Blog

  • Türkiye’dek Oyun Endüstrisinin Büyüklüğü ve Önemi

    Dijital oyunlar günümüzün vazgeçilmez bir parçası, özellikle pandemi sebebiyle evlerde kalma zorunda kalan insanlar film ve oyunlar ile zaman geçirmeye çalışmaktadır. Dünya gündemi pandemi sebebiyle sürekli değişkenlik gösterirken insanların evde zaman geçirme istekleri ile beraber dijital oyun oynayanların hızı gittikçe artmaktadır. Global start-up topluluğu olan StartupCentrum un, 2021 yılının ilk yarıyılına dair Türkiye’deki girişimlere yapılan yatırımlarla ilgili bir rapor yayımladığı rapora göre ilk 6 ayında Türkiye’deki girişimlere toplamda 704 milyon dolar yatırım yapıldı. Türkiye’de en çok yatırım alan girişimler, oyun girişimleri ve oyun yapan işletmeler oldu.

    StartupCentrum’un raporuna göre, 2021’in ilk yarısında Türkiye’de yapılan yatırımların büyük çoğunluğu oyun girişimlerine yapıldı. 2020’nin yaz aylarına kadar Türkiye girişim ekosisteminin en güçlü olduğu sektör denilince ilk akla gelen sektör finans sektörüydü. 2021’in ilk yarısında yapılan incelemelerde oyun girişimlerine yapılan 236 milyon dolarlık yatırım ile oyun sektörü Türkiye’deki en çok yatırım yapılan sektörlerden biri haline geldi. Yapılan yatırımlara bakacak olursak Türkiye’deki oyun sektörünün gelecekte iyi yerlere geleceğinin göstergesi olarak görülebileceği aşikârdır. 2021’in ilk yarısında 121 girişim, toplamda 124 kere yatırım aldı. 124 yatırım turunun 68’inde yatırım miktarı açıklandı.

    Türkiye’de 2021 yılının ilk yarısında yapılan yatırımlar bir önceki yarıyıla göre 7 kat artarak 704 milyon dolara ulaştığı görülmektedir. Yatırım alan girişimlerin ortalama yaşı ise 4.3 yani birçoğu işe yeni başlamış işletmeler olarak görülmektedir. Aslına bakıldığında oyun denilince insanların aklına çocukların oynadığı oyunlar gelse de AdColony ve Global Web Index’in 2020 araştırmasına göre sadece çocuklar ve gençler değil yetişkinler de oyun oynamaya zaman ayırıyor.

    Oyun oynayan yetişkinlerin cinsiyetlerine bakacak olursak yüzde 81,7’si kadın, yüzde 76,5‘i ise erkek olarak karşımıza çıkmaktadır. Ortaya çıkan veriler aynı zamanda Türkiye’deki tüm internet kullanıcılarının yüzde 84’ünün en az bir cihaz ile mobil oyun oynadığını gösteriyor. Türkiye’deki mobil oyuncuların demografik özellikleri ve davranış alışkanlıkları ise aşağıdaki gibi;

    • Türkiye’deki yetişkinlerin %79’u mobil oyun oynuyor.
    • Türkiye’deki mobil oyuncuların %50,2’si erkek, %49,8’i kadın.

    Türkiye’deki mobil oyuncuların yaş aralığının yüzdesel dağılımı:

    • 16-24 yaş arası – %23,9
    • 25-34 yaş arası – %28,5
    • 35-44 yaş arası – %25,3
    • 45 yaş üstü – %22,3

    Türkiye’deki mobil oyuncuların en sevdiği oyun türü olarak ilk sırada yüzde 49,2 ile aksiyon-macera oyunları yer alırken ikinci ve üçüncü sırada ise, yüzde 46,2 ile yapboz ve yüzde 45,7 ile yarış oyunları yer alıyor. En Sevilen Oyun Türleri

    • Aksiyon-Macera – %49,2
    • Puzzle – %46,2
    • Yarış %45,7
    • Spor %45,6
    • Strateji %39,3
    • Simülasyon %38,3
    • Kart Oyunları %26,3
    • Role-Play %21,1

    Özellikle Türkiye, senelik olarak oyun içi elde edilen gelirlere baktığımızda, sevilen oyun türleri ile para harcanan oyun türlerinin aynı olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki Oyuncular sevdikleri oyun olduğu takdirde oyun satın almak yâda uygulama içi satın alma için ödeme yapmaktan çekinmedikleri görünmektedir.

    Mobil oyuncuların günlük alışkınlıkları ise benzer özellik göstermektedir. Mobil oyuncuların kişisel ilgi alanlarına baktığımızda ise filmler ve müzik yüzde 81,7 ile ön plana çıkmaktadır. Teknoloji 70,5 ve yeme-içme ise yüzde 70,1 ile sırası ile birbirini takip etmektedir. Özellikle televizyonun artık ikinci ekran olarak adlandırıldığı günlerde mobil oyuncuların yüzde 60,6’sı televizyon izlerken eş zamanlı olarak mobil oyun oynuyor.

    Türkiye’deki Mobil Oyuncuların Kişisel İlgi Alanları aşağıdaki gibidir;

    • Film / Sinema – %81,7
    • Müzik – %72,8
    • Teknoloji – %70,5
    • Yemek & İçecek – %70,1
    • Haberler & Güncel Olaylar – %67,8

    Google Play’de 171.986 oyun yayıncısı arasında 2.689’dan fazla Türk yayıncı bulunmaktadır. Google Play’de 439.890 oyun arasında Türk yayıncıların sunduğu 8.055’ten fazla oyun bulunmaktadır. Türk yayıncıların Google Play’deki 8.055’in üzerindeki oyunlarının ortalama puanı 5 üzerinden 3.94’tür.

    Tüm mobil oyunların genel ortalama puanı olan 3,76’dan daha iyidir. Türk yayıncıların oyunlarının %3’ü ücretli kategorisinde, %87’si reklam içermektedir. Oyunlarının %28’inde ise uygulama içi ödemelerden yararlanılmaktadır. Türk yayıncıların oyunlarının sadece %18’i hem Google Play hem de App Store mevcuttur.

    Education First English Language School’un, dünyanın dört bir yanından 100 ülkenin katılımıyla gerçekleştirdiği 2020 İngilizce Yeterlilik Endeksi’ne göre, Türkiye bir önceki yıla göre aşama kaydetmiş görünüyor. Tabloya göre, Hollanda daha önceki yıllarda olduğu gibi, İngilizce konuşma oranında hala 1 numara. Türkiye ise 100 ülkenin yer aldığı listede 10 basamak ilerleyerek 79. sıradan 69. sıraya gelmiş durumdadır.

    Türkiye 2017’de 62. sıradaydı, 2018’de ise 11 basamak gerileyerek 73. sıraya düştü. 2019’da ise 79. sırada yer bulmuştur. 2012’de 32. sıradayken, o zamandan beri her yıl gerileme kaydeden ülkemiz 2020’de 10 basamak birden yükselmiş durumdadır.

    Oyun sektörü ise ülkemiz için yerelleştirmenin öneminin oldukça farkındadır. Özellikle büyük ve orta ölçekli oyun firmaları seslendirmeden, çeviriye ve hatta oyun içi kültürel ögelere kadar birçok konuda Türk oyuncusuna seslenmeye çalışmaktadır. Yerelleşme denince akla ilk önce seslendirme gelse de, seslendirme tek başına yetmemektedir. Tabii ki yerelleştirme sadece seslendirme ile tamamlandığı söylenemez.

    Oyunun içeriğine göre uzman bir ekip ile çeviri, yazım hatalarının olmaması üzerinde durulması büyük önem taşımaktadır. Bir diğer unsur ise Türkçede yer alan Ö, Ç, Ş, ı, İ, Ç, Ü, Ğ gibi özel harflerimize uygun fontların kullanımı, metinlerin uzunluğunun ayarlanması, Türkçe’mizdeki fiilin sonda olmasından dolayı cümlelerin farklı yapılarının dikkate alınması gerekmektedir. Doğru ses sanatçıların doğru karakterler için seçimi, oyun içinde dini veya politik olarak Türk oyuncusunu rahatsız edebilecek içeriklerin çıkarılması gibi birçok detay yerelleştirmenin başarısının altındaki yatan önemli etkenler olarak ön plana çıkmaktadır.

    Spotify 2020 Özetine göre müzik ise Oyunun Vazgeçilmez Bir Parçası Spotify verilerine göre, 2020 yılında oyun konsolları üzerinden müzik dinleme oranı dünya genelinde yüzde 55 arttı. Bu oran Türkiye’de ise daha da yüksek olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de 2020 yılında oyun severlerin oyun konsolları üzerinden müzik ya da podcast dinleme oranında yüzde 62’lik bir artış olduğu gözlemlendi. Teknoljinin gelişmesi ise müziklerin oyunla beraber dinlenmesi üzerinde önemli bir etken.

    Gelişen teknoloji sayesinde oyuncular oyun konsolları üzerinden bile müzik dinleme imkânına sahipler. Spotify verilerine göre, oyun konsollarında müzik ya da podcast dinleme, 2020 yılında dünya genelinde yüzde 47 artarken, Türkiye’de ise yüzde 66 oranında artış ile en çok sabah erken saatlerde (06:00 -09:00) gerçekleşti. Yapılan analiz, Spotify entegrasyonu bulunan Xbox ve Playstation gibi oyun konsolları üzerinden gerçekleşen dinlenmelere dayanmaktadır. Müzik artık oyunların ayrılmaz bir parçası gelmiştir.

    2021’yi geride bırakırken, hayatımızın her alanını etkileyen pandemi süreci oyun sektörünü de direkt olarak etkiledi. Zaten büyümekte olan oyun sektörünün büyüme hızı pandemi sebebiyle daha da hızlandı. Tüm dünyadaki gelişme Türkiye için de geçerli. Platform bağımsız olarak “Oyun Oynamak” en büyük eğlence kaynağı haline geldi. 2020 yılı tümüyle tüm istatistikleri farklı değerlendirmemiz gereken bir sene oldu. Tüm eğlencenin evlerimizin içinde sınırlandırılmak zorunda olduğu 2020’de daha önce hiç oyun oynamamış kişiler bile oyun oynadı.

    Oyuncu sayısının artmasına hem de neredeyse en büyük eğlence kaynağımız olan oyuna harcanan paranın da artmasına sebep oldu. Hyper-casual oyunlar yeni oyuncular için trend olurken, hardcore oyuncular bir önceki sene gibi; Battle Royale, FPS, Strateji ve MOBA oyunlarını tercih etti. Her kitlenin sevebileceği türdeki Among Us, Fall Guys gibi casual oyunlar dönemsel olarak sektöre damga vurdular.

    Türkiye 2020’de mobilde PUBG Mobile, Brawl Stars, Garena Free Fire, Kafa Topu 2, ROBLOX, 101 Okey Plus, Mobile Legends Bang Bang, Lords Mobile ve benzeri oyunları tercih ederken, hyper-casual ve puzzle oyunları genel oyuncu kitlesinin tercihi oldu. Offline etkinlerin yerini online turnuvalara devretti. Düzenlenen sayısız turnuva, oyuncular ve aynı zamanda markalar için yeni bir dünya yarattı. Esporun çehresi değişti ve gelişti. Takım sayısı ve sponsor markaların sayısı da arttı. 5,5 milyona yakın espor sever ekosistemi beslemeye devam ediyor.

    İnternet kafelerimiz ve oldukça yüksek yatırımlarla kurulan espor arenalarımız ise maalesef dönemi pas geçmek durumunda kaldı. En önemlisi ise; oyun sektörü en fazla yatırım alan sektör oldu. Türkiye’nin ilk unicorn’u bir oyun firması oldu; Peak Games. Kısa sürede başarı yakalayan ve hisse satışı gerçekleştiren Rollic Games gibi firmalar ve üst düzey kalitede (AAA) oyunlarla yarışacak seviyede satış desteği bulan PC oyunumuz Mount & Blade Bannerlord tüm gözlerin oyun sektörüne yönelmesine sebep oldu. Hyper-casual oyunlarda ülkemizin üretim hızı ve kalitesi arttı,

    2020’nin En Çok Dikkat Çeken Büyük Olayları ise

    • Mart 2020’de saat 13:00’de erken erişime açılan Mount & Blade II: Bannerlord, yayınlandığı saatte 100 bin anlık kullanıcıya erişerek yeni bir rekor kırmıştır.
    • Rollic Games, 168 milyon dolara ABD’li Zynga’ya resmen satılmıştır.
    • Yerli mobil oyun şirketi Peak Games, 1.8 milyar dolar karşılığında, dünyanın en büyük oyun firmalarından ABD merkezli Zynga’ya satılmıştır.
    • 2020’nin ilk çeyreğinde startuplar toplam 19 milyon dolarlık yatırım alırken, ikinci çeyrekte rakam 28,3 milyon dolara ulaşmıştır.
    • Startup yatırımları üçüncü çeyrekte 45,8 milyon dolara yükselmiştir.
    • 2020’nin dokuz aylık döneminde oyun sektöründe gerçekleşen hisse satışı işlemlerinin yaklaşık 2 milyar dolarlık işlem hacmi yaratması, oyun sektörünü en fazla yatırım alan sektör konumuna taşımıştır.
    • 2020 yılının ilk üççeyreğinde oyun alanında Peak Games ve Rollic Games’in Amerikalı Zynga tarafından 1.8 milyar dolar ve 168 milyon dolar ile satın alınmıştır.
    • Finansal teknoloji tarafında bulunan ve oyun sektöründe de oldukça iyi bir konumda olan Payguru’nun, Ortadoğu ile Afrika bölgesinin en büyük mobil ödeme şirketlerinden biri olan Tpay’e satışı öne çıktmıştır.

    Dünya gündemi pandemi sebebiyle sürekli değişkenlik gösterirken Türkiye oyun sektörü sürekli ileri doğru ilerlemiş ve kendini ekonomik olarak geliştirmiştir. Görülen o ki ilerleyen dönemlerde iyice ivme kazanarak yoluna devam edecektir.

  • WhatsApp Bildirim Sesi Sorunu Nasıl Çözülür? (2024)

    Telefonunuzda yüklü olan tüm uygulamalardan bildirim sesi geliyor fakat WhatsApp’tan gelmiyor mu? Sorun nadir de olsa bazı kullanıcıların başına gelebilmektedir. Üstelik, sadece belirli cihazları kullananlar değil, popüler markaların modellerinde (iPhone, Samsung, LG, Oppo gibi) sorun yaşanabilmektedir.

    Çoğu kullanıcı, bir güncelleme sonrasında sorunu yaşadıklarını belirtmektedir. Bazı kullanıcılar ise özel bildirim seslerinin telefonlarında çalışmadığını söylemektedir. WhatsApp’ta bildirim sesinin gelmemesi sorununu çözmenize yardımcı olacak bazı yöntemler bulabilirsiniz.

    WhatsApp Bildirim Sesi Nedir?

    WhatsApp bildirim sesi, cihazınızın WhatsApp mesajlaşma uygulamasında yeni bir mesaj veya arama olduğunda sizi uyarmak için çıkardığı sestir. WhatsApp’ın varsayılan bildirim sesi, tanınması kolay, kısa ve ayırt edici bir tondur. Ancak kullanıcılar, uygulamanın ayarlarında bulunan çeşitli bildirim sesleri arasından seçim yaparak bu sesi tercihlerine göre özelleştirebilirler. Sesin tonu değiştirilebilir veya hiç ses çıkmaması ve sadece görsel bildirimlere güvenilmesi seçilebilir.

    WhatsApp bildirim sesini Android, iPhone ve WhatsApp Web’de değiştirmek için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz!

    1. WhatsApp’ı açın ve sağ üst köşede yer alan üç nokta simgesine dokunun.
    2. Açılır menüden “Ayarlar“ı seçin.
    3. Bildirimler” seçeneğine dokunun.
    4. Hangi bildirim sesini değiştirmek istediğinize bağlı olarak “Mesaj bildirimleri” veya “Grup bildirimleri”ne dokunun.
    5. Ses” üzerine dokunun ve kullanmak istediğiniz sesi seçin.
    6. Değişiklikleri uygulamak için “Kaydet“e dokunun.

    WhatsApp bildirim sesi iPhone veya Android cihazınızda gelmiyorsa, aşağıdaki adımları izleyerek sorunu çözebilirsiniz!

    Cihazınızın Sessiz Modda Olmadığından Emin Olun

    iPhone kullanıcısıysanız, telefonunuzun yanındaki sesli/sessiz anahtarının sessiz modda olmadığından emin olun. Anahtar turuncu görünüyorsa, telefon sessiz moddadır. Anahtarı tersine çevirerek sorunu çözebilirsiniz.

    WhatsApp Ayarlarını Kontrol Edin

    WhatsApp uygulamasını açın.
    Sağ alt köşedeki Ayarlar menüsüne dokunun.
    “Bildirimler” seçeneğine dokunun.
    “Mesaj Bildirimleri” veya “Grup Bildirimleri” gibi seçeneklere girerek bildirim sesinin açık olduğundan emin olun.

    Telefonunuzun Bildirim Ayarlarını Kontrol Edin

    WhatsApp Bildirim Sesi Sorunu Nasıl Çözülür?

    iPhone kullanıcıları:

    Ayarlar > Bildirimler > WhatsApp’ı bulun ve üzerine dokunun. “Bildirime izin ver” seçeneğine dokunarak etkinleştirin.

    Android kullanıcıları:

    Ayarlar > Bildirimler > Uygulama bildirimlerini yönet > WhatsApp “Bildirime izin ver” seçeneğini etkinleştirin.

    WhatsApp’ı Güncelleyin:

    WhatsApp’ı güncel sürümde kullanmıyorsanız, uygulamayı güncellemeniz gerekebilir. App Store veya Google Play Store’a giderek güncellemeleri kontrol edin ve varsa WhatsApp’ı güncelleyin.

    WhatsApp Bildirim Sesi Sorunu Nasıl Çözülür?

    WhatsApp’ı Yeniden Yükleyin

    WhatsApp’ı silip tekrar yüklemek, sorunu çözebilir.
    Önce WhatsApp yedeğinizi almayı unutmayın.
    Ardından WhatsApp’ı kaldırın ve App Store veya Google Play Store’dan yeniden indirin. Giriş yaparak sorunu kontrol edin.

    Telefonunuzu Yeniden Başlatın

    Telefonunuzu yeniden başlatarak bazı geçici sorunları düzeltebilirsiniz. Telefonunuzun gücünü tamamen kapatın, bir süre bekleyin ve tekrar açın.

    WhatsApp Destek Ekibiyle İletişime Geçin

    Yukarıdaki adımlar sorunu çözmezse, WhatsApp destek ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Sorununuzu açıklayarak destek isteyin ve onların yönlendirmelerini takip edin.
    Umarım bu adımlar WhatsApp bildirim sesi sorununu çözmenize yardımcı olur. Sorun devam ederse, cihazınızda başka bir sorun olabilir ve teknik destek almanız gerekebilir.

  • Elon Musk’a Ponzi Şüphesi: 258 Milyar Dolarlık Tehlike!

    Elon Musk Dogecoin üzerinden Ponzi düzeni kurmakla suçlanıyor. ABD’deki son dava, Musk’ın 258 milyar dolarlık bir zararla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor. Elon Musk, dün Twitter logosunu Dogecoin logosuyla değiştirmesinin ardından kripto para yatırımcıları tarafından büyük tepkiyle karşılaştı ve şimdi kripto para dolandırıcılığıyla suçlanıyor.

    SpaceX ve Twitter’ın CEO‘su olan Musk, kripto para yatırımcılarının tepkisini çekiyor. Musk, Dogecoin’in fiyatını manipüle etmekle suçlanıyor ve şantaj iddiasıyla dava edildi. Mahkeme dosyasında, Musk’ın Dogecoin’in fiyatını iki yılda yüzde 36 bin artırdığı ve ardından Ponzi düzeninin çökmesine neden olduğu iddia ediliyor.

    Musk’ın avukatları ise iddiaları reddediyor. Elon Musk‘ın avukatları, bu iddianın tamamen hayal ürünü bir kurgu olduğunu belirtiyorlar. Avukatlar, Elon Musk’ın sadece meşru bir kripto para birimi olan Dogecoin hakkında tweet attığını ve başka bir desteği olmadığını vurguluyorlar.

    Elon Musk'a Ponzi Şüphesi: 258 Milyar Dolarlık Tehlike!

    Yatırımcılar, Musk’ın kripto para birimini desteklediğini iddia ediyor. Reuters’e göre, yatırımcılar, Elon Musk’ın Twitter ve Saturday Night Live programında kripto para birimine destek verdiğini düşünüyorlar. Bu desteğin milyarlarca dolarlık kar elde etmelerine yol açtığını iddia eden yatırımcılar, Dogecoin’in fiyatının kasıtlı olarak yükseltildiğine inanıyorlar.

    258 milyar dolarlık şantaj davası, Elon Musk’ı büyük bir tehlike altına sokabilir. Dünyanın en zengin ikinci kişisi olan Twitter CEO’su, 193 milyar dolarlık bir servete sahip. Bu dava, Musk’ın servetinde büyük bir düşüşe neden olabilir ve itibarını zedeleyebilir.

    Musk, geçtiğimiz günlerde Twitter’ın logosunu Dogecoin’in simgesiyle değiştirdi. Bu hamle, kripto para dünyasında büyük bir hareketlilik yarattı ve Dogecoin’in fiyatı 0,096 dolara kadar yükseldi. Bu durum, Musk’ın kripto para piyasasındaki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.

  • Squarespace, Google Domains’i Satın Aldı: Geçiş Süreci ve Müşteri Desteği Hakkında Detaylar

    Squarespace, Google ile varlık satın alma anlaşması imzaladığını açıkladı. Google Domains üzerinde barındırılan 10 milyon alan adını içerirken, milyonlarca Google Domains müşterisini ilgilendiriyor.

    Google Domains’deki tüm alan adı kayıtlarını ve bunlarla ilişkili müşteri hesaplarını satın almak üzere adımlar atmıştır. Squarespace bugün yaptığı duyuruyla Google ile varlık satın alma anlaşması imzaladığını duyurmuştur.

    Google Domains üzerinde barındırılan 10 milyon alan adını içermekte olup, milyonlarca Google Domains müşterisini etkilemektedir. Bloomberg’ün şirkete yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Squarespace, Google Domains için 180 milyon dolar ödeme yapmayı planlamaktadır. Anlaşma gereği, Google Domains kapanacak ve bir geçiş sürecine girerek varlıklarını Squarespace’e satacak.

    Google, 2014 yılında başlatılan Google Domains hizmetini, odaklanmayı sürdürebilmek amacıyla satmayı tercih ettiğini belirtmektedir. 2022 yılında beta sürümünden çıkan Google Domains, HTTPS ve üst seviye domainler olan TLD’lerin savunucusu olarak konumlandırılmıştı.

    Google Ticari Alışveriş Genel Müdürü ve Başkan Yardımcısı Matt Madrigal’in açıklamasına göre, Google Domains ekibi, müşterilerin sorunsuz bir geçiş yapabilmeleri için gerekli desteği önümüzdeki aylarda sağlayacaktır. Squarespace, domain yönetimi ve satın alma konusunda entegre bir hizmet sunarken, müşterilerin online varlıklarını oluşturabilmeleri için gereken araçları da sağlayacaktır. Squarespace, tamamlanan satın almanın ardından mevcut Google Domains müşterilerinin yenileme ücretlerini en az 12 ay süreyle karşılayabileceğini belirtmiştir. Google Domain’lerinin işleyişinde herhangi bir kesinti beklenmemektedir. Geçiş süreci boyunca ve sonrasında, domain kullanımında herhangi bir sorun yaşanmayacak. Kullanıcılar sadece Squarespace müşterisi olarak devam edeceklerdir.

    Squarespace, Google Domains üzerinden hizmete kaydolan Google Workspace müşterilerine faturalandırma ve destek hizmetleri sunacaktır. Müşteriler istedikleri zaman domain hesaplarında değişiklik yapmaya devam edebileceklerdir.

  • Müzik Yayıncıları Twitter’a 250 Milyon Dolarlık Telif Hakkı Davası Açtı

    Müzik yayıncıları ABD Ulusal Müzik Yayıncıları Derneği adına 17 müzik yayıncısını temsil ederek Twitter’a karşı 250 milyon dolarlık bir dava açtı. ABD’nin Tennessee eyaletindeki federal mahkemede açılan dava, Twitter’ın yayıncıların ve diğerlerinin telif hakkı yasası kapsamındaki münhasır haklarını ihlal ettiği iddiasıyla ilgili. Dava dilekçesinde, yaklaşık 1700 şarkının kopyalarının Twitter’da bulunduğu belirtiliyor. Her bir ihlal için 150 bin dolara kadar para cezası talep edilirken, şirketin bu konuda herhangi bir önlem almadığı vurgulanıyor. Dava süreci, Elon Musk’ın Twitter’ı satın almasından önceye kadar uzanıyor. Şirketten talep edilen toplam miktar ise 250 milyon dolar.

    The New York Times’ın Twitter çalışanlarına dayandırdığı bir habere göre, şirket, yıllık 100 milyon doları aşabileceği tahmin edilen maliyetler nedeniyle bir müzik lisans anlaşmasını iptal etti. Haberde, üç büyük plak şirketi ve Twitter arasındaki lisans anlaşması görüşmelerinin Elon Musk’ın yönetimi devralmasından sonra kesildiği belirtiliyor.

    Dava ayrıca Musk’ın paylaşımları ve Blue aboneliği ile ilgili konuları da kapsamaktadır. Son birkaç aydır, Twitter’ın gişe filmlerinin tamamını yüklemesi gibi olaylardan bahsedilmese de, şirketin sahibi Elon Musk’ın paylaşımlarına dikkat çekilmektedir.

    İnsanlığın üstünde aşırı hassas bir veba

    Bir kullanıcının beş telif hakkı ihlali bildiriminden sonra hesabının askıya alınma riskinden endişe duymasını paylaştığında, Musk bu kişiye “aboneliklerini açmalarını” önermiştir. Davacılara göre, bu paylaşım “bize para verin ve sizin ihlallerinizi göz ardı edelim” anlamına gelmektedir. Bir başka eksantrik milyarder paylaşımında, Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası (DMCA) için “insanlığın üstünde aşırı hassas bir veba” ifadesini kullanmıştır.

    Twitter henüz dava hakkında bir açıklama yapmamıştır. Bildirilen ihlal iddialarının çoğu, müzik videoları, canlı müzik performansları videoları veya telif hakkıyla korunan müzikle senkronize edilmiş diğer videolardan kaynaklanmaktadır ve Twitter, bu videoları insanların harcadığı zamanı artırarak değerini artırmak için kullandığı suçlamasıyla karşı karşıyadır. Ulusal Müzik Yayıncıları Derneği, Twitter’ın hak ihlalinde bulunan içeriği bildirim almasına rağmen kaldırmayı başaramadığını ve bilinen ihlalcilere hesaplarını kaybetmeden ihlallerinde yardımcı olduğunu iddia etmektedir. Twitter’dan konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi.

  • Twitter Ücretsiz Kullanıcılarına Mesaj Gönderme Sınırı Getirdi!

    Twitter Blue aboneliği olmayan kullanıcılara kötü haberler gelmeye başladı. Güncel bilgilere göre ödeme yapmayan kullanıcılar için Twitter, DM (Doğrudan Mesaj) özelliğinde bir sınırlama getirecek. Popüler sosyal medya platformu Twitter, Blue aboneliği adı verilen premium hizmeti üzerindeki yeniliklerine hız kesmeden devam ediyor.

    Twitter ödeme yapmayan kullanıcılar için hizmetlerin kapsamını daraltmaya yönelik değişiklik yapmaya hazırlanıyor. İddialara göre, ücretsiz kullanıcılar için DM yani doğrudan mesajlaşma limiti getirilmesi planlanıyor. Twitter şu anki durumda ücretsiz kullanıcılarına günlük 500 DM gönderme limiti sunuyor. Şirket, bu limiti 30’a düşürmeyi planladığını açıkladı. Twitter’ın yeni hamlesi daha fazla özellik sunan premium abonelik hizmeti olan Twitter Blue’ya yönlendirmeyi amaçlıyor gibi görünüyor.

    Twitter Blue Aboneliği ile Neler Sunuluyor?

    Twitter Blue aboneliği, kullanıcılara tweetleri geri çekme, düzenleme, daha uzun karakter sınırında tweet atma, tweetleri profilin en üstüne sabitleme ve belirli özel içeriklere erişim gibi avantajlar sunuyor. Twitter ‘ın DM mesaj sınırını belirleyen değişikliği henüz resmi olarak duyurmadığı belirtilmelidir. Özelliğin hâlâ test aşamasında olabileceğini göstermektedir.

    Ünlü iş insanı Elon Musk kısa bir süre önce DM gönderme işlevinin sadece gönderenin takipçileriyle sınırlı olacağı bir güncelleme üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Bu değişikliklerin ne zaman hayata geçeceği şu anda belirsizliğini koruyor. Gelecekteki gelişmelerle ilgili sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

  • Yapay zekanın babası, Google’dan istifa etti

    Genellikle “yapay zekanın vaftiz babası” olarak adlandırılan adam Dr. Geoffrey Hinton, yapay zekanın tehlikeleriyle ilgili endişeleri nedeniyle Google’dan ayrıldı. Google’ın yapay zeka teknolojisinin geliştirilmesine yardımcı olan Hinton, yanlış bilgi akışı, yapay zekanın iş piyasasını yükseltme olasılığı ve gerçek dijital zekanın yaratılmasının yarattığı “varoluşsal risk” konusundaki korkulardan bahsetti.

    Hinton’un endişeleri, yakın zamanda Google’ın kurucu ortağı Larry Page’i AI güvenliğini yeterince ciddiye almadığı için eleştiren Elon Musk da dahil olmak üzere AI araştırma topluluğundaki diğer kişiler tarafından paylaşılıyor. Korku, özellikle teknoloji sorumlu bir şekilde geliştirilmezse ve yönetilmezse, yapay zekanın insanlığa ciddi zarar verebileceğidir.

    Sektörün en ileri teknoloji arama firması ve yapay zekayı benimseyen Christian & Timbers’ın CEO’su Jeff Christian da benzer duyguları yansıtıyor.
    Christian’a göre, “AI, adayların güçlü yanlarını ve yeteneklerini abartmak amacıyla işe alım görevlileri tarafından kolayca kötüye kullanılabilir.” Christian devam ediyor, “Araştırma ekibimiz LinkedIn profilleri ve AI tarafından yayınlanan belirli bir gereksinime uyacak şekilde yükseltilmiş diğer aday verileriyle boğulmuş durumda.” Hileli veri gönderen aday sayısında büyük bir artış görüyoruz.”

    Hinton’un endişelerinden biri, yapay zeka tarafından oluşturulan fotoğrafların, videoların ve metinlerin interneti su basması ve insanların neyin doğru olduğunu ayırt etmesini zorlaştırmasıdır. Hinton ayrıca, AI’nın sonunda paralegaller, kişisel asistanlar ve diğer “sıkıcı işler” de dahil olmak üzere işlerin yerini alabileceğinden endişe ediyor.

    Google’ın baş bilim adamı Jeff Dean yaptığı açıklamada, şirketin Hinton’un son on yıldaki katkılarını takdir ettiğini ve yapay zekaya karşı sorumlu bir yaklaşıma bağlı olduğunu söyledi. Bununla birlikte, Hinton’un ayrılması, şirketlerin yapay zekanın yarattığı potansiyel riskleri ciddiye alma ve teknolojinin sorumlu bir şekilde geliştirilmesini ve uygulanmasını sağlama ihtiyacını vurgulamaktadır.

    Yapay zekanın riskleri konusunda endişeleriniz varsa, gördüğünüz herhangi bir çevrimiçi medya, özellikle ses veya video konusunda uyanık olmanız önemlidir. Yeni Güney Galler Üniversitesi Yapay Zeka Enstitüsü’nün baş bilim adamı Toby Walsh’un uyardığı gibi, birinin onu taklit ettiği fikrini eğlendirmeniz gerekiyor. Sonuçta, riskleri en aza indirirken teknolojinin faydalarını gerçekleştirmek istiyorsak, yapay zekanın sorumlu gelişimi ve yönetimi çok önemlidir.

    Yönetici işe alımcılar, yönetici kelle avcıları, profesyonel arama firmaları ve Christian & Timbers gibi yönetim kurulu direktörü arama firmaları, kendi firmalarında yapay zekanın kötüye kullanımını ortadan kaldırmak için yönergeler ve protokoller belirleyerek kolayca işbirliği yapabilir. Aslında, C & T kariyer doğruluğunu sağlamak için birden fazla AI stratejisi uygulamıştır.

  • Ofis Dışında Çalışmak, Çalışanların Verimliliğini Artırıyor

    Çalışanların işte mi yoksa ofis dışında mı daha verimli olduğu tartışması uzun süredir devam ediyor. Flex Jobs tarafından yapılan bir ankete göre, ankete katılanların yalnızca %24’ü ellerinden gelenin en iyisini mesai saatlerinde yaptıklarını belirtirken, geri kalanı farklı yerlerde daha etkili olduklarını söyledi. %50’si evde, %12’si kafelerde, kütüphanelerde ve diğer halka açık yerlerde iyi çalıştıklarını ve %14’ü ofiste, ancak mesai saatleri dışında ofiste kimse yokken üretken olabileceklerini söyledi.

    Ofis neden çalışmak için kötü bir yer sorusuna farklı cevaplar verildi. Bazıları sebep olarak meslektaşlarını gösterirken, bazıları da dikkat dağıtan bir atmosferden bahsediyor. Ofis dışında çalışma imkânı olanlar %10 ile %20 arasında değişen bir maaş kesintisini kabul etmeye isteklidir ve bu oran %50’ye tekabül etmektedir.

    İşverenlerin çalışanları için daha az verimli çalışma ortamlarını kabul etmeleri pek akıllıca görünmüyor. Bu nedenle, daha verimli bir çalışma ortamı yaratmak için işverenlerin alabileceği bazı önlemler şunlardır:

    Evden çalışma imkanı sağlayın

    Anket sonuçlarının da gösterdiği gibi, çalışanlara ofis dışında çalışma fırsatı sunmak, verimliliklerini olumlu yönde etkiliyor. İşverenlerin, çalışanları izleme ve kontrol etme şeklindeki geleneksel zihniyetlerini terk etmeleri ve üretkenliklerine ve kendilerini rahat hissettikleri yere odaklanmaları gerekiyor.

    Çalışanların konsantre olabileceği ve rahatsız edilmeyeceği bir alan yaratın
    Ankete katılanların %76’sı iş arkadaşları nedeniyle konsantre olamadıklarını, %74’ü ise verimliliği öldüren diğer dikkat dağıtıcı faktörler nedeniyle konsantre olamadıklarını belirtti. Bu nedenle işyerinde çalışanların kafalarını toparlayabilecekleri ve rahatsız edilmeyecekleri bir alan oluşturmak faydalı olacaktır.

    Açık plan ofisinizi yeniden düşünün

    Bu ofisler modaya uygun görünebilir, ancak gerçek şu ki, bu tür yerlerde gürültü kaçınılmazdır. Dikkat dağıtıcı unsurların olduğu yerlerde etkinlik ve üretkenlik elde etmek kolay değildir.

    İş ile ev arasında gidip gelmek için harcanan zamanı azaltmanın bir yolunu bulun
    Çalışma saatleri hakkında söyleyebileceğimiz en gerçekçi şey zaman kaybı ve nefret edilen bir durum olduğudur. Günün en kötü zamanı evden işe gitmek için harcanan zamandır ve bunun tersi de geçerlidir. Bu, stresi artırır ve üretkenliği azaltır.

    Bir işveren olarak bunu önleyebilir ve hem kendinize hem de çalışanlarınıza fayda sağlayabilirsiniz. Örneğin, motivasyonu artırmak için çalışma günlerini dörde indirebilir ve bir günü evden çalışma günü olarak değerlendirebilirsiniz. Riski azaltmak için çalışanların birbirine daha yakın oturmasını da ayarlayabilirsiniz.

    Ofisi daha sağlıklı bir ortam haline getirin

    Ankete katılanların %80’i evden çalışmanın ofiste çalışmaktan daha sağlıklı olduğunu söyledi. %29’u ofiste çalışırken sağlıklarını olumsuz etkileyen egzersiz yapma şansları olmadığını söyledi. Daha sağlıklı alışkanlıkları teşvik etmek için çalışanlarınızın evden çalışmasına izin verebilir veya egzersizi teşvik etmek için ofiste bir spor salonu sağlayabilirsiniz.

  • Uzay Yolculuğunda Önümüzdeki Yıllarda Neler Olacak?

    İnsanlık, tarih boyunca yıldızlara bakıp hayaller kurmuş, bilinmeyenin peşinden gitmiştir. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, uzay keşfi artık hayal değil, ulaşılabilir hedef haline gelmiştir. Peki, Gelecekte uzay keşfi alanında bizleri neler bekliyor? Uzayın ufuklarında neler var? İşte detaylar…

    Mars ve Ötesi: İnsanlığın Yeni Yuvası

    Birçok uzman, yakın gelecekte Ay ve Mars gibi gezegenlere insanlı seyahatlerin gerçekleşeceğine inanıyor. Elon Musk’ın SpaceX şirketi, Mars’ta koloni kurma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı da Mars keşifleri için iddialı planlar yapıyor. Çalışmaların nihai amacı, Mars gibi gezegenlerde yaşam koşullarını incelemek ve Dünya dışında sürdürülebilir yaşam alanı oluşturmak.

    Uzay Turizmi ve Ticari Uzay İstasyonları

    Uzay keşfi artık sadece devletlerin tekelinde değil. Özel şirketler, ticari amaçlı uzay istasyonları inşa ederek uzay turizmini mümkün kılıyor. Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), 1998’den beri insanların sürekli olarak yaşadığı uzay laboratuvarı olarak hizmet veriyor. Yakın gelecekte, ISS’ye ek olarak özel şirketlerin inşa ettiği uzay otelleri ve tatil köyleri de görebiliriz.

    Uzay Madenciliği ve Enerji Üretimi

    Uzay, sadece yeni yaşam alanları sunmakla kalmıyor. Dünya’nın kaynak sorunlarına da çözüm olabilir. Uzayda bulunan değerli madenler ve su kaynakları, gelecekte Dünya’nın ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılabilir. Uzayda güneş enerjisi panelleri kurarak temiz ve sınırsız enerji kaynağına erişebiliriz.

    Yapay Zeka ve Robotik Teknolojiler

    Uzay keşfinde yapay zeka ve robotik teknolojilerin rolü giderek artıyor. Otonom uzay araçları, gezegenlerin yüzeyini keşfetmek ve veri toplamak için kullanılabilir. Yapay zeka, verileri analiz ederek bilim insanlarına yeni keşifler yapma imkanı sağlayabilir.

    Uzay Keşfinin Geleceği Heyecan Verici Macera

    Uzay keşfinin geleceği belirsiz olsa da, bugüne kadar yapılan çalışmalar ve teknolojik gelişmeler, insanlığın uzaya ulaşmasını ve orada yaşamasını daha mümkün hale getiriyor. Uzay madenciliği, enerji üretimi, turizm ve hatta yeni yaşam alanları gibi pek çok fırsat sunan uzay, insanlık için heyecan verici macera olmaya devam edecek.

    Unutmayalım ki, uzay keşfi sadece teknolojik gelişmelere değil, uluslararası işbirliği ve sürdürülebilirlik ilkelerine de bağlıdır. Gelecek nesillerin de uzayın sunduğu fırsatlardan yararlanabilmesi için, uzay kaynaklarını sorumlu şekilde yönetmek ve korumak büyük önem taşımaktadır.

  • Dijital Çağda Başarının Anahtarı E-Ticaret ve Dijital Pazarlama Stratejileri

    Günümüzde iş dünyası hızla dijitalleşiyor ve geleneksel ticaret yöntemleri yerini online platformlara bırakıyor. Değişim girişimciler için hem büyük fırsatlar hem de zorluklar barındırıyor. E-ticaret ve dijital pazarlama yeni dünyada ayakta kalmak ve büyümek isteyen her işletme için kritik öneme sahip.

    E-Ticaret ve Dijital Pazarlama Stratejileri

    Dijital pazarlama alanında başarıya ulaşmak için doğru stratejileri belirlemek ve uygulamak gerekiyor.

    E-ticaret Yolculuğunuzun Temeli: Etkili Bir Web Sitesi

    E-ticaret işletmeniz için online dünyadaki vitrininiz web sitenizdir. Kullanıcı dostu, gezinmesi kolay ve güven veren bir web sitesi tasarımı, başarınızın temelini oluşturur. Ürünlerinizi kolayca bulmalarını sağlayan bir yapı, mobil uyumluluk ve hızlı yükleme süreleri, müşteri deneyimini iyileştirir ve satışlarınızı artırır.

    Dijital Pazarlama ile Markanızı Duyurun

    Dijital pazarlama, ürün ve hizmetlerinizi hedef kitlenize ulaştırmak için kullanabileceğiniz geniş bir araç yelpazesi sunar. Sosyal medya pazarlaması, arama motoru optimizasyonu (SEO), tıklama başına ödeme (PPC) reklamları, e-posta pazarlaması ve içerik pazarlaması gibi yöntemler, markanızın bilinirliğini artırmanıza ve potansiyel müşterilerinizi web sitenize çekmenize yardımcı olur.

    Sosyal Medyanın Gücünü Kullanın

    Sosyal medya platformları, müşterilerinizle doğrudan etkileşim kurmanızı ve markanızın kişiliğini yansıtmanızı sağlar. Hedef kitlenizin aktif olduğu platformları belirleyerek, ilgi çekici içerikler paylaşarak ve takipçilerinizle etkileşim kurarak, marka sadakati oluşturabilir ve satışlarınızı artırabilirsiniz.

    İçerik Pazarlaması ile Değer Yaratın

    İçerik pazarlaması, blog yazıları, infografikler, videolar ve podcast’ler gibi çeşitli içerik türlerini kullanarak, hedef kitlenizin ilgisini çekmenizi ve onlara değerli bilgiler sunmanızı sağlar. Marka bilinirliğinizi artırırken, potansiyel müşterilerinizin güvenini kazanabilir ve onları müşteriye dönüştürebilirsiniz.

    E-posta Pazarlaması ile İletişiminizi Sürdürün

    E-posta pazarlaması, mevcut ve potansiyel müşterilerinizle düzenli iletişim kurmanızı sağlar. Kişiselleştirilmiş e-postalar göndererek, onlara özel teklifler sunabilir, yeni ürünlerinizi tanıtabilir ve marka sadakatini güçlendirebilirsiniz.

    Arama Motorlarında Görünürlüğünüzü Artırın: SEO

    Arama motoru optimizasyonu (SEO), web sitenizin arama motorlarında üst sıralarda yer almasını sağlayarak, organik trafik elde etmenize yardımcı olur. Anahtar kelime araştırması, içerik optimizasyonu ve teknik SEO çalışmaları, web sitenizin görünürlüğünü artırır ve potansiyel müşterilerin sizi bulmasını kolaylaştırır.

    Hedefli Reklamlar ile Hızlı Sonuçlar: PPC

    Tıklama başına ödeme (PPC) reklamları, hedef kitlenizi belirli kriterlere göre seçerek, onlara özel reklamlar göstermenizi sağlar. Reklam bütçenizi daha verimli kullanabilir ve hızlı sonuçlar elde edebilirsiniz.

    Verileri Analiz Edin, Stratejinizi Optimize Edin

    E-ticaret ve dijital pazarlama çalışmalarınızın başarısını ölçmek ve analiz etmek, gelecekteki stratejilerinizi geliştirmenize yardımcı olur. Web sitesi trafiği, kullanıcı davranışları ve dönüşüm oranları gibi verileri takip ederek, hangi yöntemlerin işe yaradığını ve hangilerinin iyileştirilmesi gerektiğini belirleyebilirsiniz.

    E-ticaret ve dijital pazarlama, günümüz iş dünyasında rekabet avantajı elde etmek isteyen girişimciler için vazgeçilmez araçlardır. Yukarıda bahsedilen stratejileri uygulayarak, online varlığınızı güçlendirebilir, marka bilinirliğinizi artırabilir ve satışlarınızı artırabilirsiniz. Unutmayın, başarıya giden yol sürekli öğrenme, deneme ve geliştirmeden geçer.