3 tutam tuz

    Tavuklu Harç için Malzemeler

    • 2 adet kemikli tavuk kalça
    • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 adet soğan
    • 1 adet havuç (rende)
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 3-4 adet domates
    • Tuz
    • Karabiber
    • 1 tutam toz şeker
    • 2 adet defne yaprağı
    • 4-5 dal taze kekik
    • 2 su bardağı su

    Üzeri için Malzemeler

    • Taze kaşar peyniri

    Bu nefis tavuklu roll tarifiyle, lezzetli bir atıştırmalık elde edeceksiniz. Hem yapımı kolay, hem de enfes bir lezzet sunuyor. Tavuklu roll’larınızı deneyen herkesin beğeneceğine eminim. Afiyet olsun!

  • Akıllı telefonlar radyasyon yayar mı?

    Akıllı telefonlar, kablosuz iletişim için radyo frekansı (RF) radyasyonu kullanır ve bu nedenle radyasyon yaydıkları bilinmektedir. Ancak, bu radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında tartışmalar devam etmektedir.

    Araştırmalar yüksek seviyelerde RF radyasyonunun sağlık sorunlarına neden olabileceğini göstermiştir, ancak bu araştırmalar genellikle yüksek seviyelerde RF radyasyonuna maruz kalan çalışanlarla yapılmıştır. Akıllı telefon kullanıcıları için riskin düşük olduğunu gösteren çok az kanıt vardır.

    Akıllı telefonların yaydığı radyasyon seviyeleri, uluslararası standartlar tarafından belirlenen sınırların altındadır. Bu standartlar, radyasyonun insan sağlığı üzerindeki olası etkilerini sınırlamak için belirlenmiştir. Ancak, bazı kişiler, bu sınırların yeterli olmadığını ve daha düşük seviyelerde bile radyasyonun insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olabileceğini düşünmektedir.

    Akıllı telefonlar radyasyon yaymaktadır, ancak yaydıkları radyasyon seviyeleri genellikle insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabilecek düzeylerin altındadır. Uzun süreli maruziyetin etkileri hakkında daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır ve bazı kişiler, radyasyondan kaçınmak için alabilecekleri bazı önlemler hakkında endişelerini dile getirebilirler.

    Akıllı Ne Kadar Radyasyon Yaydığını Nasıl Öğrenebilirim?

    Akıllı telefonlarımızın yaydığı radyasyon oranını, yani SAR (Specific Absorption Rate – Belirli Emilim Oranı) değerini öğrenmek için arama motorlarında telefonunuzun marka ve modelinin yanına “SAR değeri” yazdıktan sonra arama yaparak öğrenebilirsiniz. Örneğin, “iPhone 7 Plus SAR Değeri” şeklinde arama yaparak telefonunuzun SAR değerini öğrenebilirsiniz. Eğer iPhone 7 Plus SAR değeri aramasıyla bu sayfaya ulaştıysanız, cihazınızın kafa için maksimum SAR değeri 1.34 W/kg olarak belirlenmiştir.

    Neden Aynı Telefon İçin Birbirinden Farklı SAR Değerleri Var?

    Üreticiler, telefonlar için kafa ve vücut olmak üzere iki farklı SAR değeri belirler. Bu iki değerden genellikle kafa için olan daha yüksektir. Bu yüzden, iki telefon arasında kıyaslama yaparken, her ikisinin de aynı bölge için verdiği değere bakmalısınız.

    Radyasyonun Ne Gibi Zararları Olabilir?

    Uzun süre yüksek miktarda radyasyona maruz kalmanın, hücrelerinizin bozulmasına ve kansere neden olabileceği bilinmektedir. Kanser hastalığı günümüzde tedavisi en zor ve maliyetli hastalıklar arasında yer almaktadır. Ayrıca, yüksek SAR değerine sahip akıllı telefonları kullanırken, vücudunuza çok fazla uzun süre maruz kalmamaya ve konuşurken telefonu kafanıza yapıştırmamaya özen göstermeniz önerilir. SAR değeri yüksek telefonların kullanılması veya uyurken telefonu yakınınızda bulundurmanız; baş ağrısı, görmede bulanıklık, kalp ritim bozuklukları, hafıza zayıflığı, işitme aksaklıkları, kan hücrelerinin bozulması ve dikkat bozukluğu gibi hastalıklara ve olumsuz durumlara yol açabilir.

  • Sosyal medya aramalarında öne çıkmanın yolları nelerdir?

    Sosyal Medya Aramalarında Öne çıkmanın Yolu: SEO

    SEO, arama motorlarında çeşitli kelimelerin aratılması sırasında, üst sıralarda görünebilmek için yapılan bir arama motoru optimizasyonudur. SEO çalışmalarının ilk hedefi Google arama motoru olsa da, yapılan optimizasyon işlemi akla gelebilecek diğer tüm arama motorları için de etkilidir. Arama motorlarında üst sıralarda görünmenin pek çok faydası vardır. Bunlardan en önemlisi, özellikle ürün veya hizmet satışı yapan web sitelerinin satış oranlarını arttırmasıdır.

    Günümüzde sosyal medyanın giderek daha da popülerleşmesiyle beraber, sosyal medya SEO yapmak bu mecra için de önemli bir hale geldi. Artık yalnızca web siteleri için değil, aynı zamanda kişi veya kurumlara ait sosyal medya hesapları için de arama motoru optimizasyonu yapılıyor. Günümüzde pek çok işletme, web sitesinin yanında büyük ölçüde sosyal medya üzerinden de satış yapıyor. Bu durum, sosyal medya aramalarında öne çıkmanın önemini arttırıyor. Yalnızca satış yapmak amacıyla değil, bir kişi veya kurumu daha fazla tanıtabilmek amacıyla da kullanılan sosyal medya SEO optimizasyonu, en az web siteler için yapılan SEO çalışmaları kadar önemli.

    Sosyal Medya SEO Optimizasyonu Nasıl Yapılır?

    Sosyal medya SEO optimizasyonu yapmanın ilk şartı, ilgili sosyal medya hesabının herkese açık olmasıdır. Gizli hesapların içerikleri, arama motorları tarafından okunamaz. Bu yüzden ilk adım olarak sosyal medya hesabının gizlilik ayarı herkese açık olacak şekilde değiştirilmelidir. Sosyal medya kullanıcı adı ile, profil bölümünde yer alan isim ve açıklama bölümleri de sosyal medya SEO optimizasyonu için önemli birer unsurdur. Bu alanlar, öne çıkılmak istenen anahtar kelimelerin yer alması gereken yerlerdir.

    Kullanılan sosyal medya platformunun içerisinde çeşitli sosyal medya SEO özellikleri veya daha farklı hesap türleri varsa bunlar en efektif biçimde kullanılmalıdır. Örnek olarak Instagram, işletme hesabı seçeneği sunuyor. Bu seçenek aktif edildiğinde hem sosyal medya hesabı otomatik bir şekilde herkese açık hale geliyor, hem de SEO için faydalı olabilecek bazı bilgilerin girilmesi olanağı ortaya çıkıyor.

    Sosyal medya hesaplarının SEO optimizasyonu söz konusu olduğunda en önemli faktörlerden birisi de hiç şüphesiz ki anahtar kelimelerdir. Yapılan paylaşımlarda, paylaşımın içeriğini özetleyen anahtar kelimelerin yanı sıra ana anahtar kelimelere de yer verilmelidir. Her paylaşımda anahtar kelimeler mutlaka etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Anahtar kelimelerin sayısı da çok önemlidir. Çok fazla anahtar kelime içeren paylaşımların SEO etkisi azalacaktır. 3 ila 7 arasında anahtar kelime sayısı en ideali olacaktır.

    Sosyal medya hesabının aktif bir şekilde kullanılıyor olması, her gün en az bir veya iki içerik giriliyor olmasının yanı sıra yüksek oranda etkileşim yapıyor olması da önemlidir. Başka hesaplar tarafından beğeni, takip veya re-post almanın yanı sıra aynı zamanda başka popüler hesaplara beğeni ve takip yapmak da SEO konusunda katkı sağlar. Zira popüler bir hesaptaki herhangi bir paylaşım beğenildiğinde, kullanıcı adı o hesabın ilgili paylaşımının beğeniler bölümünde yerini alır. Arama motorları söz konusu alanları da okuyor olacaktır. Sosyal medya hesabının kullanıcı adı ne kadar çok yerde yer alırsa, SEO açısından o derece yarar sağlar. Bu sebeple sosyal medya hesabının kullanıcı adı içerisinde de anahtar kelime geçiyor olmalıdır.

    Facebook ve Twitter Sosyal Medya SEO Teknikleri

    Her sosyal medya platformu için farklı sosyal medya SEO teknikleri kullanılır. Twitter, genellikle yazılı paylaşımlarla ön plana çıkan bir sosyal medya platformudur. Buna karşılık olarak Instagram ise görsel paylaşımlarla ön plana çıkar. Facebook ise ikisinin harmanlanmış hali gibi düşünülebilir.

    Yazılı paylaşım oranı yüksek olan sosyal medya platformlarında SEO yapmak daha kolaydır. Çünkü arama motorları, yazıları okuyabilir ancak paylaşılan bir görseli yorumlayamaz. Bu nedenle Facebook ve Twitter gibi platformlarda hashtag ile eklenecek anahtar kelimelerin yanı sıra, yapılacak olan yazılı paylaşımlarda da mutlaka SEO açısından güçlendirilmek istenen anahtar kelimelere yer verilmelidir.

    Instagram Sosyal Medya SEO Teknikleri

    Instagram söz konusu olduğunda ise, öncelikle Instagram’ın işletme hesabı özelliğinin kullanılması sosyal medya SEO açısından ciddi bir etki yaratabilir. Bu özelliğin aktif edilmesiyle beraber, Instagram profilinde isim bölümünün alt kısmında söz konusu sosyal medya hesabının hangi alanda faaliyet gösterdiğine dair bir açıklama kısmı beliriyor. Yani arama motorlarına okuyabilmeleri için daha fazla yazı gösterme olanağı ortaya çıkıyor. Instagram gibi büyük ölçüde görselden ibaret olan bir sosyal medya platformu için, bu küçük ayrıntı bile büyük bir etki yaratabiliyor. Paylaşılan tüm fotoğraflar, mutlaka hashtag ile beraber anahtar kelimeler içeren yazılar eşliğinde paylaşılmalıdır. Ayrıca profildeki biyografi bölümü de anahtar kelimelerle desteklenmiş bir şekilde doldurulmalıdır. Beğeni ve takip almak kadar beğeni ve takip yapma durumu Instagram’da da geçerlidir. Aynı zamanda günde en az birkaç story paylaşmak, arama motorlarına hesabın aktif olarak kullanıldığı mesajını iletecektir.

  • 30 yaşından sonra kariyerini değiştiren 10 başarılı kişi

    Kariyerinizde doğru ilerleyip ilerlemediğiniz hep aklınıza takılan bir sorudur. Çok başarılı bulduğumuz kişiler de kariyerlerinde değişikliğe gitmiş ve bunun için geç kaldım düşüncesinin yanlışlığını bize göstermişlerdir.

    1. Julia Child

    Julia Child 1961 yılında ünlü şef olarak kariyerine başlamadan önce reklam, medya ve gizli istihbarat işlerinde çalıştı. 50 yaşındayken de ilk yemek kitabını yazdı.

    2. Jeff Bezos

    Jeff Bezos, e-ticaret dünyasına atılmadan önce Wall Street’te bilgisayar bilimlerinde karlı bir kariyer yaptı ayrıca 31 yaşında Amazon’a başlamadan önce çeşitli finansal firmalarda üst düzey görevlerde bulundu.

    3. Terry Crews

    Terry Crews, ödüllü “Everybody Hates Chris” ve “Brooklyn Nine-Nine” konulu komedi çalışmaları için sayısız övgü aldı. Ancak, dört sezonluk süre boyunca Ekipler tarafından 90’ların ortalarında çeşitli NFL takımlarının savunma oyuncusu olarak ele alındığında kimse gülmedi.

    4. Vera Wang

    Vera Wang, 40 yaşındayken moda endüstrisine girmeden önce patenci ve gazeteciydi. Bugün ise dünyanın önde gelen kadın tasarımcılarından biridir.

    5. Michael Bloomberg

    Michael Bloomberg, mali yazılım, veri ve medya şirketi Bloomberg L.P.’nin CEO’su olarak görevinden 2002’de 59 yıl sonra ayrılmış ve 12 yıl boyunca New York Belediye Başkanı olarak görev almıştır. O zamandan beri Bloomberg’deki rolünü CEO olarak devraldı.

    6. Arnold Schwarzenegger

    Arnold Schwarzenegger, önce 20’li yaşlarındayken vücut geliştirmede dünya şampiyonu iken 30’lu yaşlarında aktörlüğe geçiş yapmış ve ödül kazanmıştır. Kariyerinde iki büyük değişiklik yaptı ve sonra 2003’te 56 yaşında Vali oldu.

    7. John Glenn

    John Glenn, 1962’de Dünya’nın yörüngesindeki ilk Amerikalı astronot olarak bilinir. Fakat 12 yıl sonra 53 yaşındayken Ohio’da ABD’li bir senatör olmuş ve 24 yıl boyunca bu rolü oynamıştır. Ancak, 1998’de uzay mekiği Discovery’de dokuz günlük bir görevle uzaya döndü.

    8. Ray Kroc

    Ray Kroc, 1954’te 52 yaşında McDonald’s’ı satın almadan önce kariyerini milkshake-cihaz satıcılığı yaparak geçirdi. Daha sonra ise dünyanın en büyük fast-food franchise’ına sahip bir marka haline geldi.

    9. Donald Fisher

    Donald Fisher 40 yaşındaydı ve eşi Doris 1969’da San Francisco’daki ilk Gap mağazasını açtığında perakende bir tecrübeye sahip değildi. Gap’ın kıyafetleri hızla şık hale geldi ve bugün şirket dünyanın en büyük giyim zincirlerinden biri oldu.

    10. Anna Mary Robertson Moses

    Anna Mary Robertson Moses, daha çok Büyükanne Musa olarak bilinir ve üretken kariyerine 78 yaşında başladı. 2006 yılında resimlerinden biri 1.2 milyon dolara satıldı. Daha önce, bir kahya ve çiftlik emekçisi idi.

  • Bebek Çikolatası Özel ve Lezzetli Hediyeler için İdeal Seçenek

    Hamilelik, zorlu bir süreç olsa da bebeklerin mutlulukla birlikte geldiği bilinmektedir. Eğer çevrenizde bir kişi çocuk sahibi olmuşsa, kutlama için hediye götürmek önemlidir. Bu noktada bebek çikolatası mükemmel bir alternatif olabilir. Bebek çikolatası ile onların tatlı bir lezzet deneyimi yaşamasını sağlayabilir ve misafirler geldiğinde ikram edecekleri konusundaki endişelerini ortadan kaldırabilirsiniz.

    Çikolatalar, eşsiz lezzetleriyle 7’den 70’e herkes tarafından sevilen tatlar arasında yer alır. Bu nedenle hediye seçiminizin kullanışlı olup olmadığına veya uygun olup olmadığına fazla düşünmeniz gerekmez. Bebek çikolataları, her bir bebeğe özel olarak hazırlanır.

    Bebek çikolataları sadece ebeveynler tarafından değil, aynı zamanda bebek kutlama partileri ve mevlit gibi yaygın geleneklerde misafirlere ikram edilmek üzere de alınabilir. Özel olarak hazırlanan bu çikolatalar, misafirlerinize sıcak bir “hoş geldin” mesajı iletmek için idealdir.

    Bebek çikolatalarında isim yazdırmak da mümkündür. Geleneksel çikolata tercihlerinin yanı sıra, hoş geldin bebek çikolatası üzerine istediğiniz ismi yazdırabilirsiniz. Bu işlem oldukça pratiktir. Melodi’nin bebek çikolataları sayfasına girdikten sonra cinsiyete göre tercih yapabilir ve ilginizi çeken ürünlere göz atabilirsiniz. Beğendiğiniz ürünü seçtikten sonra, yazdırılacak ismi belirtmeniz ve çikolata gönder butonuna tıklamanız yeterlidir.

    Çikolatalarınız size ulaştığında istediğiniz gibi olduğunu göreceksiniz. Bu lezzetli çikolatalar, her bir bebek için özenle hazırlanır ve sevgiyle sunulur.

    Bebek kutlamalarında çikolata, vazgeçilmezler arasında yer alır. Çevrenizdeki insanların yoğun bir şekilde kutlamaya katılacağı düşünüldüğünde, misafirlere ikramlık olarak çikolata sunmak neredeyse bir zorunluluktur. Eğer siz misafir olarak gidiyorsanız, geleneklerimize göre eli boş gitmemek için çikolata harika bir hediye seçeneğidir.

    Melodicikolata.com’un bebek çikolatası sayfasına girerek çeşitli çikolataları inceleyebilirsiniz. Ancak öncesinde bazı detaylara dikkat etmeniz önemlidir.

    İlk olarak, bebeğin cinsiyetine dikkat etmelisiniz. Çünkü çikolata paketleri ve tasarımları genellikle cinsiyete göre düzenlenir. Örneğin, erkek bebekler için mavi renk, kız bebekler için ise pembe renk tercih edilir. Çikolata ve paket tasarımları da buna göre farklılık gösterebilir. Erkek bebekler için prens, kız bebekler için prenses temalı tasarımlar tercih edilebilir.

    İkinci olarak, isim konusunda dikkatli olmanız önemlidir. Yanlış bir isim yazdırmak olumsuz bir etki yaratabilir. Bu konuda aileyle iletişim kurarak bebeğin ismini öğrenmek en doğrusudur. Eğer isim henüz belirlenmediyse, “Hoş Geldin Bebek” gibi genel bir ifade tercih edebilirsiniz.

    Bebek çikolatalarının farklı türleri bulunmaktadır. Genel olarak hediyelik olarak alınacak bebek çikolatalarında sütlü çikolata tercih edilmektedir. Sütlü çikolatalar, lezzetli olmaları ve genel damak zevkine hitap etmeleri nedeniyle tercih edilir. Bitter çikolata ise sert bir tada sahip olduğu için özel günlerde uygun bir seçenek olmayabilir. Bu nedenle, genellikle sütlü madlen çikolatalar tercih edilmektedir.

  • Atletik Tipe Sahip Erkekler Nasıl Kot Pantolon Giymeli?

    Atletik vücut tarzına sahipseniz, sıkı var dar kot pantolonlar giyerek kaslarınızı ön planda tutmak isteyebilirsiniz; ancak bu yapacağınız en son şey olmalıdır.

    Alışveriş sırasında dar kotlar ne kadar hoşunuza gitse de kumaşın ve modelin özelliği, bacaklarınızı, vücudunuza göre orantısız bir şekilde gösterebilir.

    Dar kotlar yerine düz kesinli ve normal bel yükseliğine sahip olan kot pantolonları seçerseniz, vücudunuzun atletik yapısını ortaya çıkarmak ile kalmaz oluşacak garip görüntünün önüne de geçmiş olursunuz. Örnek olarak, gabardin jean pantolon, kamerun jean pantolon, normal bel jean pantolon, boru paça jean pantolon, regular fit jean pantolonlar örnek gösterilebilir.

    Unutmamalısınız ki; dar pantolonlar kaslarınızı ortaya çıkarmak adına değil, daha sıra dışı bir görünüm yakalamak adına tercih edilmesi gereklidir.

  • Patronunuzun sizi küçümsediğine dair 6 işaret

    Çalışanların, hayal kırıklığı her zamankinden daha yüksek. İşçiler, işverenlerinden bıkmış durumdalar…

    İnsanların yeni bir iş bulma isteklerinin en önemli iki nedeni arasında; ücret ve büyüme fırsatı oluşturuyor olsa da, patronları tarafından gözardı ediliyor olmak. Bunu şöyle düşünebilirsiniz; yeni bir iş bulmak için enerji ve çaba gerekse de şu andaki işte çekilen sıkıntılar… Yeni bir iş bulmak için, harcanacak zamana ve enerjiye değecek düşüncesi… İnsanları yeni iş aramaya götüren en büyük etken.

    İstediğiniz saygıya sahip değilseniz, patronunuzun size belirli bir şekilde davranmasına izin verdiniz demektir. Patronunuzla olan ilk etkileşiminizden bugüne değişen durum nedir? Bunu düzeltmek sizin elinizde ancak; bunu yapmak için, yöneticinizin size saygı gösterip göstermediğini bilmeniz gerekir.

    İşte göz önünde bulundurmanız gereken altı madde:

    • Üzerinde çalışmaya çalıştığınız şey hakkında günlük olarak fikirlerini değiştirirler.
    • Tamamladığınız her görevi tekrar gözden geçirmenizi isterler.
    • Size gereksiz, sıkıcı işler yapmanızı söylerler.
    • Sizinle olan toplantılarını sürekli olarak iptal ederler ve yeniden planlarlar.
    • Onları cevaplar ve onaylar için kovalamanız gerekir.
    • Sorularınızı ve kaygılarınızı göz ardı ederler.

    Daha da fazlasını listelemek mümkün ancak; yukarıdaki maddelerden ikiden fazlasına “evet” diyebiliyorsanız, patronunuzun güvenilir bir kaynak olmadığı sonucuna varmak mümkün. Başka bir deyişle, çevrenizdeki şeyleri değiştirmek için yeni iletişim stratejisi üzerinde çalışmanın tam zamanı!

    Çözüm, onların dilinden konuşun!

    Patronunuzdan aldığınız saygıyı arttırmanın en iyi yolu, o kişinin iş ilişkisindeki en değerli şeyleri anlamaktır. Basitçe söylemek gerekirse, insanlar etkin iletişim kurabileceklerini düşündüklerine güvenirler. Saygı eksikliği, sürekli olarak devam ediyorsa, patronunuzla iletişim kurma yaklaşımınızın başarısızlığa uğradığını gösteren bir işarettir.

    Work It Daily’de buna Bir Etkileşim Stili deniyor. Profesyonellerin, tercih ettikleri iletişim metodu nedir?
    Stilleri diğer profesyonellerden nasıl farklıdır? Bir çalışanın, bir yöneticinin saygısız hissettiğini gördüğünüz her durumda, karşıt etkileşim stillerinde bir sorun olduğu anlamına gelir. Patronunuzla onun tercih ettiği şekilde etkileşime girmeyi bilmiyorsanız, başarılı olmak için gereken saygıyı kazanamazsınız.

    Gerçekler duygulara karşı

    Dört etkileşim biçimi vardır: Araştırmacı, Önder, Empati kurabilen ve Enerji verici. Her biri, iletişim özelliklerinin benzersiz bir bileşimi. Önder bir patronun, neşeli ve enerji verici çalışanından saygısızlık görmesi nadir rastlanacak bir durum. İkincisi duygular üzerine yoğunlaşırken, ilki gerçeklere odaklanır. Sonuç olarak, etkileşime girdikleri her seferinde birbirlerinin iletişim yollarını değerlendiremedikleri için bir gerilim çıkar. Genelde, etkileşim stilleri senkronize olmayan kişilerin anlaşması çok zordur.

    Çözüm; etkileşim stilinizi öğrenmek ve patronunuzla konuştuğunuz stilinizi değiştirmek için çabalamaktır. Stilinizi kendisiyle senkronize hale getirmek için yaklaşımınızı değiştirebiliyorsanız değişitirin ve sonuçlarını görün.

    NOT: Kim olduğunuzu değiştirmenizi önermiyorum. Demek istediğim, istediğinizi elde etmek için, yöneticinin dilini konuşmanız gerekiyor.

    Patronunuzun saygısızlığının; sizi hedeflerinize, ulaşmaktan alıkoymasına izin vermeyin! Başarılı olabilmek için neye ihtiyaç duyduğunuzu ve daha iyi nasıl etkileşime girebileceğinizi öğrenin.

  • Dizüstü Bilgisayarların Pil Ömrünü Uzatma Rehberi

    Dizüstü bilgisayarlar, taşınabilirlikleri nedeniyle günlük hayatta yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, bu cihazların pil ömrü sınırlıdır ve bu da kullanıcıların sık sık şarj etmesi gerektiği anlamına gelir. Bu nedenle, dizüstü bilgisayarların pil ömrünü uzatmak için bazı önemli ipuçları vardır.

    İşte dizüstü bilgisayar pil ömrünü uzatmak için bazı ipuçları:

    1. Parlaklık Ayarını Azaltın: Dizüstü bilgisayarınızın ekran parlaklığı, pil ömrü üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Ekran parlaklığını azaltarak pil ömrünü uzatabilirsiniz. Bunu yapmak için ekran parlaklığını azaltmak için klavyenizdeki “Fn” ve “F” tuşlarını kullanın.
    2. Arka Plan Uygulamalarını Kapatın: Dizüstü bilgisayarınızda çalışan arka plan uygulamaları, pil ömrünüzü önemli ölçüde etkileyebilir. Bu nedenle, gereksiz uygulamaları kapatın veya kaldırın ve pil ömrünüzü artırın.
    3. Wi-Fi ve Bluetooth’u Kapatın: Dizüstü bilgisayarınızda Wi-Fi veya Bluetooth açık kaldığında, piliniz daha hızlı tükenir. Bu nedenle, kullanmadığınızda bu özellikleri kapatın.
    4. Görev Yöneticisi’ni Kullanın: Dizüstü bilgisayarınızda görev yöneticisi kullanarak, pil tüketen uygulamaları tespit edebilirsiniz. Görev yöneticisi açmak için Ctrl + Shift + Esc tuşlarına basın ve pil tüketen uygulamaları kapatın.
    5. Pil Kalibrasyonu Yapın: Pil kalibrasyonu, dizüstü bilgisayarınızın pil ömrünü uzatmanın bir başka yoludur. Bunun için, pilinizin tamamen boşalmasını ve ardından tamamen şarj edilmesini bekleyin. Bu, dizüstü bilgisayarınızın pilinin ömrünü uzatacaktır.
    6. Güç Yönetimi Ayarlarını Değiştirin: Ekran açık olduğu zaman bilgisayarınız enerji harcamaya devam edecektir. Belirli bir süre bilgisayarda işlem yapılmaması durumunda bilgisayarınızın kendini bekleme moduna alması için güç ve uyku ayarlarını mutlaka kendi istediğiniz şekilde yapılandırın.
  • Sosyal Medya Etkileşimi: Konferans ve Toplantılarda Nasıl Kullanılır?

    Konferanslarda sosyal medyayı kullanmanın önemi ve nasıl faydalı olabileceği hakkında bilgi veren bu yazıda, etkili bir sosyal medya stratejisi oluşturmanın ve bu stratejiyi uygulamanın önemi vurgulanmaktadır. Konferans esnasında Twitter, LinkedIn ve Instagram gibi sosyal medya platformlarından faydalanarak diğer katılımcılarla bağlantı kurmanın yanı sıra, hashtag’leri doğru kullanmanın ve diyalogların yapıcı bir şekilde ilerlemesine dikkat edilmesinin önemi de vurgulanmaktadır. Bunun yanı sıra, konferans boyunca sosyal medyaya fazla odaklanmadan, konferans hakkında notlar alarak ve eğlenmeyi de ihmal etmeden sosyal medyayı kullanmanın önemi de anlatılmaktadır.

    Geçelim yazımıza:

    Bir konferansa katılıyorsunuz. Uygun giyindiniz, giriş ücretinizi ödediniz ve bir sürü kartvizit getirdiniz. Ancak LinkedIn profilinizi güncellediniz mi? Konferans sırasında sosyal medya kanallarından yararlanmak, yeni bağlantılar kurmak için çok yararlı olabilir.

    Örneğin Twitter, Instagram gibi platformlarda konuşmacıların gerçek zamanlı aktivitelerini takip ederek bir vakıf oluşturabilirsiniz. Sosyal medyada aktif olmak, hem kişisel hem de profesyonel ağınızı genişletmek için önemlidir. Aynı alanda çalışan ve ağlarını genişletmek isteyen benzer fikirlere sahip kişilerle kolayca tanışmanızı sağlar.

    Bir konferans sırasında sosyal medyayı kendi yararınıza kullanmak için bazı ipuçları:

    Çevrimiçi etkileşim kurmaktan çekinmeyin
    Sosyal medyanın “sosyal” olarak adlandırılmasının bir nedeni var. Bu platformlarda kullanıcılarla iletişim kurmak önemlidir. Etkinlikle ilgili olarak kullanıcıların Twitter, LinkedIn ve Instagram hesaplarına ulaşmaktan çekinmeyin. Bu şekilde, etkinlik hakkında onlarla diyalog kurabilirsiniz. Ayrıca, önemli bağlantılarınızı bir kahve içmeye davet ederek yüz yüze görüşme ayarlayabilir, böylece profesyonel ağınızı çevrimiçi ortamdan gerçek dünyaya taşıyabilir ve daha değerli iş ilişkileri oluşturabilirsiniz.

    Nazik ol
    Konferanslar, Twitter’da uçuşan motive edici ve ilham verici alıntılarla doludur. Konferans hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Etkinlik etrafında pozitif enerjiyi destekleyen yapıları tweetleyebilir ve tartışmalara katılabilirsiniz. Bir konuda tamamen karşıt görüşlere sahip olsanız bile, bunları kibar ve yapıcı bir şekilde ifade etmeye çalışın.

    Hashtag’leri doğru kullanın
    Her zaman hashtag kullanın, ancak onları anlamak için de çaba gösterin. Hashtag’lerle ilgili olmayan cümleler kullanarak kafa karışıklığı yaratmaktan kaçının.

    Sosyal medyaya çok fazla odaklanmayın
    Konferans sırasında, katılımcıları sosyal medyada takip ederek çok fazla zaman harcamadığınızdan ve konferansta olup bitenleri kaçırmadığınızdan emin olun. Konferans sırasında bazı önemli noktaları atlamak, gelecekteki sosyal etkileşimlerde sizi zor duruma sokabilir. Bu nedenle etkinlik öncesi ve sonrası birkaç tweet yeterli olabilir. Etkinlik boyunca aldığınız notları daha sonra değerlendirebilir, bu sayede konulardaki uzmanlığınızı ortaya koyabilirsiniz.

    Eğlenmeyi unutma
    Sosyal medyanın da eğlenceli bir platform olduğunu unutmayın. Etkinlikle ilgili ilginç ve eğlenceli notlar ve fotoğraflar paylaşın. Tüm gönderilerinizin ciddi olması gerekmez. Esprili kişiliğinizi sosyal medyada sergilemenizde bir sakınca yok. Ancak esprili olmakla alaycı olmak arasında bir denge kurmayı da unutmamalısınız.

  • İstediğiniz Kadar Başarılı Olamamanızın 10 Sebebi

    Profesyonel yaşamınızda istediğiniz yerde değilseniz zamanınızın önemli bir kısmını bunun sebebini düşünerek harcıyorsunuzdur. Bazı yaygın sebeblere odaklanarak bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz.

    En yaygın olan bu sebeplere birlikte göz atalım;

    1- Kendinize inanmıyorsunuz

    İnanmıyorsanız başaramazsınız. Ciddi bir girişimde bulunamazsınız. Bazen zor olan şeyleri yapabileceğinize dair inancınız olması gerekir ve o yönde adımlar atmalısınız.

    2- Sürekli negatif düşünüyorsunuz

    Negatif düşünen kişiler her fırsatı bir zorluk olarak görür. Bunu yapmak yerine her zorlukta bir fırsat bulmaya çalışırsanız sizin için daha faydalı olacaktır.

    3- En az direnç gerektiren yolları tercih ediyorsunuz

    Mücadele etmiyorsunuz diye başarılı sayılmazsınız. Her başarı çaba gerektirir. Başarı oturduğunuz yerde size gelmeyecektir. Gidip onu elde etmeniz gerekir.

    4- Hedeflediğiniz şeyi kaybetmişsiniz

    Başarılı olmak istiyorsanız yüksek amaçlar edinmelisiniz ve bunları gerçekleştirmeden pes etmemelisiniz. İlk adım başladığınız yerde bitirmemeniz gerektiği gerçeğinin farkında olmanızdan geçer.

    5- Mükemmeli bekliyorsunuz

    Gerçek hayat sizi mükemmel ile ödüllendirmez. Yapmanız gereken işleri halletmeniz, kendi başına mükemmeliyettir.

    6- Dikkatiniz çok kolay dağılıyor

    Dikkatimizi dağıtacak bir şeyler ararsak daima buluruz. Bu tür şeyler hareket etmemizi engeller. Tek yapmamız gereken dikkatimizi dağıtan şeyleri yok etmek ve odaklanmaktır.

    7- Kararlar vermekten çok bahaneler üretiyorsunuz

    Başarı, kararlar almaktan geçer. Hayat, seçimlerimizi ve bu seçimler sonucunda ortaya çıkan sorunları çözmekten ibarettir.

    8- Her şeyi, haddinden fazla karmaşık hale getiriyorsunuz

    Kontrolü ve gücü kaybettiğinize inandığınız an, hiçbir şey kolay görünmeyecektir. Karmaşıklığı söküp atın ve meselenin özüne inin.

    9- Bir şeyleri yapmak için onay bekliyorsunuz

    Kendi izin kağıdınızı kendiniz oluşturup imzayı atın. Kendi patronunuz siz olun. Başarıyı hak ettiğinizi dile getirin ve amaçladığınız başarıyı elde etmek için kendinizi onaylayın.

    10- Korkularınız sizi kuşatmış

    Başarılı olmak istiyorsanız korkularınız ile yüzleşmelisiniz. Korktuğunuz şeyler ile yüzleşerek, onları yaparak onların üstesinden gelebilir ve istediğiniz başarıyı yakalayabilirsiniz.

    Unutmayın; başarmak istediğiniz her şey aynı zamanda korktuğunuz şeylerdir.