Yazar: mehmetabaci

  • Facebook’u Zor Durumda Bırakacak Karar Avrupa’dan Geldi

    Avrupa Mahkemeleri, kullanıcı güvenliği ve kişisel veri toplama için tek standart getiren Safe Harbour anlaşmasını reddetti. Edward Snowden’ın NSA bilgilerini sızdırmasından sonra Amerikan şirketlerinin Avrupa verilerini toplamasının ortaya çıkması, karara yön veren durum oldu. Artık Facebook ve Twitter gibi şirketler, Avrupa’daki kullanıcıların verilerini depolamada çeşitli denetlemelerle karşılaşabilecekler; bu durum Avrupa kullanıcıların bilgilerinin Amerika’dansa Avrupa’da toplanmasına izin verecek.

    Kararda öne çıkan unsurlar şu şekilde:

    • Bireysel Avrupa şirketleri, kişisel veri toplayan Amerikan şirketlerine bilgi aktarma konusunda kendi düzenlemelerini yapabilecekler.
    • Avrupa ülkeleri, Amerika’ya veri aktarım sürecini askıya alabilecekler.
    • İrlanda veri düzenleyicisi, Facebook’un kullanıcılarına yeterli derecede veri güvenliği sağlayıp sağlayamadığını kontrol edebilecek.

    Peki, bu durum Amerika’daki teknoloji şirketleri için ne anlama geliyor?

    Amerika’da tek bir prosedür ile çalışan şirketler, Avrupa’ya geldiklerinde 20 ya da daha fazla düzenleme şekli ile karşılaşacaklar. Uzmanlar bu durumun bürokratik bir kâbus olacağını ve sadece teknoloji firmalarının değil, Safe Harbour’a güvenen yaklaşık 4500 Amerikan şirketinin çok başlı düzenlemeleri takip etmeyi sonunda bırakacağını söylüyor. Bu durum aynı zamanda girişimler için de büyük risk taşıyor.

    İş yönetimi açısından baktığımızda söylenilenler doğru gelebilir, ancak bir de madalyonun öteki tarafı var. NSA’in geniş çaplı gözetimi sonucunda özel hayatına tecavüz edildiğini söyleyerek Facebook İrlanda’yı mahkemeye veren Avusturyalı avukat Max Schrems, durumdan gayet memnun. Schrems’in davası Safe Harbour anlaşmasının getirdiği yasal gerekliliklerden ötürü reddedilmişti. Schrems ise kararı temyiz ettirmeyi başarmıştı. Bu Avrupa Mahkemeleri’nin son kararıydı ve değiştirilemezdi. Hatta Schrems’in davası, Avrupa Mahkemeleri’nin Safe Harbour’ı reddetme kararını etkileyen durumlardan biri. Schrems’in Avusturya vatandaşı olmasına rağmen İrlanda’daki Facebook’a dava açmış olmasının sebebi, Facebook’un Avrupa yönetiminin Dublin’de olması.

    Facebook ise durumun özel olarak kendileriyle alakalı olmadığını, hukuk sözcüsünün bizzat Facebook’un yanlış bir şey yapmadığına dair beyanatta bulunduğunu söylüyor. Avrupa ve Amerika hükümetlerinin aralarında anlaşarak, daha adil bir çözüme ulaşacaklarına inanıyorlar.

    Kısacası, şirketler mağduriyetini belirtirken; sıradan halk, kişisel hayatlarının belki kapısından bile içeri girmeyecekleri şirketlerin veri depolarında kolayca saklanamamasının sevincini yaşıyor. Sadece ticareti değil, siyasi dengeleri de değişime sokan bu karar için otoritelerin önümüzdeki günlerde nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu. Halk şimdilik memnun; ancak mahkeme kararı ne olursa olsun, yine son sözü hükümetler söyleyecek.

  • E 120 Karmin Nedir, Nerelerde Kullanılır? Sağlık ve Helal Durumu

    Son yıllarda toplumda karmin adıyla bilinen Karminik Asit (E 120) hakkında birçok haber yayınlanmıştır. Bu haberlerin birçoğu bilimsellikten uzak ve doğru olmayan bilgilere dayanmaktadır. Bu nedenle, karmin konusunu bilimsel kaynaklardan araştırarak doğru bilgileri sunmak istedik. Bu makalede, Karminik Asit’in ne olduğunu ve nerelerde kullanıldığını açıklayacağız.

    Karminik Asit nedir?

    Karminik Asit, kaktüsler üzerinde yaşayan Dactylopius coccus adlı böceklerin dişilerinden elde edilen kırmızı renkli bir boya maddesidir. Bu boya maddesi yüzyıllardır tekstil, ilaç ve gıda sektörlerinde kullanılmaktadır. Karmin, oksijene, ışığa ve ısıya dayanıklı özelliklere sahip olduğu için renk stabilitesi sağlar.

    Karmin Nerelerde kullanılır?

    Karmin, endüstriyel gıda sektöründe gıdaların kırmızı renk vermesi için kullanılan bir boya maddesidir. Et ve et ürünleri, şekerlemeler ve diğer birçok gıda maddesi, kırmızı renk kazandırmak amacıyla karmin içerebilir.

    Karmin’in gıda sektöründe sıklıkla tercih edilmesinin iki temel nedeni vardır:

    1. Doğal bir boya maddesidir ve sağlık açısından riski minimaldir. Karmin, toksik veya kanserojen etkileri bulunmayan doğal bir kaynaktan elde edilir.
    2. Karmin, Dactylopius coccus böceğinin vücudunda doğal olarak bulunan bir maddedir ve ısıya, ışığa ve oksijene dayanıklıdır. Bu özellikleri sayesinde gıdaların renk stabilitesini artırır.

    Karmin nasıl elde edilir?

    Karmin, Dactylopius coccus böceğinin vücudunda doğal olarak bulunan bir boya maddesidir. Bu böcekler fırınlarda kurutulduktan sonra sıcak suya daldırılır ve böceklerin vücutlarında bulunan boya suya geçer. Bu su daha sonra filtre edilir ve elde edilen ekstrakt karmin olarak kullanılır.

    Karmin’in sağlığımıza zararı var mı?

    Son yüzyılda birçok yapay kırmızı gıda boyası üretilmiştir ve bunların bazıları toksik ve kanserojen etkilere sahip olabilir. Karmin doğal bir boya maddesidir ve yapılan araştırmalar sonucunda herhangi bir toksik veya kanserojen etkisi tespit edilmemiştir.

    Karmin Helal mi?

    Karmin, bir böcekten elde edildiği için bazı din grupları ve vejetaryenler tarafından kullanılmamaktadır. İslam ülkeleri arasında da karmin kullanımıyla ilgili ortak bir tutum bulunmamaktadır. Örneğin, Endonezya gibi bazı Müslüman Uzakdoğu ülkelerinde haram kabul edilirken, Suudi Arabistan gibi diğer Müslüman Ortadoğu ülkelerinde şu an için helal kabul edilmektedir. Türkiye’de de aynı durum geçerlidir.

    Karminin helal veya haram kabul edilmesi konusu, dinî otoriteler ve gıda denetim kuruluşları tarafından değerlendirilir. Her ülkenin ve dinî otoritenin bu konuda farklı bir yaklaşımı olabilir. Bu nedenle, bir ürünün helal veya haram kabul edilip edilmediğini belirlemek için ilgili dinî otoriteye veya helal sertifikasyon kurumlarına başvurmak önemlidir.

    Bazı dinî ve kültürel gruplar arasında tartışmalara neden olan bir madde olmuştur. Bazı gruplar, böcek kaynaklı bir madde olduğu için karminin kullanımını reddetmektedir. Örneğin, vegan veya vejetaryen kişiler hayvansal kaynaklı maddeleri tüketmeyi tercih etmezler ve dolayısıyla karmin içeren ürünleri kullanmazlar. İslam dini açısından da karminin helal olup olmadığı konusunda farklı yorumlar bulunmaktadır.

    Karmin doğal bir boya maddesi olup gıda sektöründe yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Sağlık açısından riskleri minimaldir ve toksik veya kanserojen etkileri bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Karminin helal veya haram kabul edilmesi konusu dinî ve kültürel farklılıklara bağlı olarak değişebilir. Bireylerin kendi inanç ve tercihlerine uygun olarak karmin içeren ürünleri seçmeleri önemlidir.

  • Bulut Yazılıma Geçmeden Önce Bilmeniz Gereken 6 Önemli Şey

    Kurumsal işinize bir SaaS (Software as a Service) çözümü getirmek doğru mudur?

    SaaS, yazılımın internet üzerinden kullanılmasına izin veren bir iş modelidir. Bu yazılımların içerisinde ERP (Enterprise Resource Planning – Kurumsal Kaynak Planlama), CRM (Customer Relationship Management – Müşteri İlişkileri Yönetimi) yazılımlarından güvenlik yazılımlarına kadar pek çok farklı tür mevcut.

    Bu yazımızda bulut tabanlı yazılımlara yatırım yapmadan önce belirtmemiz ve bilmemiz gereken bazı hususlarda söze edeceğiz.

    1. Güven Faktörü

    SaaS modelini düşünürken ilk nokta tabiki güvenliktir. Bütün kullanıcı verilerimiz onların sunucularında yer alıyor. Güvenmeden olmaz.

    Herhangi bir SaaS çözümünün güvenli olduğunu anlamak için onunla ilgili yorumlara bakmanız veya derecelendirme sitelerinde puanlamasını incelemek faydalı olacaktır. Yada en kötü SaaS hizmetini sunan firmadan güvenlik kurallarına uyduğunu kanıtlayan belgeleri size göstermesini isteyebilirsiniz.

    SaaS çözümlerini değerlendiren siteler arasında en popüleri olan Cheekt, SaaS dünyasının Foursquare’i konumundadır. Burayı da incelemeden hareket etmeyin derim.

    Bununla ilgili akla gelen başka bir soru da veriyi kimin sahiplendiğidir. SaaS çözümü sunan firmayla, veriye sizin sahip olduğunuzu belirten bir anlaşma yapmanızın her zaman için daha iyi olacağını düşünüyorum.

    2. Deneme sürümü

    SaaS hizmeti sunan bir çok firma genellikle 30 günlük ücretsiz deneme sürümü sunar. Böylece platformun nasıl çalıştığı hakkında fikriniz olur ve böyle bir deneyim karar aşamasında işinize yarar.

    3. Amaçlarımız ve ihtiyaçlarımız

    SaaS modelini kullanmak, işinizdeki ihtiyaçlarınızı doğru bir şekilde tanımladığınız sürece güzel bir seçimdir. Bu adımda tüm iş gerekliliklerini tanımlamak, uygulama ve entegrasyon sürecinde oluşabiliecek problemleri önlemenizi sağlar.

    Bu aşamada aşağıdaki soruları cevaplamanız gerekebilir:

    • İşleyen sisteminiz için altyapı gereksinimleri nelerdir?
    • SaaS’a neden ihtiyacınız var?
    • Hangisi daha önemli: mali tasarruf kısa vadede mi uzun vadede mi?

    4. Teknik Destek

    B2C pazarında hizmet veren bir firma için 24/7 destek veren bir sistemin sunulması şarttır. Böylelikle başka ülkeden hizmet sunan SaaS sağlayıcılarla saat farkı gibi bir problemi de önlemiş olursunuz.

    5. Dökümantasyon

    Kendi firmanız içinde bir döküman taslağınız varsa SaaS sağlayıcının buna uygun raporlar hazırladığına dikkat edin. Diyelim ki SaaS hizmetini alıyorsunuz ve gelen dökümanlar yazılımcı jargonuyla yazılmış. Firmanızda yazılımcı barındırmıyorsanız hiç bir şey anlayamazsınız.

    Bu senaryoda SaaS hizmeti sizin için bambaşka bir problem olur. SaaS sağlayıcılarından bazıları daha anlaşılır dökümantasyon için ekstra ücret isteyebilir. İhtiyacınız varsa bunlardan birini seçmeniz daha mantıklı görünüyor.

    6. Ayrılık Stratejisi

    SaaS sağlayıcı istediğiniz zaman bütün verinizi export edebilecek yapıda olmalıdır. Özellikle SaaS sağlayıcı bu işi yapmayı bırakırsa bütün verilerinizin kaybolma veya size iletilmemesi gibi bir durum ortaya çıkabilir.

    Sonuç olarak, küçük bir araştırma ve deneme sürümlerinin kullanılmasıyla kafanızda ne yapacağınıza dair fikirler oluşur diye düşünüyorum. SaaS’a ihtiyacınız olup olmadığı veya hangisini seçmeniz gerektiğini belirlemeniz aşamasında bu maddeleri dikkate almanızı öneririm.

  • Kapitone Mont Nedir?

    Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte gardıroplarımızda yerini alan ve son yılların popüler giyim parçası haline gelen “kapitone montlar” hakkında detaylıca konuşmaya ne dersiniz? Soğuk havaların vazgeçilmezi haline gelen bu stil sahibi montları nasıl kombinleyebiliriz? Kapitone ne anlama gelir? Şişme montlarla karşılaştırıldığında farkları nelerdir? İşte cevaplarıyla kapitone montlar…

    Kış Ayının Vazgeçilmezi Kapitone Mont Nedir?

    Kapitone montlar, sonbahar ve kış aylarının favori giyim parçalarından biridir. İki kumaş arasına yün, pamuk, elyaf gibi malzemeler doldurularak dikilir ve bu dikişlerle karakteristik baklava deseni oluşturulur. Kare veya üçgen dikimler de tercih edilebilir. Moda dünyasında uzun süredir popülerliğini koruyan bir tekniktir ve ceketlerden çantalara, çizmelerden montlara kadar geniş bir yelpazede kullanılır.

    Kışın Sıcaklığı ve Şıklığı Bir Araya Getiren Trend Parça

    Kapitone montların sıcak tutma özelliği, konforu ve şıklığıyla tercih sebebi olmasının yanı sıra, modanın sürekli değişen akışına uyum sağlayarak farklı yorumlarla karşımıza çıkmayı başarır. Sonbahar/kış sezonunun defilelerinde sıkça görülen kapitone montlar, her yaştan ve her tarzdan insanın beğenisini kazanmayı başarır.

    Kapitone Mont Kombinleri ve Stil Önerileri

    • Erkekler İçin: Kapitone montlar, erkekler için ciddi ve karizmatik bir stil oluşturmak için ideal bir seçenektir. Koyu renkli, dörtgen dikişli ve kalça hizasına kadar uzanan modeller, hem şehir hayatında hem de ofis ortamında kullanılabilir. Triko kazak veya bisiklet yaka sweatshirtlerin üzerine giyerek şehir turu yapabilir, iş kombinlerinde ise kumaş pantolonlarla şıklığı yakalayabilirsiniz.
    • Kadınlar İçin: Kadınlar için ise kapitone montlar, hem sıcak tutma özelliğiyle hem de şık görünümüyle öne çıkar. Kalça hizasında veya daha uzun modeller tercih edilebilir. Montunuzun kapüşonlu veya kapüşonsuz olmasına karar verirken, detaylarını da göz önünde bulundurmalısınız. Uzun çizmelerle kombinleyerek kısa kapitone montlarınızı da kullanabilirsiniz. Montun şişkinliği ve uzunluğu, tarzınıza uygun seçimler yaparken dikkate almanız gereken unsurlardır.

    Şişme Mont Alternatifleriyle Tanışın

    Kapitone montlara alternatif olarak, şişme montlar da soğuk havalarda sıklıkla tercih edilir. İçi doldurulmuş şişme montlar, baklava desenli kapitone montlara kıyasla daha az dikiş içerir ve genellikle yatay çizgilere sahiptir. Şişme montlar, kabarık yapısıyla sıcak tutmanın yanı sıra sadelik ve konforu bir arada sunar. Kapitone montlar gibi şişme montlar da sonbahar/kış sezonunda gardırobunuzun vazgeçilmez bir parçası olabilir.

    Kapitone montlar hem sıcak tutma özelliğiyle hem de stil sahibi görünümüyle kış aylarının favori parçalarından biridir. Erkekler ve kadınlar için farklı kombin seçenekleri sunan bu montlar, hem günlük hayatta hem de özel etkinliklerde rahatlıkla kullanılabilir. Şimdi gardırobunuzda kapitone montunuzun yerini ayırmaya ne dersiniz?

  • Hiçbir Şey Yapmanın Verdiği Müthiş Haz: Tembelliğin Psikolojisi

    En son ne zaman rahat bir nefes aldın? Güzelce dinlediğin en büyük oğlunu hatırlıyor musun? Ya da şunu sormama izin verin: Hiç tembelliğinizi doğru kullandınız mı?

    Çalışanların çoğunun hayır cevabını verdiği tüm bu sorulara pişman olmak istiyorum.

    çoğu çocuk programlarını gereksiz şeylerle doldurur ve hatta kendileri için boş zaman ayırmayı bitirir. Bir konuşma listesi oluşturan kişiler, onu o listeye göre ayarlamaya çalışır. Bundan sonra listeler içeride kalır.

    Bazen bunu elde etmek için zaman ayırmanız gerektiğini söyleseniz bile, ev sahibi ailenin tüm üyelerine hafta sonu gezisi yerine ikinci bir işte yardım etmek genellikle daha fazlasını elde etmeye gelir. En son ne zaman 8 saat kesintisiz uyuduğunu bilmeden.

    Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak, hiçbir şey yapmadan kalmaktan daha kolay hale geldi.

    Bütün yerleşim yerlerini kaçırmalarıyla ilgili önemli bir şey var. Kullanıcılardan talimat gelmediği, önünüzde kabarık dosya olmadığı ve kafanızın tamamen boş olduğu bir dönemde kendinizi daha rahat geliştirebilir ve kullanabilirsiniz. Böylece dikkatinizi dağıtacak hiçbir şey olmayacak ve kendiniz hakkında düşünmek için zamanınız olacak.

    Ünlü finansör J.P. Morgan yılın 2 ayında kendisine izin veriyor ve bu konuda şunları söylüyor: Bu 2 ayda kendime zaman ayırdım, 12 ayda yapmadım, işimi 10 ayda yaptım.

    Anlaşıldığı üzere, hem iş hem de sosyal hayatta kalma başarısını elde etmenin yolu öncelikle kendi rahatımızı sağlamaya bağlıdır.

    Apple’dan Google’a birçok şirket, çalışanlarına üretkenliklerini artırmak için yoga ve hastane gibi çeşitli alternatifler sunuyor. Bunu, kullandıklarında rahatlayabilmeleri için değil, performanslarını artırmak için yaptıklarından emin olun.

    Tahsilat için zaman ayırabildiğiniz zaman iş hayatınızda olması gerekenleri daha net görebilir ve birçoğuna gelebilirsiniz. Verimliliğinizi de artırabilirsiniz.

    Her zaman kendini sorgulamak için zamanını kullanıyor.

    Şimdi yüz yüze gözlemlerinizden bir dakikanızı ayırın ve arkanıza yaslanın, derin bir nefes alın ve gerçek beklentilerinizi ortaya çıkarmak için düşünmeye başlayın.

  • Web Sitelerinizi Üst Sıralara Taşımak için İzlenmesi Gereken Yollar

    Web Sitelerinizi Nasıl Üst Sıralara Taşırsınız?

    Web sitenizi üst sıralara taşımanın anahtarı arama motoru optimizasyonudur. (SEO) Web sitenizin içeriğini ve yapısını Google gibi arama motorları için daha görünür ve çekici hale getirmek için optimize etmeyi içerir. Bu, anahtar kelime araştırması, meta etiketleri, başlık etiketleri ve geri bağlantılar gibi şeyleri içerebilir.

    Web sitenizi üst sıralara taşımada bir diğer önemli faktör, insanların okumak ve paylaşmak isteyeceği yüksek kaliteli, alakalı içerik oluşturmaktır. Bu, marka otoritenizi oluşturmanıza ve çevrimiçi görünürlüğünüzü artırmanıza yardımcı olabilir. Web sitenizi düzenli olarak yeni içerikle güncel tutmak da önemlidir.

    Web sitenizi sosyal medya ve diğer kanallar aracılığıyla tanıtmak, görünürlüğünü artırmaya ve trafiği artırmaya yardımcı olabilir. Bu stratejileri bir arada kullanarak web sitenizi arama sonuçları sayfalarının üst sıralarına taşıyabilir ve daha fazla ziyaretçi çekebilirsiniz.

    Web sitemi nasıl üst sıralara taşırım?

    Web sitenizi daha üst sıralara çıkarmanın bir yolu, içeriğinizi arama motorları için optimize etmektir. Bu, web sitenizde alakalı anahtar kelimeler kullanmak ve okuyuculara değer sağlayan yüksek kaliteli, değerli içerik oluşturmak anlamına gelir. Giderek daha fazla insan web sitelerine akıllı telefonlarından eriştiğinden, web sitenizin mobil uyumlu olduğundan da emin olmalısınız.

    Başka bir strateji, diğer web sitelerinin sizinkine geri bağlantı vermesini içeren bağlantı oluşturmadır. Bu, nişinizdeki diğer web sitelerine ulaşarak ve sitenize geri bağlantı vermeye istekli olup olmayacaklarını sorarak yapılabilir. Diğer web sitelerinin bağlantı vermek isteyebileceği infografikler veya faydalı kılavuzlar gibi paylaşılabilir içerikler de oluşturabilirsiniz.

    Son olarak, web sitenizi düzenli olarak yeni içerikle güncellemeniz önemlidir. Bu, arama motorlarına sitenizin aktif ve alakalı olduğunu gösterir, bu da sitenizin arama sonuçlarındaki sıralamasını iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bu stratejileri izleyerek, web sitenizi sıralamalarda daha yukarılara taşıyabilir ve zamanla daha fazla ziyaretçi çekebilirsiniz.

    Arama Motorlarında İlk Sırada Yer Almak İçin Ne Yapmalı?

    Arama motorlarında ilk sırada yer almak için, arama motoru optimizasyonuna (SEO) odaklanın.

    Web sitenizin yapısını, içeriğini ve anahtar kelimelerini optimize ederek arama motorları için daha çekici hale getirin.

    Hedef kitlenizle ilgili kaliteli içerik oluşturun ve alakalı anahtar kelimeleri içeriğinize dahil edin.

    Diğer web sitelerinin veya blogların web sitenize geri bağlantı vermesini sağlayarak bağlantı kurun.

    Sosyal medya pazarlaması yaparak web sitenizin sıralamasını yükseltebilirsiniz.

    Web sitenizi Facebook, Twitter, LinkedIn gibi sosyal medya platformları aracılığıyla tanıtarak görünürlüğünüzü artırın ve ilgilendiğiniz potansiyel müşterilerden daha fazla trafik çekin.

    Sosyal medya pazarlamasında tutarlılık çok önemlidir. Düzenli olarak gönderi paylaşmak ve takipçilerinizle düzenli etkileşimde bulunmak önemlidir.

    Bu numaraları uygulayarak arama motorlarında daha üst sıralarda yer alma şansınızı artırabilirsiniz.

    Web sitem neden googlede çıkmıyor?

    Web sitesi sahiplerinin en büyük hayal kırıklıklarından biri, web sitelerinin Google’da görünmemesidir. Anlaşılması gereken ilk şey, oyunda birçok faktörün olduğu ve sonuçları görmenin zaman alabileceğidir. Yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri, web sitenizin arama motorları için optimize edildiğinden emin olmaktır. Bu, sitenizin alakalı içeriğe, anahtar kelime açısından zengin başlıklara ve açıklamalara ve gezinmesi kolay bir yapıya sahip olmasını sağlamak anlamına gelir.

    Web sitenizin Google’da görünmesini sağlamanın bir diğer önemli faktörü de bağlantı oluşturmadır. Bu, başkalarının kendi web sitelerinden veya sosyal medya profillerinden bağlantı vermek isteyeceği yüksek kaliteli içerik oluşturmayı içerir. Giderek daha fazla insan web’de gezinmek için akıllı telefonlarını ve tabletlerini kullandığından, sitenizin mobil uyumlu olduğundan emin olmanız da önemlidir.

    Web sitenizin Google’da görünmesini sağlamak zaman, çaba ve sabır gerektirir. Optimizasyona, bağlantı oluşturmaya ve mobil uyumluluğa odaklanarak, sitenizi sıralamalarda yukarı taşıma ve her zamankinden daha fazla ziyaretçi çekme yolunda emin adımlarla ilerleyeceksiniz.

  • Bir CEO’nun ana odağı nedir?

    İyi bir şirket kültürüne sahip olmak ofiste masa tenisi oynatmak, partiler vermek, hafta sonu gezileri düzenlemek ve buna benzer ayrıcalıklara sahip olmak demek değildir. Bunlar tabi ki birçok kişi için güzel olabilir fakat şirketinizi büyütmeyecek ve bir başarıya sizi götürmeyecektir.

    Aslına bakarsanız uzun vadede bunları abartılı bir seviyeye çıkarmak çalışanların odağını dağıtıp, kayıtsız birer personele çevirebilir ve bunun sonucunda da hedefi şaşırabilirler.

    Bir çok CEO ve Başkan Yardımcısı, “şirket kültürünün” ne anlama geldiğini bile tam olarak bilmezsek nasıl bir kültür oluşturabilir ki? Aslında şirket kültürü oluşturmak için yapabileceğiniz bir şey var.

    Şirketinizin gerçek değerini belirleyin

    Temel değerler, şirketin davranışlarına işler ve nihayetinde başarıya götürür. “Kültürünüz, hangi davranışı cezalandırdığınız ve hangisini ödüllendirdiğinizdir.” diyor Zetta Yatırım’dan Jocelyn Goldfein.

    Şirkette ne sıklıkla yeni çalışanlar işe başlıyor? Şirket kültürünü anlamak için çalışıyorlar mı? Bu alanda bir adım atıyorlar mı? Yoksa bunun yerine diğer çalışanları mı taklit ediyorlar? Özellikle de göz önünde, başarılı olan çalışanları… Şirket kültürünü benimsemek zaman alan bir şeydir.

    Bir sonraki takım toplantınızda uygulayabileceğiniz bir test. Bu test sayesinde şirketinizin çalışanlar gözündeki kültürünü gözlemleyebilirsiniz. Takım arkadaşlarınıza “bu şirkette başarılı olmak için neler yapmak gerekiyor” sorusunu sorun ve cevapları not alın. Gelen cevaplar, sizin “ödüllendirdiğiniz” şeyler yani kültürünüzün önemli bir parçasını gözler önüne sermiş olacak. Bir sonraki adımda bu listelediğiniz davranışları takım arkadaşlarınıza açıklamaları için sorun ve örnekler vermelerini isteyin. Artık şirket kütürünüz hakkında daha net bir fikriniz var.

    Örneğin Goldfein’in pazarlama ekibine “işinizi sahiplenmek ne anlama gelir” sorusu aşağıdaki cevapları almasını sağlamış.

    • Ekibinin ne tür yetenekler kazandığını bilmek ve bunun üzerinde durmak
    • Bütçesini planlayabilmek ve bunda söz sahibi olmak
    • Gerektiğinde inisiyatif alabilmek
    • Şirketi başkalarına olumlu bir şekilde tanıtmak

    Eğer çalışanlarınız gerçekten işini sahiplenirse yukarıdaki saydıkları maddeleri, kendi işleriymiş gibi uygulamaya çalışırlar ve bu sizin şirket kültürünüzü oluşturur. Bu nedenle çalışanlarınızdan aldığınız cevapları iyice özümsemeli ve onları o alanda nasıl eğiteceğinizi çözmelisiniz. Böylece güçlü bir şirket kültürü oluşturmak için ilk adımı atmış olursunuz.

    Doğru kişiler, doğru yerde mi?

    Temel değerleri belirledikten sonra bu kültürü doğru şekilde uygulamanın ilk adımı doğru kişileri seçmekten geçiyor. İlk amaç olarak doğru kişinin, doğru koltukta oturup oturmadığından emin olmak gerekir. Sonraki adım olarak da bu kişilerin, şirketin temel değerlerini yansıtıp yansıtmadığını tespit etmelisiniz.

    Derecelendirme sistemi

    Her 30 günde bir, çalışanlarınızı değerlendirme sistemine alın ve davranışlarını takip edin. Eğer bir davranışta düşüş görünüyorsa bunu dile getirin ve 30 gün sonra bunu tekrar görüşeceğinizi belirtin.

    30 gün sonra hala bu davranışlarda iyileşme görünmüyorsa bu konuyu biraz daha derinden inceleyin. Neden böyle oluyor? Bilinçli mi yapılıyor? Biraz daha net olarak problemi tespit etmeye çalışın ve bir 30 gün daha verin.

    Son 30 gün de geçtikten sonra hala bir gelişme olmamışsa artık bu kişiyle yollarınızı ayırmanız gerekiyor demektir.

    Değerlere bağlılığın ödüllendirilmesi

    En başta dediğim gibi, çalışanlar iyi olanı, gözde olanı taklit etme eğilimindedirler. Bu nedenle şirket değerlerinizi en iyi yansıtan kişileri ödüllendirmelisiniz. Bu kişilerin ödüllendirildiğini gören çalışanlar onları taklit etmeye, örnek almaya çalışacaktır.

    Hangi değerin övüldüğünü ve ödüllendirildiğini şirket toplantılarında o kişileri tebrik ederek de duyurursanız çalışanlar hangi değerlere daha çok dikkat etmeleri gerektiğini daha net anlayacaklardır.

    Daha büyük amacı hayal etmek

    Bir CEO olarak daha büyük amaçlarınızın olduğu aşikar. Her CEO’nun elde etmek istediği daha büyük bir amacı vardır. Ama bu amaç para odaklı olmamalıdır. Para, bunun yan getirisi olmalıdır.

    Bazı kişiler, CEO’nun amacının şirket misyonunu yerine getirmek olduğunu düşünse de CEO’nun amacı biraz daha kişisel olabilir. Bu da genelde “nasıl hatırlanmak istiyorum” sorusunun cevabı oluyor. Siz nasıl hatırlanmak istiyorsunuz?

  • Catering Şirketiyle Çalışmanın Avantajları

    Bu makalenin amacı, size bir catering şirketiyle çalışmanız için en iyi nedenleri vermektir. Yiyecek, içecek ve diğer ilgili detaylarla uğraşmadan misafirlerinizle bir etkinliğin tadını çıkarabileceğinizi biliyor muydunuz?

    Catering şirketiyle çalışmanın avantajları nedir?

    • Daha Fazla Zaman Kazanın

    Yiyecek ve içecek detaylarını kafanıza takmadan kendinize ve misafirlerinize daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Bir catering şirketi, yiyeceklerin hazırlanması, sunulması ve temizlenmesi gibi görevleri üstlenerek size bu konularda büyük bir kolaylık sağlar. Böylece etkinliğinizin keyfini çıkarabilir ve misafirlerinizle daha fazla vakit geçirebilirsiniz.

    • Profesyonel Hizmetler Alın

    Güvenilir, profesyonel ve uygun fiyatlı catering hizmetleri arıyorsanız, bir catering şirketi sizin için en iyi seçenektir. Catering şirketleri genellikle deneyimli şefler ve personel ekibiyle çalışır. Bu sayede kaliteli ve lezzetli yemeklerin yanı sıra, profesyonel sunumlar ve hizmetler de alabilirsiniz. Etkinliğinizin başarılı olması için uzman bir ekip tarafından desteklenmek önemlidir.

    • Esneklik ve Çeşitlilik

    Catering şirketleri müşterilerine çok çeşitli hizmetler sunmaktadır. Düğünlerden konferanslara kadar her türlü etkinlik için catering hizmeti verebilirler. İster özel bir davet, ister büyük bir şirket toplantısı olsun, catering şirketleri size uygun bir menü ve hizmet seçeneği sunabilir. Özel diyet gereksinimleri olan misafirleriniz için vegan, glütensiz veya diğer özel seçenekler de sunulabilir.

    • Araç ve Lojistik Desteği

    Catering firmaları, yemeklerin mekana ulaştırılması için geniş bir araç filosuna sahiptir. Bu sayede yiyeceklerin zamanında ve güvenli bir şekilde etkinlik mekanına ulaştırılması sağlanır. Catering şirketleri genellikle gerekli ekipmanları ve personeli sağlar, bu da sizin ekstra organizasyon veya teminat ihtiyacınız olmadığı anlamına gelir.

     

    Etkinliğiniz veya işletmeniz için doğru catering şirketini bulmak önemlidir. Doğru catering şirketini bulmak için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz.

    • Araştırma Yapın

    Farklı catering şirketlerini araştırarak hizmetlerini ve sundukları seçenekleri karşılaştırın. İnternet üzerindeki incelemeleri okuyun ve referanslara göz atın.

    • Görüşmeler ve Tadımlar

    Potansiyel catering şirketleriyle iletişime geçin ve ihtiyaçlarınızı detaylı bir şekilde anlatın. Bir görüşme ayarlayarak işletmelerini ziyaret edin ve tatma seanslarına katılın. Bu şekilde yemeklerinin kalitesini deneyimleyebilir ve sizin için uygun olup olmadığını görebilirsiniz.

    • Referanslara ve Deneyime Bakın

    Catering şirketinin deneyimine ve referanslarına dikkat edin. Kaç yıllık tecrübeye sahipler? Daha önce benzer etkinliklere hizmet verdiler mi? Referanslarından müşteri geri bildirimlerini de kontrol edin.

    • Özel İhtiyaçlarınızı Göz Önünde Bulundurun

    Catering şirketine özel ihtiyaçlarınızı ve tercihlerinizi bildirin. Vegan veya glütensiz seçenekler sunabiliyorlar mı? Menüde değişiklik yapma veya özelleştirme seçeneği var mı?

    Etkinliğiniz veya işiniz için doğru catering şirketini bulmak önemlidir. Bu yazıda, doğru catering şirketini nasıl bulacağınızı ve seçim yaparken dikkate almanız gereken en iyi uygulamaları ele aldık. Bir catering şirketiyle çalışmak, etkinliğinizin başarılı olması için size hizmet ve rahatlık sağlayacaktır.

  • Gelinlik Aksesuarı Seçiminde Tüyolar Nedir?

    Düğün günü yaklaşırken, gelinlik seçiminin heyecanı ile dolusunuz. Gelinlik seçimini tamamladıysanız, şimdi sıra güzelliğinizi tamamlayacak detaylarda. Gelinlik konseptinize ve tarzınıza uygun gelinlik aksesuarları seçerek göz alıcı bir görünüme kavuşmaya hazır olun. Duvağınızdan el buketinize ve gelinlik saç aksesuarlarına kadar, her şeyin uyum içinde olması önemlidir.

    Gelinlik Aksesuarları Göz Alıcı Nedir?

    Gelinliğinize farklı bir tarz katmak için eldivenlerden gelinlik omuz aksesuarlarına kadar çeşitli seçenekler mevcuttur.

    Gelin Duvağı

    Gelinliği tamamlayan aksesuarlar arasında en önemlilerden biri, her gelin için seçimi zor olan gelin duvağıdır. Saç modelinden gelinliğin tarzına ve düğün mekanına kadar her detayı düşünerek duvak seçmek önemlidir. Uzun veya kısa, tül üzerine dantelli veya çiçek motifli modeller arasında karar vermek zor olabilir. Tarihi mekanlarda dantel işlemeli veya ışıltılı uzun bir duvak tercih edebilirsiniz. Yaz düğünlerinde ise uzun duvakla girişi yaparak daha sonra rahat edebileceğiniz kısa bir duvak tercih edebilirsiniz.

    Gelin Saçı Aksesuarları

    Duvaktan sonra gelin saçınızı daha göz alıcı hale getiren gelin saçı aksesuarları da önemlidir. Duvakla birlikte kullanılabileceği gibi duvak kullanmak istemeyen gelin adayları için vazgeçilmez aksesuarlardan biridir. Işıltılı prenses taçları, minimal tasarlanmış ışıltılı saç bantları, taşlarla süslenmiş saç tokaları veya romantik tasarımlı çiçek ve inci detaylı gelin saç aksesuarları, saçlarınızı gelinliğiniz kadar çekici hale getirecektir. Sade nikah törenleri için tül detaylı gelin şapkası, kır düğünleri için gelin çiçeğiyle uyumlu bir gelin saç tokası veya yapay/gerçek çiçeklerden hazırlanan gelin taçları da şıklığınızı tamamlayacak seçenekler arasında yer alabilir. Gelin topuzu aksesuarları arasında yer alan kıvrıla bilen bahar dalı şeklindeki ışıltılı tasarımlar, farklı tarzınızı ortaya koymanıza yardımcı olacaktır. Özellikle bohem gelinliklerle kombinleyebileceğiniz gelin alın aksesuarı da hoş bir tercih olacaktır.

    Gelinliğinizi Tamamlayan Aksesuarlar

    Gelinliğinizi bütünleyen tamamlayıcı gelinlik aksesuarları, daha büyüleyici bir şıklığa kavuşmanıza yardımcı olur. Straplez bir gelinlikle kullanabileceğiniz çiçek ve dantel detaylı gelinlik boyun aksesuarları veya masalsı bir hava katan omuz aksesuarları, herkesin hayranlığını kazanmanızı sağlayacaktır. Kır düğünleri için uygun olan bohem tarzı gelinliklerle kombinleyebileceğiniz gelinlik kol aksesuarları da tarzınızı tamamlayan detaylar arasında yer alacaktır.

    Gelin Eldiveni ve Gelin Ayakkabısı

    Gelinliği tamamlayan en önemli aksesuarlardan biri elbette gelin ayakkabılarıdır. Son yıllarda rengarenk desenleri ve özellikle el çizimleriyle renklenen özel tasarım ayakkabılar, dikkat çeken gelin ayakkabıları arasında yer alıyor. Sivri topuklarla rahat edemeyeceğinizi düşünüyorsanız, dolgu topuk modelleri favori tercihleriniz olabilir. Dantellerle birleşmiş işlemeli eldivenler de özellikle straplez gelinliklerin tamamlayıcısı olacaktır. Audrey Hepburn’un tarzını yansıtmak isteyen romantik gelin adayları için eldivenler anahtar parçalardan biri olacaktır.

    Gelin Çiçeği Buketi

    Bir gelinin vazgeçilmez aksesuarlarından biri de elbette çiçek buketidir. Kurutulmuş veya gerçek çiçeklerden hazırlanan buketler, özellikle fotoğraf çekimlerinde renkli objeler oluşturur ve yeni sezonla birlikte daha da renklenebilir. Düğünden sonra hatıra olarak saklamak isterseniz kendi buketinizi kurutabilirsiniz.

    Artık gelinlik aksesuarları seçimi konusunda daha fazla bilgi sahibisiniz. Gelinlik seçiminize uygun ve tarzınıza en çok hitap eden aksesuarları tercih edebilirsiniz. Düğün gününüzde göz kamaştırıcı görünmeniz dileğiyle!

  • Google yöneticilerinin yetkisinin olmadığı 3 alan

    Google’da yönetici pozisyonunda olmak, başka bir şirkette yönetici olmaya benzemiyor. Radical Candor: Be a Kickass Boss Without Losing Your Humanity (Radikal Samimiyet: İnsanlığınızı Yitirmeden Sağlam Bir Yönetici Olun) kitabının yazarı ve bir dönemin Adsense ve Youtube yöneticisi Kim Scott bunun sebebini Google’da bütün kararların çoğunlukla fikir birliğine bağlı olması olarak gösteriyor. Bugünlerde Google, şirket içinde olanların şirket içinde kalması ve dışarıdan kimse tarafından öğrenilmemesi için ciddi çabalar sarf ediyor. Ne var ki Qualtrics Insight Summit’te Kim Scott, Google’da yönetici olmanın nasıl olduğuna dair eşi zor bulunacak bilgileri bir konuşmasında dünyayla paylaştı.

    Google yöneticileri tek taraflı karar veremezler

    “Temel olarak Google, yöneticilerine diğer şirketlerin verdiği yetkiyi ve gücü vermiyor.” diyor Kim Scott. “Eğer Google’da bir yöneticiyseniz kimi işe alacağınıza, kimi işten çıkaracağınıza tek taraflı olarak karar veremezsiniz. Hatta çalışanlarınızı tek taraflı olarak değerlendirmeniz de söz konusu değildir.” diye de ekliyor.

    Peki eğer bu yetkiler yöneticide değilse, bu konularda nasıl karar veriliyor? “Paketler” sayesinde olduğunu söylüyor Scott. “Bir grup insan, işe alınacak kişi ile mülakat yapıyor. Bu mülakatlar sonunda bir ‘mülakat paketi’ hazırlanıyor ve bu paket kişinin işe alınmasının tavsiye edilip edilmediğini belirtiyor.” diyor Scott. Bu grubun içinde işe alınacak kişinin gelecekteki yöneticileri, iş arkadaşları, hatta çalışanları da oluyor. Kim Scott, Google’da işe girmeden önce girdiği mülakatlarda gelecekteki muhtemel çalışanları tarafından da mülakata alındığını söylüyor.

    İşe alım yapmak isteyen yönetici, çalışana karar veremez

    Mülakatlar tamamlandıktan sonra hazırlanan paketler bir komiteye yönlendirilir. “İşe alım yapmak isteyen yönetici de kişinin işe alınıp alınmayacağı konusunda karar verici değildir.” diyor Scott. “Çalışana ihtiyacı olan ve işe alım yapmak isteyen yöneticiler bu noktada en fazla kişiyi kendi takımlarına almak için teklifte bulunabilirler. Ancak işe alınan çalışan başka bir ekipte çalışmayı tercih edebilir.” diye de ekliyor.

    Sadece bu kadar da değil. Yöneticiler, takımlarındaki herhangi bir çalışanın Google içindeki başka bir işe geçmelerine de mani olma yetkisine sahip değiller. Hatta, bu durum tam da Scott’ın başına gelenle örtüşüyor. “Google’a girdiğimde bana rapor veren beş çalışanım vardı. Ancak çalışmamızın ilk haftasında üçü Google içinde farklı işlere geçtiler.” diye anlatıyor Scott.

    Terfilerde yöneticilerin yetkisi daha da az

    Yöneticilerin, çalışanların terfisi üzerindeki söz hakları iyiden iyiye aza indirgenmiş durumda. “Söz konusu mühendislik olduğunda bu durum gerçekten ilginç bir hal alabiliyor.” diyor Scott. “Çalışanlardan birisi çıkıp ‘Şu anda terfi için hazır olduğumu düşünüyorum’ diyebilir. Yöneticisi bu durumda, eğer çalışanın tecrübesini yeterli görmüyorsa, en fazla tavsiyede bulunabilir. Ancak buna rağmen çalışan kendisi için bir paket oluşturulmasına çalışabilir. Yöneticinin desteği olmadan bu paketin oluşturulması zor olsa da imkansız değildir.” diye devam ediyor Scott.

    Diğer bir noktada, eğer yönetici de bu terfi talebini onaylıyorsa, çalışanının paketinin hazırlanması konusunda ona yardımcı olur. Terfiyi destekleyecek şekilde hazırlanan bir paket oluşturulur ve bu paket tekrar komiteye sunulur. “Ancak bu sefer çalışanın yöneticisi bu komitede bulunmaz ve çalışanın terfiyi alıp alamayacağına bu komite karar verir.” diye ekliyor Scott.

    Karşılıklı dengenin sağlanması kolaylaşıyor

    Her ne kadar dışarıdan karışık gibi görünüyor olsa da Google’daki işleyişi çok rahatlattığını söylüyor Kim Scott. Terfi paketi süreci sayesinde çok nadir “haksız terfi” olduğunu da örnek olarak gösteriyor.

    Şirket içindeki genel çalışma ortamının da pozitif yönde etkilendiğini anlatıyor. “İyi bir yönetici olmak istiyorsanız, insanlarla iyi ilişkiler kurmanız gerekiyor.” diyor Scott. “İnsanların elinden tek taraflı yetkileri aldığınız zaman, onların iyi ilişkiler kurabilmesine olanak sağlarsınız. Bir tarafın güçlü bir tarafın da güçsüz olduğu bir ilişkiden daha kötü bir şey yoktur.” diye ekliyor.

    Google için işe yarayan bu sistem, her şirket ya da her çalışan ekibi için uygulanabilir mi orası bilinmez ama buradan da çıkartılacak dersler olduğu aşikar. Fikir birliği ile alınan her karar daha katılımcı bir şirket kültürü yaratacağı gibi çalışanların arasında da daha iyi bir ilişkinin tesis edilmesini sağlayacaktır. Mutlu bir çalışma ortamının belki de temelinde bu yatıyordur.