Blog

  • Girişimcilik Nedir?

    Girişimcilik, bir iş fikrini hayata geçirmek için gerekli olan tüm adımları atarak yeni bir iş kurma sürecidir. Girişimci, risk alarak bir iş fikrini gerçeğe dönüştürme konusunda cesaret gösteren bir kişidir. Girişimcilik, birçok farklı sektörde ve iş modelinde uygulanabilir ve modern çağın en ilgi çekici kariyer seçeneklerinden biridir.

    Girişimcilerin ortak özellikleri arasında vizyoner olmaları, risk almaya hazır olmaları, yenilikçi fikirlere açık olmaları, girişimlerini finanse etmek için kaynakları bulabilmeleri ve liderlik becerilerine sahip olmaları sayılabilir. Girişimcilerin, işlerinin her yönünü yönetebilme yeteneğine de sahip olmaları gerekmektedir.

    Girişimciliğin, ekonomik büyümenin ve istihdam yaratmanın anahtarlarından biri olduğu düşünülmektedir. Girişimciler, yenilikçi fikir hayata geçirerek, yeni ürünler ve hizmetler sunarak, mevcut pazarlarda rekabeti arttırarak ve yeni pazarlar yaratarak ekonomiye katkıda bulunurlar.

    Girişimcilik, birçok farklı şekilde uygulanabilir. Örneğin, birçok girişimci, mevcut bir iş fikrini daha iyi bir hale getirmek veya yenilikçi bir ürün veya hizmet sunmak için girişimlerinde bulunurlar. Diğerleri ise tamamen yeni bir iş fikriyle başarılı olurlar.

    Girişimcilik Nedir?

    Girişimcilik, herhangi bir yaşta herhangi bir kişi tarafından uygulanabilir. Her ne kadar genellikle genç insanlar tarafından uygulansalar da, ileri yaşlarda bile başarılı girişimciler vardır. Girişimcilik, birçok farklı sektörde uygulanabileceği için, işletme yönetimi, pazarlama, finans ve teknoloji gibi birçok farklı beceri alanını içerir.

    Girişimcilik, bir iş fikrini hayata geçirme sürecidir ve ekonomik büyümenin anahtarlarından biridir. Girişimciler, yenilikçi fikirleri hayata geçirerek, yeni ürünler ve hizmetler sunarak, mevcut pazarlarda rekabeti arttırarak ve yeni pazarlar yaratarak ekonomiye katkıda bulunurlar. Girişimciliği uygulamak için vizyoner olmak, risk almaya hazır olmak, liderlik becerileri ve yenilikçi fikirlere açık olmak önemlidir.

  • 30 yaşından önce nasıl milyoner olunur?

    30 yaşından önce milyoner olmak mümkün mü? İyi bir işte çalışır ve ek gelir elde etmenin yöntemlerini bulur ayrıca, harcamalarınızda disiplinli olursanız neden olmasın. Eğer yapabileceğinize inanırsanız, yapabilirsiniz. Önemli olan önce kendinize inanmanız. Bu haberimizde, 30 yaşına gelmeden önce milyoner olmak üzere yaşam koçundan destek alan ve birkaç kişiye yardımcı olan on hayat kuralına değineceğiz.

    1. Olabildiğince erken davranın

    29. doğum gününüzün sabahında uyanıp ve önümüzdeki yıl içinde bir milyoner haline geleceğinizi ilan etmeniz mümkün değil… Çünkü, milyoner olmak için; fedakarlıklar, disiplin ve uzun vadeli planlama gerekir. Mümkün olduğunca erken kazanç sağlamaya başlamanız gerekir. Girişimci ve yazar Dale Partridge, blog sayfasındaki The Daily Pozitif adlı yazısında; 2002 yılında lisedeyken yalnızca küçük bir öğrenciydim. “Ama 30 yaşına geldiğimde neler isteyeceğimi biliyordum. Nerede yaşayacağımı, evlenip çocuk sahibi olup olmayacağımı iş ya da üniversiteye başlasam da ne tür özgürlüklere sahip olacağımı ve daha fazlasını…”

    Tersine mühendislik sayesinde, Partridge bu vizyona nasıl ulaşacağını, hangi davranışları benimsediğini, parasını nasıl bütçelendireceğini belirledi. Hiçbir şeyi şansa bırakmadı.

    2. Parayı takip etmeye başlayın

    Yazar ve radyo sunucusu Grant Cardone, “Bugünün ekonomik ortamında milyoner statüye giden yolda tasarruf sağlayamazsınız. İlk adım gelirinizi arttırmaya ve tekrar etmeye odaklanmaktır. Gelirim ayda 3.000 dolardı ve dokuz yıl sonra ayda 20.000 dolara çıktı. Cardone, parayı izlemeye başlayın, sizi gelirinizi kontrol etmeye ve fırsatları görmeye zorlayacaktır” diyor.

    3. Büyüme zihniyetini geliştirin

    Stanford Üniversitesi’nden psikolog Carol Dweck, yıllarca araştırma yaptıktan sonra, insan beyninin yumuşak olduğunu keşfetti. İnsanların istihbarat veya yetenek gibi niteliklere inandıkları sabit bir zihniyetin aksine, bir büyüme zihniyetine sahip insanlar, yeni yetenek ve beceriler geliştirme konusunda çok çalışıyorlar.

    Örneğin; bir terfi alırsanız, meslektaşınızın terfiyi neden aldığını inceleyin ve bir sonraki terfiyi alabilmek için daha fazla çalışın. Önemli olan odak noktanız; çalışmaya ne kadar istekli olduğunuz. Kolayca web seminerleri, kitaplar ve rehberler aracılığıyla yeni bilgiler edinebilirsiniz. Bu bilgi, sizin için kesinlikle hem kişisel hem mesleki hayatınızda kullanışlı olacaktır. Paradan tasarruf etmenin, yeni iş fırsatlarına atlamanın etkili yollarına kadar her şeyi keşfetmenize yardımcı olabilir.

    5. 50/20/30 bütçesini uygulamak

    Hedefiniz milyoner statüsü ise; bütçeleme çok önemlidir. Harcamalarınızı bütçelendirmezseniz tasarruf hedeflerinize göre ayarlayamazsınız. Herkesin çeşitli gelir ve giderleri olduğu için tek bir bütçeye uygun bir bütçe yok, ancak 50/20/30 bütçesi başlamak için mükemmel bir adım.

    Kısaca nasıl bir tasarruf planı yapabileceğinizden bahsedelim: Karmaşık bir mali plan oluşturmak yerine, basit bir bütçe oluşturun: Konut, yemek, ulaşım gibi zorunlu giderler için gelirinizin yüzde 50’sini bir kenara koyun. Daha sonra, gelirinizin yüzde 20’sini tasarruf planlarına, borç ödemelerine, kötü gün fonlarına ve emekliliğe ayırın. Kişisel harcamalar için; cep telefonu faturası, arkadaşlarınızla dışarıda yemek yemek, spor salonu üyelikleri ve hafta sonu kaçamaklarına gelirinizin yüzde 30’undan fazlasını ayırmayın.

    6. Doğru sebepler için paranızı biriktirin

    Cardone’dan bir ipucu: “Tasarruf etmenin tek sebebi, yatırım yapmak”. Tasarruf ettiğiniz parayı “güvenli hesaplara” yerleştirmenizi önermektedir. Ne yaparsanız yapın, bu hesaplara dokunmayın, acil bir durum olsa bile… Yıl boyunca birkaç kez parasız kalmış olabilirsiniz, ancak yukarıda da belirtildiği gibi milyoner olmak için fedakarlık şart.

    7. Sıkıntıyla arkadaş olun

    Hepimizin bazen, hiçbir şey yapmamaya ihtiyacı vardır. Bunu meditasyon yaparak, kitap okuyarak ya da yeni bir şeyler öğrenerek değerlendirmek mümkün. Bu küçük şeyler, sadece mali hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olmaz, zihinsel ve fiziksel olarak keskinleşerek sağlıklı ve üretken kalabilirsiniz. Küçük odaklanmalar, sizi yeni fırsatlara sürükleyebilir.

    8. Tutumlu olun

    Zenginlerin, tutumlu olduğunu öğrendiğinizde şaşırabilirsiniz. Onlar da birçok kişi gibi kuponlar kullanır, en iyi fırsatlar için alışveriş yapar ve eğlencelerini sınırlarlar. Bu ise sadece harcamalarınıza dikkat etmeniz gerektiği anlamına gelir. Örneğin, arkadaşlarınızla her hafta dışarıda akşam yemeği organize etmek yerine ayda bir kez ile sınırlamanız gibi… Veya yaratıcı olup arkadaşlarınızı bir oyun gecesi için evinize davet edebilirsiniz.

    9. Borcunuzu yönetin

    Tasarruflarınıza para yatırmaya başlamadan önce, öğrenci kredileri veya kredi kartları gibi gereksiz borçlardan kurtulun. Faizli harcadığınız para, acil durum fonu veya emeklilik tasarrufu gibi daha üretken amaçlar için kullanılmalıdır. Bir kredi kartınız varsa, yalnızca her ay ödeyebileceğiniz kadar harcayın. Doğru kullanıldığında, kredi kartlarında ekstra puanlar ve ödüller kazanabilirsiniz.

    10. İletişim ağınızı genişletin

    How People’s Think yazarı Steve Siebold, “Çoğu durumda, net değeriniz en yakın arkadaşlarınızın seviyesini yansıtmaktadır” diye açıklıyor.

    Bu, yıllar önce bir meydan okumaydı, ancak şimdi Meetup gibi siteler aracılığıyla bölgedeki ağ etkinliklerine ve web seminerlerine katılabilir, başarılı kişileri sosyal medyada takip edip haber bültenlerine üye olabilirsiniz. Başka bir deyişle, her zaman başarılı insanlarla sadece karşı karşıya kalmanız gerekmez. Artık milyonerlerle, çevrimiçi iletişim kurma gücüne sahipsiniz.

    30 yaşına geldiğinizde bir milyoner olmanız için; bu sürece kadar hedefinize odaklı fedakarlıklar yapmalı ve disiplinli olmalısınız.

    Eğer, 30 yaşına kadar fazla para biriktirmediyseniz ve başarısız olduysanız belki de bunun mümkün olduğunu bilmiyordunuz. Ancak, şimdi bir hedef belirleyin ve aynı teknikleri kullanarak uygulamaya başlayın. Birkaç yıl zorlanabilirsiniz, ancak çabanızın değerini göreceksiniz.

  • Fotoğraf Severler İçin Yeni Yıl Hediyesi: İşte 5 Öneri

    Sosyal medyada görsel paylaşımların her geçen gün artması, akıllı telefonlardaki fotoğraf ve video özelliklerinin gelişmesi gibi durumlar fotoğrafın hemen herkesin hayatına yepyeni bir hobi olarak girmesini sağladı. Fotoğraf sanatına ilgi duyanlar için akıllı telefonlar ve fotoğraf düzenleme uygulamaları, profesyonel kalitede fotoğraflar çekmelerine ve düzenlemelerine olanak sağlıyor.

    Fotoğrafa düşkün kişilere hediye seçenekleri arasında fotoğraf aksesuarları yer alabilir. Örneğin, lens takımları, telefon tutacakları, fotoğraf stüdyo aydınlatmaları ve fotoğraf çerçeveleri hediye seçenekleri arasında yer alabilir. Bir fotoğraf albümü veya özel bir fotoğraf kitabı da hediye seçenekleri arasında yer alabilir. Kişisel fotoğrafların basılı halleri, her zaman unutulmaz bir hediye olarak kalır.

    Hediye seçeneği ise, fotoğraf çekimleri için birlikte harcanacak bir gün veya hafta sonu gezisi olabilir. Bu, fotoğrafçılığa ilgi duyan kişilerin eğitici ve eğlenceli bir deneyim yaşamalarını sağlayacak.

    Fotoğraf Severler İçin Yeni Yıl Hediyesi: İşte 5 Öneri

    1. Kamera Lensi Seti: Fotoğrafçılar, fotoğraf çekerken çeşitli lensler kullanarak farklı efektler yaratabilirler. Bu nedenle, kamera lensi seti, fotoğraf severler için mükemmel bir hediye olabilir.
    2. Fotoğraf Albümü: Fotoğraf severler, çektikleri fotoğrafları saklamak ve paylaşmak için albümler kullanırlar. Yeni yılda sevdiklerinize fotoğraf albümü hediye ederek, özel anıların güvenli bir şekilde saklanmasını sağlayabilirsiniz.
    3. Mini Fotoğraf Yazıcısı: Mini fotoğraf yazıcıları, fotoğrafçıların çektikleri fotoğrafları anında basmalarına olanak tanır. Bu nedenle, fotoğraf severler için oldukça kullanışlı bir hediye olabilir.
    4. Fotoğraf Kitapları: Fotoğraf kitapları, fotoğraf sanatına ilgi duyanlar için oldukça ilgi çekici bir hediye seçeneği olabilir. Farklı fotoğrafçıların eserlerini içeren bir kitap, sevdiklerinizin fotoğraf sanatı hakkında daha fazla şey öğrenmelerine yardımcı olabilir.
    5. Kamera Çantası: Fotoğraf severler, ekipmanlarını güvenli bir şekilde taşımak için özel olarak tasarlanmış kamera çantalarına ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, sevdiklerinize bir kamera çantası hediye ederek, ekipmanlarını daha rahat ve güvenli bir şekilde taşımalarını sağlayabilirsiniz.

    Fotoğraf düşkünleri için uygun hediye seçenekleri oldukça geniştir. Bu hediye seçenekleri, sevdiklerinizin fotoğraf tutkusunu keşfetmelerine yardımcı olacak ve onlara unutulmaz bir deneyim sunacaktır.

  • Google’ın Üst Düzey Yöneticisinden Kariyeriniz İçin Etkili Tavsiyeler

    Bilişim dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Diane Greene’i bilmeyen çok az kişi vardır. Kendisi Google’da bulut sektörünü yöneten, VMware’in ortak kurucusu ve ilk CEO’su. Greene’in CEO’luğu, EMC’nin VMware’i 2003’te 635 milyon dolara satın aldığında bitmişti.

    Daha sonra Greene, girişimcilere danışmanlık yapmaya başladı ve kendisi bu dönemin çok keyifli olduğunu söylüyor; en büyük memnuniyeti de bu firmaların birçoğunun çok başarılı olması.

    Silikon Vadisi’nin en iyi danışmanlarından biri olan Greene’in eşsiz öngörüleri ve yapıcı tavsiyelerine kulak vermek isterseniz, bu yazıyı okumaya devam edin.

    Her zaman yaptığınız şey önemlidir, kazandığınız para değil

    Greene bu tavsiyeyi sadece işte değil, özel hayatta da temel almanız gerektiğini düşünüyor.

    “Sadece yapmak istediğim şeyi yapıyorum. Bana ne çekici gelirse, ona bakıyorum.” diyor ve sırrının merak olduğunu söylüyor:

    “Çocukken meraklı oluruz. Eğer bu yönümüzü kaybetmezsek, her şey maceraya dönüşür.”

    Bunu Greene’in kendi hayatından örneklendirmek gerekirse: Greene, 2015 yılında Google’ın son girişimi olan Bebop Technologies’i 380 milyon dolara satın almasını sağlamış ve kendi payına düşen 149 milyon doları hayır kurumlarına bağışlamış. Çünkü Greene, kendisine yetecek kadar paraya sahip. Onun için önemli olan kariyer yapmak ya da para kazanmak değil, yaptığınız şeyi sevmek. Böyle yaparsanız, işiniz daha da kolaylaşır.

    Dikkatli planlanmış küçük adımlar atın

    Greene, planlarınızı gerçekleştirmenin sırrını açıklıyor: Harekete geçmek.

    Bunun için iyi planlanmış bir yol gerekli, İşinizin kilometre taşlarını iyi inşa etmek için kısa süreli ve etkili hedefler yaratmalı, bunlara ulaşmalısınız.

    Tüm bunlar gerçekleştikten sonra başarının gerçekleşmesi kaçınılmaz.

    Bırakmak için 2 iyi nedene sahip olun

    Greene, planlamanın sonucunda bir şeylerin ters gidebileceğini de biliyor. Böyle durumlarda ekibin tamamı geriye bakıyor ve durup durmamaları gerektiğine karar veriyorlar.

    Kendisine sorduğu ilk soru, işe, plana, hedefe ve vizyona olan ilgisini kaybedip kaybetmediği.

    “Eğer zihniniz bunu düşünmek istemiyorsa, zamanı iyi değerlendirmiyorsunuz demektir. Bu sizi heyecanlandıran başka bir şey bulmanız gerektiğinin sinyalidir.”

    İkincisi soru ise yapılması mümkün olan bir şeyin başka bir güç tarafından engellenip engellenmediği.

    Eğer üstünüz olan bir kişi, müdür ya da patronunuz, yanlış olduğuna inandığınız bir yol izlemeniz gerektiğini söylüyorsa ve gidişatı değiştiremiyor ya da o kişiyi aşamıyorsanız, kendi yolunuzu değiştirin. Bu bir zamanlar çok sevdiğiniz o şirketten istifa etmek bile olabilir. Ancak bu aynı zamanda size istediğinizi yapma özgürlüğünü de verir.

    İşte bu, Greene’in başarı sırrı.

  • Klavye Kısayolları Öğrenmene Rehberi

    Bilgisayarlar günlük hayatın önemli bir parçası haline geldi. Günümüzde öğrenciler, öğretmenler ve çoğu meslek grubundan çalışanlar işlerini bilgisayar kullanarak online sürdürüyor. Hayatı daha kolay ve işlevsel kılmak gerekiyor. En basit yol, klavye kısayollarını kullanmaktan geçiyor. İşinin bir parçası olarak bilgisayar kullanan herkes klavye kısayolları kullanarak verimliliğini artırabiliyor. Siz de bir yerden başlamak ister misiniz?

    Klavye Kısayolları Nelerdir?

    Temel olarak, klavye kısayolları işletim sistemi ya da yazılımda komut çağıran bir ya da birden fazla tuş kümesidir. Genellikle de fare kullanımını azaltmak ve daha hızlı iş yapmak için klavye kısayolları kullanımı tercih edilir.

    Klavye kısayolları kullanırken sıklıkla kullanılan tuşlar

    • Ctrl
    • Alt 
    • Fonksiyon Tuşları (Fn tuşu ile birlikte kullanılan F tuşları)
    • Windows tuşu

    Ctrl Kısayolları 

    Ctrl + A – Dokümandaki tüm nesneleri seçer

    Ctrl + X – Seçili nesneyi keser 

    Ctrl + C – Seçili nesneyi kopyalar

    Ctrl + V – Kopyalanmış ya da kesilmiş nesneyi yapıştırır

    Ctrl + Z – Son işlemi geri alır

    Ctrl + Y – Geri alınan işlemi geri getirir 

    Ctrl + D – Seçili nesneyi siler ya da Geri Dönüşüm kutusuna taşır

    Ctrl + R – Aktif pencereyi yeniler

    Ctrl + Sağ ok – İmleci bir sonraki kelimenin başına getirir 

    Ctrl + Sol ok – İmleci bir önceki kelimenin başına getirir

    Ctrl + Alt ok – İmleci sonraki paragrafın başına getirir

    Ctrl + Üst ok – İmleci önceki paragrafın başına getirir

    Ctrl + Shift + Ok tuşları – Metinleri kelime blokları halinde seçer

    Ctrl + Esc – Başla menüsünü açar

    Ctrl + Shift + Esc – Görev Yönetici’sini açar 

    Ctrl + F4 – Aktif dosyayı kapatır

    Ctrl + Shift + Esc – Görev Yöneticisi’ni açar

    Alt Kısayolları

    Alt + Tab – Uygulamalar arası geçiş yapar.

    Alt + F4 – Aktif pencereyi kapatır 

    Alt + Enter – Seçili nesnenin özelliklerini gösterir

    Alt + Space tuşu – Açık pencere için kısayol menüsünü açar 

    Alt + Sol ok – Önceki sekmeye döner

    Alt + Sağ ok – Sonraki sekmeye geçer

    Alt + Page Up – Bir sayfa boyu yukarı çıkar

    Alt + Page Down – Bir sayfa boyu aşağı iner

    Fonksiyon Tuşu Kısayolları

    F2 – Seçili nesneyi yeniden adlandırır

    F3 – Dosya Gezgini’nde bir dosya veya klasör arar

    F4 – Dosya Gezgini’nde adres çubuğu listesini görüntüler

    F5 – Aktif pencereyi yeniler

    F6 – Masaüstünde ya da pencerede ekran öğeleri arasında geçiş yapar

    F10 – Aktif uygulamada Menü çubuğunu etkinleştirir

    Windows Kısayolları

    Windows tuşu + A – Eylem Merkezi’ni açar

    Windows tuşu + D – Masaüstünü görüntüler ve gizler

    Windows tuşu + E – Dosya Gezgini’ni açar

    Windows tuşu + I – Ayarlar uygulamasını açar

    Windows tuşu + L – Cihazı kilitler

    Windows tuşu + R – Çalıştır’ı açar

    Windows tuşu + PrtSc – Tam ekran görüntüsü yakalayıp “Ekran görüntüleri” klasörüne kaydeder 

    Windows tuşu + Sol ok tuşu –  Uygulamayı veya pencereyi sola yaslar

    Windows tuşu + Sağ ok tuşu – Uygulamayı veya pencereyi sağa yapıştırır

    Tüm klavye kısayollarını ezberlemek çok zor olabilir. Ancak, sık ihtiyaç duyulan klavye kısayollarını  öğrenmek ve kullanmak çok zaman kazandırabilir. Hayatınızı biraz daha kolaylaştırmak ve üretkenliği artırmak için yalnızca daha sık ihtiyaç duyduğunuz klavye kısayollarına odaklanmanız yeterlidir.

  • İşyerindeki bir narsist, güveninizi öldürebilir

    Manipülasyonun zararlı psikolojik etkileri… Böyle kişileri hemen fark etmediğinizde bu durum yıllarca sürebilir.

    Manipülasyoncular, narsistler, istismar ediciler ve diğer agresif insanlar, başkalarını kontrol etmek için kullanılan bir manipülasyon taktiğidir. Bu yavaş yavaş yıkıcı olan durum, kendinizi düşünmeye ve yargılayabilmeye, güveni çiğneme kabiliyetinizden şüphelenmenize neden olur. Bu düşük öz saygı, kariyerinizi doğrudan etkiler. İyi, yenilikçi fikirler, hatta takım üyeleri ile ağ kurup etkileşimde bulunmayı zorlaştırır. Bu yüzden onu tecrübe ettiğinizde, kesinlikle mücadele etmeniz ve kendinizi korumanız gerekir.

    Manipülasyonun biçimleri:

    • Yazar ve iletişim uzmanı Preston Ni, yedi aşamalı manipülasyon olduğunu iddia ediyor:
    • Yalan söylemek ve abartmak – Örneğin; “Çok zavallısın – her şeyi berbat ettin.”
    • Sık sık tekrarlayın – Araştırmalar, insanların yalana gerçek gibi inanmasını sağladığını belirtiyor.
    • Meydan okuma – Örneğin; “Sen delirmişsin, böyle olmadı, sen sadece delisin.”
    • Saldırıya devam edin ve mağdura savunma yapmaktan çekinmeyin.
    • Birlikte bağımlı bir ilişki kurun – Manipülasyon istasyonu; mağduru tellerle kapatarak, sunabileceği ve kurbanın istediği emniyeti, konforu, güvenliği vb. kaldırmakla tehdit eder.
    • Sahte umut verme
    • Hakim kılma ve kontrol etme

    Klinik psikoloğu George Simon, inkar ve öfkeden vazgeçmeden insanları sık sık gaza getiriyor. Mahçup etmek ve saptırmakta işe yarayan tekniklerden. Diğer teknikler arasında, dinlemeyi bırakma ya da reddetme, karşı koyma, engelleme, yön değiştirme ve önemsizleştirme sayılabilir.

    İşyerinde hangi manipülasyonlar var?

    Bireysel durumlar, manipülatörler üzerinde çalışacakları farklı platformlar olmasına rağmen, bunlar manipülatörlerin üstünlüğü elde etmeye çalıştıkları iyi bir örnektir:

    • ” Zamanı boşa harcamadan geri dön.”
    • ” Sen buna karşı çok hassas davranıyorsun.”
    • ” Tek yapman gereken talimatlarıma uydurmaktı.”
    • ” Neden bahsettiğiniz hakkında hiçbir fikriniz yok.”
    • Konuşmaları “yanlış” yaptığınız bir şeyle yeniden yönlendirin.
    • Kişiliğinizde hata bulma veya şikayet ettiğinizde paranoyakça olma, vurgulama vb. suçlama. Çalışmalarınızı kibarca sabote edin (ör: zaman planlaması yapmama, dosyaları yanlış yerleştirme).
    • ” Senin hakkında konuşuyorduk.”
    • ” Seni hariç tuttuk.”

    Yaşadıklarınızı geçersiz kılarken ne yapmanız ya da hissetmeniz gerektiğini sürekli olarak söylerler.
    İşyeri manipülatörlüğüyle uğraşan insanlar, kendilerini patronlara veya takım arkadaşlarına kanıtlamak için uğraşırlar. Endişe ve stres yaratırlar. Ofisten farklı bir kişi olduğunuzu hissetmeye başlayabilirsiniz. Karışıklık hissi, karar verme zorluğu ve gerçekleşen olayların zihinsel olarak tekrarlanması da manipülasyon işaretleridir. Bir manipülasyon deneyimi yaşayınca; depresyona girebilirsiniz.

    Kötüye kullanım nasıl sona erer?

    Manipülasyon ile mücadele etmek için kullandığınız teknikleri, ilgilendiğiniz kişiye ve duruma bağlı olarak ayarlamanız gerekebilir, ancak bu taktikler iyi bir başlangıç ​​noktasıdır.

    • Elinizden geldiğince belgeleri saklayın. İşler kaydedilirse veya yazılırsa, manipülatörlerin işleri daha da zorlaşır.
    • İçgüdülerinizi dinleyin. Kimin sizi yanlış yönlere götürebileceğine dikkat edin.
    • Konuşacağınız ve bakış açısı kazanacağınız destekleyici insanlar bulun.
    • İK ile konuşun. Manipülasyonun neden başınıza geldiğini anlatın.
    • Tanık olarak gösterebileceğiniz, e-postalarınızda CC kullanan kişiler bulun.
    • Manipülatörlere, olanları sözlü olarak ifade eder ve anladığınızı netleştirirseniz onları durdurabilirsiniz.

    “Ben değilim …” ya da “Ben yapmadım …” deyip durmayın; çünkü bu cümle manipülatörler için, beceriksizliğinizi veya arızalarınızı daha da vurgulama fırsatı sunar. Bunun yerine şunu söyleyin: “tartışmak istemiyorum, ne yapmak istersiniz ve ilerlemek için nasıl beraber çalışabiliriz?”

    İşyerinizde manipülasyon olabilir. Ancak buna katlanmak zorunda değilsiniz. Yukarıdaki stratejileri kullanarak kendinizi koruyabilirsiniz.

  • Teknoloji Sektöründe En Yüksek Maaş Veren 20 Şehir

    Teknoloji sektörü, günümüz dünyasında en hızlı büyüyen sektörlerden biri haline geldi. Teknoloji sektöründe çalışanlar, dünya genelinde diğer sektörlere kıyasla daha yüksek maaşlar alırlar. Teknoloji sektöründe çalışmak isteyenlerin merak ettiği konulardan biri de hangi şehirlerin en yüksek maaşları sunduğudur. Bu yazımızda, dünya genelinde teknoloji sektöründe en yüksek maaş veren 20 şehri inceleyeceğiz.

    Teknoloji Sektöründe Dünya Genelinde En Yüksek Maaş Veren 20 Şehir

    1. San Francisco – ABD
    2. New York – ABD
    3. San Jose – ABD
    4. Seattle – ABD
    5. Boston – ABD
    6. Los Angeles – ABD
    7. Austin – ABD
    8. Washington DC – ABD
    9. Chicago – ABD
    10. Toronto – Kanada
    11. Sydney – Avustralya
    12. Singapur
    13. Amsterdam – Hollanda
    14. Zürih – İsviçre
    15. Dublin – İrlanda
    16. Londra – Birleşik Krallık
    17. Tel Aviv – İsrail
    18. Frankfurt – Almanya
    19. Şanghay – Çin
    20. Mumbai – Hindistan

    Bu şehirlerde teknoloji alanında çalışanlar, dünyanın diğer bölgelerine kıyasla daha yüksek maaşlar alabilirler. Eğer sizinde listemize ekleyeceğiniz şehir varsa yorumlarda buluşalım.

  • Uykunuzu Nasıl Geliştirebilirsiniz?

    Sadece birkaç saat uyku ile bütün gün uyanık kalmak, iş dünyasında genellikle övünülecek bir şey olarak görülür. Özellikle girişimciler, şirketlerinin refahı için uykularından sık sık fedakarlık yaparlar.

    Inc. dergisi tarafından 500 CEO üzerinde yürütülen yakın tarihli bir araştırmaya göre, bu kişilerin %48’i günde altı saatten az uyuduğunu ve %85’i günde on saat veya daha fazla çalıştığını bildiriyor. Ne yazık ki, bu %48’lik kesim için bazı kötü haberlerimiz var: uykusuzluk size şiş gözlerden daha pahalıya mal olabilir!

    Birçok çalışma, uyku yoksunluğunun konsantrasyondan karar vermeye, hafızaya ve hatta sinirlilik, depresyon, yüksek tansiyon ve bazı kanser türlerine karşı artan eğilim gibi zihinsel sağlık sorunlarına kadar birçok şey üzerinde olumsuz etkileri olduğunu zaten göstermiştir. Kurumsal uyku danışmanı James Maas’ın uyku yoksunluğu ile ilgili sözlerini de dinleyelim: “İşyerinde sadece altı saat uykuyla uyanık kalmakla övünen maço tipler aslında fiziksel olarak çöküyorlar ve en kötüsü bunun farkında bile değiller.” BT.”

    Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri de, Inc.’in bulgularına benzer şekilde, çalışanların %30’unun gecelik altı saatten az uyuduğunu tespit etti. Ayrıca, başka bir araştırmaya göre, uyku yoksunluğu ABD işletmelerine yılda 63,2 milyar dolarlık üretkenlik kaybına mal oluyor.

    Mevcut tüm bu verilerle, işverenlerin hem kendileri hem de çalışanları için uyku optimizasyonu yapmaya mecbur hissetmeleri şaşırtıcı değil. Google, Huffington Post ve Zappos gibi şirketlerin hepsinde çalışanlarının kritik zamanlarda hızlı şekerlemeler yapması için şekerleme odaları vardır. Bir önceki gece on saat uyumuş olsak bile öğle yemeğinden sonra kendimizi nasıl yorgun hissettiğimizi düşünürsek, bu aslında mantıklı. Öğle yemeğinden sonra 20 veya 30 dakikalık bir şekerleme bile yorgunluğu en aza indirebilir ve sizi dört saate kadar sürebilen bir uyanıklık durumuna sokabilir.

    Bu yöntemler iş yeri ile sınırlı değildir. 2011’de Stanford Üniversitesi’nin basketbol takımı üzerinde yapılan bir araştırma, gece uykusunu on saate çıkarmanın sadece takımın reflekslerini, hızını ve moralini yükseltmekle kalmayıp aynı zamanda üç sayılık atış isabetini de %10 artırdığını buldu. Gözlerinizi önemli bir göreve kapatarak %10 daha fazla üretkenlik elde ettiğinizi hayal edin!

    Uyku Dostu Kültür Nasıl Oluşturulur?

    E-postaları ertesi güne bırakın.

    Beyaz yakalı çalışanların yaklaşık %60’ı akıllı telefonlarını iş için kullanıyor ve günde 13 saatten fazla ekranlarına bakıyor. Bu telefonlarda sabaha kadar kontrol edilen e-postalar hiç beklenmedik bir anda beyne “uyanık ol” mesajı gönderiyor. İşyerindeki uyku imajını değiştirmek için, yöneticiler bu gece emirlerini azaltabilir veya en azından çalışanlarına, gece iş e-postaları aldıklarında hemen yanıt beklemediklerini bilmelerini sağlayabilir.

    Farklı tarzlara saygı gösterin.

    Bilim adamları, insanların biyolojik ritimlerinin işlerini etkilediğini göstermiştir. Şirketler, çalışanların doğal ritimlerini takip etmelerine izin vererek üretkenliğe daha elverişli bir ortam yaratabilir.

  • WhatsApp Bildirim Sesi Sorunu Nasıl Çözülür? (2023)

    Telefonunuzda yüklü olan tüm uygulamalardan bildirim sesi geliyor fakat WhatsApp’tan gelmiyor mu? Sorun nadir de olsa bazı kullanıcıların başına gelebilmektedir. Üstelik, sadece belirli cihazları kullananlar değil, popüler markaların modellerinde (iPhone, Samsung, LG, Oppo gibi) sorun yaşanabilmektedir.

    Çoğu kullanıcı, bir güncelleme sonrasında sorunu yaşadıklarını belirtmektedir. Bazı kullanıcılar ise özel bildirim seslerinin telefonlarında çalışmadığını söylemektedir. WhatsApp’ta bildirim sesinin gelmemesi sorununu çözmenize yardımcı olacak bazı yöntemler bulabilirsiniz.

    WhatsApp Bildirim Sesi Nedir?

    WhatsApp bildirim sesi, cihazınızın WhatsApp mesajlaşma uygulamasında yeni bir mesaj veya arama olduğunda sizi uyarmak için çıkardığı sestir. WhatsApp’ın varsayılan bildirim sesi, tanınması kolay, kısa ve ayırt edici bir tondur. Ancak kullanıcılar, uygulamanın ayarlarında bulunan çeşitli bildirim sesleri arasından seçim yaparak bu sesi tercihlerine göre özelleştirebilirler. Sesin tonu değiştirilebilir veya hiç ses çıkmaması ve sadece görsel bildirimlere güvenilmesi seçilebilir.

    WhatsApp bildirim sesini Android, iPhone ve WhatsApp Web’de değiştirmek için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz!

    WhatsApp’ı açın ve sağ üst köşede yer alan üç nokta simgesine dokunun.
    Açılır menüden “Ayarlar”ı seçin.
    “Bildirimler” seçeneğine dokunun.
    Hangi bildirim sesini değiştirmek istediğinize bağlı olarak “Mesaj bildirimleri” veya “Grup bildirimleri”ne dokunun.
    “Ses” üzerine dokunun ve kullanmak istediğiniz sesi seçin.
    Değişiklikleri uygulamak için “Kaydet”e dokunun.

    WhatsApp bildirim sesi iPhone veya Android cihazınızda gelmiyorsa, aşağıdaki adımları izleyerek sorunu çözebilirsiniz!

    Cihazınızın Sessiz Modda Olmadığından Emin Olun

    iPhone kullanıcısıysanız, telefonunuzun yanındaki sesli/sessiz anahtarının sessiz modda olmadığından emin olun. Anahtar turuncu görünüyorsa, telefon sessiz moddadır. Anahtarı tersine çevirerek sorunu çözebilirsiniz.

    WhatsApp Ayarlarını Kontrol Edin

    WhatsApp uygulamasını açın.
    Sağ alt köşedeki Ayarlar menüsüne dokunun.
    “Bildirimler” seçeneğine dokunun.
    “Mesaj Bildirimleri” veya “Grup Bildirimleri” gibi seçeneklere girerek bildirim sesinin açık olduğundan emin olun.

    Telefonunuzun Bildirim Ayarlarını Kontrol Edin

    WhatsApp Bildirim Sesi Sorunu Nasıl Çözülür?

    iPhone kullanıcıları

    Ayarlar > Bildirimler
    WhatsApp’ı bulun ve üzerine dokunun.
    “Bildirime izin ver” seçeneğine dokunarak etkinleştirin.
    Android kullanıcıları:
    Ayarlar > Bildirimler > Uygulama bildirimlerini yönet > WhatsApp
    “Bildirime izin ver” seçeneğini etkinleştirin.
    WhatsApp’ı Güncelleyin:

    WhatsApp’ı güncel sürümde kullanmıyorsanız, uygulamayı güncellemeniz gerekebilir. App Store veya Google Play Store’a giderek güncellemeleri kontrol edin ve varsa WhatsApp’ı güncelleyin.

    WhatsApp Bildirim Sesi Sorunu Nasıl Çözülür?

    WhatsApp’ı Yeniden Yükleyin

    WhatsApp’ı silip tekrar yüklemek, sorunu çözebilir.
    Önce WhatsApp yedeğinizi almayı unutmayın.
    Ardından WhatsApp’ı kaldırın ve App Store veya Google Play Store’dan yeniden indirin. Giriş yaparak sorunu kontrol edin.

    Telefonunuzu Yeniden Başlatın

    Telefonunuzu yeniden başlatarak bazı geçici sorunları düzeltebilirsiniz. Telefonunuzun gücünü tamamen kapatın, bir süre bekleyin ve tekrar açın.

    WhatsApp Destek Ekibiyle İletişime Geçin

    Yukarıdaki adımlar sorunu çözmezse, WhatsApp destek ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Sorununuzu açıklayarak destek isteyin ve onların yönlendirmelerini takip edin.
    Umarım bu adımlar WhatsApp bildirim sesi sorununu çözmenize yardımcı olur. Sorun devam ederse, cihazınızda başka bir sorun olabilir ve teknik destek almanız gerekebilir.

  • İş ve Özel Yaşam Dengesi İçin Türkiye’deki Çalışanlarına Destek

    İş ve özel yaşam dengesinin önemi ve bu konuda yapılabilecekler ile ilgili bir çok paylaşım yapıyoruz.

    Gerçekten de başarılı bir iş hayatının, huzurlu bir ailenin ve sağlıklı bir kariyerin anahtarlarından biri dengeli iş ve özel yaşamdır.

    Sağlık alanında 100’den fazla ülkede yer alan AstraZeneca Türkiye’de çalışanlarında iş ve özel yaşam dengesi konusunda destek olan şirketlerden biri. Sadece lafta değil, uygulamada da çok güzel şeyler yapıyorlar.

    Son yapılan “Serotonin” formülü ile de çalışanların ihtiyaçları daha iyi belirleniyor ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirmeler ve geliştirmeler yapılıyor. Haftanın her gününü özel bir şekilde planlamış olmaları ve en önemlisi de çalışanlarının trafikte zaman kaybetmemesi yönünde yaptıkları gerçekten takdir edilesi.

    Haftanın günlerine yönelik yapılan planlama şöyle:

    Sendromsuz Pazartesi

    Her Pazartesi sabahı merkez ofiste kahvaltı organizasyonu yapılıyor. Böylece Pazartesi sabahlarına tüm çalışanlar birlikte kahvaltı yaparak başlıyorlar.

    Sağlıklı Salı

    Salı günleri çalışanlara sağlıklı ikramlar yapılarak, harekete teşvik eden görseller ofislere yerleştiriliyor. Örneğin; AstraZeneca çalışanları Salı günleri, asansör kullanmak yerine, merdiven ile ofislerine çıkıyorlar.

    Sessiz Çarşamba

    Çarşamba günleri AstraZeneca Türkiye ofisine sessizlik hakim oluyor. Çalışanlar daha etkin ve konsantre çalışabilmek adına Çarşamba günleri yüksek sesle konuşmamaya, telefonun sesini açmamaya hassasiyet gösteriyorlar.

    Paylaşımcı Perşembe

    AstraZeneca, çeşitli yardım ve sosyal sorumluluk aktiviteleriyle ilgili bilgilendirme ve paylaşımlarını Perşembe günleri yapıyor. Ayrıca AstraZeneca Türkiye çalışanlarını yönlendirmek adına, bu konuda bilirkişileri konuşmacı olarak ağırlıyor.

    Trafiksiz Cuma

    Cuma günleri çalışanların trafiğe kalmamasını, hafta sonlarına erken başlamasını ve ailelerine erken kavuşmalarını sağlamak adına AstraZeneca Türkiye’de, Cuma günleri kışın 16.00’da, yazın ise 15.00’da mesai bitiyor.

    Ayrıca okulların ilk günü aileleriyle zaman geçirme fırsatları, evden katılabildikleri toplantılar, ofis ortamının çalışanları mutlu edecek şekilde düzenlenmesi de oldukça güzel detaylar.

    Yeni nesil şirketler artık bu konulara daha fazla önem göstermek zorundalar. Çalışanları elinde tutmak isteyen şirketler bu konuda yapacakları özel çalışmalarla başarıya ulaşma ihtimallerini artırabilirler.