Blog

  • Dijital Ajanslar İçin Stresi Azaltmanın Yolu

    Ne yazık ki dijital pazarlama, iletişim ağının sınırsız gücü nedeniyle çalışmayan bir sisteme sahip. Bu sektördeki herkes sürekli uyanık, sürekli ayakta olmak zorundadır. Su uyuduğu için internet uyumaz; Güncellenir, geliştirilir, değiştirilir… Ancak sektör çalışanlarının iş hayatlarını bu hızda sürdürmeleri kolay değildir.

    Daha Az Zaman Harcayarak Mutlu Olun

    Özellikle dijital ajanslarda iş yükü kronik sorunlara, çalışan memnuniyetsizliğine ve nihayetinde zaman içinde başarısızlıklara neden olabilir. Bu anlamda esnek çalışma saatleri, farklı çalışma yöntemlerinin uygulanması, çalışan memnuniyeti ve şirket başarısı için tercih edilen uygulamalar olabilir. Peki bu alanda daha az ve daha esnek çalışmak nasıl mümkün ve bu ajanslara nasıl katkı sağlıyor?

    Mutlu ve sağlıklı çalışanlar

    Esnek çalışma saatleri, belirli günlerde evde-ofiste çalışma imkanı ve işletme yönetiminize uygun olarak geliştirebileceğiniz farklı çalışma yöntemleri, daha mutlu ve sağlıklı çalışanlara sahip olmanızı sağlayabilir. Böylece çalışanlar bu mutluluğu iş hayatlarına yansıtırlar. Özellikle işe gelmek için uzun mesafeler kat edenler için… Bu nedenle ücretsiz çalışma saatleri ve gerektiğinde evde-ofiste çalışmak, tüm zorluklara rağmen işini seven çalışanlarınızdan daha fazla verim almanızı sağlayabilir.

    Takıma freelancer ekleme

    Kurum içi çalışanlar dışında serbest çalışanlarınız varsa bunları toplantılarınıza dahil edebilirsiniz. Fikir alışverişinde bulunmak, beyin fırtınası yapmak ve sizinle etkileşime girmelerini sağlamak için zaman ayırırsanız, çalışma sisteminizde faydalı olabilir.

    Çalışanların ne zaman üretken olduğunu gözlemleyin

    Çalışanların en verimli saatlerinde çalışmasına izin verebilirsiniz. Bir çalışma planı oluşturmak ve çalışanlarınızı verimliliklerine göre koordine etmek bu konuda faydalı olabilir. Ayrıca çalışma sisteminize karar vermeden önce çalışanlarınızla farklı eğitim sistemlerini test etmenizde fayda var. Örneğin, bir ay boyunca belirli bir sistem üzerinde hareket edebilirsiniz. Buna ek olarak, bazı çalışanlarınızın ‘ev-ofis’ çalışabileceğine karar verebilirsiniz. Böylece ofis içi trafiği biraz daha azaltmak mümkün.

    Doğrudan temas halinde olun

    Özellikle serbest çalışanlarınızla her gün mesajlaşma ve e-posta gönderme, belki de zorunlu zamanlarda işleri daha da kötüleştirebilir. Ancak ofisteki yazışmalar iletişimi yıpratır. Elbette teknolojiyi kullanmak gerekiyor ama çalışanlarla iş ilişkisinde mümkünse yüz yüze görüşmek ve fikir alışverişinde bulunmak mutlak bir mutabakat sağlayabilir. Mümkünse her gün çalışanlarla görüşeceğiniz zamanları belirleyebilir, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve çalışanların birbirleriyle iletişimine dikkat edebilirsiniz.

    Ekipleri ve kampanyaları takip etmek

    Başka iş ofisleriniz, ekipleriniz ve kampanyalarınızın yürütüldüğü başka yerleriniz varsa, onları ziyaret edin. Sadece odanızın bulunduğu ofisteki ekibinizin değil, diğer çalışanlarınızın da benzer toplantı ve etkinliklere ihtiyacı olabilir. Bir ofisi toplarken kimse diğerinin dağılmasını, kampanyaların başarısız olmasını veya başarısız olmasını istemez.

    “Ayın yöneticisi” ni seçin

    Çalışanları motive etmek için geliştirilen “ayın çalışanı” sistemine benzer bir sistemle yönetim açısından çalışanlarınıza dönemsel sorumluluklar atayabilirsiniz. Böylece her çalışan markanıza daha çok ait olduğunu hisseder ve kuruluşun bir parçası olduğunun farkına varır. Çalışanlarınızdan birini her ay kurduğunuz ekiplerin başına getirdiğinizde, tüm ekipleri tek tek sürekli izlemek zorunda kalmazsınız. Rutin toplantılarınız dışında kendinize daha fazla zaman ayırabilirsiniz.

  • Etkili PR Yöntemleri Tanıtım Arttırma İpuçları

    Yeni girişimler için en önemli konulardan biri bu yeni işi çeşitli medya platformlarında tanıtmak ve yeni marka, ürün veya girişimi daha fazla kişiye duyurmaktır. PR (halkla ilişkiler) olarak adlandırabileceğimiz bu süreç, yeni girişimlerin hem geleneksel hem de sosyal medyayı bir arada kullanması açısından faydalı olabilir. Özellikle çok okunan, takip edilen gazeteci ve yazarların çeşitli platformlarda girişiminizden bahsetmesi beklenenden daha etkili bir yöntem olabilir.

    Bu anlamda medya planlama çalışmaları yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de çalışmaların ağırlıklı olarak yer alacağı medyanın kapsamıdır. bir bölgede bir reklamla ulaşılan potansiyel alıcı. Örneğin, ilanın verildiği gazetenin tirajının yüksek olması veya girişiminizden bahseden gazetecinin okur sayısının fazla olması.

    Peki tüm bu medya planlama çalışmaları kapsamında yeni girişiminizi tanıtmak için başka neler yapılabilir?

    Basını bilgilendirmek

    Girişiminizi bir basın toplantısı, açılış töreni veya benzeri bir organizasyon ile tanıtmak istiyorsanız, basın mensupları için hazırlayacağınız bir basın kiti (kitapçık), organizasyonu haber yapacak yetkililer için faydalı olabilir. Kitapçıktan edindikleri bilgilere dayanarak girişiminizi etkili bir şekilde tanıtabilirler. Ayrıca bu kitapçıkta iletişim bilgilerinizin yer alması sizinle daha sonra iletişime geçmek isteyenler için faydalı olabilir.

    Bir etkinlikte veya asansörde hareket halindeyken kendinizi veya işletmenizi tanıtmak için kullanabileceğiniz kısa ve bilgilendirici bir veya iki cümleniz olması size farklı kapılar açabilir. Bu cümle gazeteciler, basın mensupları veya halkla ilişkiler çalışmalarınızı destekleyebileceğini düşündüğünüz kişiler için sandığınızdan daha faydalı olabilir. Bu noktada amacınızın satış yapmak değil, sadece 30 saniyede yanınızdaki kişinin dikkatini çekmek olduğunu unutmamak gerekiyor.

    Etkili PR Yöntemleri

    Aşağıdaki PR yöntemlerini kullanarak yeni girişiminizi tanıtabilirsiniz:

    • Basın Bülteni

    İşletmenizin hikayesini ve ürün/hizmetlerinizi anlatan basın bültenleri yazarak, bunları medya kuruluşlarına gönderebilirsiniz. Bu sayede işletmenizin tanıtımı ve haber değeri artırılabilir.

    • Sosyal Medya

    Yeni girişiminizi tanıtmak için sosyal medya kanallarını kullanabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarınızı açarak, paylaşımlar yapabilirsiniz. Paylaşımlarınızda, işletmenizin avantajlarını, farklılıklarını ve hedef kitlenizi hedefleyerek açıklayabilirsiniz.

    • İçerik Pazarlama

    Blog yazıları, video ve podcast gibi içerikler ile hedef kitlenize yeni girişiminizi anlatarak, onları işletmenize çekebilirsiniz. Bu içeriklerinizi, web sitenizde ve sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak daha geniş bir kitleye ulaşabilirsiniz.

    • Etkinlikler

    İlgili sektörlerde düzenlenen etkinliklere katılım sağlayarak, işletmenizin tanıtımını yapabilirsiniz. Bu etkinliklere katılım sağlamak, potansiyel müşterilerle buluşarak işletmenizin bilinirliğini artırabilir.

    • İş Ortaklıkları

    Benzer sektörlerdeki işletmelerle iş ortaklığı yaparak, hedef kitlenizi genişletebilirsiniz. İş ortaklarınızla birlikte kampanyalar düzenleyerek, farklı bir müşteri kitlesine ulaşabilirsiniz.

    Unutmayın, her PR yöntemi işletmenize farklı bir katkı sağlayabilir. Doğru PR stratejisini belirlemek, işletmenizin başarısı için önemlidir. Gazetecilerin işi hikaye anlatmaktır. İşinizi nasıl kurduğunuzu, hangi zorluklarla karşılaştığınızı ve başarılarınızı çok idealist olmayan bir şekilde özetleyen bir hikaye, onları girişiminiz hakkında yazmaya teşvik edebilir.

    Yeni bir girişimi hızlı bir şekilde tanıtmak için sosyal medyayı ve sektördeki gelişmeleri hızlı bir şekilde takip edebilmek ve bunlara anında tepkilerle yanıt verebilmek esastır. David Meerman Scott tarafından ortaya atılan “haber hırsızlığı” kavramı tam olarak bu durumu anlatıyor. Daha çok Twitter tabanlı pazarlama faaliyetlerine yönelik olan bu kavram, anlık duruma verilecek gerçek zamanlı, planlı ve akıllı tepkileri tanımlar. Markaların WhatsApp’ın mavi tik uygulamasındaki dikkat çekici paylaşımları ile Arby’s markasının Grammy ödülleri sırasındaki paylaşımları haber hırsızlığına örnek diyebiliriz.

    Gazeteciler ve sosyal medya kullanıcılarıyla etkileşim kurmak, bir asansör konuşması geliştirmek, bir basın kiti hazırlamak, hikayenizi anlatmak ve sektördeki gelişmelere hızlı bir şekilde yanıt vermeye hazır olmak, yeni girişimleri teşvik etmek için kullanılabilecek etkili yöntemler arasındadır.

  • Sosyal Hayatınızla İş Yaşamınız Arasında Denge Kurmanın 4 Yolu

    İş yaşamının yoğunluğu nedeniyle zaman zaman kendimize fazla yüklenebiliyoruz. İşlerin yetişmesi, daha fazla ve hızlı iş bitirebilmek gibi amaçlar edinerek, ruhumuzu ve bedenimizi haddinden fazla yorduğumuz dönemler oluyor.

    Dolayısıyla, hata yapmaya ve dikkat dağınıklığına daha açık hale gelebiliyoruz. Bu da daha verimli çalışmak istediğimiz halde olumsuz durumlar yaşamamıza neden olabiliyor. Ancak, bu rutinde küçük değişiklikler yaparak, daha yaratıcı ve üretken günlerinize geri dönebilirsiniz. Böylece, hem daha fazla dinlenebilir hem de işlerinizi zamanında tamamlayabilirsiniz. İşte, sosyal hayatınız ve iş yaşamınız arasında doğru dengeyi kurmanızı sağlayacak bazı ipuçları…

    1- Planlama:

    Hem iş hayatınız hem de sosyal hayatınız için zaman ayırmak için bir plan yapın. İş takviminizi ve sosyal takviminizi karşılaştırarak, her iki alan için de zaman ayırabileceğiniz günleri ve saatleri belirleyin.

    2- Önceliklendirme:

    Öncelikli olarak işlerinizi tamamlamaya çalışın ve sonra sosyal hayatınıza odaklanın. Bu sayede, işinizdeki öncelikli işlerinizi tamamlamış olursunuz ve daha sonra rahatlayarak sosyal hayatınıza daha fazla zaman ayırabilirsiniz.

    3- Sınırlar Koyma:

    Sosyal hayatınız ve iş hayatınız arasındaki sınırları belirlemek, her iki alana da odaklanmanıza yardımcı olabilir. İş saatlerinde işe odaklanın ve sosyal hayatınızda telefonunuzu veya e-postalarınızı kapalı tutun. Ayrıca, iş dışı aktivitelerde, işle ilgili konuları sınırlayarak sosyal hayatınızın keyfini çıkarabilirsiniz.

    4- Kendinize zaman ayırın:

    Kendinize zaman ayırmak, hem iş hem de sosyal hayatınızda daha iyi performans göstermenize yardımcı olabilir. Spor yapın, hobilerinize zaman ayırın veya sadece dinlenin. Kendinize zaman ayırarak stres seviyenizi düşürebilir ve yenilenmiş bir enerji ile hem iş hem de sosyal hayatınızda daha başarılı olabilirsiniz.

  • Hayatınıza Verim Katmanın Anahtarı Üretkenlik Uygulamaları

    Düzenli olmak istiyorsunuz ama olamıyorsunuz. Bu konuda yayınladığımız hiçbir makale fayda etmedi. O zaman sizin için derlediğimiz bu 11 uygulama ile biraz da olsa düzen sağlamanız mümkün. Eğer bu uygulamaları doğru şekilde kullanırsanız bu ‘biraz’ı ‘tam’a çevirebilirsiniz.

    1. Dispatch

    E-posta kutunuzu hızlıca kolayca temizlemenizi sağlayan bir uygulama.

    2. Focus@Will

    Konsantrasyonunuzu artaracak ve işe başlama motivasyonunuzu artıracak müzikler çalan bir uygulama

    3. Any.do

    Her gün to-do listenize bakmanız için sizi zorlayan ve güne başladığınızda hangi işleri bitireceğinizi işaretlemenizi isteyen ve işleri insanlarla ilişkilendirebilmenizi sağlayan harika bir uygulama.

    4. Sociidot

    Önemli işlere odaklanmanızı sağlayan ve her bir iş için bir hikaye yazmanızı isteyen ilginç bir uygulama.

    5. EasilyDo

    Doğum günlerini, havayı ve hatta uçuş günlerinizi de dikkate alarak to-do listenizi organize eden bir uygulama.

    6. Clear

    Basit ve efektif to-do listeler oluşturmanızı sağlayan bir uygulama.

    7. Evernote

    Evernote’u açıklamaya ihtiyaç duymadık. Mutlaka telefonunuzda bulundurmanız gereken bir uygulama.

    8. Flow

    Kolektif bir görev yönetim uygulaması olan Flow ile diğer kişileri ve ekipleri işlerle organize edebilirsiniz.

    9. Abukai

    Abukai bir gider yönetim yazılımı. Abukai ile fişlerin fotoğrafını çekerek otomatik olarak giderleştirebiliyorsunuz ve maliyetlerinizi kategorize edebiliyorsunuz. Giderlerinizi takip etmek için harika bir çözüm.

    10. Videoshop

    Kolayca video ve sunum yaratıp düzenleyebileceğiniz bir uygulama. Müzik, slow motion video kaydetme, üzerine ses kaydı ekleme ve ses efektleri gibi özellikleri de mevcut.

    11. Carrot

    Carrot bir işi ertelediğinizde sizi cezalandıran, üretken olduğunuz günlerde ise sizi ödüllendiren ilginç bir uygulama. Dış motivasyonla çalışanlar için ideal.

  • Başarılı Kişilerin Kendilerine İlke Edindiği 4 Unsur

    Başarı herkese göre  farklı bir şekilde yorumlanabilir. Çünkü başarı kimine göre güç, servet, şöhret ve para ifade ederken, kimine göre ise hedefe yönelip onu elde etme sürecidir.
    Bu süreci bazı kişiler başarıyla tamamlarken bazılarınınki başarısızlıkla sonuçlanır. Peki bu süreci olumlu sonuçlandırmak için ne yapılabilir? Ne tür davranışlar sergilenebilir?  Diğerleri bunu nasıl başarıyor? İşte başarılı bireylerin kendilerine ilke edindikleri 4 unsur:

    Netlik

    Herkesin hayatında netliğe ihtiyacı olur çünkü belirsizlikler kafaları bulandırarak olumsuzluklara sürükler.  Başarıyı isteyen birisi içinse ne istediğini biliyor olmak, her zaman o kişiyi diğerlerinden bir adım öteye taşır.

    Diğer bir deyişle, ne istediğinize konsantre olun. Her gün kendiniz için günün net hedeflerini belirleyin.

    Bağımsızlık

    Her olayın birbirine bağlı şekilde gerçekleştiği günümüzde, bağımsızlık başarı için önemli bir rol oynar. Bunu başarmanın yolu ise, başkalarına bağlı şekilde yaşamamaktan ve ve hedeflerinize attığınız adımlarda kendi seçiminizi yapabiliyor olmanızdan geçer.  Buna karşın birilerinin siz yardım ediyor olması  ise bağımsızlığın elde edilemediği anlamına gelmez. Aksine içinizdeki değerleri kaybetmeden insanlarla ilişkilerinizi sağlamlaştırmanız sizi daha mutlu edecektir.

    Duyarsızlık

    Başarıya ulaşabilme yeteneğinizin olduğunu kabul etmelisiniz. Olumsuzluklar başarı yolundaki adımlarınızı etkilememeli.  Doğru tutum ile olumsuzluklara karşı duyarsız hale gelmeli ve onları göz ardı edebilmelisiniz.

    Özgüven

    Korku çoğu zaman isteklerinize erişmenizi engelleyerek başarıya doğru ilerlemenizi önler. Korku insanda  güvensizlik, şüphelenme ve endişe yaratarak sizi konfor alanınızın dışına çıkmaktan alıkoyar. Başarılı kişilere baktığımızda ise, her zamankilerin dışında birşeyler yapmaya çalıştıklarını görebiliriz. Onlar korkularını  yaşamlarının dışına taşıyarak hedeflerine ulaşmak için çabalıyorlar.

    Hayalini kurduğunuz şeylere sahip olacağınızı düşünerek korkularınızın ötesine geçebilirsiniz. Korkulardan uzaklaşmak özgüveninizin artmasını sağlayacaktır ve özgüven başarının en büyük anahtarlarındandır.

  • İş ve Sosyal Hayat Dengesini Kurmak

    İster iş hayatınızla ilgili olsun, ister ev hayatınızla ilgili olsun, hayatlarımıza bir denge getirmemiz gerektiğini sürekli konuşuyoruz.

    Özellikle girişimlerde çalışanların bu iki alan arasındaki dengeyi sağlama çabaları ve buna göre planlama yapmaları ön plana çıkıyor. Sosyal hayatlarını ve kariyerlerini dengelemek isteyenler arasında mühendislik çalışmalarına başvuranların sayısı da hiç az değil.

    Hem sosyal hem de iş hayatınızı dengelemenizi sağlayacak 5 teknolojik ipucuna ne dersiniz? Bu sayede üretkenliğinizde gelişme kaydedecek ve kendinizi daha az stresli hissedeceksiniz.

    1- Gelen kutunuzla başa çıkın

    Akıllı telefonlar sayesinde artık günün her anında online olabiliyoruz. Ancak akşam saatlerinde gelen bir e-posta yüzünden 2 saatimizi harcamak oldukça yaygın. Bu durum, zamanımızı ailemizden ve arkadaşlarımızdan çalmamıza neden olabiliyor. Eğer mail veya telefon sizin işinizde kritik değilse, bazı ayarlamalar yapmalısınız. Sadece acil e-postaların iş saatleri dışında size ulaşmasını sağlamalısınız. Teknik destek alarak gelen e-postaları acil ve acil olmayan olarak ayırabilirsiniz. Acil olmayanlar sabaha kadar bekleyebilir, böylece zamanınızı ailenizle geçirebilirsiniz.

    2- Giyilebilir teknolojilerden faydalanın

    Giyilebilir giyisiler, hayatınızın her alanında size yardımcı olabilir ve sizi maksimum seviyede tutabilir. Özellikle uyku kalitenizi ölçen bileklikler gibi araçlar, düzenli bir uyku çekmenize yardımcı olabilir. Bu da sabahları daha enerjik olmanıza katkı sağlar. Bu giyilebilir teknolojiler zamanla hayatınıza düzen getirdiklerini gösterir. Ayrıca size hedefler koyma ve bunları gerçekleştirme konusunda plan yapma şansı da verir.

    3- Toplantılarda zaman kaybını önleyin

    Eğer toplantılar çalışma gününüzün büyük bir bölümünü kapsıyorsa, üretkenliğinizi azaltabilirler. Atlassian’a göre, çalışanlar ayın 32 saatini üretkenliği artırmayan toplantılarla geçirebiliyor. Gereksiz toplantıları ortadan kaldırarak daha verimli olabilirsiniz.

    4- Evden çalışın ve düzenli olun

    Uzun çalışma saatleri ve bitmek bilmeyen işler, üretkenliğinizi düşürebilir. Ayrıca, işi sürekli ofiste geçiriyorsanız, evden çalışmayı denemek fark yaratabilir. Yapılan araştırmalara göre, evden çalışanlar genellikle daha üretken olmalarına rağmen daha az yorgun hissediyorlar. Evden çalışırken, iş arkadaşlarınızla iletişimde kalmak için Trello gibi araçları kullanabilirsiniz.

    5- Sosyal medya kullanımınızı sınırlayın

    Sosyal medyada geçirilen zamanı azaltmak, hem daha üretken olmanıza hem de daha fazla eğlenceye vakit ayırmanıza yardımcı olabilir. GlobalWebIndex’in araştırmasına göre, insanlar günde ortalama 1.72 saatlerini sosyal medyada geçiriyorlar. Sosyal medya kullanımınızı kontrol altında tutmak için RescueTime gibi yazılımları kullanabilirsiniz. Sosyal medyada geçirdiğiniz süreyi azalttığınızda, daha fazla üretkenlik ve eğlence zamanı bulabilirsiniz.

  • Başarılı ve Zengin Kişilerin Hayat Değiştiren Alışkanlıkları

    Başarı, zenginlik gibi şeyler şans eseri ile olan şeyler değildirler. Bu iki şeye sahip olan insanlar kendilerini başlarından farklı kılan ve üretken olmalarını sağlayan bazı alışkanlıklar edinirken,  yanında da bazı yetenekler edinirler. Eğer sizler de başarı ve zengin bir hayat istiyorsanız size bu yolda işlerinizi kolaylaştıracak 10 adımı bu yazımızda bulabilirsiniz. Bunlardan hangisi sizde var ve en çok hangisine ihtiyacınız var karar verip ordan hayatınızı değiştirip dönüştürmeye başlayabilirsiniz.

    Başarılı ve Zengin Kişilerin Yol Haritası

    Sayısı bir elin parmağını geçmeyecek, aykırı kişiler sizin örneğiniz olmasın. Sizin için önemli olan iş ve özel hayatını belli bir sistematiğe oturtmak ve sonucunda ödülünü alacak bir planlamayı takip etmek olsun. En güzel iş şansa bırakılmayandır. Başta da belirttiğim gibi bu işler ne şans ile olur ne de kaza ile.

     

    1. Erken uyananlardan olun

    Yapılan araştırmalara göre süper zengin ve başarılı insanların büyük bir çoğunluğu normal iş saatinden 3 saat önce uyanıp hayata başlıyor. O saatlerde uyanıp, rahatsız edilmeden neler yapabileceğinizi bir düşünsenize.

    2. Bağlantılar, iletişim ağı, çevre

    Süper servet sahibi insanlar her ay ortalama 5 saatilerini konferanslara, toplantılara ve açılış tarzı şeylere harcayarak yeni insanlar tanıdıklarını ve çevre yaptıklarını söylüyor. Bu tarz yerlere gidip bu tür insanlarla sohbet etme şansı yakalamak sizlere farklı kapılar açacaktır.

    3. Yılmayın

    Başarılı ve zengin insanların geçmişine baktığımız zaman hemen hemen hepsininde ortak olan bir şey görürüz. Çoğu, inandıkları şeyler içi durmadan, yılamdan ve millete kulak vermeden çalışmışlardır. Tek yapmanız gereken ortaya çıkarmak istediğiniz ürün veya hizmete odaklanmak ve sonuca ulaşmak için defalarca yılmadan denemek.

    4. Okuyun, öğrenin

    Araştırmalara göre servet sahibi insanların %86’sı okumayı seven kişilerden oluşuyor. Okuduğunuz zaman bir şeyler öğrendiğinizden emin olun. Ne kadar çok okursanız o kadar çok öğrenirsiniz; ne kadar çok öğrenirseniz o kadar çok ileriye gidersiniz.

    5. Yapılacaklar listesi oluşturun

    Amaçlarınızı gerçekleştirmek istiyorsanız bir to-do list (yapılacaklar listesi) yapmanız şart. Başarılı insanların %81’i yapılacaklar listeyi hazırlayıp bu listedekileri her gün yapıp, güncellediğini biliyoruz. Başarmak istiyorsanız çok çalışmanız gerektiğini de biliyor olamalısınız.

    6. Tv izlemeyin

    Başarının kendisiyle beraber süper bir servet getirdiği insanların %86’sı ya hiç tv izlemiyor ya da çok az izliyor. Daha anlamlı ve üretken aktiviteler seçin.

    7. Zaman, en değerli hazineniz olsun

    Varlıklı insanlar değerli zamanlarını önemli olmayan ve dikkat dağıtıcı şeylerle harcamazlar. Bilgisayar başında saatlerce oturup sosyal medyaya takılmazlar. Onlar zamanın geri getirelemeyecek kadar değerli bir şey olduğunu bilirler.

    8. Sağlığınıza yatırım yapın

    Varlıklı insanların geneli doğru yemenin ve sağlıklı kalmanın çalışmya etkisini bilirler. Araştırmalar varlıklı insanların %76’sının sürekli egzersiz yaptığını gösteriyor. %67’si her gün kalorilerini kontrol ederken yarısından çoğu da 300 kaloriden fazla abur-cubur yememeye gayret ediyor.

    9. Anlaşılabilir riskler alın

    Süper zengin insanlar genelde anlaşılabilir ve  sonucunda ödüllendirilecekleri riskleri alırlar. Bu tarz insanlar zaten riskler almayı da severler. Risk alın derken sonu başı belli olmayan şeylere milyonlarca lira yatırın demek istemiyoruz tabi ki. Ölçülebilir ve başarısız olduğunuzda bile sizleri çok ciddi sarsmayacak riskler alın.

    10. Duygularınızı besleyin

    Başarılı insanların %90’ı özel hayatlarında duygusal anlamada mutlu olan, tatmin olan insanlardan oluşmaktadır. Aile hayatında mutlu olmayanı duygusal anlamda tatminlik yaşamayan kimselerin süper zengin ve başarılı olma şans çok da yüksek değildir.

  • Başarılı Lider Olmanın Püf Noktası

    Bazıları liderliğin doğuştan gelen bir yetenek olduğunu düşünürken bazıları ise sonradan çalışılarak da elde edilebileceği kanısında. Hangisine inanıyorsanız inanın yeteneklerinizin geliştirilebilirsiniz. Yeteneklerinizi geliştirmenize yardımcı olacak ve sizi daha iyi bir lider yapacak 10 şeyi konuşalım isterseniz.

    • Pozitif bir rol model olun

    Bir lider olarak hal ve hareketleriniz bir iş yeri için uygun tonda olmalıdır. Olmamasını istediğiniz davranışları engellemek de kazanılmasını istediğiniz hareketler de sizin elinizde. Bunları çalışanlarınızı özendirerek yapmalısınız.

    • Alçakgönüllü olun

    Takımınızla güzel şeylere imza attığınıza onlara da kredi vermeyi bilmelisiniz. Aynı zamanda bir hata yaptığınızda o hatayı kabul edecek kadar da mütevazi olmalısınız. Bir soruna çözüm üretemiyorsanız bunu nazikçe dile getirmelisiniz. Bu tür davranışlar insani yönünüzü açığa çıkarır ve çalışanlarınız tarafından daha çok saygı duyulacak bir pozisyona girmenizi sağlar.

    • Etkili iletişim kurun

    Çalışanlarınızın sorunlar ve çözüm önerileri üzerine sizinle rahatça konuşabilmesini sağlayın. Gözlemci yanınızı ortaya koyun. Onlara dikkatinizi verin, dinleyin ve onlarla göz teması kurun. Çalışanlarınızdan beklentileriniz olduğunu gösterin. Yanlış anlaşılmalar olduğu zaman hemen müdahale edip düzeltin.

    • Bir akıl hocası, kılavuz edinin

    Kendine güveni tam olan bir lider her zaman kendinden daha deneyimli ve bilgili birilerinin farkındadır. Okuldan bir arkadaşınız veya hocanız sizin çalışanlarınıza ara sıra kendi deneyimlerini veya görüşlerini sohbet eşliğinde aktardığında siz zayıf bir lider konumuna düşmeyeceksiniz aksine daha deneyimli birinden öneriler alan iyi bir lider olacaksınız.

    • Yaratıcılığı kamçılayın

    Çalışanlarınızın sahip oldukları fikirleri size anlatmasına izin verin. Onları fikirlerini bir üst seviyeye taşımaları konusunda kamçılayın. Bu şekilde çalışanlarınızın daha verimli ve yaratıcı şeyler ortaya çıkarmasını sağlamış olursunuz.

    • Takımını tanı, bil

    Takımınız hakkında var olan şeyleri bilin. Aileleri hakkında sorular sorun, nelerden hoşlandıklarını öğrenin. Kibar bir şekilde hayatlarının nasıl gittiğini sorun. Bu bilgileri unutmamak için not edinin ve ara sıra toplantıların başında veya bitiminde bunlar hakkında bazı sorular sorun. Böylece çalışanlarınızın kendileri ile ilgilendiğinizi farketmelerini sağlayın ve başka şirketlere transfer olma gibi bir fikir oluşmasını önleyin.

    • Pozitif düşünün

    Her şey düzgün gittiğinde pozitif düşünmek kolaydır. Önemli olan işler kötü gittiğinde var olan özgüvenin devam etmesidir. İyi bir lider kötü zamanlarda da güveni elden düşürmez ve çalışanlarını cesaretlendirir. Unutmayın ki pozitif düşünme, cesaret ve hareket elden ele dolaşan davranışlardır.

    • Kendiniz olun

    Her liderin insanlar ile uğraşma konusunda kendine has yöntemleri vardır. Danışmanınız veya akıl hocanızla güçlü yönleriniz ve zayıf noktalarınız hakkında konuşun. Zayıf noktalarınızı ortadan kaldırmak ve güçlü yönlerinizi daha da geliştirmek için çeşitli yöntemler deneyin. Çalışanlarınızdan gelen dönütleri gözardı etmeden dikkate alın. Kendiniz ile ilgili küçük bilgiler verin ve işin konuşulmadığı happy hour ayarlayın.

    • Sizden önceki liderleri “çalışın”

    Daha önce sizin yerinizde olan lideri araştırın. Nerelerde hata yaptıklarını ve düşme sebeplerine bakın. Hangi konularda başarı elde ettiklerini ve takdir edildiklerini de iyi bilin. Yapılan sık hataları görün ve o konuda kendinize çözümler üretin. Liderlik tarzınız diğerlerininki gibi olmak zorunda değil. Aslında hiçkimseninki gibi de olmak zorunda değil. İşin özü kendi tarzınızı yaratıp onu geliştirmekte yatar.

  • El Hareketleri ve Anlam İfadeleri

    Kişiler arası kurulan iletişimlerde “sözlü” ve sözsüz” olarak iki iletişim tipinden söz edilebilir. Yapılan araştırmalar insanlar üzerinde etkili olanın kişilerin “ne” söyledikleri değil “nasıl” söyledikleri olduğunu göstermektedir. Sosyal psikologların yaptıkları araştırmalara göre, ortalama bir iletişimde, sözcüklerin önemi %10, ses tonunun önemi %30, beden dilinin önemi ise %60 olarak bulunmuştur.

    Özel Zamanlarda Yapılan El Hareketleri ve Anlamları

    Başarılı bir kariyer için sadece sözcüklere hakim olmak yeterli değildir, beden dilimize de hakim olmamız gerekiyor. Yanlış kullanılan beden dili kariyer anlamında tahmin edebileceğinizden büyük kayıplara neden olabilir. Eller düşüncelerin ifadesinde en güçlü destekleyicilerdir. İnsan beyninin düşünüp hayal ettiğini, eller gerçekleştirir. İnsanın dil becerisinin ileri düzeyde geliştiği günümüzde el işaretleri, hala ifadeyi tamamlayıcı ve anlamı pekiştirici etkilere sahiptir. En çok dikkat çeken el hareketleri ve verdikleri mesajlar…

    • Çatı şeklindeki eller

    Bu işaret, iki elin parmak uçlarını, bir çatı veya piramit oluşturacak şekilde birleştirerek yapılır. Bu hareket kendine güvenen, önemini karış tarafı hissettirmek isteyen insanlar tarafından yapılmaktadır.

    • Yumruk Yapılmış olan el

    Stres altında insan yumruklarını kapatır ve yumruk tehdittir. Sıkılmış bir yumrukla havayı döven kişi, savunduğu fikre karış çıkıldığı takdirde, sonuna kadar ölümüne mücadele içinde olacağını da yansıtır.

    • İki elin avuç içlerinin karşıya bakması

    Bu şekilde bir hareket karşıdan gelen hayali bir tehdidi durdurmak istemesi ve kendisine yöneltilen eleştiriye karşı çıkmasıdır.

    İki elin avuç içinin birbirine bakar şekilde yanda olması: Tartışılan kişiyle olan mesafeyi kapatmak ve ifade edilen kelimelerle onun zihnine ulaşmak istediğini gösterir.

    • Avuç içi yukarıda, açık

    Teslimiyet işareti, edilgen, tehdit etmeyen, dürüstlük, doğruluk anlamlarına gelir. Konuştuğunuz topluluğa veya kişiye kollarınızı açarak, avuçlarınız açık yaklaşıyorsanız onlarla iletişim kurma çabasında olduğunuzu karşınızdaki kişi veya kişiler rahatlıkla anlar.

    • Avuç içi aşağıda

    Hakimiyet, otorite simgesi anlamındadır. İş görüşmesi sırasında ellerini bu şekilde kullanan kişi karşısındakini kendi otoritesine almaya çalışıyordur.

    • İşaret parmağı ile göstermek

    Gözdağı, ikaz işaretidir. Karşımızdakinin beyninde tehdit hissini uyandıran korkutucu bir harekettir.

    • Kenetlenmiş eller

    Kişilerin olumsuz yaklaşımlarını dizginlemeye çalıştıklarının ifadesidir.

    • Elinizle ağzını kapatmak

    Olumsuzluk, endişe ve şüphe uyandıran bir harekettir. Bu yalan söylemeye meyilli kişilerin de sık sık kullandığı bir harekettir. İş görüşmesinde bunu yapmanız karşınızdakinde sizin yalan söylediğinizi düşünmesine itebilir.

    • Elin çeneyi okşaması

    Karar verme sürecini, yoğunlaşmayı ifade eder.

    • Burnuna dokunmak

    Konuşan kişi açısından yalanı saklamak için kullanılmakta, dinleyici için ise şüphe göstergesi olarak yorumlanmaktadır.

    • Parmaklar ağızda

    Bu hareket kişinin kendini baskı altında hissettiğinin göstergesidir.

    • El yanakta

    Değerlendirme hareketidir. Genellikle işaret parmağı yukarı doğru olarak yanağa dayalı duran kapalı bir elle gösterilir. Eğer avucun alt kısmı kafayı destekleyecek şekilde duruyorsa, karşınızdakinin ilgisi azalmaya başlamış ama nezaketen ilgili görünmeye çalıştığının göstergesidir. Elin kafa desteği olarak kullanılmayıp yanakta durduğu durumlar gerçek ilgiyi gösterir.

  • Yeni İş Kurmadan Bilmeniz Gereken Temel Noktalar

    Yeni bir iş kurmak için öğrenmeniz gerekenler, bazı durumlarda size pahalıya mal olabilir. Örneğin, bir işletme yönetimi kursu almak ya da bir mentorluk programına katılmak ek maliyetler getirebilir. Son yıllarda ücretsiz veya düşük maliyetli online eğitim kaynakları sayesinde birçok bilgiye erişmek mümkün hale geldi.

    Yeni bir iş kurmak için ihtiyacınız olan bilgileri edinmek için kitaplar okuyabilirsiniz. İşletmeler hakkında yazılmış pek çok kitap bulunmaktadır ve bu kitaplar, ihtiyacınız olan bilgileri edinmenize yardımcı olabilir. Yeni bir iş kurmak için diğer bir seçenek de girişimcilik topluluklarına katılmaktır. Bu topluluklar, girişimcilerin bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunabileceği ve deneyimlerini paylaşabileceği ortamlardır. İlgi alanlarına ve sorunlara sahip insanlarla tanışarak birbirinizden öğrenebilirsiniz.

    İş Kurmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

    İşletme yönetimi bilgisi, finansal yönetim, pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri yönetimi ve teknoloji konuları gibi birçok alanda bilgi sahibi olmanız gerekebilir. Bu konularda kendinizi eğitmenin birçok yolu vardır.

    • İşletme Yönetimi Bilgisi

    Bir işletmenin nasıl yönetileceği hakkında bilgi sahibi olmak işletmenizin başarısı için önemlidir. Ücretsiz veya düşük maliyetli online kurslar ve eğitimler bu konuda size yardımcı olabilir.

    • Finansal Yönetim

    Başarılı bir işletme için finansal yönetim becerilerine sahip olmak önemlidir. Bütçe yapma, nakit akışı yönetimi ve finansal tabloların okunması gibi konularda bilgi sahibi olunmalıdır.

    • Pazarlama Stratejileri

    Ürün ya da hizmetinizin doğru pazarlama stratejileri ile tanıtımı önemlidir. Online pazarlama, sosyal medya pazarlaması ve içerik pazarlaması gibi konularda bilgi edinmek işletmenizin büyümesi için gereklidir.

    • Müşteri İlişkileri Yönetimi

    Müşteri memnuniyetini sağlamak ve müşteri ilişkilerini yönetmek önemlidir. İyi bir müşteri hizmeti sunarak, şikayetlerle başa çıkarak ve müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak için becerilerinizi geliştirebilirsiniz.

    • Teknoloji

    Günümüzde teknolojik gelişmelere uygun şekilde iş yapmak, işletmeniz için önemlidir. Online araçları kullanarak, işletmeniz için gerekli teknolojik bilgiye sahip olabilirsiniz.

    Yeni bir iş kurmak için öğrenmeniz gereken şeyler arasında işletme yönetimi bilgisi, finansal yönetim, pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri yönetimi ve teknoloji konuları yer almaktadır.Kendinizi eğitmenin birçok yolu vardır ve doğru kaynakları kullanarak, işletmenizi başarıya taşıyabilirsiniz.