Yazar: mehmetabaci

  • Kendinizi Yeniden Motive Etmenin İpuçları

    Söyleyeceklerim herkesin başına gelen olağan şeylerdir. Masanızın başına oturursunuz, çalışmak için her şeyi hazırlarsınız ama bir bakarsınız motive olamıyorsunuz. Motivasyonunuzu öldüren bazı şeyler sizim üretken olmanızı engellemektedir.

    Bu motivasyon öldürücülerden kurtulmanın tek yolu uzun süre bunlar üzerinde çalışıp, tespit etmek ve bunların kökünü kurutmaktır.

    Mutlu bir ekip üretken, verimli olan ekiptir. Motivasyon öldüren şeylerden sakının ve ve onların üstesinden gelin, durumu düzeltin.

    10 motivasyon öldürücü şey ve onları düzeltmenin yolu:

    • Yetersiz maaş

    Çalışanlarına hak ettiklerinin altında bir değer biçmek motivasyonlarını düşürür. Yapılan araştırmalar, değerlerinin altında çalışan kişilerin %26’sı %5 gibi düşük bir maaş artışına rağmen başka bir yerde çalışmayı kabul etmektedir.

    Çözüm: Açık ödül sistemini kurun ve herkese hak ettiğini verin.

    • Berbat bir ofis

    Çalıştığınız mekanın yetersiz olması hem çalışma azminizi yok eder hem de verimli bir çalışma ortaya koymanızı engeller. Açık ofis kurulumları genel olarak işleri daha kötü yapmaktadır.

    Çözüm: Açık ofis kurulumu konusunda bir kez daha düşünmeli ve çalışanlarınızdan ortak bir fikir almalısınız.

    • Kişisel gelişime engel olunması

    Kişinin kendisi ile ilgili işleri için kendisine zaman verilmemesi kişinin motivasyonunu öldüren gerekçelerden biridir. Google’ın kendi çalışanlarına çalışma saatlerinin %20’lik bir kısmını kendi projeleri için verdiğini biliyor muydunuz?

    Çözüm: Çalışanlarınızı belirli aralıklarla eğlenceli eğitimlere gönderin.

    • Etkisiz işbirliği

    Çalışanların bir şey söylemelerine izin vermemek ve onları önemsiz hissettirmek şirkete bir şey kazandırmaz aksine motivasyonlarını alt üst eder. Ortalama olarak çalışanların %39’u ortaya koymuş oldukları değerlerin takdir edilmediğini hissediyor.

    Çözüm: Bundan sonra tüm çalışanlarınıza önemli konularda ve yaptıkları sunumlardan sonra sorular sorun ve kendilerini önemseyin.

    • Negatif kişiler

    Bazı çalışanlar takım içerisindeki mutluluğu görmektense ekibe daima olumsuzluk yayarlar. Çalışanların %24’ü takım içerisindeki etkileşimden kendini soyutlayarak takım arkadaşlarına olumsuzluk yayarlar.

    Çözüm: Çalışanlarınızın mutluluğunu ölçün ve sonuca göre bir planlama yapın.

    • Başarısızlık korkusu

    Açık kültürlerde yetiştirilmemiş olmanın sonucu olarak hep başarısız olma duygusu taşımak motivasyonunuzu öldürür. 20. yüzyılın en büyük yatırımcısı Warren Buffet’in Oxford tarafından reddedildiğini bilseniz sanırım durum sizin için farklı olur.

    Çözüm: İnsanları iyi niyetlerinden veya dürüstlüklerinden dolayı yapmış oldukları hatalardan ötürü cezalandırmayın.

    • Açık, net hedeflerin olmayışı

    Ortaya açık ve net bir şekilde konulmamış olan özne ve hedeflerin olmayışı motivasyonun düşmesine sebep olur.

    Yapılan araştırmalar sonucu çalışanların %63’ü hangi işlerin öncelik olduğunu ve hangilerinin zaman kaybı olduğunu bilmemektedir.

    Çözüm: Net hedefler koyun ve sonuçlarını organize edin. Burayı tıklayıp neyin ne olduğunu ve ve nasıl yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

    • Patronların her şeye olan müdahalesi

    Burada anlatılmak istenen patronların çalışan ekibe yeteri kadar özgürlük alananı sağlamaması ve bundan dolayı çalışanların motivasyonunun düşmesidir.

    Böyle bir ortamda patronlarının arkasında iken nahoş hareketler sergileyenlerin oranı %38 gibi bir rakamdır.

    Çözüm: Süreç, planlar ve problemler başlığı oluşturup bunları günlük, haftalık ve aylık raporlar ile üstlerinize ulaştırmanız ile gerçekleşir. Böylece gerekli iyileştirmelere gidilebilir.

    • Gereksiz toplantılar

    Gereksiz toplantıların oluşmasının sebebi iş takvimi oluşturmayıp var olan  programın  da dışına çıkmaktan kaynaklanmaktadır.

    Profesyoneller ortalama olarak haftada 3,5 saat gereksiz toplantılardan dolayı zaman kaybı yaşamaktadırlar.

    Çözüm: Düzgün bir planlama yapın.

    • Çalışan ekibin zamanını boşa harcamak

    Çalışanlar zamanlarının boşa harcandığını hissetmedikleri sürece daha uzun soluklu çalışmak isterler. Çalışanların %96’sı gereksiz e-mailler aldıklarını ve bunların zaman kaybı yarattığını düşünmektedir.

    Çözüm: Akıllı araçlar kullanıp işbirliğini oluşturabilir ve çözüme ulaşabilirsiniz.

    Bu bilgiler 500 farklı şirkette çalışan kişilerden alınan bilgiler ışığında hazırlanmıştır.

  • Zaman Yönetimi İle Verimli ve Keyifli Boş Zaman Geçirme Önerileri

    Profesyonel başarı dediğimizde, aklınıza hemen stratejiler, davranışlar ve çalışma saatleri gelir. İşlerin üstesinden gelmek için işe erken gelip geç çıkan kişiler gelir. Peki hiç iş saatleri dışında başarılı insanların ne yaptığını merak ettiniz mi? Haftasonları ne yaptıklarını mesela? Bilgisayardan uzak oldukları zaman ne yapar bu şahıslar?

    İnsanların boş zamanlarını nasıl kullandıkları iş hayatlarında başarılarına da yansımaktadır. Başarılı insanlar boş zamanlarını nasıl değerlendiriyor sorusuna aşağıda cevap vermeye çalıştım.

    Egzersiz yaparlar

    Fiziksel egzersizler hem bedeniniz hem de zihniniz  için faydalıdır. Her gün işten sonra yarım saat veya hafta sonu yapacağınız spor kan akışınızı pompalar, endorfininizin akışını dengeler. Fiziksel olarak vücudunuzun şekle girmesini sağlar ve kalori yakmanızı sağlar. Beyninize daha çok oksijen gitmesini sağlayarak sizi günün stresinden kurtarır. Bunları her gün yapmanız ve alışkanlık haline getirmeniz iş yaşamınıza da olumlu etki gösterecek ve uzun vadede  stresten koruyacaktır.

    Okurlar

    Okuma, hayat boyu süren bir alışkanlıktır ve başarılı insanlar daima okuyacak yeni kitaplar bulurlar. İster kurgu olsun ister olmasın ama okuduğunuz her kitap dünyada olup bitenleri daha iyi anlamanıza yardımcı olur. Yeni karakterlerle tanıştırır sizi kitaplar. Yeni kültürler, insanlar, çevreler ile karşılaşır ve hatta yeni beceriler bile edinebilirsiniz kitaplar sayesinde. Düzenli okuma kelime dağarcığınızı geliştirir ve güçlü bir iletişime sahip olmanızı sağlar.

    Ders alırlar

    Eğitim, sadece okulda alınan ile sınırlı kalmamalıdır. En başarılı insanlar eğitimi belli bir zaman filimi ile sınırlamazlar ve boş zamanlarında değişik alanlarda beceriler elde edebilmek için dersler alırlar. Bunlar için paralar harcamanıza bile gerek yoktur. Eğer boş vaktiniz ve internetiniz varsa çok güzel beceriler öğrenebilirsiniz.

    Gönüllü olurlar

    Gönüllülük, nerede ve nasıl yaptığınızın önemi olmaksızın hem sizin için hem de toplumunuz için faydalıdır. İster bi mülteci kampında temizlik yapıyor olun isterse bir okulda gönüllü olarak çocuklara yabancı dil öğretin, hepsinin toplumun faydasına olduğunu unutmayın. Çevrenizdeki toplumu mutlu ederek kendinizi de psikolojik olarak rahatlatırsınız. Ayrıca bu gönülülük aracılığıyla yeni kişiler tanır ve yeni ilişkiler kurarsınız.

    Hobileri vardır

    İşlerinizi bir an önce bitirmek için işe odaklanmanız ve bütün zamanınızı bu yönde harcamanız kısa vadede sizi başarıya ulaştırabilir ama bir müddet sonra devreleri yakmanıza  ve  stres altına girmenize sebep olur. Kendinizi çeşitli alanlarda da geliştirmenizi engellemiş olursunuz böylece. Bunları yapmak yerine kendinize boş zamanlar yaratmak bu bu zamanlar için hobiler edinmek hem stresi atmanızı hem de işiniz ile ilgili bir perspektif yakalamanızı sağlar. Sıradan bir hobi size temiz hava aldıracak ve eğer sosyal hobiler olursa yeni ilişkiler bile kurmanızı sağlayacaktır.

    Aileleri ve arkadaşları ile vakit geçirirler

    Bu başlığa bilinçli olarak en son başlıkta yer verdim çünkü bunun üzerinde daha çok durmak istedim. Ne olursa olsun  işiniz her şeyiniz değildir. İşe gereğinden fazla odaklanmak ve dünya malının peşinde sürüklenip her şeyi unutmak bazılarınıza mantık dışı gelse bile yapılmaması gereken bir davranıştır. Hayatınızda gerçek başarıyı ve mutluluğu yakalamak istiyorsanız önceliğiniz daima yakın çevreniz ve aileniz olmalıdır. Başarı basamaklarını ne kadar hızlı tırmandığınız bir önemi olmayacaktır ailenizi ve dostlarınızı ihmal ettiğinizde.

    Boş zamanlarınızda bunları yapmazsanız başarılı olmazsınız demeyeceğim tabiki… 🙂

    Bunlardan bir kaçını yaptığınız zaman bazı stratejiler ve yetenekler edinirsiniz. Yeni ilişkiler kurar ve başarı yolunda fırsatları arttırırsınız. Sadece birkaçı ile başlayıp hayatınızdaki değişimi net olarak görebilirsiniz.

  • Etkili Liderlik İçin Gerekli Olan 5 Duygusal Zeka Yönü: Liderlerin Başarısı İçin Duygusal Zeka Özellikleri

    Duygusal zekânın en önemli liderlik bileşenlerinden bir olduğu yaygın olarak bilinmektedir. Yeteneklerinizin ve duygularınızın birbirini tamamlayıcı niteliklerde olması, ekibinize etkili bir liderlik yapabilmek için gerekli olacaktır. Duygulara bilerek ve anlayarak yanıt vermek, stresle başa çıkabilmek ve eylemlerin/sözlerin başkalarını nasıl etkilediğinin farkında olmak duygusal zekâ olarak tarif edilir.

    Duygusal zekâsı zayıf olan liderler; ihtiyaçları, beklentileri ve istekleri etkili bir şekilde belirleyemez. Yönettikleri ekipte güvensizlik yaratabilirler. Ve çalışma ortamları, iş süreçleri tehlikeli bir hâl alabilir. Sonuç olarak kontrol kaybedilebilir.

    İyi bir lider öncelikle kendinin farkında olarak; ekibi ile sözlü ve sözsüz iletişiminde, ekibini nasıl etkilediğinin farkında olmalıdır.

    Etkili bir liderlik için duygusal zekânın bu 5 yönünün kuvvetli olması gerekir: Öz-Farkındalık, Öz-Yönetim, İlişki Yönetimi, Empati ve Etkili İletişim.

    Öz-Farkındalık

    Öz farkındalığı; bir kişinin kendi duygularını, güçlü ve zayıf yönlerinin neler olduğunu, diğer insanlar üzerindeki etkisinin ne olduğunu bilmesi olarak tanımlayabiliriz.

    Neden sebepsizce yorumluyoruz? Neden kesin kararlar veriyoruz? Hangi konuda çok iyiyiz? Bu gibi sorulara cevap veremeden aslında kim olduğumuzu anlayamıyoruz. Potansiyeliniz en üst seviyesine ulaşabilmek için, kendinizden emin olarak kötü ve iyiyi anlamanız gerekir. Eksilerinizi ve artılarınızı ayırt edebildiğinizde sizinle çalışanları yönetebilmek daha kolay olacaktır.

    Öz-Yönetim

    Öz yönetim; disiplinli bir şekilde yıkıcı duygularımızı kontrol edebilmemizi, yönlendirmemizi ve olumlu yönde takımı bir arada tutmayı kapsar.

    Liderler “cool” duruşlarını kaybetmeyi hiç sevmezler. Soğukkanlı olmak, panik gibi bulaşıcıdır. Liderlik rolü üstlendiğinizde işler ne kadar stresli olursa olsun, panik yapmak gibi bir lüksünüz olmamalı. Soğukkanlı ve pozitif kaldığınız sürece ekibinizle daha iyi iletişim kuracak ve daha verimli çalışacaksınız.

    Empati ve Merhamet

    Başkasının ayakkabıları içinde düşünün kendinizi. Ve ne hissettekilerini, hangi duruma nasıl tepki verdiklerini anlamaya çalışın. Empati kurabiliyorsanız, merhametli olmak da kaçınılmaz olacaktır. Hem siz hem de karşınızdaki bireyi daha iyi hissettirecektir.

    Ekip arkadaşlarınızla empati kurabildiğiniz sürece işbirliği, üretkenlik, refah ve mutluluk artacaktır.

    İlişki Yönetimi:

    Eğer kendinizde değilseniz başkalarıyla derin ilişkiler kurmak oldukça zordur. Birçoğumuzun sorumlulukları, aileleri, çılgın iş listeleri var. İşte böyle bir yoğunluk içerisinde sağlıklı ve verimli ilişkiler sürdürebilmek yüksek duygusal zekâ gerektirecektir. İlişkilerinizi doğru sürdürmek, ekibinizi iyi yönetmek için yeteneklerinizi geliştirmek, duygusal zekânızı yönlendirmek faydalı olacaktır.

    Etkili İletişim:

    İletişimde kelimelerin %7, ses tonunun ve vücut dilinin %93 etkisinin olduğuna çoğumuz aşinayız. Özellikler yazılı iletişimin beraberinde getirdiği yanlış anlaşılmalar ve iletişim eksikliği genellikle çoğu insanlar arasındaki sorunların temelini oluşturmaktadır. Özellikle iş hayatında iletişimimiz tek taraflı olmamalı. Karşımızdakinin fikrini almalı, aynı fikirde olup olmadığımızı test etmeliyiz. Başka fikirlere açık olmalıyız.

    Bir çalışma ortamındaki iletişim sorunlu ise; çalışanlar arasında hayal kırıklığı, mutsuzluk ve karışıklık söz konusudur. Ekibe liderlik edenlerin özellikle bu tür sorunlarla karşılaşmaması için sözlü ve yazılı iletişimlerinde daha dikkatli olması gerekir.

    Duygusal zekâ; iş ilişkileri geliştirmek, sağlıklı, üretken iş yeri ve organizasyon kültürü yaratmak için kritik ve güçlü bir araçtır.

  • Başarıya Ulaşanların Şaşırtıcı Uyku Alışkanlıkları

    Uyku ve Başarı Arasındaki Bağ

    Herkesin hayatında uyku, belki de en fazla konuşulan ama en az anlaşılan konulardan biridir. Annelerimiz “Her gün 8 saat uyumalısın” diyerek uyku düzenimizin temelini atmış olabilir. Ancak gerçek şu ki, uyku alışkanlıkları bireyseldir ve bazı insanlar bu kuralları esneterek olağanüstü başarılara ulaşabiliyor. İş hayatında başarı ve uyku arasındaki dengeyi anlamak için tarihten günümüze başarılı insanların uyku alışkanlıklarına bir göz atalım.

    Uyku, fiziksel ve zihinsel yenilenme için vazgeçilmezdir. Ancak çok fazla uyumanın verimliliği artırdığına dair kesin bir kanıt yoktur. Araştırmalar, yetişkinlerin günde 7-9 saat uyumasını önerse de, bu süre kişisel farklılıklara göre değişebilir. Daha da ilginç olan, bazı insanların genetik özellikleri sayesinde az uyku ile bile yüksek performans gösterebilmesidir.

    Az Uyuyan Ama Çok Başaranlar

    Donald Trump

    Donald Trump, “Dinlenme zamanınızdan feragat etmeden büyük başarılara ulaşamazsınız” diyor. Trump, günde yalnızca 3-4 saat uyuyarak elde ettiği başarıları buna bağlıyor. Ona göre, “12-14 saat uyuyan biri, 3-4 saat uyuyan biriyle yarışamaz.” Genetik faktörler bu durumu açıklayabilir; ancak Trump’ın bu alışkanlığı, zaman yönetiminde ne kadar disiplinli olduğunu gösteriyor.

    Thomas Edison

    Dünyanın en tanınmış mucitlerinden Thomas Edison, uykuyu zaman kaybı olarak görenlerden biriydi. Edison, günde 3-4 saat uyuyarak pek çok icat geliştirdi. Hatta, uykusuzluk hissetmemek için güçlendirici haplar kullandığı bilinir. Edison’un 72 saat boyunca hiç durmadan çalıştığı zamanlar olduğu ve bu yoğun dönemde insanlığa ampulü kazandırdığı kaydedilmiştir.

    Nikola Tesla

    “Elektriğin babası” olarak bilinen Nikola Tesla, sadece 2 saat uyuyarak inanılmaz işler başardı. Tesla, çocukluğundan beri uykusunu az tutarak bilgiye olan açlığını giderirdi. Ancak bu yaşam tarzı, sinir sisteminde bozulmalara neden olmuştu. Yine de Tesla, bu fedakarlıklar sayesinde elektriğin modern dünyadaki kullanımına öncülük etti.

    Marissa Mayer

    Yahoo’nun eski CEO’su ve Google’ın eski yöneticisi Marissa Mayer, günde 4-6 saat uyuyarak haftada 130 saat çalışabiliyordu. Mayer, bu yoğun tempoya rağmen yılda üç defa, birer haftalık tatiller yaparak enerjisini tazeler. İş hayatındaki başarıları, az uyumanın verimliliği artırabileceğine dair önemli bir örnek sunar.

    Martha Stewart

    Amerika’nın en başarılı kadınlarından biri olan Martha Stewart, uykuya sıradan insanlar kadar ihtiyaç duymayanlardan. Günde sadece 3-4 saat uyuyarak kendi imparatorluğunu kurdu. Ekonomik zorluklardan gelen Martha, dergiler, TV programları ve kitaplarla dolu bir kariyeri az uyuyarak inşa etti.

    Az Uyumanın Riskleri

    Az uyumak bazı insanlara başarı getirmiş olabilir; ancak bu durum herkes için geçerli değildir. Uyku yoksunluğu; konsantrasyon bozukluğu, stres ve düşük verimlilik gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca, uzun süreli uyku eksikliği sağlık problemlerine neden olabilir. Bu nedenle, bireyin ideal uyku süresini belirlemesi önemlidir.

    Uyku Yoksunluğunun Etkileri

    Verimlilik Kaybı: Yetersiz uyku, çalışma temposunu ve odaklanma yeteneğini olumsuz etkiler.

    Stres Artışı: Uyku eksikliği, stres hormonlarını artırarak fiziksel ve zihinsel sağlığı zorlar.

    Sağlık Problemleri: Uzun vadede az uyku, obezite, kalp rahatsızlıkları ve depresyon gibi sorunlara yol açabilir.

    Yeterli Uyku İçin Stratejiler

    Herkes az uyuyarak başarılı olamaz; bu nedenle uyku kalitesini artıracak yöntemler geliştirmek daha etkili bir yaklaşımdır. İşte uyku düzeninizi optimize etmek için bazı öneriler:

    Tutarlı Bir Uyku Programı: Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, biyolojik saatinizi düzenler.

    Teknoloji Detoksu: Yatmadan önce ekranlardan uzak durmak, melatonin üretimini artırarak daha iyi uyumanıza yardımcı olur.

    Rahatlatıcı Ritüeller: Meditasyon, kitap okuma veya sıcak bir duş gibi aktiviteler uykuya geçişi kolaylaştırır.

    Uygun Uyku Ortamı: Sessiz, karanlık ve serin bir yatak odası, uyku kalitesini artırır.

    Uyku ve Başarı Dengesi

    Başarıya ulaşmak için uykudan fedakarlık yapmak bazen gerekli olabilir; ancak bu alışkanlık uzun vadede sürdürülebilir değildir. Bill Gates, Jeff Bezos ve Warren Buffet gibi birçok başarılı insan, 7-9 saat uyuyarak hem sağlıklarını korumakta hem de iş hayatlarında üst düzey performans sergilemektedir. Uyku, bir lüks değil; temel bir ihtiyaçtır.

    Özetle,

    Tarihten günümüze birçok insan, sıra dışı uyku alışkanlıklarıyla dikkat çekmiştir. Ancak herkesin uyku düzeni farklıdır ve “doğru” uyku süresi kişisel bir deneyimle belirlenir. Az uyuyarak başarılı olan isimlerden ilham almak mümkün; fakat bu tarz bir hayatı benimsemeden önce kendi bedeninizi tanımanız önemlidir. İş hayatında başarılı olmak istiyorsanız, uyku düzeninizi optimize ederek hem fiziksel hem de zihinsel sağlığınızı koruyabilirsiniz.

    Peki ya siz? Günde kaç saat uyuyorsunuz? İdeal uyku sürenizi keşfetmek için bu gece bir adım atın ve uykunun gücünü hissedin!

  • Bahşiş Verme Alışkanlıklarınız Karakterinizi Yansıtıyor mu?

    Bahşiş verme alışkanlıkları, bir kişinin karakteri ve tutumları hakkında önemli ipuçları sunabilir. Bu davranış, cömertlik, düşüncelilik ve diğer insanlara duyulan saygının göstergesi olabilir.

    Cömertlik ve Düşüncelilik
    Yüksek bahşiş vermek, kişinin cömertliğini ve emeğe duyduğu saygıyı gösterebilir. Ayrıca, bahşiş miktarını dikkatle belirlemek, kişinin düşünceli olduğunu ve hizmet eden kişinin emeğini takdir ettiğini ifade eder.

    Düşük Bahşiş veya Bahşiş Vermemek
    Bahşiş vermemek ya da düşük miktarda bahşiş bırakmak, bazen kişinin cimri ya da bencil olduğu şeklinde algılanabilir. Fakat, her zaman kişinin karakterini yansıtmayabilir. Maddi zorluklar veya bahşiş bırakmanın gerekliliğini kavrayamama gibi faktörler de bu davranışı etkileyebilir.

    Maddi Durumun Etkisi
    Bir kişinin bahşiş verme alışkanlıkları, maddi durumundan da etkilenebilir. Düşük miktarda bahşiş veren biri, yalnızca cimri olduğu için değil, sınırlı bir bütçesi olduğu için bu şekilde davranıyor olabilir.

    Karakterin Tek Ölçütü Değil
    Bahşiş verme alışkanlıkları, kişinin karakteri hakkında fikir verse de tek başına kesin bir değerlendirme yapmaya yetmez. İnsanları daha iyi anlamak için diğer faktörleri de göz önünde bulundurmak gerekir.

    Unutmayın, bir küçük jest bile başkalarının hayatında büyük bir fark yaratabilir.

  • Milyarderlerin Başarı Sırları: Paralarını Nasıl Kazandılar?

    Genç milyarderlerin başarı sırları, son yıllarda giderek daha fazla ilgi çeken bir konu haline geldi. Peki bu genç milyarderler, paralarını nasıl kazandılar ve başarılı oldular?

    Mark Zuckerberg, Nathan Blecharczyk, Elizabeth Holmes, Scott Daniel Duncan gibi isimleri sizin için araştırdık ve listeledik.

    Nathan Blecharczyk 40 yaşındadır ve Airbnb’nin kurucu ortağıdır. Airbnb, dünya genelindeki insanların evlerini veya konaklama yerlerini kiralayabilecekleri bir online platformdur. Blecharczyk, Airbnb’nin teknolojik altyapısını geliştirerek ve şirketin büyümesine liderlik ederek önemli bir rol oynamıştır.

    Blecharczyk aynı zamanda bir yazılım geliştirme uzmanıdır. 12 yaşından itibaren kodlama yapmaya başlayan Blecharczyk, Airbnb’nin teknik yönüne de katkı sağlamaktadır. Airbnb’nin büyümesiyle birlikte Blecharczyk de önemli bir servet elde etti ve 2023 itibarıyla net serveti 3 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir.

    Elizabeth Holmes 39 yaşındadır ve sağlık hizmeti teknoloji şirketi Theranos’un kurucusudur. Theranos, kan testlerinin daha hızlı, daha ucuz ve daha az invaziv hale getirilmesi için inovatif bir teknoloji geliştirmeyi amaçlamaktadır.

    Holmes, Theranos’un kuruluşu ve büyümesi için öncü bir rol oynamıştır. Ancak, şirketin iddialarıyla ilgili ortaya çıkan sorunlar nedeniyle, 2018 yılında federal dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı ve şirketi kapattı. Theranos ile birlikte önemli bir servet elde etti ve 2023 itibarıyla net serveti 4.5 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Ancak, dolandırıcılık suçlamaları ve şirketin iflası nedeniyle servetinin büyük bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.

    Scott Daniel Duncan, 40 yaşında ve babası ABD’deki en büyük boru hattı operatörlerinden biri olan Dan Duncan’ın oğludur. 2010 yılında babası beyin kanaması geçirerek hayatını kaybettikten sonra babasının servetini 3 kardeşiyle birlikte paylaşmıştır.

    Scott Daniel Duncan, payına düşen serveti enerji yatırımları yaparak artırdı. Kendi enerji şirketi olan Enterprise Products Partners’ın yönetim kurulunda da görev almaktadır. 2023 itibarıyla net serveti 5 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir.

    Eduardo Luiz Saverin, 41 yaşında ve Facebook’un kurucu ortaklarından biridir. Mark Zuckerberg ile birlikte Harvard Üniversitesi’nde okurken Facebook’u kurmuşlardır. 2004 yılında Facebook’un ilk sürümünde bulunan ve şu anki değeri milyarlarca dolar olan %5’lik hisseye sahiptir.

    Eduardo Saverin, Mark Zuckerberg ile yaşadığı hukuki sorunlar nedeniyle Facebook’taki payını azaltmak zorunda kaldı. Bununla birlikte, hala Facebook’ta önemli bir hisseye sahiptir ve net serveti 5 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir.

    Yang Huiyan, 1981 yılında doğdu, yani 2023 itibariyle 42 yaşındadır. Babası Yeung Kwok Keung, Çin’in en büyük emlak şirketlerinden biri olan Country Garden’ın kurucusudur. 2007 yılında, babasının şirketini halka açması sırasında, Yang Huiyan’ın hisselerinin %70’i devralması nedeniyle, dünyanın en zengin kadınlarından biri haline geldi.

    Yang Huiyan’ın net değeri, 2023 itibariyle Forbes dergisi tarafından 33.5 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Yang, Country Garden’ın yönetim kurulunda yer almaktadır ve şirketin büyük bir hissedarıdır. Country Garden, Çin’in önde gelen emlak geliştiricilerinden biridir ve dünya genelinde birçok projeye imza atmıştır. Yang Huiyan, hayırseverlik çalışmalarına da katkıda bulunuyor. 2019 yılında, Yeung Zhao Lan Education Foundation adlı bir eğitim vakfı kurdu. Çin’in fakir bölgelerindeki çocukların eğitimine yardımcı olmak için bir dizi sosyal sorumluluk projesine de destek veriyor.

    Dustin Moskovitz, 22 Mayıs 1984’te doğdu, yani 2023 itibariyle 38 yaşındadır. En iyi bilinen başarılarından biri, Facebook’u Mark Zuckerberg ile birlikte kurmasıdır. Moskovitz, Facebook’un ilk yatırımcılarından biri ve şirketin baş teknoloji sorumlusu olarak görev yapmıştır. Şirket halka açıldığında, Moskovitz’in net serveti 10 milyar dolardan fazla olarak tahmin edildi.

    Daha sonra Moskovitz, Facebook’tan ayrılarak Asana adlı bir yazılım şirketi kurdu. Asana, çalışanların görevlerini, projelerini ve işbirliğini yönetmelerine yardımcı olan bir proje yönetim aracıdır. Şirketin başarısı, Moskovitz’in servetini artırdı ve Forbes dergisi tarafından 2023 itibariyle 22 milyar dolarlık bir net değerle dünyanın en zengin kişileri arasında gösterildi. Good Ventures adlı bir hayır kurumu kurdu ve bu kurum yoluyla hayırseverlik çalışmalarına da büyük ölçüde katkıda bulundu.

    Mark Zuckerberg, 14 Mayıs 1984’te doğdu, yani 2023 itibariyle 38 yaşındadır. En iyi bilinen başarısı, Facebook’u kurması ve dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından birini yaratmasıdır. Zuckerberg, Harvard Üniversitesi’nde okurken Facebook’u kurdu ve şirketin başkanı ve CEO’su olarak görev yapmaktadır.

    Facebook, milyarlarca kullanıcısı olan başarılı bir şirket haline geldi ve Zuckerberg’in serveti de hızla arttı. Zuckerberg, Forbes dergisi tarafından 2023 itibariyle 120 milyar dolarlık bir net değerle dünyanın en zengin kişileri arasında gösterildi. Facebook’tan elde ettiği servetin yanı sıra, çeşitli hayırseverlik çalışmalarına da katkıda bulunuyor. 2015 yılında, eşi Priscilla Chan ile birlikte, Chan Zuckerberg Initiative adlı bir hayır kurumu kurdu ve bu kurum yoluyla eğitim, sağlık ve bilimsel araştırmalar gibi çeşitli alanlarda hayırseverlik faaliyetleri yürütüyor.

    Milyarderlerin başarı sırları, çeşitli iş alanlarında farklı stratejiler kullanarak başarılı olduklarını gösteriyor. Bazıları, bir fikirden yola çıkarak büyük bir iş kurarak, bazıları ise güçlü bir marka imajı oluşturarak pazarlama stratejileri ile öne çıktılar. Ancak hepsinin ortak noktası, hedeflerine ulaşmak için tutku, kararlılık ve çalışma disiplinine sahip olmalarıydı. Milyarderlerin başarıları, gelecek nesillere ilham kaynağı olabilir ve onları kendi hedeflerine ulaşmak için cesaretlendirebilir.

  • Başarılı İnsanların Sabahları Yapmaktan Vazgeçemediği 5 Alışkanlık

    Yapılan 83 ayrı araştırmaya göre insanların kendini kontrol edebilmesi sınırlıymış.

    Araştırmalara göre insanların kendini kontrol edebilme gücünün en yüksek olduğu zaman sabah uyandıktan sonraki zamandır. İnsanların sabah uyandıktan sonra kendini kontrol edebilmesi uyandıktan sonra başlar ve gün içinde azalır. Hal böyleyken ilk uyandığında en önemli işlerini halletmek gayet mantıklı. Hatta halk arasında buna ‘sabah üretkenliği’ diye bir tabir bile var. Akşamları dinlenmenin ve sabah kahvaltılarının gün içinde bizi olumlu yönde etkilediğini biliyoruz ama başarılı insanlar bunlara ek olarak sabah ritüelleri ile üretkenliğine üretkenlik katıyor. Yani bu insanlar kendini kontrol edebilme süresini bu ritüellerle uzatıyor.

    Şimdi siz okurlarımız için en etkili olan 5 tanesini sıralayalım;

    Egzersiz

    Egzersiz, hem beynimizi hem de vücudumuzu daha sağlıklı hale getiren en önemli etken. Yapılan egzersiz endorfin salgılanmasını arttırır. Böylece stres azalır ve kişi gün içinde daha enerjik ve rahat bir kafayla çalışabilir. Fit Aproach kurucu ve CEO’su Jamie Walker; düzenli yapılan egzersiz ile güne daha sakin ve rahat kafayla başladığını söylüyor.

    Planlama ve Strateji

    Güne başlamadan önce yapılan planlar gün içinde verimi arttırır. Gün içinde yapılacaklar to-do list şeklinde veya daha geniş bir şekilde planlamak her zaman daha verimli olur. Çoğu büyük firmada yöneticiler güne başlamadan 15 dk önce bir toplantı düzenler ve gün içinde yapılacaklar planlanır.

    En zorlu işleri sabah yapmak

    Mark Twain bir keresinde ‘Sabah ilk iş canlı kurbağa yiyin ve gün içinde bundan daha kötüsü olmayacak’ diyerek en zor işi sabah yapmanın önemini vurgulamış. Sabah en enerjik ve sakin kafayla zor işi hallettikten sonra gün içindeki herşey hep daha kolay olacaktır.

    Motivasyon

    Söylentilere göre Steve Jobs her sabah uyandığında aynanın karşısına geçer ve ‘Eğer bugün hayatımın son günü olsaydı bugün yapacağım şeyi yapmak ister miydim?’ şeklinde sorarmış. Birkaç gün üst üste hayır cevabı gelince de birşeyleri yanlış yaptığının farkına varır ve bişeyleri değiştirmeye kafa yorarmış. Motivasyon, insanların amaçlarını net bir şekilde görmelerine yardımcı olur ve bu amaca ulaşmak için doğru şeyi yapıp yapmadığına karar verebilir. Bu sadece kendinize sorabileceğiniz bir şekil olmayabilir. Kimi insan bazen başkalarını konuşmalarını dinler bazen de motive edici kitaplar okurlar.

    Bir hobi edinin ve sürdürün

    Başarılı insanlar kendilerine ayırdıkları vaktin değerini bilir. Çoğu zaman yapılacak listesi o kadar kabarır ki insanlar kendi yapmak istedikleri şeylere vakit ayıramayacak duruma gelir. Bunun için sabah rutinine kendine vakit ayırmak çok önemlidir. Hobilerle uğraşırkenki vakit, insanların kendi ihtiyaçlarına karar verebilmesi için en önemli zaman dilimleridir.

    Tabi bunların bir veya birkaçını yapabilmek için ilk şart sabah erken uyanmak. Sabah erken uyanmak gibi bir alışkanlığınız yoksa ilk iş olarak buna kafa yorun.

  • Günümüz Gençlerinin Aramaları Cevaplamamasının 5 Olası Nedeni

    Günümüzün gençleri telefonlarını ellerinden düşürmüyorlar gibi görünse de, zaman zaman aramalarını cevaplamayabilirler. Bu durum bazen yalnızca meşgul oldukları için olurken, bazen de daha farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.

    İşte, günümüz gençlerinin aramaları cevaplamamasının olası nedenleri:

    1. Yoğun İş ve Sosyal Hayat: Günümüz gençleri yoğun iş ve sosyal hayatları nedeniyle telefonlarını her zaman yanlarında taşımıyorlar. Bu durumda, aramalarını cevaplamak için uygun bir zaman bulamayabilirler veya telefonlarını sessize alabilirler.
    2. Dikkat Dağıtıcı Uygulamalar: Gençler, telefonlarında bulunan sosyal medya uygulamaları, oyunlar ve diğer dikkat dağıtıcı uygulamalar nedeniyle aramalarına cevap veremeyebilirler. Bu uygulamalar gençlerin dikkatini çektiğinde, aramalarını cevaplamak istemeyebilirler.
    3. Çağrı Tanımlama: Günümüzde birçok insan, tanımadıkları numaralardan gelen aramalara cevap vermek istemez. Gençler de bu durumda olabilirler. Özellikle, dolandırıcılık veya satış amacıyla yapılan aramalardan rahatsız olan gençler, tanımadıkları numaraları aramalarını cevaplamazlar.
    4. Kötü Niyetli İnsanlar: Maalesef, günümüzde gençleri hedef alan kötü niyetli insanlar da var. Bu insanlar gençlerin telefonlarını kullanarak onları rahatsız edebilirler. Bu durumda, gençler aramalarını cevaplamayabilirler veya telefonlarını kapatabilirler.
    5. İletişim Yöntemi Tercihi: Bazı gençler aramalar yerine mesajlaşmayı tercih ederler. Bu durumda, telefonlarına gelen aramaları cevaplamak yerine, mesajlarına cevap verebilirler. Bu nedenle, arama yapmak yerine mesajlaşmak, gençlerin aramaları cevaplamamasına neden olabilir.

    Günümüz gençleri için telefonları önemli bir iletişim aracıdır, ancak her zaman cevap vermeyebilirler. Yukarıdaki nedenlerden herhangi biri veya birkaçı, gençlerin aramalarını cevaplamamalarına neden olabilir. Ancak, iletişim kurmak istediğiniz bir gençle karşılaştığınızda, mesajlaşmayı veya farklı bir iletişim yöntemini deneyebilirsiniz. Belki de çağrı yapmak yerine bir metin mesajı atmayı deneyebilirsiniz. Ya da belki de sosyal medya veya e-posta aracılığıyla iletişim kurabilirsiniz. Önemli olan, iletişim kurmak istediğiniz kişiyle uygun bir iletişim yöntemi bulmaktır.

    Bu nedenle, gençlerin aramaları cevaplamamaları, sadece birkaç olası nedenle açıklanabilir. Bununla birlikte, iletişim kurmak için birçok farklı yöntem bulunduğu için, gençlerin aramaları cevaplamaması büyük bir sorun haline gelmez. Önemli olan, uygun bir iletişim yöntemi bulmak ve karşılıklı anlayışla iletişim kurmaktır.

  • Nike CEO’sunun Liderlik Stratejileri ve Başarı Hikayesi

    Nike, dünya genelinde en tanınmış spor giyim markalarından biridir ve bu başarıda şirketin CEO’su olan John Donahoe’nun liderlik stratejileri önemli bir rol oynamıştır.

    Donahoe, 2020 yılında Nike CEO’su olarak atandı ve öncesinde eBay CEO’su olarak görev yapmıştı. Onun liderlik stilinde öne çıkan birkaç strateji vardır.

    1. Dijital Dönüşüm: Donahoe, Nike’ın dijital dönüşümünü hızlandırmak için büyük bir çaba harcadı. COVID-19 pandemisi ile birlikte perakende sektörü hızla dijitalleşirken, Donahoe, Nike’ın dijital varlıklarını güçlendirdi ve müşterilerin online olarak ürünleri görüntülemesini ve satın almasını kolaylaştırdı. Ayrıca, Nike uygulamasının özelliklerini genişletti ve müşterilerin Nike ürünlerini kolayca özelleştirmesine olanak tanıdı.
    2. Sürdürülebilirlik: Donahoe, şirketin sürdürülebilirlik çabalarını artırmak için de çalıştı. Nike, daha az atık üretmek ve karbon ayak izini azaltmak için yeni malzemeler ve üretim süreçleri üzerinde çalışıyor. Donahoe, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirmek için işbirliği yaptığı kuruluşlarla da ilişkilerini güçlendirdi.
    3. Kültür ve Çalışan Memnuniyeti: Donahoe, Nike’ın kültürünü ve çalışan memnuniyetini de önemseyen bir liderdir. Şirketin çeşitliliği ve kapsayıcılığı artırmak için çalışmalar yaptı ve Nike’ın çalışanlarının çeşitli farklılıkları yansıtan bir iş yeri yaratmasına yardımcı oldu.

    John Donahoe’nun liderlik stratejileri, Nike’ın pandemi döneminde de başarılı olmasına yardımcı oldu. Şirketin online satışları artarken, marka tanınırlığı ve müşteri bağlılığı da güçlendi.

    John Donahoe’nun liderlik stratejileri, Nike’ın sürdürülebilirliği, dijital dönüşümü ve çalışan memnuniyetini önemseyen bir marka haline gelmesine yardımcı oldu. Başarı hikayesi, liderlik stratejilerinin bir markanın geleceği üzerindeki önemini vurguluyor.

  • İş Hayatında Doğru İletişim ve İpuçları

    İş hayatında başarılı olmanın önemli bir bileşeni doğru iletişim kurabilmektir. Doğru iletişim kurmak, hem meslektaşlarınız hem de müşterilerinizle daha iyi ilişkiler kurmanıza ve daha etkili bir şekilde iş yapmanıza yardımcı olur.

    1- İş iletişiminin 5 kuralı

    • İletişim için sebebinizi bilmelisiniz (ne geldiyse başımıza ne için konuştuğunu bilmeyenlerden geldi)
    • Ne çok yumuşak ne de çok sert bir dile sahip olun
    • Mesajınızı olduğunca basitleştirin, zihinsel olarak en temel tüketici bile anlamalı
    • Günümüzün moda olmuş sözcüklerini şirketinize göre uyarlayın
    • Karşınızda alanında uzman olan biri olmadığı sürece mesleki jargondan kaçının

    2- Verimli, üretken bir diyaloğa sahip olmanın yolu

    • İçsel diyalogdan kaçının
    • Karşınızdaki kişiyi dikkatli bir şekilde dinleyiniz
    • Karşı tarafın size ne söylediğini düşünün ve kendisine hatırlatın
    • Sohbetinize katkı sunacak bir şeyler ekleyerek devam edin

    3- İkna edici e-posta yazmanın yolu

    • Nasıl bir karar alacağınızı bilmelisiniz
    • Bu kararın başlangıç için bir sonuç kararıdır
    • Bu sonucu destekler argümanlara sahip olmalısınız
    • Var olan tartışmalarda destek amaçlı kanıtlar elde etmelisiniz
    • Sonucunuzu harekat noktası olarak tekrarlayınız
    • Özneyi sonuçta dile getirin ve fayda sağlayın

    4- Muhteşem bir sunum hazırlamanın yolu

    • Kitleniz için duygusal bir gezinti planlayın (sunum içinde)
    • İzleyicilerin duygulanmaları gereken noktaları parmak basın
    • Her şeyi basit bir taslak halinde ayarlayın
    • Slaytları konu ile alakalı, kısa, basit ve okunur düzenleyin
    • Sunumu, duruma göre düzenleyin, değişikliğe gidin ve tekrarlayın

    5- Muhteşem bir sunumu izleyiciye aktarmanın yolu

    • Konuşurken oturmak yerine sunumu ayakta yapın
    • Sunuma başlamadan önce bütün ekipmanı kontrol edin
    • Sizi izleyiciye tanıtacak başka birini ayarlayın
    • Bir zaman dilimi koyun ve buna saygılı olun
    • Ortamı cıvıtacak esprilerden kaçının, komedyenseniz ayrı tabi 🙂
    • İzleyici ile direkt konuşun
    • Birden fazla kişi ile göz temasına geçin

    6- Bir pazarlığı müzakere etmenin yolu

    • Masada ne olduğunu tanımlayın
    • Sizin için neyin önemli olup olmadığına karar verin
    • Bu şeylerin neden önemli olduğuna dair sebepleriniz olsun
    • B planınız olsun ki eliniz sıkışık olmasın
    • Karşı tarafın pazarlığı açmasını sağlayın
    • Öyle bir teklif sununki pazarlıktan ikinizde bir değer elde edin