Blog

  • OnePlus 12 Render Görüntüleri Paylaşıldı!

    OnePlus 12’nin tasarımı netleşmeye başladı ve bugün, akıllı telefonun birçok açıdan tasarımını gösteren render görüntüleri paylaşıldı. İşte görüntüler! Gelecek yılın en çok beklenen telefonlarından biri olan OnePlus 12, tasarım ve teknik özellikleriyle büyük ilgi çekmeye devam ediyor.

    OnePlus 11 ile başarılı bir çıkış yapan OnePlus, yeni amiral gemisi modeli OnePlus 12 ile kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

    OnePlus 12 Tasarım Özellikleri
    Yeni modelin tasarımını gösteren render görüntüler, telefonun dikkat çekici bir tasarıma sahip olduğunu gözler önüne seriyor. İlk kez bir OnePlus modelinde periskop kamera kullanılacak olan OnePlus 12, kamera bölümünde büyük bir yenilik yapmış görünüyor.

    Önceki modellerin tasarım çizgilerini koruyan telefon, kamera modülünde birincil ve ultra geniş sensörlere ek olarak alt sırada büyük bir periskop kamera modülüne yer veriyor.

    OnePlus 12 Kamera Özellikleri
    Birincil ve ultra geniş kameraların her ikisinin 50 MP olduğu söylenirken, periskop yakınlaştırma kamerasında ise 64 MP OmniVision sensör kullanılacak.

    Ön tarafta ise 32 MP selfie sensörü bulunacak. Ayrıca, Hasselblad iş birliğinin devam ettiği görülüyor. OnePlus 12’nin ön yüzünde hafif kavisli bir ekran ve selfie kamerası için delikli bir tasarım bulunacak. Cihazın 120 Hz yenileme hızı ve QHD+ çözünürlük sunan 6.7 inç boyutunda bir OLED ekranla geleceği belirtiliyor.

    OnePlus 12, Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 yonga seti ile gelecek. Ek olarak, telefonun 100W veya 150W hızlı şarj destekli 5.000mAh bir batarya kapasitesine sahip olacağı belirtiliyor. OnePlus 12 hakkında bildiğimiz detaylar şimdilik bunlarla sınırlı olsa da önümüzdeki haftalarda daha fazla detayın açıklanması bekleniyor.

  • Google Pixel Telefonları Japonya’da İkinci Sıraya Yükseldi

    2016 yılından bu yana Google, Pixel markası altında akıllı telefonlar üretmektedir. Bir süre boyunca bu telefonlar yüksek satış rakamlarına ulaşamasa da son yıllarda yapılan yatırımların meyvelerini toplamaya başladı. Google, sonunda bir ülkede en çok tercih edilen akıllı telefon markalarından biri haline geldi.

    Google Pixel, Japonya’da En Fazla Tercih Edilen İkinci Marka Oldu!

    Google, Pixel markasına yaptığı yatırımlar ve cihazları uygun fiyatlı bir seçenek haline getirme stratejisiyle başarısını görmeye başladı. Ünlü istatistik firması Counterpoint Research’a göre, Pixel markası, Japonya’da iPhone’dan sonra en çok tercih edilen telefon markası oldu.

    Google Pixel’ın Japonya’daki Pazar Payı ve Büyüme Oranı
    2023’ün ilk çeyreği temel alınarak yapılan araştırmalar, Google Pixel markasının Japonya’da %9’luk bir pazar payına sahip olduğunu ve en çok tercih edilen ikinci telefon markası olduğunu göstermektedir.

    Google, Japon firmaları Sony ve Sharp’ı geride bırakması büyük bir başarı ve markanın önceki yıla göre %67’den fazla bir gelişme kaydettiğini de ortaya koydu.

    Google Pixel’ın Başarısındaki Anahtar Ürünler
    Counterpoint’in yorumlarına göre, Google’ın bu başarısının arkasında büyük oranda Pixel 6a ve Pixel 7 cihazları bulunmaktadır.

    Pixel 7a’nın ilk üç haftasında Pixel 6a’ya göre %76 daha fazla satış yaptığı bilgisi de bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, global Pixel satışlarının %34’ü Japonya’da, %31’i ise ABD’de gerçekleşmektedir. Google’ın, Japonya’daki bu başarının etkisiyle Pixel markasını daha fazla ülkede piyasaya sürmesi umulmaktadır.

  • Netflix Türkiye Kullanıcılarını Memnun Etti: Profil Fotoğrafını Kedi Fotoğrafıyla Değiştirdi

    Netflix Türkiye, kullanıcılarını memnun etmekten geri kalmadı: Twitter profil fotoğrafını bir kedi fotoğrafıyla değiştirdi. Netflix Türkiye, Twitter hesabı üzerinden sık sık samimi paylaşımlar yaparak kullanıcılarına sesleniyordu. Bugün de benzer bir olay yaşandı. Platform, takipçilerine “Profil fotoğrafımı ne yapayım?” diye sordu.

    Netflix, bir kullanıcının önerisi üzerine profil fotoğrafını bir kedi fotoğrafıyla değiştirdi. Paylaşımın ardından birçok kullanıcı, yorumlar bölümünden tavsiyelerde bulundu. Bu tavsiyelerden biri, kedi fotoğrafı kullanan “Seda” adlı bir kullanıcıdan geldi. Seda, Netflix’in sorusuna “Beni” yanıtını verdi. Şaşırtıcı bir şekilde, Netflix Türkiye profil fotoğrafını bu kedi fotoğrafıyla değiştirdi.

    Bunun üzerine platform, kullanıcıya “Nasıl oldu?” diye sordu. Seda da “Çok güzel oldu, ismi Jody olan bir kedinin çok memnun olacağını düşünüyorum” yanıtını verdi. Netflix ise “Jody’e sevgiler” ifadesini kullanarak yanıt verdi.

    Bu tatlı olay, diğer kullanıcıların da dikkatini çekti. Birçok insan, kendi kedilerinin fotoğrafını paylaşmanın yanı sıra platformun bu jestini çok beğendiklerini belirtti.

    Netflix Türkiye’nin resmi Twitter hesabının profil fotoğrafı hâlen Jody olarak kalmaya devam ediyor. Hesabın ne zaman değişiklik yapacağı bilinmiyor.

  • Twitter, Meta’ya karşı hukuki mücadelede başlattı

    Twitter, Instagram Threads’un hızla büyümesi ve Meta’nın yeni uygulaması olarak popülerlik kazanmasıyla ilgili olarak Meta’ya dava açma tehdidinde bulundu. Twitter’ın avukatı Alex Spiro, Meta’nın CEO’suna bir yazı göndererek Instagram Threads’in Twitter’ın ticari sırlarını ve fikri mülkiyet haklarını kötüye kullandığını iddia etti. Twitter, mülkiyet haklarını korumak için yasal ve ihtiyati tedbirleri kullanma hakkını saklı tuttuğunu belirtti.

    Instagram, Threads Tehdit Altında!

    Meta’ya yönelik eleştiriler yalnızca Instagram Threads’in Twitter’ın ticari sırlarını kötüye kullanmasıyla sınırlı kalmadı. Twitter’ın eski çalışanları, Meta’ya katılarak ve rakip uygulamanın geliştirilmesine yardımcı olarak Twitter’a karşı olan bu savaşta önemli bir rol oynadı. Bu çalışanlar, Meta için özellikle işe alındıkları ve Twitter’ın ticari sırlarına ve gizli bilgilere erişimleri olduğu iddiasıyla gündeme geldi.

  • Türk Dizi ve Filmlerini Netflix Yayından Kaldırma Kararı Alabilir mi?

    Geçtiğimiz hafta Disney+ Türkiye, yerli dizi ve filmleri platformdan kaldırmıştı. Çok yakında benzer bir adımı Netflix’ten de görebiliriz. Peki dizi film platformları neden bu kararları alıyor ya da almaya çok yakın?

    Dizi ve film platformları, özellikle pandemi boyunca kavuştukları yüksek trafik ve abone sayısını mumla arıyor. Bunun yanında sürekli yeni dizi, film, belgesel içerikleri hazırlamak zorunda kalmaları sebebiyle içerik kalitesi ciddi şekilde düşüyor, milyonlarca dolar para harcanan yerli diziler bile artık yeteri kadar dikkat çekmiyor.

    Hal böyle olunca global şirketler vergilerden, telif masraflarından tasarruf etmeye çalışıyorlar. Büyük umutlar bağlanan yapımları platformdan kaldırmak oluyor. Hatırlarsanız bunun kanlı canlı örneğini Disney+ Türkiye cephesinde gördük. Çok yakında Netflix’in de benzer bir adım attığını görebiliriz.

    Bir dizi, film ya da belgesel içeriğinin masrafı yayından sonra bitmiyor:

    Platformlarda yayınlanan tüm içerikler iki kategoriye ayrılıyor: Orijinal yapımlar veya satın alınan üçüncü parti yapımlar. Örneğin Disney+ için Recep İvedik 7; sinemalarda vizyona girmeden önce hakları satın alındığı için orijinal yapım olarak yayına girdi. Serinin önceki filmleri, halihazırda sinema salonları dahil başka platformlarda, TV kanallarında yayınlandığı için orijinal yapım değildi.

    Üçüncü parti yapımlara örnek Breaking Bad ya da Walking Dead dizilerini de örnek gösterebiliriz. Netflix ya da Disney+ orijinal yapımı değiller. Her ikisi de ABD’li televizyon devi AMC tarafından çekildi, yayınlandı ve şimdi de Netflix ve Disney+ platformlarına, belirli bir süreyle yayınlamaları karşılığında satılıyor. Yani platformlar, orijinal olmayan yapımları yayında tuttukları süre için dizinin gerçek sahibine kira gibi para ödüyor.

    Bitmiş ve izleyiciler tarafından sevilerek izlenen bir dizi, platfromlar arasında ciddi rekabete neden oluyor. Örneğin yine Walking Dead dizisi, şu an hem Netflix hem de Disney+ üzerinden izlenebilir durumda. Yani yapımcı AMC, dizinin Türkiye’deki yayınları için iki şirketten de para kazanıyor. Dizinin seveni olduğu için platformlar abone kazanabiliyor, gelirin bir kısmını da AMC gibi yapımcılara ayırıyor.

    Orijinal yapımlar için de buna benzer bir durum söz konusu. Çok iyi bir yönetmen, iyi bir senarist, iyi bir kadro ile orijinal dizi çekildiğinde, dizi yayınlandıktan sonra masraflar bitmiyor. İçerik yayında kaldığı sürece yapım şirketine, yönetmene ve oyunculara -sözleşmeleri gereği- yüklü miktarlarda para ödenmesi gerekiyor.

    Peki neden yapımlar yayından kaldırılıyor? Mesela şu an Türkiye’deki hiçbir platformda Harry Potter filmlerini izleyemezsiniz…

    Bir yapımı platformdan kaldırınca eğer orijinal yapım ise ekibe yapılan ödemelerden tasarruf ediliyor. Eğer yapım orijinal değilse içeriğin asıl sahibi olan şirket, kanal ya da yapımcıya kira ödemeye gerek kalmıyor. The Office ve Friends dizilerinin yayınlandıkları platformlar sürekli değişiyor.

    Mesela Harry Potter serisi, şu anda Türkiye’den abone olabileceğiniz hiç bir platformda yok. Çünkü bu film serisinin sahibi Warner Bros., filmlerin Türkiye’deki platformlarda yayınlanması için bir anlaşma yapmış durumda değil. Var olan anlaşmaların süreleri de dolmuş durumda. Bu yüzden izlemek için tek seçenek Apple TV+ gibi platformlar üzerinden diziyi tek seferliğine kiralamak ya da satın alarak kişisel kütüphanenize eklemek.

    Disney+ sadece Türkiye’deki orijinal içeriklerini yayından kaldırmadı, Amazon’un Yüzüklerin Efendisi projesi tutmadı, Netflix sürekli abone kaybediyor:

    Tüm bu gelişmeler platformların ciddi şekilde kemer sıkma dönemine gireceklerinin önemli bir işareti. Dünyanın en büyük platformu, en büyük e-ticaret sitesi, en büyük eğlence markası da olsanız; hayatta kalmak için kâr elde etmek zorundasınız.

    Disney sırf bu yüzden 2022 yılında yayına aldığı, Star Wars’ın babası George Lucas tarafından yazılan, 35 milyon dolar para harcadığı The Willow dizisini iptal etti. Bu tarz iptal haberleri Netflix cephesi için yeni değil, zira The Mindhunter, Sense 8, hatta yakın zamanda yerli yapım Sıcak Kafa da iptal edilen projeler arasında.

    Disney, sadece dijital aboneliklerle para kazanan bir şirket değil. Marvel, Pixar, Star Wars gibi markaların ana yapımları her seferinde sinema salonlarını dolduruyor. Bu yapımlar ciddi popülerliğe ulaştıktan sonra dijitale geliyor, yeni aboneler kazandırTüm bu gelişmeler, platformların ciddi şekilde kemer sıkma dönemine gireceklerinin önemli bir işaretidir. Dünyanın en büyük platformu, en büyük e-ticaret sitesi, en büyük eğlence markası da olsanız; hayatta kalmak için kar elde etmek zorundasınız.

    Disney sadece bu nedenle 2022 yılında yayına aldığı, Star Wars’ın babası George Lucas tarafından yazılan, 35 milyon dolar para harcadığı The Willow dizisini iptal etti. Bu tarz iptal haberleri Netflix cephesi için yeni değil, zira The Mindhunter, Sense 8 ve hatta yakın zamanda yerli yapım Sıcak Kafa da iptal edilen projeler arasında yer alıyor.

    Disney, sadece dijital aboneliklerle para kazanan bir şirket değildir. Marvel, Pixar, Star Wars gibi markaların ana yapımları her seferinde sinema salonlarını dolduruyor. Bu yapımlar ciddi popülerliğe ulaştıktan sonra dijitale geçiyor, yeni aboneler kazandırıyor ve ardından aynı hikayenin devam ettirildiği diziler izleniyor.

    Netflix’te ise böyle bir avantaj bulunmamaktadır. Platform, yakın zamana kadar sadece Oscar ödülü kazanmanın şartını karşılamak için bazı filmlerini sınırlı sayıda salonda vizyona sokarak ödüle ulaşmıştır. Platformun elinde herhangi bir sinematik evren veya uzun soluklu proje bulunmamaktadır.

    Tüm bunları bir araya getirerek rahatlıkla söyleyebiliriz ki Netflix de çok yakında yerli dizileri, özellikle orijinal olmayan yapımlarını platformdan kaldırma yoluna gidebilir.

    Türkiye’nin benzer platformlar için özel bir yeri vardır. Ülkemizdeki abonelik ücretleri, dolar-TL makasının açılması sebebiyle platformlara ciddi oranda gelir sağlamamaktadır. Türkiye pazarını, olası bir krizde ve kemer sıkma politikasında vazgeçilebilecek, kütüphanedeki içerik sayısını düşürmeye uygun ilk pazarlardan biri haline getirmektedir.

    Türkiye, Pakistan, Hindistan ve Kenya’dan sonra en ucuz Netflix abonelik ücretinin uygulandığı ülkedir (63,99 TL = 2,47 ABD doları). Netflix’in ülkemizdeki abone sayısını net bir şekilde açıklamamaktadır. Tahminlere göre sayı 2 milyon dolaylarındadır. Kabaca bir hesapla, herkesin temel üyelik paketini kullandığını varsayarsak, Netflix’in Türkiye’den her ay 4,94 milyon dolar gelir elde ettiği söylenebilir.

    Netflix’in Türkiye’de çektiği en pahalı dizi Kulüp’ün yapım maliyeti ise 10 milyon doları aşmaktadır. Türkiye’deki içeriklerin, yapımcılara ve platforma yeterli bir geri dönüş sağlaması oldukça zorlu bir süreçtir.

    Sonuç olarak, dizi ve film platformları, içeriklerin masraflarını karşılamak, vergilerden ve telif masraflarından tasarruf etmek ve rekabet ortamında ayakta kalmak için bazen yerli yapımları platformdan kaldırma kararı alabilmektedir. Disney+ Türkiye örneğinde görüldüğü gibi diğer platformlarda da gözlemlenebilir. Netflix’in de benzer bir adım atabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Platformun içerik politikaları, mali durumu ve hedef kitlesi gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

  • Mozilla Kullanıcılarına Kötü Haber: Firefox Güncelleme Alamayacak!

    Mozilla Firefox’un güncelleme desteği Windows ve Mac sürümleri için sona ereceğini duyurdu. Özellikle MacOS Mojave ve bazı daha eski macOS sürümleri ile belirli Windows sürümleri artık güncelleme almayacak.!

    Mozilla’nın son yayınladığı Firefox 115 sürümü, destek kesintisinden etkilenecek sistemler için son güncel sürüm olarak kalacaktır. MacOS Sierra 10.12, macOS High Sierra 10.13 ve macOS Mojave 10.14 kullananlar, son sürümü indirebilecekler.

    Firefox 116 ve sonraki sürümler için macOS Catalina 10.15 veya daha yeni bir sürüm gerekecektir. Windows tarafında ise, Windows 7 ve Windows 8 için Firefox 115 son güncelleme olacaktır.

    Mozilla’nın açıklamasına göre, Firefox’u kullanan kullanıcılara önemli güvenlik güncellemeleri sunulmaya devam edilecek. Kullanıcılar, ESR 115 sürümüne geçerek güvenlik yamalarını almaya devam edecekler, yeni özelliklerden mahrum kalacaklar.

    Mozilla’nın kararı, eski işletim sistemlerini kullanan birçok Firefox kullanıcısını etkileyecek. Özellikle MacOS Mojave ve belirli Windows sürümlerini kullananlar için Firefox 115 son güncel sürüm olacak ve daha sonraki güncellemeler yüklenemeyecektir. Mozilla, kullanıcıların güvenliğini sağlamaya devam edeceğini ve kullanıcılara önemli güvenlik güncellemeleri sunmaya devam edeceğini belirtti.

  • Elon Musk’ın Kararı Bluesky’e Rekor Trafik Kazandırdı

    Elon Musk’ın kararı sonrasında, Twitter’ın kurucu ortağı Jack Dorsey tarafından desteklenen ve henüz geliştirilmekte olan sosyal medya sitesi Bluesky, Cumartesi günü “rekor düzeyde trafik” yaşadı. Elon Musk, Twitter’da kullanıcıların günlük okuyabileceği gönderi sayısını geçici olarak sınırlayacağını açıklamasının ardından Bluesky’nin ilgi gördüğü ve yoğun bir şekilde ziyaret edildiği duyuruldu.

    Musk, “aşırı düzeyde veri kazıma” ve “sistem manipülasyonu” nedeniyle geçici kararı aldığını belirtti. Kararın ardından Bluesky’ye olan ilginin arttığı görülüyor. Bluesky henüz davetlilere özel beta aşamasında bulunuyor ve şirket, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, sistemlerinin “rekor düzeydeki trafik nedeniyle bir miktar düşük performans” yaşadığını bildirdi. Platform, performans sorunlarını çözmek amacıyla kayıtları geçici olarak duraklattı. Pazar günü geç saatlerde kayıtlara devam etti.

    Bluesky, gelecekteki sosyal uygulamalara güç sağlayabilecek ve insanların kimliklerini birden fazla platformda korumalarını sağlayan merkezi olmayan bir ağ teknolojisi olan AT Protokolü üzerinde çalışıyor.

    Bluesky’nin web sitesine göre, Nisan ayının sonunda 50.000’den fazla kullanıcıya ulaşmış durumda. CNBC’nin haberine göre, Bluesky yükselen tek platform değil. Merkezi olmayan mesajlaşma uygulaması Mastodon da Kasım ayında büyük ilgi gördü. Sosyal medya devi Meta (daha önce Facebook olarak bilinir), CNBC’ye yaptığı açıklamada “metin güncellemelerini paylaşmak için bağımsız, merkezi olmayan bir sosyal ağı araştırdığını” doğrulamıştı. The Verge, Cumartesi günü Meta’nın Threads adlı Twitter rakibinin Google Play mağazasında kısa bir süre göründüğünü bildirerek piyasaya sürülme hazırlığı olduğunu da belirtti.

  • Twitter’a Günlük Tweet Görüntüleme Sınırlaması Geldi!

    Dünya’da en popüler sosyal medya platformlarından birisi olan Twitter son zamanlarda yeni bir özelliği kullanıcılar arasında endişe yarattı.

    Twitter, kullanıcıların oturum açmadan tweet’leri görememelerini sağlayan bir özelliği devreye aldı. Bir tweet bağlantısına tıkladığınızda, otomatik olarak oturum açma sayfasına yönlendirilmektesiniz.

    Elon Musk, bu yeni özelliği açıkladığı Twitter paylaşımında veri hırsızlarına karşı acil bir önlem olarak tasarlandığını ifade etti. Fakat günlük görüntüleme değişikliliği Elon Musk’ın da başını ağrıtmış gibi gözüküyor. Aldığı tepkiler o kadar fazlaydı ki Musk başka bir tartışmalı özelliği devreye soktu.

    Musk’ın duyurduğu yeni özelliğe göre, artık doğrulanmamış hesaplar günlük olarak yalnızca 600 tweet’e kadar görebilecekler. Twitter’ın aşırı veri toplama ve sistem manipülasyonu sorunlarıyla başa çıkmayı amaçlıyor.

    Twitter’da Günlük Tweet Okuma Nedir?

    Musk, bu özelliğin geçici olduğunu belirtse de, Amerika’da Twitter kullanıcılarından yoğun tepkiler almıştır. Ne kadar süreyle devam edeceği ise henüz bilinmiyor.

    • Doğrulanmış hesaplar günlük olarak 6000 tweet okuma sınırına sahiptir.
    • Doğrulanmamış hesaplar günlük olarak 600 tweet okuma sınırına sahiptir.
    • Yeni doğrulanmamış hesaplar ise günlük olarak sadece 300 tweet okuyabileceklerdir.

    Twitter’daki tweet sınırlamaları son zamanlarda Amerika’da büyük bir tartışma konusu haline geldi. Fakat bu özelliğin Türkiye’deki kullanıcıları nasıl etkileyeceği tartışma konusu aralarında.

  • Tesla’nın Şarj Standardına Volvo da Katılıyor

    Tesla’nın şarj standardına geçme trendi, otomobil üreticileri arasında hızla yayılmaya devam ediyor. Volvo da trende katılan son şirketlerden biri oldu. Volvo, Tesla’nın Kuzey Amerika Şarj Standardı (NACS) şarj konektörünü kullanmaya başlayacağını duyurdu.

    Volvo, 2025 yılından itibaren üretilecek elektrikli araçlarında Tesla’nın NACS şarj konektörünü kullanacak. Volvo müşterileri önümüzdeki yıldan itibaren Tesla’nın Supercharger ağına da erişim elde edecek. Müşteriler, Volvo Cars uygulaması aracılığıyla şarj noktalarını bulabilecek ve 2024’ün ilk yarısından itibaren bir adaptör kullanarak Supercharger ağına erişebilecekler.

    Volvo, 2025 yılında CCS’den NACS’ye geçtikten sonra CCS şarj konektörüne sahip olan müşterilerine bir adaptör sağlayarak Tesla’nın Supercharger’larını kullanma imkanı sunacak. Adaptörün ücretsiz olup olmayacağı veya maliyetinin ne olacağı henüz açıklanmadı.

    Volvo Cars CEO’su Jim Rowan, Tesla’nın şarj standardını benimsemenin şirketin 2030 yılına kadar tamamen elektrikli olma hedefinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Şirket, elektrikli araç kullanımını teşvik etmenin önündeki büyük engellerden birinin kolay ve uygun şarj altyapısı olduğunu anlaşma ile Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’daki Volvo sürücülerinin engeli aşacağını belirtti.

    Volvo, Tesla’nın şarj standardını benimseyen son otomobil üreticisi olarak karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz ay, Rivian ve GM de Tesla ile NACS şarj konektörünü benimsemek ve Supercharger ağına erişim elde etmek için anlaşmalar yapmışlardı. Trende katılmayan otomobil üreticileri ise müşterilerine açıklama yapmakta zorlanabilirler, çünkü elektrikli araç kullanıcıları için uygun ve kolay şarj altyapısı giderek önem kazanmaktadır.

  • Samsung, Galaxy S21 FE’yi piyasaya sürmeye hazırlanıyor!

    Galaxy S21 FE ve Galaxy Tab S7 FE gibi modeller belki de beklendiği gibi yüksek satış rakamlarına ulaşamamış olabilir. Samsung’un FE serisine olan inancı hala tam. Samsung, Galaxy S21 FE’nin yeni modelini sunmaya hazırlanıyor. Galaxy S21 FE yalnızca Hindistan pazarına yönelik olacak. Snapdragon 888 işlemciden güç alacak olan cihaz, 8GB RAM ve 256GB depolama kapasitesine sahip olacak.

    Galaxy S21 FE teknik özellikleri Hindistan’da daha önce satılan Exynos 2100 modeliyle hemen hemen aynı olacak. Galaxy S21 FE 6.4 inçlik 120Hz FHD+ AMOLED ekran, 12 MP geniş açılı sensör, 12 MP ultra geniş açılı sensör ve 8MP telefoto sensör gibi özelliklerle donatıldı. Cihazın IP68 sertifikası ile korunacak ve 4500 mAh batarya, 15W kablosuz şarj ve 25W kablolu şarj imkanlarına sahip olacak.

    Navy Blue rengindeki yeni Galaxy S21 FE 5G modeli, Hindistan’da 49,999 Hindistan rupisi fiyat etiketi ile satışa sunulacak. Yaklaşık olarak 609 dolara denk gelen Cihazın önümüzdeki günlerde resmi olarak tanıtılması bekleniyor. Yeni modelin, standart Galaxy S21 FE ile aynı güncellemelere sahip olacağı bilgisine ulaşıldı. Samsung’un FE serisine olan bağlılığının bir göstergesi olarak görülebilir.

    Samsung’un Galaxy S21 FE’yi tekrar piyasaya sürme kararı, şirketin kullanıcılarının taleplerine yanıt verme ve daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etme amacını yansıtıyor. FE serisi‘nin başarısı göz önüne alındığında, yeni Galaxy S21 FE’nin de başarıyı sürdürmesi bekleniyor. Hindistan pazarında sunulan bu özel model, Samsung’un rekabet gücünü artırmaya ve marka sadakatini güçlendirmeye yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendirilebilir. Yakın gelecekte Samsung tarafından yapılan resmi açıklamalarla birlikte, Galaxy S21 FE’nin tüm özellikleri ve satış detayları netlik kazanacak. Kullanıcılar bu yeni cihazı heyecanla bekliyor.