Blog

  • Hedeflere Kısa Sürede Ulaşma Yolları

    İş hayatınızda ve yaşamınızda sizde 180 günlük vizyon yaratarak istediklerinizi elde edebilirsiniz.

    Boston’da Caz Müziği Kolejinde kompozisyon ve performans eğitimi alan Josh Linkner, “yıpranmış bir profesör bana önemli bir ders öğretti” diyor.  Bilgili Tibetli keşiş edasıyla, sage jaz bağımlısı bu kişi kendine has güveniyle kulağıma “Bugün öğrendiğini 6 ay içinde çalabileceksin.” diye fısıldadı.

    Fikrin yeniden doğuşunu sağladığını belirten Josh Linkner, doğal olarak ilkin hafızamı güçlendirmeliyim diyerek yola çıkmış. Onun sözleri ile devam edelim bir gün boyunca skalanın, riffin veya akordun ne olduğunu kavradım, ancak bunları tam olarak benimseyip kendimce bir şeyler katabilmem 6 ayımı aldı diyerek artık biliyorum, yeni bir şey öğrenmem gerektiğinde altı aylık bir çalışma ile bunu başarabilirim diye bitiriyor.

    Altı aylık kural, iş ve yaşamın birçok alanı için geçerlidir: Bu gün öğrendiklerinizle altı ay içinde sizde başarıya ulaşabileceksiniz. Sağlık ve spor düşünün. Altı aylık sağlıklı beslenme ve egzersiz programı ile etkileyici bir sonuç alabilirsiniz. Asya kur dalgalanmaları, balıkçılık ya da lojistik gibi alanlarda uzman olmak için altı aylık bir eğitim bir eğitim yeterli olacaktır.

    hedefe ulaşmak

    Altı ay kuralı enerjisi ile özel hayatınızda ki sorunları, işlerinizdeki satışların artışı, pazarlama pratiğinizi veya yaşam tarzınızı oluşturan alışkınlıklarınızı yeniden düzenleyerek artı kazanımlar elde edebilirsiniz. Altı ay kuralı, beyin ameliyatı uzmanı olmak gibi her konuda işe yaradığını söyleyemem tabi ki ancak hayatınızda ki binlerce olayı kapsıyor diyebilirim.

    Sadece altı ay içinde, bu güçlü çerçeve ile kayda değer bir ilerleme elde bilirsiniz. Bu gün size bir ilginizi çeken bir alanı özümseyerek, sadece 180 günde düzgün bir çalışma ile uzmanı olabileceğinizi söylemek istedim. Ne yazık ki, anlık heyecan arayanlar için çoğunlukla kötü sonuçlanır. Biz genellikle bir işle gerekli çalışmaları yapmadan, işin içine fedakarlık ve sabır koymadan, fikir üretemeden hemen sonuçları görmek istiyoruz. Çiftçiler, hasat dönemi için belli bir süreci izlemek zorundadır ve bu dönem sonunda çalışmalarının meyveleri alır; bizde kendi ilerlememiz için aynı şeyi yapmalıyız.

    Bundan altı ay sonra olmak istediğiniz kişiyi düşünün. Biraz becerikliyseniz, öğrenmek istediğiniz her şeyin uzmanı olabilirsiniz. Altı içinde olmak istediğini iş adamı olduğunuzu hayal edin. Müşteriler, anlaşmalar, takımın bir üyesi olmak bunların hepsini altı aylık çalışma programını uygulayarak başarabilirsiniz. Altı aylık çalışma sonunda bu çalışmanın meyvelerini topluyor olacaksınız.

    Bu gün ne istediğinize karar verin ve altı ay sonunda bu isteğinizi elde edin.

  • İşbirliği ve Verimlilik Uygulamaları

    Günümüz iş dünyasında, verimli bir şekilde toplantılar düzenlemek ve yönetmek her zamankinden daha önemlidir. Bu amaçla, çeşitli yeni nesil araçlar geliştirildi. Evernote, join.me, Trello ve Cubby gibi en popüler toplantı araçlarını ele alacağız ve bunların nasıl toplantıları daha verimli hale getirebileceğini tartışacağız.

    Evernote, join.me, Trello ve Cubby gibi yeni nesil araçlar, toplantılarınızı daha verimli hale getirmenize yardımcı olabilir. Toplantı öncesinde, sırasında ve sonrasında kullanılabilecek bir dizi özellik sunarlar. Notlarınızı ve ilgili materyalleri saklamak ve paylaşmak için Evernote ve Cubby’yi kullanabilirsiniz. join.me, toplantılarınızı web tabanlı olarak planlamak ve katılımcıları davet etmek için ideal bir araçtır. Trello, takımınızın projelerini organize etmek ve toplantı sırasında öncelikleri belirlemek için kullanılabilir.

    • Evernote

    Evernote, toplantıların daha verimli hale getirilmesine yardımcı olabilecek bir uygulamadır. Toplantı öncesinde, not almak ve kaydetmek için kullanılabilir. Ayrıca, belgeleri, sunumları ve diğer ilgili materyalleri saklamak için de kullanılabilir. Evernote, toplantı sırasında da kullanılabilir, çünkü notlarınızı ve diğer materyallerinizi hızlı bir şekilde erişmek ve paylaşmak için kullanabilirsiniz. Evernote, bir dizi platformda mevcuttur, bu nedenle farklı cihazlarda ve işletim sistemlerinde kolayca senkronize edilebilir.

    • join.me

    join.me, web tabanlı bir toplantı yazılımıdır. Toplantı öncesinde, katılımcıları davet etmek ve programı planlamak için kullanılabilir. Toplantı sırasında, bir ekran paylaşma özelliği, belgelerin ve sunumların görüntülenmesine olanak tanır. Katılımcılar arasında anında sohbet yapmak için de kullanılabilir. join.me, birden fazla platformda mevcuttur ve mobil cihazlarda da kullanılabilir.

    • Trello

    Trello, işbirliği odaklı bir proje yönetim aracıdır. Toplantı öncesinde, takımınızın üyeleriyle projeleri organize etmek için kullanabilirsiniz. Ayrıca, toplantı sırasında, işbirliği yapmak ve öncelikleri belirlemek için kullanılabilir. Trello, bir dizi platformda mevcuttur ve işletim sistemi fark etmeksizin senkronize edilebilir.

    • Cubby

    Cubby, dosya senkronizasyonu ve paylaşımı için bir araçtır. Toplantı öncesinde, belgeleri ve sunumları senkronize etmek ve paylaşmak için kullanılabilir. Toplantı sırasında, dosyaları hızlı bir şekilde paylaşmak için kullanılabilir. Cubby, bir dizi platformda mevcuttur ve işletim sistemi fark etmeksizin senkronize edilebilir.

    Toplantıların verimli bir şekilde yürütülmesi, iş dünyasında başarı için hayati öneme sahiptir. Yeni nesil araçları kullanarak toplantılarınızı daha etkili ve üretken hale getirebilirsiniz. Her bir aracın kendine özgü özellikleri olduğu için, ihtiyaçlarınıza en uygun aracı seçmek için biraz araştırma yapmanız gerekebilir. Evernote, join.me, Trello ve Cubby gibi araçların, toplantılarınızı daha etkili ve verimli hale getirmek için mükemmel bir başlangıç noktası olacağına şüphe yoktur.

  • Konferanslarda Başkalarıyla Bağlantı Kurma Yöntemleri

    Konferanslar, iş dünyasında yeni fırsatlar yaratmak, meslektaşlarla tanışmak ve bilgi alışverişinde bulunmak için harika bir fırsattır. Konferanslarda başkalarıyla bağlantı kurmak her zaman kolay olmayabilir. İşte konferanslarda başkalarıyla bağlantı kurmak için kullanabileceğiniz bazı yöntemler:

    • Networking etkinliklerine katılın

    Birçok konferans, katılımcıların birbirleriyle tanışabileceği networking etkinlikleri düzenler. Etkinlikler genellikle konferans öncesinde veya sonrasında gerçekleştirilir ve iş dünyasında tanınmış kişilerin, yazarların ve konuşmacıların katılabileceği panel tartışmaları ve atölye çalışmaları da içerebilir.

    • Sosyal medya

    Konferanslar sırasında sosyal medya platformları, özellikle Twitter, LinkedIn ve Instagram, önemli bir iletişim aracıdır. Konferans hashtaglerini takip ederek, konferansta neler olup bittiğini takip edebilir ve konuşmacılar, diğer katılımcılar ve ilgili endüstri liderleriyle etkileşime geçebilirsiniz.

    • Sohbet odaları

    Katılımcıların sohbet edebileceği özel sohbet odaları sunar. Sohbet odalarında, belirli konular hakkında tartışmalar yapabilir, fikirlerinizi paylaşabilir ve yeni insanlarla tanışabilirsiniz.

    • Konuşmacılarla etkileşim kurun

    Konferanslarda konuşmacılar genellikle önceden belirlenmiş oturumlar sırasında konuşma yaparlar. Bu oturumlardan sonra konuşmacılar genellikle etrafı dolaşır veya oturumun hemen ardından bir oturumda soruları yanıtlamak için beklerler. Onlarla bire bir etkileşim kurmanız için harika bir fırsattır.

    • Kulüp odaları

    Konferanslar katılımcıların ilgi alanlarına göre ayrılmış kulüp odaları sunar. Kulüp odaları sayesinde ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışabilir ve iş fırsatları, ortak çalışma projeleri veya fikir alışverişleri için birbirinizle bağlantı kurabilirsiniz.

    Konferanslarda başkalarıyla bağlantı kurmak için birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Paylaştığımız yöntemleri kullanarak, yeni bağlantılar kurabilir, iş fırsatları yaratabilir ve sektördeki diğer profesyonellerle etkileşime geçebilirsiniz.

  • Başarılı olmanın kanıtı nedir?

    Bir kişinin yanındaki insanlar kadar başarılı olmasının kanıtı, çoğunlukla o kişinin çevresindeki insanlarla olan etkileşimlerinden ve bu etkileşimlerin sonucunda elde edilen başarılardan anlaşılabilir. İnsanların, çevrelerindeki diğer insanlarla işbirliği yaparak, birbirlerini destekleyerek ve fikir alışverişinde bulunarak daha yüksek seviyelere ulaşabileceklerine dair çok sayıda örnek vardır.

    Örneğin, bir iş yerindeki takım üyeleri, birbirleriyle işbirliği yaparak, projeleri daha hızlı ve verimli bir şekilde tamamlayabilirler. Eğer bir takım üyesi diğerlerinden daha başarılıysa, bu genellikle diğerlerinin de katkısıyla elde edilmiş bir başarıdır. Benzer şekilde, bir öğrenci sınıf arkadaşlarıyla birlikte çalışarak daha iyi sonuçlar elde edebilir ve bir dersi daha yüksek bir notla tamamlayabilir.

    Özetle, başarı genellikle bir takım çalışması sonucu elde edilir ve bir kişinin yanındaki insanlar kadar başarılı olması, genellikle bu kişinin çevresiyle olan işbirliği, etkileşimler ve ortak çalışmalar sonucunda gerçekleşir.

  • Sıradan İnsanların Sıra Dışı Başarıları

    Sıradan olmak, işiniz, aileniz, paranız herkesinki kadar olabilir ama siz de başarılı olabilirsiniz. Bunun için dikkat etmeniz gereken şeyler var.

    İtibarınızı koruyun

    Her bir çalışanın, daha kariyerlerinin başında bile farkında olması gereken bir şeydir. Geleceğe güzel tohumlar ekip bunun başarısını tatmak için itibar en büyük referanstır. İtibarınızı her ne iş yapıyorsanız yapın koruyun.

    Size destek olacak bir hayat arkadaşı bulun

    Sizi büyük başarılar yakalama cesaretlendiren partnere ihtiyacınız olacaktır. Hayatınızı birlikte sürdürmeyi düşündüğünüz partneriniz bu konuda en büyük destekçiniz olacaktır.

    Toplumla bağ kurun

    Yaşadığımız toplum bizi başarıya götürecek en büyük desteklerdendir.  Toplumdan ve toplum içerisinde arkadaşlık, dostluk kurduğunuz kişilerden alacağınız güç size büyük destek sağlayacaktır.

    Neyi seviyorsanız onu yapın

    İnsanlar çocukluklarından beri nelere yatkın olduklarını ilgili oldukları şeyler aracılığıyla gösterirler. Sevdiğiniz şeyleri yapmak, o alanlarda eğitim görmek ve bir şeyler ortaya koymaya çalışmak sizi hem mutlu hem de başarılı yapacaktır.

    Ekonomik olarak hesabınızı kitabınızı yapın

    Daha genç yaşlarımda kendi muhasebemi yapmaya karar verdim. Genç yaşta işinizi kurabilirsiniz, işinizi kurmak için genç yaştan itibaren finansal hesaplar yapabilirsiniz ama bir şekilde ekonominize dikkat edin.

    Aktif bir şekilde dinleyin

    Aktif bir şekilde dinlerim ve yeni fikirler edinmeye çalışırım. Görüşmeden sonra kendimi yorgun hissediyorsam ortaya iyi bir iş koymuşum diyorum.

    Büyük düşün

    Doğru yaptığın sürece ne yaptığının bir önemi yoktur diye düşünürüm. Bu yüzden kimsenin hayallerinize karışmasına izin vermeyin. Büyük düşünün.

    Şükret, müteşekkir ol

    Sahip oldukların ve olacakların konusunda daima tatminkar ol ve teşekkür et. Aile, arkadaşlıklar, hayat arkadaşı en çok minnet duymanız gerekenler listesinde en üst sırada yer almalıdır.

    Eğlen

    Motivasyonu arttırmanın en önemli yolu eğlenmekten geçer. Hayattan, işinizden, ilişkilerinizden zevk aldığınız sürece başarılı olursunuz.

    Nerden geldiğinizi asla unutmayın

    Yerleşim yerinizi değiştirmiş olabilirsiniz, takıldığınız yerler değişmiş olabilir, zengin bir çevre edinmiş olabilirsiniz ama asla geçmişinizden utanmayın ve sırtınızı dönmeyin. Ara sıra oralara gidin, o eski mahallenizin sokaklarında yürüyün ve esnafla sohbet edin. Size yardımı dokunacaktır.

    Daima pozitif olun

    Bazen düşüşler yaşıyor olmamıza rağmen pozitif olmaktan başka şansımız olmadığını unutmayın. Bakış açınız pozitif olduğu sürece üstesinden gelemeyeceğiniz şey yoktur.

    Yardım istemekten çekinmeyin

    En büyük yanlış, her şeyi tek başımız yapmamız gerektiği düşüncesidir. Bu nedenle insanlara yardım etmeyi de yardım istemeyi de unutmayın, çekinmeyin.

    Kendin ol

    Daha önce çalıştığım yerin patronu bana daima bir şeyi hatırlatırdı: Daima kendin ol evlat! Günümüzde olduğunuz gibi hareket etmeniz, yaşamanız oldukça zor olsa da kendiniz olmaktan çekinmeyin. Doğru olanı yaptığınızdan emin olun.

    Risk alın

    Bazen sadece doğru zamanda doğru yerde olmak size yardım eder ama riskleri almak gerektiğini ve bazen sürprizlerle de karşı karşıya kalabileceğinizi unutmayın.

    Kendiniz için şansız hissetmeyi ve isyan etmeyi bırakın

    Başınıza gelen her olumsuz olayda, neden bunlar hep benim başıma gelir diye isyan etmeyin. Sağlıklı olmak dünyanın en büyük zenginliğidir.

  • Yeni Tanıdığınız Kişiye Söylememiz Gereken Şeyler

    Yeni birisiyle tanışırken dikkat etmeniz gereken konuları bilmek önemlidir. İlk izlenim, karşınızdaki kişiyle sağlıklı bir ilişki kurmanızı etkileyebilir. Eski sevgilinizden bahsetmemek, siyasi görüşleri dayatmamak, din veya inanç konularına girmemek, ailevi sorunlardan bahsetmemek, maddi durumunuz hakkında konuşmamak, sağlık sorunlarınızı paylaşmamak, cinsel hayatınız hakkında konuşmamak, dedikodu yapmamak, sürekli şikayet etmemek ve yalan söylememek, uymanız gereken önemli noktalardır.

    Yeni tanıştığınız biriyle sohbet ederken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? İlk izlenim çok önemli olduğu için, karşınızdaki kişiye yanlış sinyaller vermemek veya onu rahatsız etmemek için bazı konulardan kaçınmanızda fayda var. İşte yeni tanıştığınız birine söylememeniz gereken 10 şey…

    1. Eski sevgilinizden bahsetmeyin.

    Karşınızdaki kişiye ilgisiz olduğunuzu hem de geçmişe takılı kaldığınızı gösterir.

    2. Siyasi görüşlerinizi dayatmayın.

    Herkesin farklı bir siyasi bakış açısı olabilir ve bu konuda tartışmaya girmek hem zaman kaybı hem de gereksiz bir gerilim yaratır.

    3. Din, mezhep veya inanç konularına girmeyin.

    Bu konular da çok hassas ve kişisel olduğu için, karşınızdaki kişinin inancına saygı duyun ve kendi inancınızı ona kabul ettirmeye çalışmayın.

    4. Ailevi sorunlarınızdan bahsetmeyin.

    Yeni tanıştığınız biriyle ailenizle ilgili problemlerinizi paylaşmak hem sizi zayıf gösterir hem de onu sıkabilir.

    5. Geliriniz veya maddi durumunuz hakkında konuşmayın.

    Hem görgüsüzlük hem de kibir olarak algılanabilir. Karşınızdaki kişiye ne kadar kazandığınızı veya ne kadar harcadığınızı söylemek yerine, ilgi alanlarınız veya hobileriniz hakkında konuşun.

    6. Sağlık sorunlarınızdan bahsetmeyin.

    Yeni tanıştığınız biriyle hastalıklarınızı veya rahatsızlıklarınızı anlatmak hem moralinizi bozar hem de onu endişelendirir. Sağlığınızla ilgili ciddi bir durumunuz yoksa, bu konuyu gündeme getirmeyin.

    7. Cinsel hayatınızdan bahsetmeyin.

    Hem çok özel hem de çok riskli bir konudur. Karşınızdaki kişiye cinsel tercihlerinizi, deneyimlerinizi veya fantezilerinizi anlatmak hem saygısızlık hem de taciz olarak yorumlanabilir.

    8. Dedikodu yapmayın.

    Yeni tanıştığınız biriyle başkalarının arkasından konuşmak hem güvenilirliğinizi zedeler hem de onu rahatsız eder. Başkalarının hayatlarıyla ilgilenmek yerine, kendi hayatınızda neler yapmak istediğinizi veya nelerden hoşlandığınızı paylaşın.

    9. Şikayet etmeyin.

    Yeni tanıştığınız biriyle hayatın zorluklarından, işinizden, patronunuzdan veya trafikten şikayet etmek hem sizi olumsuz gösterir hem de onu bunaltır. Pozitif olun ve güzel şeylerden bahsedin.

    10. Yalan söylemeyin.

    Yeni tanıştığınız biriyle kendinizi olduğunuzdan farklı göstermek veya abartılı hikayeler anlatmak hem sahtekarlık hem de aptallık olarak görülür. Kendiniz olun ve dürüst olun.

  • Özgeçmişinizde Mutlaka Bulunması Gereken Özellikler

    İyi bir eğitim kadar, işverenin dikkatini çekebilmek adına etkileyici bir özgeçmiş oluşturmak da önemlidir. İyi bir kariyer hikayesi, doğru ifadeler ve özgün içerik, sizi rakipleriniz arasında öne çıkarabilir.

    Yüz yüze görüşmeden önce, özgeçmişinizle bir yöneticinin ilgisini çekmek zor olabilir. Özellikle rekabetin yoğun olduğu önemli pozisyonlar için birçok adayla yarışmak gerekebilir. Bu adaylar genellikle iyi eğitim almış, yurtdışında deneyim kazanmış kişiler olabilir. Bu donanımlı adaylar arasında kendinizi şanssız hissedebilirsiniz, ancak işte sizi diğer adaylardan ayıracak 5 ipucu:

    • Kariyer hikayenizi etkileyici bir şekilde anlatın.

    İnsanlar hikayeleri sever. İşvereninizin de duygusal bir varlık olduğunu unutmayın. Bu nedenle, özgeçmişinizi gözden geçirirken, etkileyici bir kariyer hikayesi işverenin dikkatini çekebilir. Ancak hikayenizin aşırı uzun, abartılı veya doğru olmayan ifadeler içermemesine dikkat edin. Kendi kariyer hikayenizi en ilginç şekilde anlatmaya odaklanın.

    • İletişim bilgilerinizle dikkati çekin.

    Çoğu başvuran, iletişim bilgilerini özgeçmişine eklemeyi unutur. İletişim bilgilerinizi eklediğinizden ve doğruluğunu kontrol ettiğinizden emin olun. Ancak iletişim bilgilerinizi aşırı detaylı yapmaktan kaçının. Örneğin, birden fazla telefon numarası veya ev adresiniz karmaşıklığa neden olabilir. Ayrıca, telefon numaranız ve e-posta adresinizden sonra LinkedIn hesabınızı paylaşmak da etkili olabilir.

    • Özgeçmişinizde anahtar kelimelere önem verin.

    Dijital pazarlama sektöründe olduğu gibi, özgeçmişlerde de anahtar kelimeler önemlidir. İnsan kaynakları süreçlerinde özgeçmiş taraması yapan sistemler, belirli anahtar kelimelere odaklanabilir. Bu nedenle, özgeçmişinizde ilgili pozisyon ve özelliklerle ilgili anahtar kelimeleri kullanmaya özen gösterin.

    • Kişisel beceri ve başarılarınızı eklemeyi unutmayın.

    Özgeçmişinizde kendinizi ifade etmek, başvurduğunuz pozisyonlarda güçlü bir aday olmanıza yardımcı olabilir. Başvurduğunuz pozisyonla ilgisi olmasa bile, kişisel becerilerinizden bahsetmekten çekinmeyin. Örneğin, hobiniz olan bir alanı mesleğiniz haline getirebilir ve farklı bir bakış açısı sunabilirsiniz.

    • İş tecrübenizle ilgili bağlantıları ekleyin.

    Daha önce yaptığınız işlere dair web sitelerinde veya basında çıkan haberlere özgeçmişinizde yer vermek, CV’nizi öne çıkarabilir. Bu özellik, işverenin sizi değerlendirirken somut verilere sahip olmasına yardımcı olabilir. İşverene, daha önceki başarılarınıza dair kanıtlar sunarak diğer adayların önüne geçebilirsiniz.

  • Personel Motivasyonunu Düşüren Şeyler

    Şirketlerde çalışanları mutlu eden şeyler olduğu kadar mutsuz eden ve motivasyonlarını öldüren şeyler de vardır. Bu şeyler, iş hayatında olan kişilerden gördüğümüz kadarıyla daha fazla diyebiliriz. Peki çoğu zaman motivasyon düşüren şeyler neler?

    1- Zehirleyici İnsanlar (Enerjinizi emerler)

    Eğer bu insanlardan biriyle çalıştıysanız veya zaman geçirdiyseniz ne kadar yorucu tipler olduğunu anlamışsınızdır. Bu kişiler negatif enerji yayar bununlada kalmaz pozitif enerjiyi sömürürler. Bu nedenle bu kişileri mümkün olduğunca ekiplerinizden uzak tutun.

    çalışan motivasyonu kötü lider

    2- Profesyonel Olmayan Gelişme

    Şirketiniz büyüyor olabilir, daha fazla kazanıyor olabilirsiniz ama bu her zaman motive edici bir şey olmayabilir. Eğer ekibiniz şirketle beraber kendilerinin de değer kazandığını hissediyor yani bir şekilde kariyeri için de önemli gelişmeler olduğunu görüyorsa o zaman güzel bir gelişme yaşıyorsunuz diyebiliriz.

    3- Vizyon Eksikliği

    Her şirketin vizyon yazısı vardır ama bu konu çalışanlara ne kadar yansıtılıyor tartışılır. Açık bir vizyon, çalışanların nelere odaklanması gerektiğini artırır ve verimlilik sağlar. Vizyon sahibi olmayan bir şirkette en iyi çalışanlar bile yeterli derecede verimli olamazlar. Büyük resmi gösterin.

    4- Boşa Harcanan Zaman

    Hergün yaptığınız toplantıların ne kadar gerekli olduğunu bir düşünün. İşte bu toplantılar bilinçi veya bilinçsiz şekilde çalışanları iş hayatından bezdiren en önemli şeylerdir. Her ne kadar “gerekli” oldukları söylensede çalışanların gözünde boşa harcanan zaman çok ise motivasyon yerlerdedir.

    5- İletişim Eksikliği

    Şirketlerde motivayon düşüren en önemli şeylerden biri de iletişim eksikliği. Bir şirkette iletişim kopukluğu varsa herkes ister istemez dedikodulara odaklanız ve gerçek bilgiden uzaklaşılır ve sonunda kilitlenmiş bir konuya daha sahip olur. Bu nedenle şirket içi iletişimi üst seviyede tutmaya özen gösterin.

    6- Dikey Yönetim

    Çalışanlar bireysel olarak da önemsendiklerini, yaptıklarının değerli olduklarının gösterilmesini isterler. Bu durumda yapmanız gereken şey aslında çok basit, hak eden kişilere çalışmaları karşılığı kattıkları değeri gösterin. Maddi olmak zorunda değil sadece bir teşekkür bile bazen problemleri çözebiliyor.

    7- Kötü Liderler – Kötü Yönetim

    Kötü bir lider, en iyi şirketi bile uçuruma sürükleyeblir. “Lider” vasıflarının neler olduğunu ve ekiplerinizi yöneten kişilerin ne kadar bu vasıflara sahip olduklarını iyi öğrenin. Çalışanlarınızın motivasyonlarını artırmak için bu liderlerle beraber iyi bir yönetici olun.

  • İş Teklifi Stratejisiyle İşinizi Yükseltme İpucu

    Yeni bir işte başarı sağlamanın kilit noktalarından biri, verilen iş tekliflerini etkili bir şekilde iletmektir. Günler, haftalar ve hatta aylar süren görüşmeler, hazırlıklar, tek bir kağıt ya da e-posta üzerinde ziyan olabilir. Ya da belki de sıfırdan dikkat çekmeye çalışıyorsunuz, ancak nasıl yapacağınızı bilemiyorsunuz. Nasıl dikkat çekeceksiniz? Nasıl karşı tarafı ikna edeceksiniz? Oltayı denize atacaksınız ama doğru çapariyi taktığınızdan nasıl emin olacaksınız? Tabi ki, tek bir cümle kullanarak.

    Teklifinizi uzatmak yerine, tek cümle ile güçlü bir şekilde anlatmak, işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Ancak bu cümleyi yazmak zor olabilir, çünkü karşılaşılan üç zorluk var. İlki cümleye nasıl başlayacağınızı bilmemeniz; ikincisi, bilseniz bile tek cümlede nasıl anlatacağınızı bilmemeniz; üçüncüsü ve en zoru ise sıradan ve genel bir cümle yazmamak, çünkü bu noktada sıradanlaşıyor ve satış yapamıyorsunuz.

    İlk adım olarak düşünün, sizin fikrinizi özel yapan şey nedir? Dünyadaki diğer fikirlerden farkı nedir? Bu sorunun cevabını bilmiyorsanız, zaten hiçbir şekilde satış yapamazsınız. Bu sebeple, ilk olarak bilmeniz gereken şey budur. Tüm müşteriler, özeli değerli ve farklı bir şey ister ki, kendi sektörlerinde fark yaratabilsinler. Düşünün.

    Diyelim ki, bir seyahat uygulaması hazırlıyorsunuz ve bunu bir şirkete satmak istiyorsunuz. Daha sonra itici gücünüzü keşfedin. Neden böyle bir ürünü piyasaya sunmaya ihtiyaç duydunuz? Neden bu ürün çok iyi? Son olarak ise şunu ortaya koyun; teklifi yaptığınız şirket, teklifi reddederse ne olur? Neyi kaçırır? Rakiplerine ne kadar değerli bir ürünü bahşetmiş olur?

    Tüm soruların cevaplarını belirlediğinizde, asıl cümle ortaya çıkıyor. Şöyle bir örnek cümle olabilir: “Sık sık seyahat eden elemanlarımız var ve bu program onların iş seyahatleri sırasında yaptıkları kişisel gezileri kaydediyor, bu sayede şirketimiz yapılan masrafları görebiliyor ve masrafları azaltabiliyor.”

    Tek bir cümlede, beklentileri ve yapmak istediklerinizi özetlediniz. Şimdi son aşama olan genelleme problemine geçelim. Ürününüzün diğer ürünlerden farklı olduğunu gösteren noktaları öne çıkarmamız gerekiyor. Yani biraz daha net bilgilere girelim: “Şirketinizde sık sık iş seyahatine çıkan 800 çalışanın otel ve havayolu tercihlerini takip ederek, ayda yaklaşık 10.000 dolar kâr etmenizi sağlayan bir program.” Gördüğünüz gibi ürününüzün sağladığı faysa daha da netleşti. Potansiyel müşterinizin ekstra bir soru sormasına gerek kalmadı. Süreci kısalttınız.

    Süreci kısaltmak çok önemli, çünkü bugün bir işi kapmak için dikkat çekmek için hızlı davranmanız gerekiyor. Bunun için de “belirginlik” çok ama çok önemli. Ürününüzü özel yapan şeye odaklanmayı unutmayın. Cümleniz az ama öz olsun, güçlü olsun ve kendisini göstersin. Tebrikler, işi kaptınız!

  • Başarıyı Engelleyen Kelime Nedir?

    Bunu duymak iyi bir şeymiş gibi düşünebilirsiniz.

    “Aferin.”

    Popüler film Whiplash‘deki ana karakterin başarısının arkasındaki konsept.

    Ana karakter  ortalama bir davulcu. Fakat onu kanatları altına alan ve kendisinden daha fazlasını beklemesi için zorlayan bir akıl hocası ile tanışıyor.

    Çocuğun, akıl hocasının talepkar sesini içselleştirerek, kanayan parmaklar ve uykusuzlukla pratik yapmaya devam ettiğini görmek açısından film, izlemek için zor bir seçim. Üstelik akıl hocası bir kez bile en basit onaylama tabirini kullanmıyor: “Aferin”

    Filmin sonlarına doğru akıl hocası neden böyle yaptığını açıklıyor: “Aferin demekten daha zarar verici tek kelime yok.” Onun gerekçesi, onaylanmanın geçici olduğu ve rehaveti cesaretlendirmekten başka bir işe yaramadığı yönünde. “Yeteri kadar iyi” olduğunuzu düşünmek daha fazla gidecek yolunuzun olmadığını, kanıtlayacak bir şeyinizin kalmadığını düşünmek ile eş değer.

    Ve tabi ki filmin son sahnesinde bir zamanlar sıradan bir çocuk olan baş kahramanımız kendini yeniden tanımlıyor. O artık bir davul üstadı oluyor.

    Bana kalırsa ustalığa dair izlenen bu yaklaşım size pek yardımcı olmayacağı gibi duygusal olarak da sağlıklı değil. Her zaman öğrenecek bir şeylerinizin olduğunu kabul etmeniz için mutlaka söylenecek başka sözler vardır.

    Bence bir şeyler için çabalarken, buna ara vererek ara sıra kendi sırtınızı sıvazlamanız önemli! Böylece yeni yeteneklerinizin ve başarılarınızın keyfini çıkarabilirsiniz. Fakat bunu yaparken yükseliş sonrası durağan bir noktaya gelmemeniz mühim! Her zaman tırmanacak yeni bir dağ arayın.

    Ne de olsa büyümenizin tek yolu bu!

    Etrafınız size sürekli “Aferin.” diyen birileriyle çevriliyse, kendinize dürüst olarak bu ortamın olumlu ve sağlıklı olup olmadığını kendinize sormalısınız. Sizin büyümenizi, durağanlaştırmaya sevk eden zararlı bir ortam olup olmadığına karar vermelisiniz. “Aferin.” yorumları asla “Bunu düzelt.” ya da “bundan daha iyisini yapabilirsin.” yorumlarından ağır basmamalı. Şüphesiz, bu durum daha acımasız ve zor fakat bir çok insanın istediğini iddia ettiği başarı seviyelerine ulaşmak için gerekli.

    “Başarı” nın ironisi bu! İnsanlar bu yolun ödüllerle ve tatillerle, zevklerle ve istirahatle geliştiğini görme eğilimindeler. Ve evet, daha iyi restoranlarda yemek yiyebilir, daha özel mekanlarda tatil yapabilir, daha büyük bir yatakta uyuyabilir ya da daha pahalı bir fincan kahve içebilirsiniz. Ancak başarı yolunu içselleştirmek asla değişmeyecektir. Sonsuza kadar sert ve sonsuza kadar talepkar olacaktır. Üstelik sonsuza kadar kendinize öğrenecek ne kaldığını soracaksınız.

    Öfkelenmenizi ve asla iyi yaptığınız bir şeyi kabullenmemenizi önermem. Şimdi ve her zaman kendi kendinize “Aferin.” deyin.

    Fakat “Aferin”lerin, “Kendimi nasıl daha iyi hale getirebilirim?” sorusundan daha fazla olmamasına dikkat edin.