Yazar: mehmetabaci

  • İşinize ne kadar değer katabiliyorsunuz?

    İş hayatında işinize verdiğiniz değer en az işinizin size verdikleri  kadar önemlidir. Siz yeterli değeri verip özenli çalıştığınız takdirde patronunuzdan ve işinizden güzel tepkiler almanız olasıdır.

    Biz bugüne kadar sürekli olarak işinizde nasıl mutlu olacağınızı, işinize nasıl faydalı olacağınızı konuştuk. Şimdi kendinizi değerlendirme zamanı.  Küçük testimizde kendinize sorular sorarak, işinize kattığınız değeri belirleyebilirsiniz.

    Aşağıdaki soruları dikkatlice okuyup kendiniz için yakın zamanı düşünerek, derecesine göre 1 en düşük olacak şekilde 5’e kadar puanlandırın.

    1. Yaptığım işlerde ve sonuçlarında tutarlı mıyım?
    2. Her yıl işimde kendimi geliştiriyor muyum?
    3. Geçmiş başarılarımla yaşamayıp, ileriye dönük hedeflerime odaklanıyor muyum?
    4. İşte harcadığım zaman diliminde üst düzey performansla mı çalışıyorum?
    5. Kendi inisiyatifimle yeni görevler üstleniyor muyum?
    6. Bana verilenler dışında kendim için hedef belirliyor muyum?
    7. Düzenli olarak patronumdan ve iş arkadaşlarımdan geri bildirim istiyor muyum?
    8. Performansım kendi düzeyimdeki çalışanlarla olumlu şekilde karşılaştırılabiliyor mu?
    9. Diğer çalışanlarla iş birliği ve profesyonel ilişkileri sağlayabiliyor muyum?

    Şimdi, puanınızı hesaplayın.

    Sonucunuz nedir? En düşük puan 9 en yüksek puan 45 olacak şekilde bu aralıkta bir sonuç çıkmış olmalı.

    Performansınızdaki eksikleri görebiliyor musunuz?  Öyleyse iyileştirmek için kendinize bir yol haritası oluşturmalısınız. Örneğin altıncı soruya 2 puan mı verdiniz? O zaman kendinize size verilenler dışında hedefler belirlemeye başlamalısınız.

    Unutmayın, işinize ve iş yerinize kattığınız değer kadar başarılı olabilirsiniz. Siz özenli davranıp gerekenleri ve ya gerekenden fazlasını yaptığınız takdirde başarıya doğru yol alabilirsiniz.

  • Mark Zuckerberg’in Görüşmeleri Daha Etkili Kılmak İçin Kullandığı 2 Taktik

    Facebook kurucusu şirketi ile ilgili toplantılardan zaman israfını nasıl engelliyor?

    Dünyanın en etkili teknoloji şirketlerinin dahil tüm iş dünyasının görünürde en büyük sorunu zaman israfına sebep olan toplantılardır.

    Facebook’ta diğer tüm organizasyonlar gibi şişirilmiş toplantıları ve olası konferanslarda harcanan fazla zamanla mücadele ediyor. Quora, bildiğiniz gibi bir soru-cevap sitesi ve popülerliği dolayısıyla birçok üst düzey kişilik burayı yakından takip edip değer veriyor. Facebook yöneticileri de bunlardan bazıları.

    Site soru soranlara cevap olarak merak ettiklerinin cevaplarını sunuyor. Örneğin sitede soru olarak “Sheryl Sandberg (Facebook yöneticisi) gününü nasıl planlıyor?” olarak sorduğunuzda burada sitede yazar olan bu yönetici, gününü nasıl planladığınızı size açıklıyor. Bu yöneticinin cevaplarına baktığımız da ilginç detaylara ulaşıyoruz. Ailesi ve işiyle ilgilenebilmek için nasıl detaylı bir plan yapmak zorunda olduğu görülüyor. Günü başarılı kılmak için eğer güne erken başlayarak tüm iş adımlarını tek tek planlayıp hazırlamaya gücü yetiyorsa neden siz yapamayasınız ki?

    Sandberg’in bildirimine göre birçok iş dünyasının lideri gibi Zuckerberg de toplantılardan, çalışma ekipleriyle olan görüşmelerinde ve ara zamanlardan kısarak zaman israfını engellemeye çalışıyor. Ayrıca Sandberg’in belirttiğine göre Mark bu yıl Facebook ile ilgili görüşmelerini oldukça etkileyici bir şekilde yaparak başarılı bir işe imza atmış. Nasıl bu başarıyı yakalamış?

    Zuckerberg’in toplantıları daha etkili kılmak için yaptığı numaralar

    Sandberg, iki etili stratejiye işaret ediyor.

    Birincisi, görüşeceği kişilerden toplantı konusu ile ilgili dökümanları önceden kendisine iletmesini istiyor böylelikle toplantılarda konu üzerinde tartışmaya daha çok zaman kaldığını belirtiyor.

    İkincisi, görüşmeye başladıklarında bu görüşmede hedefledikleri başarı konusunda emin olarak başlarlar (toplantıya katılanlarla bir karara mı varacaklar veya sadece konu üzerinde tartışmayı mı düşünüyorlar).

    Bu toplantılarda atılan adımlarda Zuckerberg’in kendi fantezileri sonucu atılmıyor aynı zamanda onun bu tutumu uzmanlar tarafından da destekleniyor.

    Her bir görüşmenin belirli bir amacı olmalıdır, toplantı sonucunda alınan kararların uygulanmaya çalışılması veya uygulanması düşünülen kararların tartışılması gerekir. Satış anlaşması üzerine gerçekleştirilmesi planlanan bir toplantı bunun bir parçası değildir. Aynı şekilde eğer bir toplantı ayarlıyorsanız önceden hazırladığınız önemli sorularla toplantıdakileri cevaplar üzerinde düşündürebilmelisiniz. Amazon CEO’su Jeff Bezos her toplantıdan önce toplantı konusu ile ilgi ön çalışmalarını hazırlayarak toplantıda üzerinde konuşulması ve düşünülmesi gereken ana başlıkları hazırlar.

    Toptanlarınızı zaman israfından kurtarmanızı sağlayacak bu stratejiler birçok önemli şirketin başında bulunan CEO’lar tarafından desteklenmektedir ve bu yöntemleri herkes kendine bir şekilde uyarlayabilir. Halen birçok yönetici ekiplerinin neyi tartışacaklarını veya nasıl sonuçlanacağını bilmelerine rağmen zaman kaybına sebep olan toplantılarına izin vermektedir. Siz de bunlardan biri misiniz? Umarım değilsinizdir…

  • Genç Çalışanları Yönetmenin 4 Gerçeği

    Gençlerle çalışmanın avantajları çok ama yöneticilerin yeni nesle adaptasyonu istenilen düzeyde değil. Onların kurallarına göre oynandığı takdirde verimliliğin üst seviyelere çıkacağını unutmamak gerekir. Genç çalışanlardan maksimum verimi elde edebilmek için ne yapmak gerekir beraber inceleyelim.

    Kendilerini ifade etmek ve duyulmak istiyorlar

    Gençler kendilerine patrondan çok dost gibi hissettirecek yöneticiler istiyorlar. Bu tarz bir yönetici çalışanlarının düşüncelerini dinler ve önem verir. İstedikleri zaman yöneticinin kapısını çalıp onunla birlikte konuşabiliyor ve çözüm bulabiliyor olmaları ofis içerisinde ilişkileri sağlam olmasını sağlayacaktır.

    Telefona bakmaktan vazgeçmezler

    Günümüzde gençlerin çoğunluğu uyanık olduğu zaman aralığında, zamanının büyük bir kısmını mobil cihazlarla uğraşarak geçiriyor. Yani bu konuda onlarla mücadele etmek çok zor. Bu yüzden karşı çıkmak yerine onların bu özelliğini kendi yararınız için kullanmalısınız.

    Örneğin; firmanızın sosyal medya hesaplarını onların kontrol etmesini sağlayabilir onları marka elçisi yapabilirsiniz.  Ayrıca bu durumda onların verimliliğini ve görevlerini gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini sosyal medya üzerinden takip edebilirsiniz.

    Onların cesaretini kullanın

    Mevcut duruma meydan okuma eğiliminde olan gençlerin bu durumundan yararlanın. Onların bu durumu şirketinizin ya da sizin daha önce yapmaya cesaret edemediğiniz şeyleri gerçekleştirmesini sağlayarak sizin için ilk adımı gerçekleştirirler.

    Geçmişten farklılar

    Dövme ya da piercing sahibi olmayı belkide profesyonellik dışı olarak nitelendiriyorsunuz ama bunlar bazı kişiler için çok önemli.İş yaşamında insanların dövmesi, piercingi, göz rengi, saç yapısı gibi fiziksel özellikleri önemsenmemeli . Onları tercihleriyle sorgulamak yerine bu özelliklerini kullanabilmek gerekir.  Aslında dövme bu tür kişilerin risk alabilir nitelikte olduklarını gösterir. Ve risk alabilir olmalarının iş hayatında olumlu sonuçlar doğurabileceğini unutmamak gerekir.

  • İş Ortamında Daha Güçlü Bir Sinerji için 4 Adımda Yol Haritası

    Center for Management Organization Effectiveness’in yaptığı araştırmadan yola çıkarak 4 soruyla nasıl güçlü bir iş ortamı sağlanabiliri sizler için derledik.

    Bir liderde bulunması gereken en önemli nitelikler nelerdir?

    Liderlerde bulunması arzulanan en önemli özellikler ileriyi düşünebilmesi ve stratejik olabilmesidir. Gelecek planlaması olmadan ne lider ne de çalışanları ilerleyebilir. Stratejik plan ve ileri görüş çalışanların rahat ve kendini güvende hissetmesini sağlıyor.

    Ayrıca çalışanlar liderlerinde dürüstlük, motivasyon ve ilham arıyor. Liderin öncelikle dürüst ve stratejisi çalışanlar tarafından biliniyor olması gerekiyor. Ardından ilham ve onları ileriye dönük güçlendirebilmek için motivasyon gerekiyor.

    Şirketin başarısını etkileyen en önemli şey nedir?

    Başarılı bir takım başarılı takım üyelerine bağlıdır. Başarılı bireyler kendi başarılarını zamanla arttırırken takım arkadaşlarını etkileyerek öğrenmelerine, olumlu davranışlarına ve verimli çalışmalarına destek olur.

    Bu bireylerin diğerlerine yardımcı olabilmeleri için öncelikle onların şirketin vizyonunu tam olarak anladıklarından emin olması gerekir ve bu vizyonda nerede yer aldıklarını öğretmesi gerekir.

    Başarılı bir ekibin en önemli özelliği nedir?

    İletişim kopukluğu birçok çalışanın takım çalışmalarında karşılaştığı bir sorundur. İletişim kopukluğu; sadece gönderenin bilgiyi yanlış göndermesinden dolayı değil, alıcının da bilgiyi yeteri kadar anlamadan alıyor olmasından kaynaklanır.

    İş hayatında mutlu olabilmek için; iletişim sırasında anlattığınızın açık olduğundan ve tüm alıcılar tarafından anlaşıldığından emin olun. Anlatmak istediklerinizde en küçük bir karışıklık varsa emin olun karşı taraf bunu yanlış anlamak için oradadır. Daha fazla doğru iletişim ve güven olduğu takdirde, takım ruhu oluşur ve daha kolay organize olunur.

    Çalışanlara karşı sergilenecek en iyi davranış biçimleri nelerdir?

    Çalışanların size karşı saygı ve güvenini arttıracak birkaç unsurdan bahsedebiliriz.

    Saygı ile çalışanların sorunlarına çözüm bulabilmek onlar için yararlı olacak ve size olan saygılarını arttıracaktır. Onlara güvenmek, kendi görevleri çerçevesinde onlara özgürlük tanımak onların motivasyonunu arttıracaktır.

    Olumlu bir çalışma ortamı da onların geleceğe daha güvenle bakmalarını sağlar. Geçmiş hata ve başarısızlıklardan dolayı suçlanmamaları onların hatalarını fark edip ders çıkarmalarını sağlayacaktır.

  • Data Analizinin Faydalarını Sürdürülebilir Kılmanın 5 Yolu

    Hepimizin bildiği gibi data analizi birçok yerde kullanılan bir yöntem ama işin daha önemli kısmı ise bunu avantaja çevirecek şekilde kullanmaktan geçtiği. Şimdi sizlere şirketlerin kullandığı en etkili 5 stratejik yöntemi paylaşacağım.

    Analizlerinizi bir sır olarak tutun

    Yapması kolay olmasada analizlerinizin gizli tutulması gerek ve bu işe şirketin içinde bulunan ve analiz bölümünde çalışan kişilerden başlamak gerekir. Unutulmamalıdır ki şirketi uçuran da batıran da doğru analiz bölümdür.

    Başka bir strateji ise hangi bilgilerin bir sır olarak tutulması gerektiği ve hangilerinin pazarlama stratejisi olarak kullanılması veya satılması gerektiğine karar vermekte yatıyor.

    Bu stratejiyi WallMart 90’larda kullandı ve başarılı da oldu. Müşteri kitlesinin neye ihtiyacı olduğunu ve kendisinden ne alanlarda ürünler istediğini analiz eden ve data toplayan WalMart bu bilgileri yıllarca bir sır olarak tutu ve başarılı oldu. Verileri paylaştığı zaman ise rakiplerin o veriler ile yapabilecek güçleri çoktan bitmişti bile.

    Analizleri hemen uygula ve rakiplerinin önüne geç

    70’ler endüstri sektörünün önemli bir alanını kaplayan trafo şirketlerinin birçoğunun kapanmasına veya küçülmesine sebep oldu. Sebebi ise rakiplerden birinin müşterilerinin ne istediğini analiz eden bir araştırma yapması ve bu analizler çerçevesinde pazarı yeniden şekillendirmesiydi.

    Bununla birlikte bu şirket pazarın birçok müşterisini ya kendine çekti ya da rakiplerini de değişime zorladı. Ama ilk kendisi başladığı için payın büyük bir kısmını da almış oldu.

    Analizlerinizi, doğru problemlerin çözümüne yönelik yapın

    En önemli ve faydalı analiz, sorunların açık olduğu alanlara yönelik yapılanıdır. Böylece hem az harcama yapmış hem de daha kazanç sağlayacağınız bir adım atmış olursunuz.

    Ama bunu yaparken dikkat etmeniz gereken şey ise bundan rakiplerinizin haberinin olmaması gerektiğidir. Eğer kendileri analizler sonucu çözdüğünüz problemden dolayı bir kazanç sağladığınızı görürse bu yönü hemen kemirmeye başlarlar ve onlar sizin aksinize açık ve küçük olan problemden değil de en büyüğünden başlarlar.

    Bazen dataların kontrolünün analizlerin kontrolünden daha önemli olduğunu unutmayın

    Bu yolun nasıl etkili olabileciğini size havayolu endüstrisinden bir örnekle açıklayacağım.

    90’larda Amerikan Airlines şirketi çalışanlarının çalışma saatlerine yönelik bir program yaptı ve bu program ile rakipleri ile karşılaştırıldığında en düşük maliyete sahip havayolu şirketi olma özelliğine sahip oldu.

    Daha önemlisi ise  bu program nasıl yaptığını gösteren algoritmayı pazara sundu ve bundan da büyük kar elde etti. Ama algoritmayı satarken dataların önemli bir kısmını gizli tutu ve piyasaya sunmadı. Böylece hem rakiplerinden para kazanmış oldu hemde her zman bir adın önlerinde oldu.

    Veriye dayalı bir kuruluş olun

    Yıllardır analizler üzerinden sayısız küçük projelerin yürütüldüğü birçok şirketin varolduğunu hepimiz biliyoruz. Ayrıca çoğunun, bir çok projesinde veriye dayalı bir yaklaşım sergileyerek hareket ettiği de açıktır.

    FedEx ve IBM gibi şirketler  bu yöntemi sürdürülebilir kılan ve bunda başarılı olan bazı şirketlerin başında gelmektedirler. Bu iki şirket  birçok önemli kararı veriye dayalı bir yöntem sergileyerek başarılı sonuçlar elde etmiştir.

    Amzon’un kurucusu ve CEO’su olan Jeff Bezos’un söylediklerine baktığımızda hemen hemen bütün gelişmiş teknoloji, sistem ve verilerden yararlanarak bu noktaya geldiklerini ve bunu ilerlettikerini söyleyebiliriz.

    Bezos’un söylediklerinden yola çıkarak:  Deneyimleme, verileri elde etme ve kulanma, analiz şirketlerin birleştirmesi gereken yöntemler olarak göz önünde bulundurulmalıdır.

    Datalarınıza sahip çıkın, onları analiz edin ve daha fazla kazanın.

  • Evden Çalışırken Verimliliğinizi Arttıracak 4 İpucu

    Evden çalışıyor olmak birçok kişi için büyük bir fırsattır. Kendi çalışma saatinizi seçmeniz, pijamalarınızla çalışabiliyor olmanız ve bir çok pozitif yönü olduğu düşünülebilirsiniz. Fakat bunların birçoğu verimliliğinizi engelleyebilir.

    İşte verimliliği sağlayabilmek için küçük ipuçları:

    Günlük kıyafetlerinizi giyin

    Evde çalışmanın en büyük avantajlarından birisi pijama veya eşofmanla çalışabilmek olduğunu düşünürüz. Fakat bunun verimli bir yöntem olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü gün için hazırlanmayıp, yeni uyanmış hissi yarattığınızda vücudunuz ve zihniniz tembelliğe yönelecektir. Günlük olarak giyinmemiş olmanız, profesyonelliğinizi zedeleyerek, özgüven ve verimliliğinizi azaltacaktır.  Evde çalışacağınızda günlük kıyafetlerinizi giymiş olursanız; vücudunuza o gün çalışmanız gerektiği hissini vermiş olur ve evde çalışma moduna kolayca adapte olabilirsiniz.

    Çalışma saatlerinizi belirleyin

    Gün içerisinde belirli bir plan üzerinden gitmek daha verimli ve sizin için yararlı olacaktır. Çalışma saatlerinizi belirlediğiniz takdirde çalışmadan önce ve ya çalıştıktan sonra ne yapacağınızı da kolaylıkla belirleyebilirsiniz. En uygun ve en verimli olacağınız zamanı çalışmaya ayırırsanız, işinizi daha kısa sürede bitirebilir gün içerisinde kendinize de zaman ayırabilirsiniz.

    Çalışma alanı belirleyin

    Evde çalışıyor olmanın bir diğer artısı çalışmak istediğiniz alanı kendiniz belirliyor olmanızdır.  Oturma odası , yatak, koltuk hepsi sizin için birer çalışma alanı oluşturabilir. Gerçekten kulağa hoş geliyor fakat size tavsiyem, çalışma alanınızın rahatlığından çok o alanda verimlilik sağlayıp sağlayamayacağınıza bakmanız. Koltukta çalışırken ne kadar verimli olabilirsiniz? Uykunuz gelecek mi? Televizyona takılacak mısınız?  Bu tür noktaları değerlendirerek kendinize verimli bir çalışma alanı belirlemelisiniz. Ve tavsiyem evinizdeki en rahat masayı kullanmanız. Ayrıca çalışma alanı belirlerken çok zaman kaybetmemelisiniz.

    Tutarlı molalar verin

    Verdiğiniz araların tutarlı olması önemlidir. Çalıştıgınız her bir ya da bir buçuk saatten sonra kendinize  mola verin. Bahçeye ya da balkona çıkıp temiz hava almak, kısa süreli bir yürüyüş bu molalarda zihninizi dinlendirip tazeleyecektir.

  • Yöneticilerin Dikkat Etmesi Gereken 4 Diyalog Anı

    Günlük hayatta kimse başka bir kişiye kötü haber vermekten hoşlanmaz. Bu, iş hayatı için de geçerlidir ve yöneticiler zaman zaman bu tür haberleri vermek zorunda kalırlar. Kötü haberler çalışanlarda kızgınlığa hatta ağlamaya yol açabilir.

    Peki bu gibi durumlarda ne yapılmalı?  “Surviving Dreaded Conversations” kitabının yazarı Donna Flagg’ ın bu konuda birkaç önerisini yöneticiler için toparladık.

    Performansın yetersiz

    Tüm çalışanların aynı yüksek performansla çalışması güzel olmaz mıydı? Ama bunu standart bir çizgiye taşımak mümkün değil.  Muhakkak yöneticiler için bile zaman zaman performans yetersizliği söz konusu olmuştur.

    Negatif geri bildirimler vermek kişileri sinirli hale getirebilirken, Flagg’ e göre bu haberi çalışana sunmanın en iyi yolu kişinin gelişimi için yararlı olacağı düşüncesidir. Yönetici çalışanına güzel bir bu konuşmanın çalışan yararına olacağını, onun gelişimini olumlu yönde etkileyeceğini düşündüğü takdirde konuşma hem yönetici hem de çalışan için daha kolay geçecektir.

    Kovuldun

    Performans yetersizliği ya da şirkette daralma, ne olursa olsun birisine işten çıkarıldığını söylemek oldukça sıkıntılı bir iştir. Bu gerçekten duygusal  ve belki de o kişinin hayatını değiştirecek bir konuşmadır. Yönetici bu tür konuşma içerisindeyken oldukça duygusal olmalı ve kişiye destek olur şekilde konuşmalıdır. Soğuk ve ciddi bir konuşma geçerse, çalışan kendisini daha kötü hissedecektir.

    Diğer çalışanlar senden rahatsızlar

    “Bunu size kim söyledi?” gibi bir soruyla karşılaşılması olasıdır. Hepsinden önce bu tür diyaloglardan kaçınılmalı ve isimler belirtilmemelidir. Eğer bu rahatsızlığın nedeni cinsel taciz veya zorbalık ise  Flagg bunun çözümündeki en iyi yolunun konunun önce insan kaynakları departmanına daha sonra şirketin yasal ekibine taşınması olacağını söylüyor.

    Özel sorunlarını buraya taşıma

    Çalışandaki ani değişmeler; işe geç gelme, ofis masasında uyuya kalma gibi problemler yöneticinin aklında “Psikolojik bir sıkıntısı mı var?” veya “İş performansını etkileyecek bir sorun mu var?” gibi sorular oluşmasına neden olur.

    Şirket kültüründe özel yaşam ve iş yaşamının birbirinden bağımsız olması gerekir. Yönetici de bunu vurgulayarak çalışanla iletişime geçip onu uyarmalıdır. “Sorunlarını ofis kapısında bırakıp gel” gibi bir cümlenin yerine daha nazik bir konuşmayla çalışan uyarılabilir.

  • Bir Yöneticinin Geçmişte Yaptığı Hatalardan Öğrendiği İki Şey

    20’li yaşlardayken arka arkaya iki işinizi de kaybettiğinizi düşünün. İşlerini kaybettiği için bu kişinin sınır dışı edilme ihtimalini hayal edin ve tüm bunlar Yeni Zelanda’lı Sarah Robb O’Hagan’ın başına geldi. Önce 2000 yılında pazarlama işinden kovuldu 2 yıl sonra ise Atari firmasındaki görevinden kovuldu.

    Atari’deki görevinden sonra Nike firmasında pazarlama direktörlüğü görevine geldi. 6 yıl burada çalıştıktan sonra 2008 yılında Gatorade şirketinin başkanı oldu. Ve 2012 yılına geldiğimizde Equinox şirketinin başına getirildi. Geçtiğimiz şubat ayında bu görevini bırakarak, ExtremeYOU platformu ile kendi işini kurdu. Bu şirkette insanların kendi potansiyelini keşfetmelerini sağlamaya çalışıyorlar.

    Tüm bu başarılarının sırrını kovulduğu o işlerden çıkardığı derslere borçlu olduğunu belirtiyor. Bu dersleri çıkarmadaki başarısını ise esnek olmak ve öz farkındalık duygularına sahip olmasına borçlu olduğunu belirtiyor.

    1- Farkındalık kişinin idealleri ve hedefleri ile kendini karşılaştırmasıdır. Genellikle tatsız bir durumdur. Farkındalık, kendimiz hakkındaki gerçeği bilmektir. Kendi yaratıcı yeteneğimizi, sınırsız potansiyelimizi ve kendi yarattığımız engelleri görebilmek, hissedebilmek, anlayabilmektir. Başardığımızda, inançlarımız için ayakta kaldığımızda, bizi mutlu edecek şeyler yaptığımızda farkındalığımızı arayıp bulmaya eğilimindeyizdir. Birçok insan kendi resmine bakmaktan, kendini televizyonda görmekten ya da aynaya bakmaktan hoşlanır. Tüm bu davranışlar kendimize olan farkındalığımızı arttırır.

    2- Esneklik, hayatımızı olağan şartlarda sürdürebilmemiz için zorlu durumların üstesinden gelebilme, onları karşılayabilme yetisidir. Bu yeti, kararlılık, kişisel girişimler, direnme, azim gibi özellikleri de kapsar.

    Bazen hayatta kaybetmeyi kabul eden kişiler mevcuttur ancak Robb O’Hagan bu kişilerden biri olmamış. O, her bir hatasından edindiği bilgilerle kariyerini hep daha üst çizgilere taşımayı hedefledi ve asla pes etmeyi düşünmedi. Tüm başarılarında, esneklik ve farkındalık özelliklerine sahip olması büyük bir etken olarak görülmektedir.

  • Başarılı Bir Ekip İçin Olmazsa Olmaz 10 Kişi

    Belli boyutlara ulaşmış bir işin sürekliliği ve başarısı, o işi idare eden ekibin başarısıyla doğrudan bağlantılıdır. Haliyle ekibin işin gerektirdiği alanlarda uzmanlaşmış belli teknik kabiliyetleri olması zorunluluğu gayet aşikar bir şekilde ortaya çıkar.

    Bir ekibin başarısı, teknik kabiliyetlerin yanında, bazı psikolojik ve movitasyonel anlamda önem taşıyan bir takım özelliklere de bağlıdır. Bütün bir ekibin, optimist olmasının doğuracağı tehlikelerle birlikte, tamamen kuşkucu insanlardan oluşan bir ekip de aynı oranda hata yapma potansiyeli taşımaktadır.

    İşte başarılı bir ekibi oluşturacak 10 farklı insan profili;

    1 – İş merkezli

    Bu insanlar işe erken gelirler, geç çıkarlar; tahmin edilebilirdirler ve basit şeyleri sorun haline getirmezler. Hepsinden önemlisi ise hem çalışma arkadaşlarına hem de işlerine karşı son derece sadıktırlar.

    2 – Sade ve sağduyulu

    Altın ekibin önemli bir parçası, gerektiği noktalarda sadeliği savunabilecek birisidir. Bu insanlar fikirlerini doğru yerlerde ve doğru zamanda dile getirirler.

    3 – Mutlu

    Ekibin moral kaynağını sağlayan insanlardır. Yalnızca kendileri mutlu olmakla kalmaz etraflarındaki insanları da mutlu ederler. Yapılan araştırmalar, etrafınızda bulunan mutlu bir insanın sizin mutluluğunuzu da yüzde 25-34 oranında artırdığını göstermekte.

    4 – Sosyal

    Motivasyon toplantılarını talep eden, ekibin kaynaşmasını sağlayan insanlardır. İş arkadaşı olan insanları aynı zamanda arkadaş haline getirecek sosyal kabiliyetlere sahiptirler. Ekip içindeki güven ortamının oluşmasını sağlayacak zemini bu insanlar oluştururlar.

    5 – Bilge ve eğitimli

    Bilgiye aç insanlardır. Sürekli olarak kendilerini geliştirirler ve ihtilaflı durumlarda bilgisine güvenilen insanlardır. Bu tip insanların çoğu, sayısız diploma ve kabiliyete sahiptir. Fakat bunların yanında eğitimleri bir kibre dönüşmez, bilge yanları insanlara yardımcı olmaya iter.

    6 – Sözü geçen

    Bu tip insanlar, kararsızlık anlarının çözümünde en büyük rolü oynarlar. En yanlış karar, kararsızlıktır ve bu insanlar o anların kurtarıcısı olarak ortaya çıkarlar. Genellikle halk arasındaki tabirle, “Ağır abi” sayılabilecek bu insanlara ekip içindekiler saygı duyar ve liderlik etmesine izin verirler.

    7 – Hitabet sahibi

    İş alanınız ne olursa olsun, her zaman için birkaç vitrin isme ihtiyacınız vardır. Ekibin yüzü ve dili olabilecek kabiliyetteki bu insanlar, bir şeyleri doğru biçimde ortaya koymakta ustadırlar. Söz konusu bir sunum veya anlaşma olduğunda, ekip sözleşmişçesine bu insanları sahneye çıkarırlar.

    8 – Radikal

    Ekip içindeki bu insanlar tabiri caizse daha “çılgın” fikirlerle ortaya çıkarlar. Gösterdikleri yol her zaman için en doğru yol olmasa da, zaman zaman ekibin fark yaratmasını sağlayacak fikirlerin çıktığı insanlar onlardır. Kesinlikle dengeleyici bir yönleri vardır.

    9 – İsyancı

    Patronlar genellikle, kontrol edebilecekleri insanları çalıştırmayı hedefler. Fakat bazı durumlarda bu tip insanların yaklaşımları bir takım eksikliklere yol açabilir. Ekip içindeki isyan sesini çıkarabilecek nitelikteki insanlar, her zaman daha cesur olurlar. Ve ekibin dile getirmeye yanaşmadığı fikirleri dile getirmek çoğunlukla onlara düşer. Ekip içindeki adaletin sağlanmasında da büyük önem oynarlar. Haksızlığa göz yummayan bir yapıları vardır.

    10 – Saçları ağarmış

    Bir ekibin sosyal, teknik veya psikolojik nitelikleri ve kabiliyetleri ne derece gelişmiş olursa olsun, tecrübe eksikliği tüm bu kabiliyetleri anlamsız kılacak sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu insanlar ekip içindeki ikinci bir lider durumundadırlar. Görülmeyen sorunları ve tuzakları sezerek geleceğin daha güvenilir hale gelmesini sağlarlar.

    Tüm bu insanları biraraya getirmek, saat gibi tıkır tıkır işleyen bir sistemin ortaya çıkacağı anlamına gelmez. Bir girişim ve ekip söz konusu ise elbette bir macera da cümle içinde bulunmak zorundadır. Hatta zaman zaman kaos ortamlarının çıkması da olasıdır, fakat bu yapıya sahip bir ekip, kaos anlarından çıkabilecek güce sahiptir. Elbette tüm bunların yanında, ekibiniz için uygun zemini oluşturmanız en az ekibinizin nitelikleri kadar önemlidir.

  • Zeki insanların günlük olarak uyguladığı 5 alışkanlık

    Bu günlük seçimlerde, dikkat çekici olan durum pişman olmayacağınız şeylerin yer almasıdır. Birden fazla kaynağa göre, bir yetişkinin her gün aldığı ve uyguladığı ortalama karar sayısı yaklaşık 35.000. Bu yüzden her gün aldıkları akıllı kararların başarıya ulaşacağına inandık. Kontrol edemediğiniz şeyler olsa da, istediğiniz yaşamı şekillendirmede yaptığınız seçimlerle kontrolü sağlayabilirsiniz. İlişkilerde, iş hayatınızda ve hayatta bu şekilde daha az pişman olursunuz.

    1. Kendinize acımayı bırakın

    Hayatınızla ilgili bir dönüm noktası beklediğinizde sürekli onu düşünerek, takıntı yaparak, sorgulayıp, ikinci tahmini yapmayı ve psikanalize etmeyi durdurun! Çünkü başarılı insanlarla, diğerleri arasındaki fark, kendilerine acımak için harcadıkları zamandır.

    En başarılı insanlar ve girişimciler gibi olun! Hatalarınıza dönüp bakın, onlardan ders çıkarın ve gerisini unutun.

    Yaşadığınız acı her ne olursa olsun, “geçmişe geçmiş” olarak bakın. Sürekli olarak analiz yaparak düşünmeyi bırakın. Hatanızı düzeltmek için geri dönemezsiniz ama ondan ders çıkararak iyi bir tecrübe edinmiş olursunuz.

    2. Kendinizi olumlu insanlarla çevreleyin

    Olumlu insanları, çekici kılan özelliğin ne olduğunu öğrenmek ister misiniz? Cevabı çok basit: Çevrelerindeki olumsuz insanlardan kurtulmaları. Çünkü o kişiler, istenmeyen bir hastalık gibi, olumsuzluk virüsünü yayarak çalışma ortamınızı kirletirler. Olumlu bir yaşam için, olumsuz düşünen ve hayatlarını bu şekilde yaşayan insanlardan uzak durun!

    New York Times, bu yılın başında “Olumsuz Düşünceyi Tutma Yılı” olarak adlandırılan zorlayıcı bir makaleyle, “ Tüm insanlar, iyi deneyimlerden çok kötü deneyimlere rastlama eğilimindedir. Sürekli olarak olumsuzluklar yaşandığında ve bizler olumlu yönlere odaklanamadığımızda stres ve kaygı düzeyimiz artar. Bu durumda sağlığımız için oldukça zararlıdır. Şeklinde olumsuz düşünceyi açıklamıştır.”

    Kendinize bir iyilik yapın: Bir daha ki sefere meslektaşlarınızın yanında olduğunuzda, onların diyaloglarını dinleyin. Bardağın boş mu yoksa dolu tarafını mı görüyorlar? Hayata bakış açıları nasıl? Ve siz onların fikirlerinden ne ölçüde yararlanabilirsiniz?

    Etrafınızı iyimser, tutkulu ve sizi destekleyici insanlarla çevreleyin.

    3. İnisiyatif almayı seçin.

    Çok başarılı insanlar, kararlarını hayata geçirmek için aciliyet içermesini beklemezler. Risklerini alıp amaçlarına göre aciliyet durumlarına kendileri karar verirler.

    Bununla birlikte, bir liderlik rolündeyseniz size makul bir uyarı: “sürücü” ve “girişim” gücünüzü bir arada kullanmayın. Bir karar vermeden önce kontrollü ve emin olun. Hızlı karar verip aceleci davranarak hem ekibi hem de şirketinizi zora sokmayın!

    Doğru yaklaşım, inisiyatifi alçakgönüllülükle birleştirmektir. Sonuç almak için aceleci olmak yerine temkinli adımlar atın!

    4. İyi bir dinleyici ve konuşmacı olun

    İş yerindeki ilişkileri güçlendirmenin en iyi yolu; insanların söylediklerine kulak verip dikkate almaktır. Özellikle meslektaşlarınızla ve patronunuzla, onlarla beraber bir şeyler öğrenmek için vakit harcayın. Örneğin, kişisel yaşamları, üzerinde çalıştıkları işler, ilgi ve güçlü yönleri nelerdir? Unutmayın, etkin dinleme yeteneği ise sanat ve bilgi birikimi gerektirir.

    Bunu, diğer kişinin ihtiyaçlarını düşünerek, yaparsanız, kişinin hikayesi anlam ve derinlik kazanır. Sizin için ters bir durumu mu ifade ediyor yoksa karşılıklı menfaatlerle bağlantılı mı bunu anlarsınız. İş ya da kişisel arayışlar için fırsatlar belirleyebilirsiniz.Ve bir yönetici iseniz, çalışanlarınızın diğer projelere daha fazla katkıda bulunma fırsatlarını tanıyabilirsiniz.

    5. Kendinize sevinçlerinizi yaşamak için fırsat verin

    Her zaman gerçekten pozitif ve mutlu olan insanların etrafında bulunun. Hayatın tadını çıkaran kişilerden öğreneceğiniz çok şey var. Hayatlarına renk katmak ve mutlu olmak için komik paylaşımlar içeren hikayeleri ve bu tarz kitapları okurlar.

    Bulaşıcıdır ve bir zamanlar için rahatsız edici olarak görünen bu durum, şimdi otantik olarak anılır. Yaşamın tadını sonuna kadar çıkarmayı tercih ederler. Onlardan biri olmak istiyorsanız, enerjilerine, tutkularına ve yaşam coşkularına ortak olun.

    Bu kişiler, insanları ve nedenleri sorgulamaksızın sevinci yaşarlar. Adalet, barış, eşitlik, temiz hava, çocuk hakları, hayvan hakları ve başkalarının hayatında olumlu bir fark yaratacak her şey için savaşırlar. Bakım evlerini ziyaret eder, yalnız insanlarla yemeklerini paylaşır ve sığınma evlerinde gönüllü olurlar.

    Açıkçası, eğlenceli bir kişinin hedefleri önce gelir ve bu insanlar doğal olarak motive edici bir yapıya sahiptirler. Ellerinden gelenin en iyisini elde etmek için hedefe odaklıdırlar. Fakat aynı zamanda, başkalarına yol göstermek için ilham da verirler. Kendi sorunlarıyla uğraşırlar, ancak bir başkasının başarılı olması için de destek olurlar.

    Onlar ömür boyu öğrenmeyi seçmişlerdir. Neşeli insanlar, öğrenmeyi asla bırakmazlar ve asla her şeyi bildiklerini varsaymazlar. Bu yüzden başkalarının bilgeliklerinden faydalanmak ve yeni şeyler öğrenmek isterler. İnsanlar kendileri hakkında konuşmayı severler ve neşeli insanlar da onlara izin verecek kadar akıllıdır! Bu kişiler, “sizden öğrenmek istiyorum” adlı alçak gönüllülük hareketiyle ortaya çıkarlar.

    Peki sonuç olarak sizler, hayatınızı iyileştirmek için ne gibi seçimler yaptınız?