Yazar: mehmetabaci

  • Berbat Patronlarınızdan Alınacak Liderlik Dersleri

    Kötü deneyimlerden harika dersler çıkarabilirsiniz. Berbat bir patron ile çalışmak stres dolu ve istenmeyen bir şeydir. Yine de bu deneyimi işinize yansıtırsanız harika bir sonuç elde edebilirsiniz. Uygun bir düşünce yapısı ile azizlerden de günahkârlardan da liderlik dersleri alabiliriz. İşte berbat patronlardan alabileceğiniz birkaç ders.

    1. Her zaman davranışlarınızla örnek olun

    İsteseler de istemeseler de berbat patronlar davranışlarıyla örnek olurlar. Bir yönetici problemleri çözmek için insanlara bağırıyorsa, bu yaklaşım çalışanlar arasında da popüler olur. Tam tersi olarak, etkili bir lider endüstrisinde kendini güncel tutar ve herkese nezaket gösterir.

    1. Kararlarınız için insanları bekletmeyin

    İyi patronları kötü patronlardan ayıran özelliklerden biri de karar vermenin hızı ve kalitesidir. Etkili olmayan bir patron kararlarını çok yavaş verir ve rastgele hareket eder. En iyi yaklaşım karar verme sürecini ekibinizle paylaşmaktır. Örneğin belli isteklerin yazılı olarak iletilmesi gerektiği gibi ve ardından kararlarınızı tutarlı bir sistem kullanarak verin.

    1. Kötü toplantılara hoşgörü göstermeyin

    Toplantılar profesyonel dünyada gerekli araçlardır. Toplantılar olmadan gerçekleri bir araya toplamak, insanları ikna etmek ve organizasyonu ileri taşımak son derece zor olurdu. İyi eğitilmemiş patronlar katılan herkesin sinirlerini bozacak şekilde düzensiz toplantılar yapar. Aksine etkili bir yönetici toplantıları zamanında başlatır ve zamanında bitirir ayrıca yazılı bir ajanda kullanır.

    1. İletişimin önemini anlayın

    İletişim ve ikna yöneticilerin ve profesyonellerin işinde kullanması için hayati yeteneklerdir. Berbat bir patron şirkette argo konuşur ve ekibiyle bağlantı kurmak için hiçbir çaba harcamaz. Daha da kötüsü bazı patronlar tüm iletişimlerini e – posta üzerinden kurarlar. İletişim kurmak için en iyi yaklaşım iletişim yeteneklerinin önemini tanımakla başlar. Bundan sonraki adım ise aktif dinleme yeteneklerini geliştirmektir. Gerçek iletişim ustaları topluluk önünde konuşma metotlarını çalışmak için zaman ayırırlar ve nasıl ikna edeceklerini öğrenirler.

    1. Çok yakından yönetim yapmayın

    Bir insanı çok yakından yönetmek bireylerin sinirlerini bozar ve yönetici zamanını ziyan eder. Kötü yönetici her bir adımı listeler ve ardından kesin bir biçimde bu adımları zorla kabul ettirir. Oysa tam tersi şekilde etkili yöneticiler etkili delegasyon yeteneklerini öğrenirler: net bir faaliyet alanı ve son teslim tarihi. İyi bir yönetici detayları ister: “Lütfen bana hangi iş konferanslarına katılmak istediğini ve neden katılmak istediğini açıklayan tek sayfalık teklifi gönder. Bu teklifin son teslim tarihi ise Çarşamba akşamüstü.”

    1. Çalışanlarınıza hakaret etmeyin

    İş yerinde birçok stres dolu durum var; müşteri şikâyetleri, geç kalan teslimatlar, bütçe kesintileri ve daha fazlası. Berbat patronlar bu zorlu işlere karşı çalışmakta etkili değildir. Sinirlerini çalışanlarından çıkarırlar. Çalışanlarınıza hakaret etmek ve onları istismar etmek onlarla olan ilişkilerinize zarar verir. Ve departmandaki en iyi insanların yeni iş aramasına sebep olur. Çalışanlarınıza bağırmaktansa duygularınıza yol göstermek için stres yönetimi tekniklerini öğrenin.

    1. Vizyon ve ilhamı ihmal etmeyin

    İlham veren bir vizyon olmadan insanlar yavaş yavaş işlerine olan ilgiyi kaybederler. Kötü patronlar bu problemi görmezden gelirler ve günlük problemlere odaklanırlar. En iyi yaklaşım departman için bir vizyon geliştirmek ve bunu coşkuyla ortaya koymaktır. Sizin için çalışan insanlara daha büyük sonuçları başarmaları için ilham vermek pratik gerektirir. Fakat buradaki harika kaynak bu işi yapmanıza yardımcı olabilir.

    1. Verdiğiniz sözleri unutmayın

    Verdiğiniz sözleri tutmak güvenirliğinizi sürdürmeniz için harika bir yoldur. Berbat patronlar taahhütlerini nadir olarak enine boyuna düşünür ve çok hızlı bir şekilde söz verirler Kötü bir patron ilk önce bir iki gün bütçeyi gözden geçirmek yerine siz 10.000$ zam istediğinizde hemen size söz verebilir. İletişim problemi yaşamaktan kaçınmak için taahhütlerinizi netleştirmek için fazladan birkaç dakika ayırın. Örneğin eğer bir yöneticiden gelen bir talep ile karşı karşıya kalırsanız ne verebileceğinizi netleştirin “Ağustos’un 31’inde Çin’e yapılacak harcama için bir pazarlama planı sunacağım.”

    Belirsiz taahhütler ve sözler herkes için hayal kırıklığı olabilme eğilimindedirler.

  • Özgün olmak neden önemlidir ve sahte olmak ne gibi sonuçlar doğurur?

    Özgünlük, insanların diğerlerinden farklı olduğunu hissetmelerine ve bu farklılıkları benimsemelerine yardımcı olan önemli bir kavramdır. Özgün olmak, insanların kendi benliklerini ifade etmelerine ve kendilerini gerçekleştirmelerine yardımcı olur.

    Sahte olmak ise, insanların kendilerini başkalarının beklentilerine uydurmaya çalıştıkları veya kendilerini başka biriymiş gibi gösterdikleri bir durumdur. Sahte olmak, insanların kendilerini ifade edememelerine, özgünlüklerini kaybetmelerine ve kimlik krizleri yaşamalarına neden olabilir.

    Özgünlük, kişinin kendisine özgü olan düşünceler, fikirler ve davranışlar sergilemesine yardımcı olur. Özgünlüğü olan insanlar, yaratıcı olma ve yenilikçi fikirler geliştirme konusunda daha başarılı olma eğilimindedirler. İnsanların başkalarına benzemek yerine kendi değerleri ve inançları doğrultusunda hareket etmelerine izin verir. Bu, insanların kendilerine saygı duymalarına ve özgüvenlerinin artmasına yardımcı olur.

    Sahte olmak ise, insanların kendilerine yalan söyledikleri bir durumdur. Bu, kişinin kendisi hakkında olumsuz duygular hissetmesine neden olabilir ve kendine saygısının azalmasına yol açabilir. İnsanların diğer insanlarla aralarındaki ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilir. Başkalarına sahte bir kişilik sunmak, insanların güvenini kaybetmesine ve kişinin yalnız hissetmesine neden olabilir.

    Özgünlük, insanların kendilerini ifade etmelerine, kendilerine saygı duymalarına ve özgüvenlerini artırmalarına yardımcı olan önemli bir kavramdır. Sahte olmak ise, insanların kendilerini ifade edememelerine, diğer insanlarla ilişkilerinde sorun yaşamalarına ve kendilerini yalnız hissetmelerine neden olabilir. Bu nedenle, özgünlük, insanların kişisel gelişimleri için son derece önemlidir ve sahte olmaktan kaçınılması gereken bir konu olarak, özgünlük, profesyonel hayatta da son derece önemlidir. Özgün fikirler geliştiren ve bunları uygulayan insanlar, iş dünyasında başarılı olma eğilimindedirler. İş dünyasında, özgün olmak, rakiplerinizden farklılaşmanıza ve müşterilerinizin ilgisini çekmenize yardımcı olur. Özgünlük, işyerindeki çalışanlar arasında farklılık yaratır ve bu da işyeri kültürünü zenginleştirir.

    Sahte olmak, işyerinde de zararlı sonuçlar doğurabilir. İşyerinde sahte bir kişilik sergilemek, çalışanların birbirlerine güven duymasını zorlaştırır ve işyeri kültürünü olumsuz etkiler. Sahte olmak, çalışanların iş yerinde mutlu olmalarını engelleyebilir ve performanslarını olumsuz yönde etkileyebilir.

    Özgünlük, sosyal medya çağında da son derece önemlidir. Sosyal medya platformları, insanların kendilerini ifade etmeleri için harika bir araç olabilir, ancak birçok insan, sahte bir kişilik yaratmak için bu platformları kullanır. Sosyal medyada sahte bir kişilik yaratmak, takipçilerinizin güvenini kaybetmenize neden olabilir ve bu da sosyal medya varlığınızın başarısız olmasına yol açabilir. Sahte bir kişilik yaratmak, insanların kendilerini ifade etme ve özgünlüklerini gösterme fırsatlarını kaçırmalarına neden olabilir.

    Özgünlük, kişisel gelişim, iş dünyası ve sosyal medya dahil olmak üzere birçok alanda son derece önemlidir. Özgün olmak, insanların kendilerini ifade etmelerine, özgüvenlerini artırmalarına ve başarılı olmalarına yardımcı olur. Sahte olmak ise, insanların kendilerini ifade edememelerine, diğer insanlarla ilişkilerinde sorun yaşamalarına ve başarısız olmalarına neden olabilir. Bu nedenle, özgünlük, insanların yaşamında önemli bir yer tutar ve her zaman teşvik edilmesi gereken bir davranıştır.

  • Akıl Karmaşasını Aşmanın Yolu: 7 Adımda Soru-Cevap Yöntemi

    Çocuklar bazen sinir bozucu olabiliyor. Özellikle “niye” diye başlayan sorularla bıktırabiliyorlar. Ve siz sorulan soruyu cevapladıkça cevabında sebebini öğrenmek için yeni sorular sormaya devam ederler. Bu onların dünyaya düşkün olmalarından kaynaklanıyor (ya da sadece canınızı sıkmaya çalışıyorlardır) ve bazen çocukların sorduğu sorular sinirlerinizi bozamaya neden olabiliyor.

    Zihinleri okumak mümkün değil o yüzden denemeyin ancak daha iyi sorular sorarsanız daha hızlı ve daha iyi cevaplar alırsınız. Kalplerini kırmamaya önem verin ve denemelerini engellemeyin, hata üstüne hata yapmayın.

    Kendi çocukluğunuzu düşünün, küçükken hayattaki en zor şey insanlarla sosyal iletişim kurmaktır özellikle söz konusu cinsellik olduğunda. Nasıl aşık olacağınızı veya nasıl kendinize aşık edeceğiniz hakkında bir fikriniz yoktur.

    Daha da büyüdüğünüzde ilginizi çeken konularda bilgi sahibi olmak için bunu konularla ilgili araştırıp, okumanız gerekecektir.

    Aynı yaştaki arkadaşlarınızın bu konularda sizden daha başarılı olabilirler ve bu sizin kendinizi hırpalamanıza sebep olabilir. Sizin neden başarılı olamadığınızı sorgulamanıza ve kendi kendinize cevabını bulamadığınız sorular yöneltmenize iter. Karşı cinsi nasıl etkileyeceğinizi veya sizden etkilenmesi için neler yapmanız gerektiği üzerinde kendinizi ve yaşamı sorgulamaya başlarsınız.

    Devamlı tahminlerde bulunarak kendinize sorduğunuz soruların yaşamınızı değiştirmesini sağlayamazsınız. Sadece daha fazla canınızı sıkar. Sorduğunuz sorularda daha iyi cevap almak için kendinize daha iyi sorular sormalısınız.

    Kendinize nasıl daha iyi sorular sorarsınız?

    Psikolojik olarak suçu bahanelerde aradığımız ve suçu başkasının üzerine attığımızdan dolayı kendinize karşı dürüst olmanız çok zor. Reddedildiğimiz her bir durumda bu açıkça görülmektedir.

    İstediğiniz sonucu alamadığınız tüm zamanları düşünün. Ve şimdi dikkatli bir şekilde kendinize bu soruları sorun ve cevaplayın:

    Kendinize şu soruyu sorduğunuzda:

    -Neden daha hızlı gelişemiyorum?

    Muhtemelen beyninizde direk bu olası cevaplar dönüyordur:

    “ Çünkü ben (yeterli kaynağa, yeteneğe, bilgiye vs ) sahip değilim.”

    Kendinize şu soruyu sorduğunuzda:

    -“Neden insanlar benden hoşlanmıyor?”

    Muhtemelen beyninizde direk bu olası cevaplar dönüyordur:

    “Çünkü ben yeteri kadar (zeki/dikkat çekici vs) biri değilim.”

    Kendinize bu soruları sorduğunuzda beynimizin nasıl cevaplar ürettiğine dikkat ettiniz mi?

    Eğer soruları soruş şeklini değiştirirseniz daha olumlu cevaplar alacaksınız. Örneğin, kendinize neden daha hızlı gelişip gelişmediğinizi sormak yerine daha doğru cevap almak için soruyu biraz değiştirip şu şekilde sormalısınız:

    -“Şu anki durumdan daha hızlı nasıl gelişebilirim?”

    İşte bu soru her şeyi değiştirir. Şimdi olumsuz cevaplar listesi yerine olumlu cevaplar listesi oluşacaktır.

    “Daha çok telefon görüşmesi yapabilirim, Daha çok çalışmam lazım, Güne daha erken başlamam lazım” gibi olumlu cevaplar listeniz oluşur böylelikle eksikliklerinizi daha iyi görüp ve nasıl çözeceğiniz üzerinde kendinizi odaklayarak cevaplarınız başarıya ulaşmanızda size rehber olur.

    Ne kadar eksikliğiniz olduğunu görmek için kendinize yanlış soru sorup durumunuza üzüleceğinize ve bahaneler arkasına sığınacağınıza doğru soruyu sorarak yaşamınızı bir adım ileriye taşıyarak başarıya ulaşmak için eksikliklerinizi gidermek için nasıl yapılacağını kendinize sormanız ve bulduğunuz cevapları uygulayarak yaşamda daha iyi bir noktada olmanızı sağlayabilirsiniz. Asla çok zengin olamayacağım diye kendinizi psikolojik olarak eritmek yerine doğru soru olan nasıl daha zengin ve başarılı olurum diye kendinizi sorgulamanız çözümler üretip çözümlemeleri uygulamalısınız.

  • İşe Alım Mülakatında Sormanız Gereken 5 Önemli Soru

    Hemen hemen her işletme sahibi var olan boş pozisyonları doldurmak için iş mülakatları yapar. İşletme sahipleri genelde iş görüşmesinde bulunan kişiye “bana soracak sorunuz var mı?” diye soru sorarlar. Adaylar, genel olarak sordukları soruların onları zeki göstermesini tercih ederler ve cevabı da pek önemsemezler. Ama bazı adaylar vardır ki kendileri sorularını sorar ve alacakları cevaba göre bu işletmede çalışmak isteyip istemediklerine karar verirler.

    Adaylar tarafında sorulması gereken sorulara bir göz atalım.

    İlk 3 aylık süreçteki beklentiniz nedir?

    Mükemmel  adaylar hemen işe koyulmak isterler. Haftalarını veya aylarını kurumu tanımak için harcamak istemezler. Oryantasyon ve eğitim gibi süreçlerle zaman kaybetmek istemezler. Farkındalık yaratmak isterler, ortaya bir fark koymak isterler ve bunu hemen yapmak isterler.

    Eğer sıralama yoluna giderseniz çalışanlarınızda bulunan en önemli 3 özellik veya işe sağladıkları katkı nedir?

    Mükemmel adaylar aynı zamanda mükemmel çalışanlar anlamını da taşır. Her organizasyonun farklı olduğunu bildikleri gibi hepsinin kendince ayrı istek ve ihtiyaçları olduğunun da farkındadırlar.

    Belki en iyi performansı gösterenler daha uzun saatler çalışıyordur. Belki, yaratıcılık metodolojiden daha önemlidir. Belki de şirkete yeni müşteriler kazandırmak var olan müşterileri elde tutmaktan daha önem taşıyordur.

    Mükemmel adaylar bunları bilmek isterler çünkü işe uygun olup olmadıklarını ve işe uygun olsalar bile en iyiler arasına girip giremeyeceklerini bilmek isterler.

    Bu işin getirisi nedir?

    Çalışanlar yatırım aracıdır ve her çalışanın kazanca pozitif bir katkı sunması umulur. Akis halde işe alımın, işi kurmanın ve onlara maaş vermenin bir mantığı olmaz.

    Her iş kolunda bazı aktiviteler diğerlerine oranla daha çok farkındalık yaratır.insan kaynaklarının boş kadrolara adaylar bulmasını ve o boş kadroları doldurmasını istersiniz. Ama mesele sadece bu boş olan kadroları doldurmak değil aynı zamanda en uygun ve faydalı olan kişileri işe almaktır. Eğitim giderleri az olan ve kaliteli çalışanlar alarak herkese fayda sağlayabilmelidir insan kaynakları.

    Şirketin bu seneki en büyük hedefi nedir ve benim buna katkım ne olacaktır?

    Adayın dolduracağı pozisyon yapılan iş içinde önemli bir yer kaplıyor mu? Bir anlam ifade ediyor mu?

    Mükemmel adaylar yapacakları işin bir anlam ifade etmesini isterler. Büyük amaç taşırlar ve çalıştıkları kişilerin de aynı yaklaşıma sahip olmasını isterler. Aksi takdirde iş sıradan bir iş olmaktan başka bir anlam ifade etmeyecektir.

    Çalışanlarınız, işten arta kalan zamanda neler yaparlar?

    Mutlu çalışanlar iş arkadaşları ile arta kalan zamanlarda ne yaparlar? Zor bir soru olduğu aşikar. Öncelikle çalışanlarınızın mutlu olduğundan emin olmanız gerekir. Sonrasında işten arta zaman kalıp kalmadığına bakmak ve kalan bu zamanda neler yaptıklarını bilmek gerekir. Küçük bir işletmeyseniz bu soruyu biraz daha kolay cevaplayabilirsiniz. Büyük bir şirket iseniz çalışanlardan birkaç örneklem alıp bunu genele yayabilirsiniz. Bunları bile yapamıyorsanız çalışanlarınızı tanımıyorsunuz demektir.

    Mükemmel adaylar çalışmak istedikleri yerler ile tam bir uyum içerisinde olmak isterler. Onlara bir şeyler kattıkları gibi onlardan bir şeyler de öğrenmek isterler. Kültürü olmayan bir yerde çalışmayı tercih etmezler.

  • E-postalarda Bu Kelimeleri Kullanmak Sizi Kaba Gösterir

    E-postalar iş dünyası için ne kadar önemli olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Bu kadar önemli bir araç olduğu halde mailleşmeler dolayısıyla tahmin edebileceğinizden çok daha fazla yanlış anlaşılma yaşanıyor. En büyük yanlış anlaşılma da karşılıklı konuşma sırasında jest ve mimikleriniz dolayısıyla yanlış anlaşılmayacak bir şeyin mailde çok daha soğuk ve hatta kaba görünmesi.

    Eğer siz de aşağıdaki kelimeleri maillerinizde sıklıkla kullanıyorsanız korkarım karşınızdaki kişiler sizi daha fazla kaba olarak düşünüyorlardır ve bazı durumlarda kırılıyorlardır.

    Önemli!

    Unutmayın, karşınızdaki kişiler önemli bir durum olup olmadığını algılayacak kadar zekidir. Hele ki düzenli bir işte sürekli yazıştığınız biri ise “önemli” yazmak ve hatta bunu “ÖNEMLİ” şeklinde yazmak karşınızdaki için sinir bozucu bir algıdan başka bir şey ifade etmiyor. Eğer gerçekten olağan dışı bir durum varsa durumun önemini nedeni ile açıklamanız zaten işin önemli olduğunu gösterecektir.

    Ben

    Yazışmalarınızda sürekli “ben” veya “bana” kelimeleri kullanıyorsanız gerçekten çok fazla bencil bir kişi olduğunuzu düşünür karşınızdaki kişi. En basit örneği “bunu bana açıklayabilir misin?” cümlesi yerine “bunu açıklayabilir misin?” demeniz inanın aynı cevabı almanızı sağlayacaktır.

    Sen

    “Ben” durumunda olduğu gibi “Sen” kelimesini çok sık kullanmak da karşı tarafı aşağılamaya, ezmeye çalışıyormuşsunuz gibi bir hissiyat verir bu nedenle bunu kullanmamaya da özen gösterin. Karşınızdaki sürekli “Sen” kelimesini görünce yanlış bir şey yapmamışsa da sanki yanlış bir şeyler yapmış gibi bir algıya kapılır. Tabi amacınız bu değilse…

    Hayır

    Yüz yüze iken hayır demek, yazılı bir şekilde hayır demekten çok daha farklı bir etki yaratıyor. Eğer yazılı olarak sık sık kullanıyorsanız bir bakıma iletişimi sonlandırıyorsunuz gibi görünür. Hayır demekten ziyade neden “hayır” olacağını yazmak daha sağlıklı bir iletişim şeklidir.

    Özür Dilerim / Üzgünüm

    Yazılı bir şekilde özür dilenmemesi aslında daha doğru bir harekettir. Eğer ila özür dileyecekseniz bunu birebir, yüz yüze yapmanız çok daha doğru bir hareket olacaktır. Yazılı bir şekilde özür dilerim, üzgünüm gibi şeyler çok daha baştan savma bir algıya sebep olur. Tabi bazen çok acil kullanmanız gerekebilir bu tür durumlarda da kullanmaktan kaçınmayın.

    Ünlem İşaretleri

    Ünlem işaretleri kullanmak karşı taraf için gerçekten çok büyük bir sıkıntı yaratır çünkü gerçek hayatta ünlem işareti yerine yüz ifadeleriniz veya ses tonunuz geçer ama yazılı iletişimde bunu çok sık kullanmak karşı taraf için çok itici gelir ki bu noktalama işaretine zaten pek bir sempati beslemez kimse. Bazen heyecanınızı veya sinirinizi bu işareti kullanarak ortaya çıkarıyor olabilirsiniz ama bunu yapmamanız daha sağlıklı bir iletişime sahip olmanızı sağlayacaktır!!!

    Aslında

    Bu kelime size çok düşman kazandırıyor olabilir. Bu nedenle çok kullanmayın. “Aslında patron şöyle demek istedi” gibi bir cevap karşı tarafı direkt olarak yargıladığınızı ve zan altında bıraktığınızı gösterir. Bu nedenle mümkün olduğunca “yargı” olacak durumlarda kullanmayın. O olmadan da durumu çok güzel açıklayabilirsiniz, eminim.

    Yemin etmek

    Eğer mailde bir “yemin” görüyorsanız hemen oradan uzaklaşın çünkü karşı taraf artık saldırıya geçmiş ve giderek kabalaşacak. Evet, eğer mailde bunu yapıyorsanız karşınızdaki kişi tam olarak bunu algılıyor ve size karşı tavır almaya başlıyor.

    İyi

    Her ne kadar güzel bir kelime gibi görünse de karşı tarafı ikilemde bırakan bir kelimedir “iyi”. Bir işin karşılığı olarak “iyi yaptın” demek onu gerçekten “güzel, başarılı bir şekilde tamamladın” anlamına mı geliyor yoksa sadece “eh işte, yapmışsın” gibi bir anlama mı geliyor? Yüz yüze iken bunu kullanmak yine jest ve mimiklerden dolayı doğru anlamı verebilir ama yazışmalarda farklı anlamlara davetiye çıkarabilir.

  • Her Girişimcinin Ziyaret Etmesi Gereken 10 Online Eğitim Sitesi

    Başarılı bir girişimci olmak, bir iş fikrini hayata geçirerek veya mevcut bir işi büyüterek başarı elde eden kişidir. Bunun için girişimcilik ruhu, yaratıcılık, cesaret, risk alma ve kararlılık gibi bazı önemli özelliklere sahip olmak gereklidir.

    Yeni bir iş kurmak için öğrenmeniz gerekenler, bazı durumlarda size pahalıya mal olabilir. Örneğin, bir işletme yönetimi kursu almak ya da bir mentorluk programına katılmak ek maliyetler getirebilir. Ancak, son yıllarda ücretsiz veya düşük maliyetli online eğitim kaynakları sayesinde birçok bilgiye erişmek mümkün hale geldi. ğer pazarlama, girişimcilik, iş yönetimi ve daha fazlası hakkında bilgi edinmek isterseniz aşağıda sizin için hazırladığımız mevcut kaynaklar ile online eğitim alabilirsiniz.

    1. Udemy – Udemy, herhangi bir beceriyi öğrenmek için yüz binlerce online kursa ev sahipliği yapar.
    2. Coursera – Coursera, dünya çapında ünlü üniversitelerden dersler sunar ve sertifikalar verir.
    3. Khan Academy – Khan Academy, matematik, bilim ve diğer konularda öğrenmek için bedava online eğitim sunar.
    4. edX – edX, lisanslı kurumlar tarafından sunulan yüksek kaliteli dersleri içeren bir online eğitim platformudur.
    5. Codecademy – Codecademy, web geliştirme, programlama ve veri bilimi gibi konuları öğrenmek için interaktif bir çevrimiçi öğrenme ortamı sunar.
    6. Lynda.com – LinkedIn’in sahibi olduğu Lynda.com, işletme, yaratıcılık ve teknoloji konularında video tabanlı online eğitim sunar.
    7. Treehouse – Treehouse, web tasarımı, web geliştirme, mobil uygulama geliştirme ve oyun programlama gibi konularda interaktif öğrenme sunar.
    8. Skillshare – Skillshare, yaratıcı beceriler, tasarım, fotoğrafçılık ve pazarlama gibi konularda online dersler sunar.
    9. FutureLearn – FutureLearn, dünyanın önde gelen üniversitelerinden, kültür kurumlarından ve endüstri liderlerinden kurslar sunar.
    10. TED-Ed – TED-Ed, dünya çapında ünlü konuşmacıların TED konuşmalarından yola çıkarak, öğrencilere video tabanlı eğitim sunar.
  • Türkiye’deki Başarılı Girişimcilik Örnekleri

    Ülkemizde de çok sayıda başarılı girişimcilik örneği bulunmaktadır. Gelişen teknoloji ve devlet destekli krediler gibi faktörler, kendi işini kurmak isteyenlere yardımcı olmakta, onları teşvik etmektedir.  Günümüzde birçok kişi girişimci olmak istiyor ve birçok başarılı girişimci örnekleri de onlara ilham veriyor.

    Türkiye’deki birçok başarılı girişimcilik örneği bulunmaktadır. İşte bazı örnekler:

    • Nevzat Aydın – Yemek Sepeti

    2015’te ülkemizde internet sektöründe faaliyet gösterip 1 milyar TL yatırım almayı başaran ilk firma Yemek Sepeti oldu.

    Delivery Hero tarafından satın alınan Yemek Sepeti, faaliyetlerine 2000 yılında 40 metrekarelik bir alanda başladı. Başlangıçta yalnızca birkaç düzine civarında sipariş alan firma, zaman içinde popülaritesini artırdı ve 2010’da sipariş sayısı 25 bine ulaştı.

    Nevzat Aydın ise Türkiye’nin en büyük online yemek siparişi platformunun kurucusu niteliğini kazandı. ABD Başkanı Barack Obama tarafından 2010 yılında düzenlenen Girişimcilik Zirvesi’ne çağrılan dünya çapındaki 150 girişimci arasına girdi.

    • Başak Taşpınar – Armut.com

    Boğaziçi Üniversitesi mezunu Başak Taşpınar, eğitimine devam etmek için ABD’ye gitti. Sonrasında Coca-Cola, Morgan Stanley gibi dev şirketlerde çalıştı ancak 2010 yılında oğlu dünyaya geldikten sonra Türkiye’ye döndü.

    Ülkeye döndüğünde eve yerleşme aşamasında bir sürü sıkıntı çeken Taşpınar, bu noktada edindiği fikirlerle armut.com’un temellerini attı. Hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini anlayarak taşınma sırasında çektiği zorlukları fırsat olarak kullandı. Girişimi ile internet aleminde hızla yükseldi.

    • Demet Mutlu – Trendyol

    Trendyol grubunun girişimcisi, kurucusu ve CEO’su olan Demet Mutlu, kendi işini kurma düşüncesiyle yola çıktı. 300 bin dolar sermaye evinin salonunda işe başlayan Mutlu, sitenin değerinin ilk 16 ayda 150 milyon dolara ulaştığını gördü.

    Çinli teknoloji devi Alibaba’dan yatırım alan Trendyol, önde gelen e-ticaret girişimcilerinden biri haline geldi. En iyi kadın girişimciler arasındaki Demet Mutlu’nun firması, ciro ve büyüme hızı açısından tüm dünyada istisnai örnekler arasına girdi.

    • Eren Bali – Udemy

    6 ay içinde 57 yatırımcı tarafından reddedilen fikrine sıkı sıkı tutunan Bali, sonunda hedefine ulaştı. Ancak milyonlarca insanın ücretsiz ulaşabileceği ders içerikleri sunma fikrini hayata geçirmek hiç kolay olmadı.

    2017’de Forbes dergisine Vadideki Türk başlığıyla kapak olan Bali, matematik ve bilgisayara olan ilgisi sayesinde kendi başarı hikayesini yarattı. Nitekim Udemy, online eğitim devriminin en önemli girişimleri arasına yerleşti.

    • Sidar Şahin – Peak Games

    Yerli oyun şirketi Peak Games, 2010 yılında İstanbul’da Sidar Şahin tarafından kuruldu. Yıllar içinde Türkiye’nin yanında dünya mobil oyun pazarının da önemli oyuncuları arasına girdi. İstanbul’dan dünyaya uzanan bir marka olarak dikkat çeken Peak, milyonlarca kullanıcıya ulaştı.

    2016’da oyuncak üreticisi Hasbro’ya açtığı dava ile gündeme gelen girişim, 2017 yılında anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Sidar Şahin, kendi firmasını kurmadan önce yüksek profilli oyun şirketlerini ve başarılı internet girişimlerini yönetti.

    • Tarkan Anlar – Scotty

    Motosiklet sürücüleri ile İstanbul’un trafik derdini çözmeyi ve hızlı bir ulaşım seçeneği sunmayı amaçlayan Scotty, Tarkan Anlar tarafından kuruldu. Anlar, çocukken okul olmadığı zamanlarda esnaf babasına yardım ederek ticaret hayatına giriş yaptı.

    Ege Üniversitesi’ni kazandı ve burada İşletme Kulübü’nün kurulmasını sağlayarak bir dergi çıkarttı. Pek çok farklı proje başlatan Anlar, babasının işleri bozulduğunda küçük internet siteleri kurdu. İstanbul’da iş yapmaya çalışırken trafik sorunundan şikayet eden Anlar, bu noktada motorla taşımacılık fikrine yöneldi. Böylece Scotty yaratıldı.

    • Gülhan Ertürk Akgül – Artge

    TİM-TEB’in En Başarılı Kadın Girişimci ödülüne layık görülen Gülhan Ertürk Akgül, Artge’nin kurucusu. Artge; yüz-örüntü-imge tanıma, ileri görüntü ve sinyal işleme gibi konularda %100 yerli çözümler üreten FaceCapt Yüz Tanıma Sistemi ile Türkiye’deki önde gelen savunma sanayii ve bankacılık sektörü firmalarında büyük hacimli işlere imza attı.

    Akgül, 1999’da İTÜ Mühendislik Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde MBA yaptı. 2006’da Siemens’te çalışmaya başladı ve 11 yıl burada görev yaptı. Artge’yi ise 2013’de kurdu.

    • Kerem Çatay – Ay Yapım

    Ay Yapım’ın kurucusu Kerem Çatay da başarılı girişimciler arasında. Bilkent Üniversite’den mezun olduktan sonra yüksek öğretimini University of California Film & Televizion programında tamamladı.

    2005 yılında Ay Yapım’ı kuran Kerem Çatay, Fi, Çarpışma, Kuzgun, Kara Para Aşk, Kurt Seyit ve Şura, Kuzey Güney, Fatmagül’ün Suçu Ne, Ezel, Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü, İçerde gibi ülkenin önde gelen dizilerine imzasını attı. Aynı zamanda Bi Küçük Eylül Meselesi, Delibal gibi filmlerin yapımcılığını da üstlendi.

    • Latife Ertuğrul – Ertuğrul Tekstil

    14 yaşındayken fabrikada ortacılık yapmaya başlayan Latife Ertuğrul’un firması da ilham veren girişimcilik örneklerinden. 2013’te Latife Ertuğrul tarafından 30 m2 bir atölye olarak kurulan Ertuğrul Tekstil, firmanın sitesine göre bugün 1800m2 kapalı alanda üretim yapmaktadır.

    Fason üretim yaparak işe başlayan kadın girişimci, yavaş yavaş işini büyütmeye başladı. Hayallerine ulaşmakta kararlı olan Ertuğrul, zamanla büyük ihracatlar ve milyon dolarlık anlaşmalar yapan bir şirketin sahibi haline geldi.

    • Cihat Dündar – Biota Laboratuvarları

    Almanya doğumlu Cihat Dündar, 12-13 yaşlarında yaşadığı sivilce sorunu nedeniyle doktora gitti. Ancak doktorun söylediği yöntemlere rağmen sivilce sorunundan kurtulamadı. Bir gün bal ve yoğurt karışımından oluşan basit bir tarifle karşılaştı ve bu sayede sorunundan kurtulduğunu gördü. Yirmili yaşlarında ise başka bir olay ona ilham verdi.

    Askerlikte nöbet tutarken aynı sokakta oturan bir kadının birileriyle konuşurken sürekli ağzını örttüğünü görüyordu. Bir gün kadının nöbet tutan askere pişirdiği keteden ikram etmesiyle Dündar, bıyık bölgesinde aşırı kıllanma olduğunu gördü. Bu soruna çözüm bulunabilir mi diye çıktığı yolda Biota Laboratuvarları’nı kurdu.

    • Nazım Salur & Serkan Borancılı & Tuncay Tütek  – Getir

    Nazım Salur, Serkan Borancılı ve Tuncay Tütek tarafından kurulmuştur. Şirketin merkezi İstanbul’dadır ve şu anda Türkiye’nin birçok büyük şehrinde hizmet vermektedir. Getir’in kuruluş amacı, kullanıcıların günlük hayatlarında ihtiyaç duydukları ürünleri hızlı ve kolay bir şekilde temin etmelerine yardımcı olmaktır. Başlangıçta sadece İstanbul’da faaliyet gösteren Getir, son zamanlarda büyük yatırımlar almış ve uluslararası genişlemeye başlamıştır.

    Türkiye merkezli bir hızlı teslimat uygulamasıdır. Kullanıcılar, Getir mobil uygulamasını kullanarak market ve bakkal ürünlerini 10 dakika içinde kapılarına getirtirler. Getir, geniş bir ürün yelpazesi sunar, örneğin temel gıda maddeleri, atıştırmalıklar, kişisel bakım ürünleri ve hatta çiçek gibi. Ayrıca, kullanıcılar uygulama aracılığıyla restoran yemeklerini de sipariş edebilirler. Getir’in en büyük avantajlarından biri, müşterilerine hızlı teslimat sunmasıdır. Bu nedenle, insanların günlük hayatlarında ihtiyaç duydukları şeyleri kısa sürede elde etmelerini sağlamaktadır. Getir, son yıllarda büyük bir popülarite kazanmış ve Türkiye’de bir milyondan fazla kullanıcıya sahip olmuştur.

    Yukarıdaki örnekler arasına yüzlercesi daha eklenebilir. Önemli olan örnekler arasındaki ortak noktaları bulmak ve onları anlamaktır. Çünkü hemen hepsinde belli başlı unsurlar öne çıkmaktadır. Olmazsa olmazların; kararlılık, pes etmemek ve fırsatları yakalamak olduğu görülmektedir. Bununla birlikte trendleri yakalamak ve geleceğin meslekleri hakkındaki güncel bilgileri takip etmek önem taşımaktadır. Böylelikle gelişen zamanla birlikte ilerlenerek geride kalma riski ortadan kaldırılabilir.

  • Başarıya ulaşmak için 9-5 çalışmayı geride bırakmanız gerekiyor

    9-5 çalışmak artık geçmişte kalan bir şey. Dünya durmadan çalışıyor fakat sizin de bunu yapmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor. Aileniz 9-5 çalışarak ancak faturalarını ödüyordu fakat sizin yeni imkanlarınız var ve bunu öğrenmek üzeresiniz.

    Her şeyin başında unutmamanız gereken şey, dünyanın sonsuza kadar değiştiğini aklınızdan çıkarmayın.

    Siz artık internete sahipsiniz. Yeni matbaa bu! İnternet! Bu gücü dünyanın her yerinde kullanın. Özellikle başarı elde etmek için. Yapmanız gerekenler basit:

    Sevdiğiniz şeylere odaklanın

    Para sizi her zaman cezbedebilir ama paradan sıyrılmanızı sağlayacak tek şey tutkudur! Sektörler her zaman değişir fakat tutku hiç bir zaman değişmez. Eğer yatırım danışmanlığı eğitimi almak istiyorsanız alın. Size çok para kazandıracağı için değil, bunu tutkuyla istediğiniz için. Tutku, sizi ustalaştırır ve bu ustalığınız zamanla size parayı getirir.

    Sabırlı olun ve zorlamayın

    Sıcağı sıcağına istifayı basıp tutkuyla bağlı olduğunuz şeye geçmek isteyebilirsiniz ama muhtemelen büyük bir hata yaparsınız. Öncelikle bilmelisiniz ki tutkulu olmanız, o işte gerçekten iyi olduğunuz anlamına gelmez. Bu nedenle her şeyi bir anda parçalamak ve yeni bir şeye başlamak yanlış adım olur. Bir süre standart iş hayatınızı ve tutkunuza yatırımlarınızı bir arada götürmelisiniz.

    Düzenli bir şekilde çalışın ve diğer işinizle beraber bunu sürdürmeyi öğrenin ilk önce. Tutkunuzu işe dönüştürmekle bitmiyor maalesef. Bu işten para kazanmaya başlamanız artık günlük işinizi bırakıp tamamen bu alana odaklanabileceğiniz anlamına geliyor.

    Para kazanmanın yaratıcı yollarını düşünün

    Herkesin yaptığı bir şeyleri yaparak çok para kazanmayı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Yaratıcı düşünün ve büyük fikri bulun. Hem müşteri hem işletme sahipleriyle görüşün, böylece tüm açılardan araştırabileceksiniz. Hedef, henüz işletmelerin yapmadığı ve müşterilerin işine yarayacak bir şeyler bulmak.

    İş alanınızı bulduktan sonra artık değerlendirebilir, prototip hazırlayabilir ve para kazanıp kazanmayacağınızı öğrenebilirsiniz. Bulana kadar devam. Kolay olduğunu kim söyledi ki?

  • Yeni tanıştığınız kişilerde unutulmaz bir izlenim bırakma taktikleri

    Tanıştığın herkes kalıcı bir izlenim bırakmak ister misin? Aşağıdaki yöntemler bu konuda çok büyük fayda sağlayacaktır.

    “Aslında bir daha önce bir kaç defa tanışmıştık!” demek kadar kötü bir şey olamaz. Bir şekilde insanlar sizi unutuyorsa demek ki yeterince iyi tanışamamışsınızdır. Bu sadece sizin hatanız diye bir şey diyemeyiz, tanıştığınız kişilerin kişilikleri ile de alakalı bir durum. Her durumda da eğer unutulmaz bir izlenim bırakmak istiyorsanız bu konuda kalıcı etki bırakmayı bilen insanların alışkanlıklarını uyulayabilirsiniz.

    1- Klişelerin ötesine geçin

    Havada sudan konuşmak, “neler yapıyorsun” gibi muhteşem bir klişe ile başlamak çok güvenilir gibi gelse de sizin hakkınızda iyi bir ilk izlenim oluşturmayacaktır. Eğer gerçekten iyi bir izlenim oluşturmak istiyorsanız klişe soruların ötesine geçip gerçekten size özel bir cevap almaya çalışın. Boş vakitlerinde ne yapmaktan hoşlandığını sorun, günün başında okuduğunuz bir makaleden alıntı yapın ve farklı bir konu açın. Böylece siz diğerlerinden ayrışmış olacaksınız.

    2- Samimi yaklaşın

    Networking etkinlikleri genelde çok sert, samimiyetten uzak gelir herkese. Bu nedenle fark yaratmak için karşınızdakine daha samimi yaklaşabilirsiniz.

    Kalkıp eşiyle ilgili konuşmak, bir belgeselde duyduğunuz dünya sağlığını ilgilendiren bir şeyden bahsetmek gibi şeyler çok anlamsız gelebilir. Bu nedenle son tatilinizden söz etmek, tutkuyla bağlı olduğunuz bir hobinizden söz etmek karşınızdakini sizinle ilgili empati kurmasını sağlar ve o da benzer şeyleri paylaşır ve böylece diğer herkesten farklılaşmış olacaksınız.

    3- Gerçekten ilişki kurun

    Biriyle konuşurken veya biri sizinle konuşurken telefona takılmış bir şekilde bakmak sizi unutulmaz kılacaktır ama tamamen olumsuz anlamda.

    Gerçekten hatırlanan ve sohbetinden keyif aldığımız kişiler, gerçekten olayla ilgilenen, aktif katılım gösteren kişilerdir genelde. Bu kişiler odayı süzmek, yemeklere takılmak gibi şeyler yerine göz teması kurar, başını sallar ve hatta konuyla ilgili görüşlerini paylaşırlar. Unutulmaz olmak istiyorsanız dahil olmalısınız, kenarda durmamalısınız.

    4- Ortak bir zemin bulun

    İnsanları ortak bir çıkar gibi birleştirici çok az şey vardır. Eğer yeni tanıştığınız bir profesyonelle bu bağı kurmayı başarırsanız gelecekte ilk hatırlananlar arasında olacaksınız.

    Tabi sadece iş anlamında ortak bir çıkardan bahsetmiyorum. İstanbul maratonu yaklaşırken eğer siz de koşuyorsanız ve bunu konuşmada dile getirirseniz neden koşu arkadaşı olmayasınız ki? Ortak bir yazara olan hayranlığınız dile getirilirse yine yeni çıkacak olan kitabı sizi bir araya getirebilir.

    5- Takip edin

    Diyelim ki yukarıdaki tüm maddeleri harika bir şekilde hayatınızda uyguladınız. 3 yıl sonra yeni bir iş arayışınızda bunlar sizin hatırlanmanızı sağlayacak mı? Muhtemelen hayır.

    En unutulmaz insanlar sadece iyi bir izlenim bırakan kişiler değil, bu ilişkiyi profesyonel bir ilişkinin başlangıcı olarak görenlerdir. Bu nedenle tanıştığınız etkinlikten sonra sizi hatırlamasını ummak yerine iletişimi koparmamaya çalışmak gerekir. E-posta atın, Linkedin’de davet gönderin. Güçlü bir bağlantı kurmak için elinizden geleni yapın, hatırlanmanın ötesine geçeceksiniz.

    Kimse unutulmak istemez ama binlerce kişiyle tanıştığımız bu hayatta sadece güçlü bir ilişki kuran, iletişimi kesmeyen kişileri hatırlayabiliyoruz. Bunu yapmaya çalışın.

  • Türkiye’den ve Dünyadan Başarılı Girişimcilik Örnekleri

    Gelişen imkanlar ile giderek daha çok çeşitlilik kazanan girişimcilik örnekleri, iş fikrini hayata geçirmek isteyenlere ilham oluyor. Bu yazıda da hem Türkiye hem de dünyadan örnekler bulunuyor;

    Risk almayı bilen ve aklına koyduğu işi yapmaya girişenler için örnekler, hiç şüphesiz büyük önem taşımaktadır. Bunlar, girişimcilik yoluna çıkmış kişiler için ilham kaynağı olmakta ve onlara olabilecekler hakkında fikir vermektedir.

    Sonuçta geçilecek bir yoldan daha önce geçmiş olanların tecrübesinden faydalanmak gayet mantıklıdır. Böylelikle onun karşılaştığı zorluklar göz önüne alınarak adım atılabilir ve riskler daha iyi hesaplanabilir. Aşağıdaki hikayeler de bu bağlamda yardım edecek niteliktedir.

    İşte hem Türkiye hem de dünyada hedefe ulaşmış girişimcilik örnekleri;

    Dünyadaki Başarılı Girişimcilik Örnekleri

    Dünya çapında sayısız girişimcilik örneği bulunmaktadır. Faaliyet alanları farklı olsa bile geçtikleri yollar birbirine benzemekte, birçoğu ders alınacak nitelik taşımaktadır. Aşağıda yol gösterici özelliğe sahip 10 örnek bulunmaktadır.

    • Pierre Omidyar – eBay

    eBay’ın 1998’deki halka arzıyla 31 yaşında milyarder olan Pierre Omidyar, işe kendi sitesinde ürün satarak başladı. AuctionWeb olarak bilinen projesi kısa süre içinde yüksek trafik almaya başladı.

    Yükselişin ardından kullanıcılardan küçük ücretler almaya başlayan Omidyar, sonrasında bünyesine kattığı personellerle girişimini daha da genişletti. eBay şu anda internet üzerindeki en büyük açık artırma usulü alışveriş sitesi konumunda.

    • Jan Koum – WhatsApp

    Jan Koum, dünya çapında milyonlarca kullanıcısı olan devasa mesajlaşma platformu WhatsApp’ın kurucusu. Fakat şu anda milyar dolarlık serveti olan Jan Koum için hayat hep böyle bonkör değildi.

    Sovyetler Birliği dönemi Ukrayna’sında su akmayan bir evde büyüyen Koum, 16 yaşında ailesiyle ABD’ye göç etti. 2009 yılında WhatsApp’ı kuran Koum için girişimi dönüm noktası oldu.

    • Hamdi Ulukaya – Chobani

    Chobani, 2005’te Hamdi Ulukaya’nın New Berlin, New York’ta Kraft Foods tarafından kapatılan bir tesisi satın almasıyla kuruldu. Ancak başarı hikayesi, kuruluşun öncesinde saklı. 1972 yılında Erzincan’da doğan Ulukaya, yoğurt ve peynir üreten mütevazı bir aileye sahipti. Ankara’da üniversite eğitimi alırken dil öğrenmek için ABD’ye gitti ve burada girişiminin temellerini attı.

    Çünkü Amerika’daki yoğurtların berbat olduğunu gördü ve bu durumu fırsata çevirebileceğini fark etti. Ardından Kraft Foods’a ait bir tesisi satın almak için aylarca uğraştı ve sonunda istediğini aldı. Sadece 6 çalışanla başladığı işini zamanca yüzlerce çalışanı olan başarılı bir girişime dönüştürdü.

    • Andrew Carnegie – U.S. Steel

    19. yüzyıl ABD’sinde çelik endüstrisinin gelişiminde önemli rol oynayan Andrew Carnegie, girişimciliğin harika örnekleri arasında. Sert bir hayatı olan Andrew’in çocukluğu, fabrikalarda çalışarak geçti ve çalışmasına rağmen geceleri yatağa genellikle aç bir şekilde gitti.

    Kendi işlerini kurmadan önce Pennsylvania Demiryolları Şirketi’nin amiri olmayı başardı. Tüm zamanların en zengin Amerikalılarından olmasına rağmen aynı zamanda cömertliğin simgesi haline geldi. Öyle ki servetinin yaklaşık yüzde 90’ını çeşitli yardım kuruluşlarına ve vakıflara bağışladı.

    • Jack Ma – Alibaba

    Alibaba’yı kuran ve girişimini bir dünya devi haline getiren Jack Ma, dünyadaki en başarılı girişimciler arasında. Sıfırdan başlayıp büyük bir servete ulaşan Jack Ma, internetin yükselişini fırsat bilip Alibaba’yı kurdu.

    Sonrasında da çağın ihtiyaçlarını takip ederek şirketi devasa bir platforma dönüştürdü. Yenilikleri takip etmesi ve karşısına çıkan zorluklarda yılmaması sayesinde Alibaba’yı devler ligine sokmayı başardı.

    • Jeff Bezos – Amazon

    E-ticaret devi Amazon ve kurucusu Jeff Bezos da dünyanın en başarılı örneklerinden. Çocukluk döneminde elektronik cihazlara ve bilgisayarlara karşı özel ilgisi olan Bezos, Amazon’dan önce birkaç başarısız iş girişiminde bulundu.

    1994 yılında internetin yüzde 2300 büyüdüğünü gördü ve ilk etapta online kitap satmak için tasarladığı Amazon.com’u kurdu. Dünyanın en zengini unvanını alan Bezos, e-ticaret işini günümüzde pek çok farklı alana genişletmiş durumda.

    • Konosuke Mathushita – Panasonic

    En büyük Japon tüketici elektroniği şirketi olan Konosuke Mathushita, küçük yaşlardan itibaren çıraklık dahil pek çok farklı işte çalıştı. Elektrikli cihazlara ilgisi artan Mathushita, bu nedenle 15 yaşında bir aydınlatma şirketinde teknisyen olarak işe başladı.

    Çalışkanlığıyla öne çıktı ve 22 yaşına geldiğinde müfettişliğe yükseldi. Ancak o dönemde ürün yönetim tarafından beğenilmedi ve istifa ederek kendi şirketini kurdu. Bu şirket daha sonra dünya devleri arasına girecek Panasonic’i doğurdu.

    • Eren Özmen – Sierra Nevada Corporation

    Sierra Nevada Corporation’ın başkanı olan Eren Özmen’in şirketi de başarılı girişimcilik örneklerinden. 1980’lerde eğitim için Amerika’ya giden Özmen, Nevada Reno Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. 19882de ise birkaç sene içinde satın alacağı Sierra Nevada Corporation’da çalışmaya başladı.

    1994’de SNC yalnızca 20 çalışana sahipken satına alan Özmen çifti, başarılı stratejileri sayesinde yükselişe geçti. 2014 yılında, Fast Company dergisinde “Dünyanın En Yenilikçi 10 Uzay Şirketi” listesinde yer alan firma, daha pek çok farklı unvan kazandı.

    • John Paul DeJoria – Paul Mitchell&Patron Tequila

    En iyi Paul Mitchell saç ürünleri ve Patron Tequila ile tanınan John Paul DeJoria, kendi servetini kendi yapan girişimciler arasında. Alman ve İtalyan ebeveynleri olan DeJoria, koruyucu bir ailenin yanında yaşamak için Los Angeles’a gönderildi.

    Hatta gençlik döneminde zaman zaman sokak çeteleri arasına katıldı. John Paul Mitchell Systems’i yarattığında, arabasında yaşıyor ve saç ürünlerini kapı kapı dolaşarak satmaya çalışıyordu. İşlerin yolunda gitmesiyle iyi paralar kazandı ve milyon dolarlar kazanan bir şirketin kurucusu oldu.

    • Sarah Breedlove – Madam C. J. Walker Manufacturing Company

    1867-1919 yılları arasında yaşayan Sarah Breedlove (Madam C. J. Walker), inanılmaz bir girişimci olarak hafızalara kazındı. Servetini kendi kazanan ilk siyahi Amerikalı kadın milyoner olan Breedlove, kölelik yapan bir aileden geliyordu.

    Ailesinde doğan ilk özgür insan olan Sarah, özellikle siyahi kadınlar için tasarlanmış güzellik ve saç ürünleri yarattı. Yeterli arzın olmadığını görerek kendi çözümünü bulan girişimci, çabalarının meyvelerini aldı ve 1919’da ölümü sırasında Amerika’nın en zengin Afrikalı-Amerikalı iş kadını olarak kayıtlara geçti.