Yazar: mehmetabaci

  • İş Hayatında Başarıya Ulaşmak İçin Dikkat Edilmesi Gereken 10 Davranış

    İş yaşamınızda en çok dikkat etmeniz gereken değerlerden biri: Profesyonellik.

    Profesyonelliğin ünvanla kazanıldığını düşünenler yanılıyor. Önemli bir pozisyonda olsanız bile, davranış biçimlerinizin dışarıda nasıl bir algı yarattığını anlamak oldukça zordur. Saygınlığınızın, farkında olmadan yapacağınız bir davranışla yerle bir olması mümkün. “Ne” söylendiğinden daha çok “nasıl” söylendiğinin ya da nasıl yapıldığının önemli olduğunu hepimizin biliyoruz. Fakat birçok insan bunu görmezden geliyor.

    İşte, iş hayatınızda profesyonelliğinize gölge düşürmemeniz için 10 davranış biçimini derledik:

    1- Küfürlü konuşmayın

    Bu listenizin en başında olmalı. İş dünyasında bile insanlar sırf sıfat olarak, konuşmalarında birçok argo kelime kullanıyor. Bunun karaktere olumsuz etkisi olmadığı düşünülse de, argo sıfatlarla kurulan cümleler karakterini basitleştirmekle beraber, onun yaratıcı olmadığını da gösteriyor.

    2- Dakik olun

    Dakik olmak ya da olamamak aslında her insanın kendi hayatına göre şekillenen bir eğilim. Sürekli aksiliklere bahane bulmak ise çok anlamsız. Kararlaştırılan zamanda belirtilen yerde olmak, karşısındakine saygı duyduğunun göstergesidir. Zamanınızı kontrol edebildiğiniz sürece iş hayatınızda başarı kaçınılmaz olacaktır.

    3- Kibirli olmayın

    Hepimiz insanız ve biyolojik olarak genelde aynı özelliklere sahibiz. İnsanların kendini kontrol ettiği belli bir bakış açısı vardır. İnsanları küçümseyerek değerlendirmek, açıkçası “küçük dağları ben yarattım” görüşü, aslında çok amatör ve zavallı bir görüntü çizmektedir. Sizi yaptığınız işlerle başkaları değil de yine siz konuşuyorsanız, üzgünüz; sınıfta kaldınız.

    4- Pollyanna olmayın

    Gerçek olmayacak kadar iyimser olarak, sorunlardan kaçma eğilimi içerisinde olmayın. Çok büyük bir felaketten çıktığınızda bile arkadaşınız sizinle benzer duyguları paylaşmıyorsa yeterince samimi değildir. Yaşadığımız problemlerin sebepleri kabul edip, çözüm üretmeye çalışmak, iş yaşamınızda daha fazla kabul görecektir.

    5- Sorumsuz olmayın

    Sorumluluk, insanın ne yapacağını belirlediği gibi, yaptığının iyi ve kötü sonuçlarına katlanmasını da zorunlu kılar. Bu anlayış ve yaklaşım, özellikle iş yaşamında edinmeniz gereken en önemli özelliklerden biridir. Aksi takdirde dışlanan biri olarak kendinizi bulursunuz.

    6- Düzensiz olmayın

    Eğer günde yüzlerce mail alıyorsanız, bunları mutlaka kategorilere bölün. Birçok müşteri hızlıca cevap bekler ve harekete geçmek ister. İşinizi öncelik ve önem sırasına göre planlamayı atlamayın. Bunu organize edemediğiniz takdirde, işleriniz karmakarışık bir hal alacaktır. Sonucu tahmin etmek hiç de zor değil.

    7- Anlaşılır olun

    Bir durum hakkında fikrinizi beyan ederken anlaşılır olun. Basit cümleler kullanın. Ağdalı bir dil tercih etmek dinleyen için güzel bir etki yaratmayacaktır. Yazı dilinde ise dilin gerektirdiği kurallara bağlı kalarak sadeliği tercih edin.

    8- Gizliliğe önem verin

    Sır tutabiliyor musunuz? Özel hayatınızda olduğu gibi iş yaşamınızda da gizlilik içeren yazışmalar, toplantılar olacaktır. Müşteriniz sizden önemli bir bilgi saklamanızı istiyorsa, saklayın. Dürüst ve güvenilir olmak kariyeriniz boyunca en çok aranan özellikleriniz olacaktır.

    9- Çok şey vaat etmeyin

    Projenizi ya da bir fikrinizi satarken, yapabileceğinizden daha fazlasını söylemeyin. Önemli olan “bir şekilde” müşteri kazanmak değildir. Yapabileceğinizi söylediğiniz şeyleri gerçekleştiremiyorsanız, uzun vadede siz ve şirketiniz hüsrana uğrayabilir.

    10- Yalan söylemeyin

    Aslında evinizi su basmamıştı ya da dişçi randevunuz yoktu.

    Sorun çözmek için ya da hak aramak için başvurduğunuz yalanlar, bir zaman sonra alışkanlığa dönüşür. Kısa vadede işe yaradığını düşünebilirsiniz. Fakat zamanla, iş itibarınıza zarar verdiğiniz gibi insanların size olan güveni de zayıflar. Kısacası konunun özü, “karşı tarafı etkile, rol yap, fikrini kabul ettir, ürününü sat” olmamalıdır.

    Şimdi kendinizi objektif olarak değerlendirdiğinizde, sizce ne kadar profesyonelsiniz?

  • Girişim Başarısını Artırmanın Anahtarı: Mentorluk ve Mentor İlişkileri

    Avrupadaki şirketlerin yüzde 90’ını KOBİ’ler oluşturuyor. KOBİ’lerin bir mentorla birlikte kararlar alması, şirketlerin büyümelerine ciddi katkılar sağlayabilir. Bir girişimci veya küçük işletme sahibi olarak, bütün rekabeti ya da şirketinizle ilgili komplikasyonları hesap edemeyebilirsiniz. Bu da sizin başarılı olabilecekken, önünüzde bir engel teşkil edebilir. Aslında başarı için gereken her şeye sahibizdir ve Türkçeye de ‘yönder’ olarak geçen bir mentorun bizi yönlendirmesi gerekiyordur.

    Wasp Barcode’un yaptığı araştırmada küçük işletmelerin yüzde 30’u 24 aydan fazla yaşayamıyor. Bu da işin acı gerçeği. Ancak bir mentorla çalışmak, küçük işletmelerin ayakta kalması için bulunmaz bir nimet olabilir. Peki bir mentorla çalışmanız gerekiyor mesajındaki ısrarımız neden? Gelin verilerle konuşalım, çünkü bir girişimci bir bakıma hayalperesttir ancak hayallerini gerçekleştirirken her zaman verileri aklının bir köşesinde tutar.

    Rakamlar bu fikri destekliyor.

    Mentorlarla çalışan şirketlerin, mentorsuz şirketlere karşı başarı oranı yüzde 70. Çok çarpıcı değil mi? Ayrıca mentorla çalışan bir küçük işletmenin ortalama 5 yıldan daha fazla yaşadığı görülüyor. Bu da diğerlerine göre 2 kattan daha fazlası anlamına geliyor. İş hayatında başarma şansınızı ‘iki katına çıkarabilen’ çok az şey vardır. Bunu göz önünde bulundurmakta fayda var.

    Bir mentor iş modelinizdeki zayıflıkları bulmanızda yardımcı olur.

    Bir girişimci olarak iş planınıza ya da vizyonunuza kolay kolay laf edemezsiniz. Onu mükemmel bulabilirsiniz. Ancak bir mentor, tecrübeleri ile iş modelinizdeki zayıflıkları tespit edip bunların çözümü için size tavsiyeler verebilir.

    Networkünüzü genişletme şansı yakalayabilirsiniz.

    Bir mentor bütün soruların cevabına sahip olmayabilir ancak cevap veremediği soruların yanıtını bilen insanlarla sizi tanıştırabilir. Mentorun arkadaşları da mentordur.

    Mentor çalışanınız ya da şirket ortağınız değildir.

    Pek çok girişimcinin düştüğü hatalardan biri bu. Mentorun fiilen iş yapmasını beklemek. Mentor size kapılar açar, ancak bu kapıdan sizi itemez ya da elinizden tutup birlikte içeri giremezsiniz. Açılmış kapıdan bir zahmet siz gireceksiniz.

    Akıllı KOBİ sahipleri mentorlarla çalışmanın önemini bilir. Şirketinizle ilgili kritik kararlar alırken, pazarınızla ilgili araştırmalar yaparken ya da açılması gereken bir kapı hakkında kara kara düşünürken her şey yoluna girebilir. Tecrübelerden faydalanmak asla zarar vermez.

  • Dünyanın en zengin insanları için imkansız 7 davranış

    Alışkanlıklarımız ne olduğumuzu göstermeye eğilimlidir. Eğer bu alışkanlılar kötü alışkanlıklar ise ve dikkatsizce haraket edersek bir trafik kazasında ölmemiz kimse için sürpriz olmayacaktır. Aynısı ekonomik anlayışımız içinde geçerlidir. Finansın kontrolünü sağlamadan har vurup harman savurmak elimizde sadece parasızlık ve çöküş bırakır.

    Genel olarak zengin insanlar parayı gece yarısı bi anda bulmadılar ve paranın içinde iken de sendelemediler. Onlara bir hediye gibi de gelmedi. Bu başarı onların sahip oldukları iyi alışkanlıklarını bir felsefeye dönüştürmeleri sonucu elde ettikleri sonuç gibi düşünülebilir.

    Sıralayacağım 7 şey, zengin insanlarda asla görmeyeceğiniz şeylerdir. İstisnalar kaideyi bozmaz demeyi unutmayalım.

    1- Loto oynamak

    Lotodan para kazanma olasılığı kendi paranızla ve olanaklarınızla zengin olma olasılığından daha düşüktür. Dünyanın en zengin insanları böyle şeylerle zaman harcamak yerine kendi yöntemleri ile yollarına devam ederler. Ayrıca çok küçük bir ihtimal olsa bile lotodan kazanılan para ile genelde loto sahipleri ne yapacaklarını bilmez ve bataklığa sürüklenirler. Yol, yöntem ve planlama ile gidilen yolda daha sağlam adımlar atılır. İşinizi şansa değil mantığa bırakın.

    2- Daha iyi sonuçlar ummak

    Umut sahibi olmakta herhangi bir sıkıntı yoktur. Umut, insanları amaçlarına taşıma konusunda çok yardımcı olur normalde. Ama dünyanın en zengin insanları için ümit o kadar da yeterli değildir. Umut, problemleri çözmediği gibi çözüm önerileri de sunmaz. Fırsatlar doğurmaz. Anlayacağınız, hiç bir şeyi değiştirmez. Onlar genelde kötü bir durum ile karşılaştıklarında bir şeylerin değişmesi için umut etmekten çok çözüme odaklı hareketlerde bulunurlar.

    3- Amaçları terketmek

    Amaçlar, başarı için olmazsa olmazlardandırlar. Odaklanmanızı ve önceliklerinizi daima korumanızı sağlarlar. Sizleri her zaman daha iyi olmaya ve daha büyük olmaya doğru hareket ettirirler. Tahminlere göre dünyanın en zengin insanlarının %80’i amaçlarını takip edip, onları gerçekleştirenlerden oluşuyor. İşin sıkıntılı kısmı ise ne olursa olsun amaçlarından vazgeçmeyen, onları dönüştürmeyen insanların onları saplantı haline getirip başarısız olmasıdır. Amaçlarınızın olması gayet güzeldir yukarda belirttiğim gibi. Ama sizin dışınızda olan koşullardan dolayı amacınızı gerçekleştirmeniz pek mümkün görünmüyorsa onu dönüştürmeli, gerekirse değiştirmelisiniz. Kaybetmektense, dönüştürüp süreci devam ettirmelisiniz.

    4- Kişisel gelişimden vazgeçmek

    Kişisel gelişim varlıklı bir hayatı elde etmek ve sürekli kılmak için vazgeçilmezlerdendir. İnsanlar değerleri oranında para kazanırlar. Değerden kastım; eğitim seviyeleri, yetenekleri, deneyimleri ve çalıştıkları alanla ilgili alakalı olmalarından bahsediyorum.

    Richard Branson bir sözünde şöyle der: Ben hayatı her gün yeni bir şey öğrendiğim uzun soluklu bir üniversite gibi görüyorum.

    5- Gelirinden çok gidere sahip olmak

    İnsanların çoğu gelirlerine dikkat etmeden yaşar ve borç batağına sürüklenirler. Ayda 2500 TL kazanıp 1500 TL kiraya, 950 TL’de düzenli giderlere verdiğinizi düşünsenize. Geriye size sadece 50 TL kalır. Bu 50 TL ile acil bir sorunla karşılaştığınızda hiç bir şey yapamazsınız.

    Dünyanın en zengin insanları ve sürekli de öyle olacak olan insanlar daima gelirlerinin alında giderlere sahip olurlar. Ayda 2500 TL kazanıyorsa mutlaka acil bir durum için köşeye 700-800 TL atarlar.

    6- Aza kanaat etmek

    Zengin insanlar, genelde her şeye kafalarında karar vermiş kişilerdir. Bir gün mutlaka zengin olacaklarını düşünüp ona göre hareket ederler. Kendilerini her zaman daha iyiyi hakettiklerine ikna ederler. Gerekli görmedikleri taktirde asla hakettiklerinden azına çalışmazlar. Pazarlık ederler, maaşı yükseltmeye çalışırlar. Daha iyi fırsatları kollarlar. Bir şeyleri kabul edip öylece devam etmezler. Her zaman mevcut senaryoda en iyisini hedeflerler.

    7- Parayı bir köşede tutup, değerlendirmemek

    Parasını bankada öylece tutan dünyanın zenginlerinden birini araştırmayın çünkü bulamayacaksınız. Paranızın sizin için bir yatırım aracı olarak bir yerlerde çalışmasını sağlamalısınız. Böylece size düzenli bir gelirin gelmesini sağlamış ve daha güçlü olmuş olacaksınız. Aksi taktirde enflasyon sizin paranızın değerini düşürecek ve kaybeden siz olacaksınız.

    Bu kötü alışkanlıkları hayatınızdan, günlük alışkanlıklarınızdan çıkarın. Kendinizi daha iyi bir finansal durumun içinde bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Bu yapacaklarınız sizi bir gece yarısı zengin biri yapmayabilir ama size daha parlak bir gelecek sunacağından emin olabilirsiniz.

  • McDonald’s’tan Öğrenebileceğiniz 7 Başarılı İş Stratejisi

    1955 yılında Ray Kroc, Richard ve Maurice McDonals franchise sistemi ile burger firmasının dev şirkete dönüşüp 119 ülkede toplamda 35.000 mağazaya ulaşması beklenilmiyordu. Aslında McDonald’s bu başarısıyla yeni bir iş modeli doğurmuş oldu.

    İşte McDonald’s firmasının bu denli başarılı olmasını sağlayarak global bir şirkete dönüşmesini sağlayan ve diğer şirketlere rehber olabilecek iş modelini oluşturan 7 şey:

    Standartları oluşturun

    Dünyanın hangi ülkesinde olursanız olun herhangi bir McDonald’s mağazasına girdiğinizde aynı bina tasarımın yemek menülerine kadar her şeyin aynı olduğunu görürsünüz. 1961 yılında Ray Kroc Hamburger Üniversiteleri adını verdiği eğitim yerlerinde restoran işletim yöntemlerini, servisi, kaliteyi ve temizliği öğreterek bunları tüm mağazalarda çalışacak personelleri için bir standart haline getirdi. Günümüzde bu programa Ray Kroc vizyonu deniliyor.

    Bu program sadece tutarlılık için zorunlu değil aynı zamanda üretkenliği de arttırıyor.

    Marka mevcudiyetini oluşturun

    McDonald’s markasını oluşturmada harika bir iş gerçekleştirdi. Ancak bunun arkasında uzun yıllar herkesin zihnine kazınmış “İşte bunu seviyorum” gibi efsanevi sloganlar yatmaktadır. Yaptığı işler sayesinde, dışarıda çok daha iyi yerler olduğunu bilmemize rağmen başarılı reklam sloganları ile McDonald’s ile aramızda kırılmaz bir bağ oluşturdu. Sadece reklamlar değil dünyanın neresine giderseniz gidin aynı lezzeti bulabileceğiniz bir mağazalar zinciri oluşturmaları ve bu işlerin tümünü harika bir şekilde yürütmeleri bizi bu markaya daha çok bağlamıştır. Örneğin, dünyanın neresinde ki McDonald’s mağazasına giderseniz gidin her yerde aynı lezzette patates kızartması yiyebilirsiniz. Bu durumda daha sadık müşteriler oluşturmanızı sağlar.

    Siz de güçlü marka oluşturuyorsanız müşterilerinizle aranızdaki bağı daha da güçlendirmelisiniz.

    Risk alın

    McDonald’s uygulamaları her ne kadar tutarlı olsa da risk almaktan ve menüleri değiştirmekten korkmadılar. Orijinal menüde sadece hamburger, cheese burger, patates kızartması ve içecek vardı. Geçen yıllar içinde menülerine kahvaltı menüleri, çocuk menüleri (Happy Meal), McNuggets ve Mc ile başlayan daha birçok menü eklendi.

    Mc Lobster ve Mc Pizza gibi menülerde başarısızlığı olsalar da diğer birçok menüde birçok başarı elde etmeyi başardılar ve yeniliklerle risk almadan asla korkmadılar. Ve aldıkları risklerle günümüzde ulusal bir marka olmayı başardılar.

    Müşterinin değişen zevklerine uyum sağlayın

    McDonald’s firmasının risk almaya istekli olmasının sebebi şirketin hayati ihtiyaçlarını ve müşterinin isteklerini anlamasıdır. Müşterinin sağlına yönelik menülere ek olarak yerel lezzetleri de menülerine taşımayı başarı ile sağlıyor.

    1975 yılında Amerika’nın Arizona eyaletinde bir askeri üsse yakın McDonald’s şubesinde ilk defa uygulanan drive-thru uygulaması ile müşteriler araçlarından çıkmadan sipariş verip, teslim alma ve ücretlerini ödeyebilmeye başladı. Bu uygulama daha sonra birçok şubeye başarı ile uygulandı ve en çok sevilen servislerden biri olmayı başardı.

    Mükemmel çapraz satış sanatı

    Bir ürünü almaya karar veren müşterilerini diğer ürünlere yönlendirmek için çapraz sanatı geliştiren McDonald’s bu şekilde insanlara “Yanında patates kızartması ister misiniz?” sorusuyla başlayıp hamburgerin yanında patates kızartması satmaya başladı. Bu tüm zamanların tartışılmaz en ünlü çapraz satışı olmuştur.

    Bu satış stratejisi satışları arttırmak için mükemmel bir yol oldu ancak bunu yaparken müşterinizi sıkmamaya çalışın. Öncelikle sipariş için bekleyin, satış hakkında bilgi verin ve finalde müşterinin siparişine neler ekleyebileceklerini belirtin. Bir diğer çapraz satış stratejilerinden biri amazonun uyguladığı bir ürünü aldığınız da bu ürünü alanlar daha önce bu ürünü de aldılar şeklinde müşteriye sunduğu yöntemdir.

    İnsanlarla çalışmayı öğrenin

    McDonald’s çalışanları sadece kamuya çalışmasını değil personelle de çalışmayı biliyor.

    McDonald’s çalışanları sadece gelen müşterilerine nasıl davranacaklarını değil çalışanların birbirlerine de nasıl davranacaklarını öğretmeye çalışıyor. Bu görevi de çoğunlukta ekip liderlerine yüklüyor. Ekip liderleri çalışanların mutluluğu için oluşan sıkıntılara karşı çözüm üretmekle görevlidir.

    Hayırseverlik önemini kavrayın

    McDonald’s hayırseverlik adına birçok uygulama içerisinde dolaylı veya direk alarak rol almıştır. McDonald’s birçok diğer hayırsever gibi toplumdan kazandığının bir kısmını yine toplumu daha iyi hale getirmek için kullanması gerektiğini çok iyi biliyor.

    Müşteriler ile aynı değerleri paylaşmak, işletmelerin sadık savunucularını oluşturmayı ve gelirleri arttırmayı sağlayabilir.

  • İnsanların Sizi Dinlememesinin 10 Sebebi: Neden Konuşmalarınız İlgilerini Çekmiyor?

    Herkes sesini birilerine duyurmak ister. Bazen bir şeylere dikkat çekmek amacıyla konuşur insan bazen de var olan gürültüde sesini duyurmak ister. İnsanlarla diyaloğa girip dinlenilmediğini hissetmek kadar kötüsü yoktur.

    Toplantılarda ve ortamlarda konuştuğunuzda kimsenin sizi dinlemediğini ve bu sorunu hep yaşadığınızı düşünüyorsanız sorun sizsiniz demektir. Her ortamda çok iyi dinleyici olan bir kaç kişi vardır ama siz onların ilgisini çekecek bir konuda ya konuşmuyorsunuz ya da onların sizi dinlememesi için bir sebep vermişsinizdir onlara.

    Aşağıda muhtemelen yaptığınız ve kullanmamanız gereken birkaç iletişim hatasından söz edeceğim. Bu hataları yapmamaya bugünden başlayabilirsiniz.

    Mızmızlanıyorsunuz

    İnsanların gerçekten mızmızlanma kapasitesine kadar düşmesine anlam veremiyorum. Bir toplumda mızmızlanıyorsanız ya ortamda bulunmaktan memnun değilsinizdir ya da çevrenizdeki kişilerden memnun değilsinizdir. Bunu fark eden insanlar neden sizi dinlesinler ki?

    Bu memnuniyetsizliğinizi daha mantıklı bir şekilde dile getirmelisiniz.

    Sadece kendiniz ile ilgili düşünüyor veya konuşuyorsunuz

    İletişim birkaç kişi arasında gerçekleşen bir etkileşimdir. Siz bunu yapmak yerine bencilce sadece kendinizden bahsedip başkalarını dinlemiyorsanız sorun yaşarsınız.

    Susmuyorsunuz

    Sürekli konuşan ve kendini tekrar eden birine ne kadar katlanabilirisiniz? İnsanlar sadece sıkılmakla kalmaz aynı zamanda etkileşim bile kuramazlar. Bir müddet sonra sizi duymazdan gelmeye başlarlar. Monoton, kendini tekrarlayan konuşmaları bırakın.

    Söz kesiyorsunuz, lafa karışıyorsunuz

    Birileri konuşurken sözlerini kesmek sadece dikkatlerini dağıtmayacak ayrıca size karşı tepki duymalarına da sebep olacaktır. Sonrasında siz konuşmaya başladığınızda ise, sizi dinlemekten çok sizin ne kadar anlayışsız bir insan olduğunuz ile ilgili düşüncelere dalacaktır.

    Daha hızlı düşünüyor olabilirsiniz ama başkalarının ne söyleyebileceğini bilemezsiniz. İnsanların konuşmalarını tamamlamalarına izin verin ve notlarınızı tutun.

    Söze “yanılıyorsunuz” diye başlıyorsunuz

    İnsanları dinledikten sonra söze hiç bir zaman “yanılıyorsunuz, kesinlikle katılmıyorum” gibi sözcüklerle başlamamlısınız. İnsanların fikirlerini küçümseyici tavırlar sergilemek size sadece daha fazla düşman kazandırır ve size olan saygıyı yok eder. O saatten sonra karşı tarafın beyni sizin yanlışlarınıza ve bencilliğinize yönelecektir. İnsanların fikirleri üzerinde düşünün ve hakaret olmadığı sürece saygı duyun. Böylece sözünüzün fazileti kaybolmaz.

    Yalancı çobanı oynuyorsunuz

    Daima şaka yapan, yalan söyleyen biri olduğunuz zaman kimse size inanmaz. Söyledikleriniz bir müddet sonra insanlara itici gelmeye başlar ve sizden uzaklaşırlar. Daha kötüsü ise, bir gün gerçekten önemli bir şey olduğunda, karşınızda inanacak kimseyi bulamayacaksınız.

    Önemsiz şeyler söylüyorsunuz

    Bazı insanlar saatlerce konuşur ama konuşmaların içeriğine baktığınız zaman bir sürü önemsiz şeyler görürsünüz. İnsanların kendinizden bahsettiğiniz önemsiz şeyleri duymak isteyeceklerini sanmıyorum. Ayrıca bu kadar boş vakitleri oacağı konusunda da pek emin değilim. Söyleyeceğiniz şeyin ne kadar önemli olduğunu ölçün sonra konuşmaya başlayın.

    Ghandi’nin söylediği gibi: “Sessizliğin anlamsızlığını yok ediyorsa konuş, yoksa söyleme gitsin.”

    Konunun dışına çıkıyorsunuz

    İnsanlar ile diyalog kurduğunuz zaman diyaloğu geliştirmek için konuşmalısınız. Konu ile alakasız veya ortaya konulan önerilerin altında önerilerde bulunarak kendinizi önemsizleştiriyorsunuz. Daima daha iyi önerilerde bulunmaya çalışmalı ve sorunu gidermeye yönelik çabalar sarfetmelisiniz.

    Daima kötümser, negatifsiniz

    İnsanların çoğu daima olumsuz görüş belirtilmesini motivasyonu düşürücü ve acı verici bulur. Daima iyimser omak zorunda değilsiniz ama söyleyecek olumlu bir sözünüz yoksa ortaya koyacağınız olumsuz bir görüş problemi daha iyi bir noktaya taşımayacaktır.

    Kimseyi dinlemiyorsunuz

    Aktif bir dinleyici konuştuğu zaman saygıdan bile olsa herkes onu dinlemek zorunda hisseder. İnsanlar konuştuğu zaman ilk göreviniz onları dinlemek olmalıdır. Konuştuğunuz zaman ne kadar çok aktif dinleyiciye sahip olduğunuzu göreceksiniz.

  • İlk İzlenimde İnsanların Siz Hakkında Karar Verebildiği 8 Şey

    İnsanların sizinle bir toplantıda veya başka bir yerde karşılaşır karşılaşmaz sizinle ilgili karar verebildikleri, sizi tanımlayan net özellikleri bilmeleri şaşırtıcı olsa gerek. Psikologlar  bu duruma “ince dilimle” adını vermektedir. Statünüzden tutunda zeka seviyenize kadar olan bu şeyleri sıralayalım.

    Güvenilir olup olmadığınıza

    İnsanlar sizin güvenilir biri olup olmadığınıza saniyeler içinde karar verir genellikle.

    Konumunuzun ne olduğuna

    İnsanlar giydiğiniz elbiselerden bile yola çıkarak sizin maddi durumunuzun ve konumuzun ne olduğuna saniyeler içinde karar verebiliyor.

    Cinsel eğiliminizi

    İnsanlar dakikanın 3’te birinde sizin yüzünüze bakıp cinsel eğiliminiz konusunda karar verebilmektedir.

    Zeki olup olmadığınıza

    İnsanlar yüzünüze baktığında sizin ne kadar zeki olabildiğinizi kestirebilmektedir. Özellikle kalın camlı gözlükler ve ifade şekliniz yardımcı olmaktadır.

    Başarılı olup olmadığınızı

    İnsanlar özel hazırlanmış veya dikilmiş kıyafet giyen kişileri bulduğunu üstüne giyen kişilere göre daha başarılı bulmaktadırlar. Bunu anlamak da dakikalar almasa gerek.

    Baskın olup olmadığınızı

    İnsanlar saçlarını kazıtmış olan erkekleri diğerlerine göre daha baskın, egemen bulur.

    Seçici olup olmadığınızı

    İnsanlar gözle görülen yerlerde olan dövmeli kadınları daha az çekici, ağır içici ve sıradan bulmaktadır.

    Maceracı olup olmadığınızı

    İnsanlar,  sizi yürüme şeklinizden bile okuyabiliyor. Gevşek yürüme şekli dışadönük ve maceraperestlikle ilişkilidir oysa hızlı yürüyenler daha çok nörotik (sinirsel) olmakla ilgilidir.

  • İş Yerinde Kullanmamanız Gereken 25 Kalıp

    Edebi sözcükler çalışma alanlarında insanların bir konuyu konuşurken cümle aralarına sıkıştırdığı terimlerdir. konuya özet getiren bir işlevin yanında konuşmaya da entelektüel bir hava katmaktadır. 

    Bu tür sözcüklerin sizi daha akıllı ve havalı gösterdiği  düşüncesini anlayabiliyorum. İş yaşamında bu tür terimleri sonuçlarına katlanmadan kullanabileceğinizi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

    Bu sözcükleri kullandıktan sonra karşı taraftaki insanların reaksiyonuna göz attığınızda bu sözcüklerin pek de sizin lehinize olmadığını göreceksiniz. 1 milyonu aşkın kişi arasından yapılan sosyal zeka testine göre insanların büyük çoğunluğu  sosyal farkındalığı en büyük ihtiyaç olarak belirtmiş. Hepimiz genel olarak önce ne söyleyeceğimize odaklanırız ve sonrasında söylediklerimizin diğerlerine nasıl bir etkide bulunacağına dikkat ederiz.

    Aşağıda yer alan listede bulunan deyimlerin ne kadarını kullandığınıza bir göz gezdirin. Unutmayın, bu listede olan sözleri kullanmamanız sizin iyiliğinize olacaktır. 🙂

    1. “Benim zamanım yok.”

    2. “Bu benim işim değil.”

    3. “Ben bunu yapamam.”

    4. “Bir sonraki proje için plan yapmamız gerekir.”

    5. “Bu her zaman böyle yapılmıştır.”

    6. “Ben bunu daha önce denemedim.”

    7. “Bu benim sorunum değil.”

    8. “Ben sadece talimatları izliyorum.”

    9. “Bu mümkün değil.”

    10. “Bunu zaten denedim.”

    11. “Bu imkansız.”

    12. “Bu benim sorumluluğum değil.”

    13. “Bunu neden yapmamız gerekiyor?”

    14. “Bu çok zor.”

    15. “Bu bana karışmaz.”

    16. “Benim yapabileceğim bir şey yok.”

    17. “Bu işin bana ne faydası var?”

    18. “Ben sadece yapılması gerekeni yapıyorum.”

    19. “Bunu ben yapamam, bir başkası yapmalı.”

    20. “Bu çok fazla zaman alır.”

    21. “Bu çok zorlu bir iş.”

    22. “Bu benim işim değil, başkası yapmalı.”

    23. “Bu çok riskli.”

    24. “Biraz daha zamanımız olsa daha iyi olur.”

    25. “Bunun için yeterince tecrübem yok.”

    Sizin en çok kullandığınız deyimler, sözcükler veya komik bulduğunuz  terimler varsa lütfen bizimle yorum kısmında paylaşınız.

  • Starbucks, birçok mağazasından Cappuccino içeceğini kaldırdı

    Son günlerde sosyal medyada Starbucks’ın Cappuccino içeceğini ABD’de bazı mağazalardan kaldırdığına dair içerikler paylaşılıyordu.

    Bu cappuccino’nun menüden çıkartıldığına New York, San Francisco, Seattle katılıyor olsa da Londra’dan kullanıcılar pek katılmıyor. Aslında durum çok da karışık sayılmaz.

    Birçok mağazada cappuccino artık baristaların arkasında bulunan duvarda yer almıyor ve muhtemelen yavaşça tamamen kaldırılacak. CEO Howard Schultz tarafından 1986’da menüye dahil edilen Cappuccino aslında oldukça basit bir espresso içeceği. (Espresso, süt ve süt köpüğünden oluşuyor) Ama gelin görün ki oldukça farklı olduğu halde iyi yapılmayınca latte ile arasında hiç bir fark kalmıyor ve bu da Starbucks için oldukça kötü bir imaj.

    Bir çok çalışan Cappuccino yapma konusunda problemler yaşayınca Starbucks adına leke sürdürmemek için “flat white” adında bir içecek üretiyor ve bunu menüye dahil ediyor. Bu içeceği kullanıcılar Cappuccino’dan pek fazla ayırt edemeyince de yavaşça bu sorunu kökten kaldırmak için menüden siliyorlar. Tabi müşteriler talep ettiği zaman hala servis ediliyor ama muhtemelen önümüzdeki dönemlerde tamamen kaldırılacak.

  • İş Planı Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Anahtar Noktalar

    İş planı hazırlamak, yeni bir iş kurarken veya mevcut bir işi büyütmek istediğinizde oldukça önemlidir. İyi bir iş planı, işinizin başarılı olması için gereken adımları, kaynakları ve hedefleri belirlemenize yardımcı olacaktır.

    İş planı hazırlarken dikkat edilmesi gereken anahtar noktalar şunlardır:

    • Tuval İş Modeli: İş modelinizi anlamak ve tanımlamak için kullanabileceğiniz bir araçtır. Bu model, işinizi hangi faaliyetlerin oluşturduğu, hangi kaynakları kullandığınız, hangi müşteri segmentlerine hizmet ettiğiniz, hangi değer önerileri sunduğunuz ve hangi gelir akışlarınızın olduğu gibi birçok farklı unsuru içerir.

     

    • Madde Madde Çalışın, İşinizi Kolaylaştırın: İşinizi yönetirken, görevlerinizi liste halinde düzenleyerek daha verimli olabilirsiniz. Bu yaklaşım, işinizi daha organize ve planlı hale getirir ve gereksiz detaylarla zaman kaybı yaşamadan işinizi tamamlamanıza yardımcı olur.

     

    • Önemli Noktalarda Yoğunlaşın: İşinizi yönetirken, zamanınızı önemli ve acil işlere odaklanarak en iyi şekilde kullanabilirsiniz. Bu yaklaşım, işinizi önceliklendirmenize ve gereksiz detaylardan kaçınmanıza yardımcı olur.

     

    • Nakit Akışı Tahminleri Üzerinde Aşırıya Kaçmayın: İş planlaması yaparken nakit akışı tahminlerine dikkat etmek önemlidir, ancak bu tahminlerde aşırıya kaçmamak da önemlidir. Gerçekçi bir nakit akışı tahmini yapmak, işinizin finansal başarısını etkileyebilir.

     

    • Bir Yazar Bulun: İşinizi tanıtmak için bir yazar bulmak, reklam, basın bültenleri veya diğer tanıtım materyalleri hazırlamak için faydalı olabilir. Bir yazar, işinizi potansiyel müşterilere tanıtmak ve hedef kitlenizi genişletmek için profesyonel bir yaklaşım sunabilir.

     

    • Hedeflerinizi Belirleyin ve Ölçülebilir Hale Getirin: İşinizi yönetirken, hedeflerinizi belirleyerek ve ölçülebilir hale getirerek işinizi daha verimli bir şekilde yönetebilirsiniz. Hedeflerinizi ölçülebilir hale getirerek, ilerlemeyi takip etmenizi ve iş planınızı güncellemenizi kolaylaştırır.

     

    • Pazar Araştırması Yapın ve Rakiplerinizi İnceleyin: İşinizi yönetirken, pazar araştırması yaparak ve rakiplerinizi inceleyerek, işinizin potansiyel pazarını, rakiplerinizin stratejilerini ve güçlü ve zayıf yönlerinizi daha iyi anlayabilirsiniz. Bu bilgiler, iş planınızı güncel tutmanıza ve iş stratejinizi ayarlamanıza yardımcı olur.

     

    • Güçlü ve Zayıf Yönlerinizi Belirleyin: İşinizi yönetirken, güçlü ve zayıf yönlerinizi belirlemek, iş planınızı ve stratejinizi şekillendirmenize yardımcı olur. Güçlü yönlerinizi kullanarak işinizi geliştirirken, zayıf yönlerinizi düzeltmek için adımlar atabilirsiniz.

     

    • Riskleri Tanımlayın ve Önlemler Alın: İşinizi yönetirken, riskleri tanımlamak ve önlemek için adımlar atmak önemlidir. İşinizi etkileyebilecek riskleri tanımlayarak, önlem almak ve riskleri minimize etmek için planlar yapabilirsiniz.

     

    • İş Planınızı Sürekli Güncel Tutun ve İyileştirmeye Açık Tutun: İş planınızı sürekli güncel tutmak ve iyileştirmeye açık tutmak, işinizi daha verimli bir şekilde yönetmenize yardımcı olur. İş planınızı düzenli olarak gözden geçirerek, hedeflerinizi yeniden değerlendirerek, rakiplerinizi izleyerek ve iş stratejinizi geliştirerek, işinizi daha başarılı hale getirebilirsiniz.

    İş planı hazırlarken dikkat edilmesi gereken anahtar noktaların doğru bir şekilde uygulanması, işinizin başarılı olması için önemli bir faktördür. İyi bir iş planı, işinizin büyümesi için gerekli adımları ve kaynakları net bir şekilde ortaya koyacaktır. Hedeflerin belirlenmesi ve takip edilmesi, iş planınızın başarılı olması için hayati bir öneme sahiptir. İş planınızı düzenli olarak gözden geçirerek ve güncelleyerek, işinizin her zaman doğru yönde ilerlediğinden emin olabilirsiniz.

  • Kariyer Hedeflerinizi Gerçekleştirmek İçin İpuçları ve Öneriler

    Hayatınızdaki tüm esnekliği siz sağlıyorsunuz. Kendi yolunuzu belirliyor, hangi yolda olmanıza karar veriyorsunuz ve sizin için neyin en iyisi olduğuna sadece siz karar veriyorsunuz. (Yani umarım öyledir.)

    Söz konusu kariyeriniz olunca bir an önce uygulamanızı önerdiğimiz bazı tavsiyeler var. Çünkü bazen kariyeriniz için iyi tercihler yaptığınızı sanabilirsiniz ama öyle değildir. Profesyonel bir kariyer için amacınız sadece o günü kurtarmak olmamalı.

    Aşağıda belirttiğim önerileri uyguladığınız takdirde kariyeriniz için önemli etkileri olduğunu göreceksiniz.

    Kariyeriniz de bulunduğunuz yeri gözden geçirin

    Günün birinde biri size yaptığınız işi sorduğunda verdiğiniz cevapla kendinizden gurur duyacağınız bir işiniz olmalı. Aksi takdirde cevap verirken bile zorlanacaksınız. Şu anda ne pozisyonda olduğunuzu ve nerede olmak istediğinizi iyi belirlemeniz gerekiyor.

    Güçlü yönünüzü keşfedin

    Başarıyı ortaya çıkarmak için güçlü yönünü ortaya çıkarmanız gerekiyor. Bu güç kimilerine göre merak, inat veya coşku olabiliyor. Sizde kendinizde bunu keşfedip işinizde kullanmalısınız.

    Zayıf yönünüzü bulun

    Bilmeniz gereken önemli noktalardan biride mükemmel olmadığınızın farkında olmanızdır. Bu kendiniz kötü hissetmenize sebep olmasın. Zayıflığınızı bilmeniz, bunu bir şekilde gizleyebilmeyi de bulmanız gerekiyor böylelikle işlerinizi de yapmanızda engel olmaz.

    Temsil etmeyi öğrenin

    Kariyerinizde sizi üst kademeye taşıyacak şeylerden biride yapmanız gereken ve yapmamanız gereken işler arasında ki farkı anlamanızdır. Ve daha da önemlisi, çalışanlarınızı, ortaklarınızı, stajyerlerinizi, çocuk bakıcınızın etkin bir şekilde temsil edebilmelisiniz.

    Kariyerinizi riske etmeyin

    İş hatanız boyunca birçok seçenekle karşılaşacaksınız ve sakın yapmak istemediğiniz şeyler üzerinde enerjinizi harcamayın.  Kariyerinizde ne istediğinizle ilgili kendinize karşı dürüst olun ve kariyerinizle ilgili ciddi karar aşamasında olduğunuzda yapıp yapmayacaklarınızla ilgili bir listeniz olsun ve bu listenin dışına çıkmayın.

    Gurur duyacağınız işler yapın

    Her zaman yapmak isteyip yapamadığınız gurur duyacağınız işler varsa yapmaktan çekinmeyin. Yaptıklarınızla kalbinizin derinliklerinde hissedeceğiniz şekilde gururlandırın kendinizi.

    Sınırlarınızı bilin

    Belki de 30 kişilik toplantıları yönetebilirsiniz ama yüz farklı konferans için sürekli seyahat etmeniz gerektiğinde ne olacak. Bu belki de sizin sınırlarınızı aşacaktır. Aslında sınırlarınız öğrenmek için denemelisiniz. Böylelikle bu konuda gerçekte kendinizi ne kadar tanıdığınızı öğrenmiş olursunuz.

    Olumsuz eleştirilere karşı soğukluğunuzu koruyun

    Eleştirileri kişiselleştirmemeniz çok önemli. Görüşmelerinizin her zaman profesyonelce geçmeyeceğini bilmeniz önemli. Eğer sizi derinden etkileyecek sözlerle karşılaşırsanız bu kötü hislerin sizi tamamen ele geçirmesine izin vermeyin ve soğukluğunuzu koruyup profesyonelce geri dönüş yapın.

    Hayır demeyi öğrenin

    İş hayatınız boyunca kariyerinize zarar vereceğini düşündüğünüz tüm işlerde hayır diyebilin ve bu kararınızın arkasında durun.

    Güvendiğiniz kişilerle bir iletişim ağınız olsun

    Kariyerinizde sizi en çok başarıya götürecek durumlardan biri iletişimlerinizdir. Sağlam ilişkileri oluşturmak çok zaman alabiliyor. Sağlam ilişkileriniz olması sizin için çözümü zor görünen sorunlarınızda çözümde ve kariyerinizde ilerlemeniz için alacağınız tavsiyeler size yardımcı olabilir.

    Linkedn profilinizi düzenleyin

    Linkedn profiliniz gelecekteki işvereninizle iletişim kurabileceğiniz ve kariyerinizle ile ilgili bilgileri görebileceği sanal alandır. Bu yüzden profilinizin sizinle ilgili bilinmesi gereken bilgileri içerip içermediğinden emin olun.

    Gönderdiğiniz e-maillere dikkat edin

    Bazen yanlış kişiye gönderdiğiniz ve içeriğinden memnun olmadığınız e-maillerinizden sonradan pişman olabilirsiniz. Bu sizin kariyerinizi tehlikeye atabilir. Bunu önlemek için gönderdiğiniz e-mailleri karşıdaki posta kutusundan silebilen programlarla kurtulabilirsiniz veya kime gönderdiğinize ve içeriğe dikkat etmeniz gerekecektir.

    Anlaşmalarınızı iyi seçin

    Bu size zaten yapmanız gereken bir iş gibi gözükebilir ancak anlaşmalarda kurumunuz lehine çıkaracağınız iyi sonuçlar kariyerinizde sizi bir sonraki basamağa daha kolay getirdiğini göreceksiniz. Bu yüzden daha çok çaba göstermeli ve dikkatli olmalısınız.

    Uyku düzeninizi bozmayın

    Bunu birçok yerden duyuyor olabilirsiniz ancak bu önemli olduğu gerçeğini değiştirmez. Genelde yedi- dokuz saat arası uyku vücudunuz için yeterli olacaktır. Size uygun süreyi tespit edip buna uymalısınız. Sağlığınızın ve kariyerinizin bu düzeninize bağlı olduğunu unutmayın.

    Stresi kontrol edin

    Stresin hayatımızda bir kaplıyor olması onu her alana yaymamızı gerektirmez. Stres için bir soruna dönüşmeden bu durumla baş etmenin bir yolunu bulmanız gerekiyor. Aksi takdirde bu yaptığınız işlerdeki performansınıza ve kariyerinize olumsuz yönde etkileyecektir.

    Kendinize zaman ayırın

    Yaptığınız işlerden ve yoğunluktan uzaklaşmanız ve bir sonraki gündeki görevlerinize hazır olmanız için kendinize vakit ayırın. İşi işte bırakıp, iş dışında bir hayatınızı oluşturun. İsterseniz yalnız başınıza kalın isterseniz başkalarıyla ortak bir şey yaparak günlük iş stresini ve yoğunluğunuzu üstünüzden atarak zihninizi boşaltın.