Blog

  • İşyerindeki mutluluğunuzu hemen arttıracak 6 küçük değişiklik

    Mutlu olun! Aslında yapılacaklar listesine geçmek oldukça kolay. Sosyal medyaya göz atarsanız, herkesin sevdiği muhteşem bir işi varmış gibi görebilirsiniz. Ve yanılıyor olamazsınız! İnsanlar,  işlerinden nefret etmekten ziyade, işlerini sevmekle ilgili neredeyse beş kat daha fazla tweet atıyorlar.

    Bazen merak edersiniz, ” Acaba  ben, neyi yanlış yapıyorum?” diye. Kendiniz için  çalışıyor olsanız veya başkası için çalışıyor olsanız da, ara sıra işinizden keyif almayabilirsiniz. Bu kaçınılmaz kötü günü, her zaman yaşamak mümkündür. Fakat bilime göre, işinizi sevmek, yaptığınız işten çok sizinle ilgili bir durumdur. Doğru iş yerinde, kendi mutluluğunuzu her gün sağlayabileceğiniz hızlı ve basit yollar vardır. İşyerinizde mutlu olmak; verimliliğinizi etkiler. Dolayısıyla işinizde başarıya ulaşmanız kolaylaşır. O halde hemen uygulayabileceğiniz altı değişikliği beraber inceleyelim.

    1. Her gün ilerlemenizi ölçün

    Psikolojideki bulgular, hedeflerimizde ilerleme kaydettiğimizi gördüğümüz zaman, kendimizi daha mutlu ve daha memnun olarak değerlendirdiğimizi göstermiştir. Yapılacaklar listesi hazırlamak ve uygulamak, her şeyin bittiğinden emin olmak için mükemmel bir yoldur. Gün geçtikçe, bazı görevler listenin en altına düşer ve listede dahi bulunmayan diğer işleri yaparsınız. Bu yüzden günün sonunda  eksik bir listeye bakmak demotivasyona neden olur. Bunu hafifletmek için ise; her gününüzü hedefinizdeki ilerlemeye yansıtmak için zaman ayırın. Az miktarda ilerleme bile; sizin mutluluğunuzu önemli ölçüde arttıracaktır.

    2. Kendi sevinç anlarınızı yaratın 

    Beklenti içinde olmak nedense bize sevinç getirir. Muhtemelen kişisel hayatınızdan da bildiğiniz gibi, ileriye yönelik planlar bizleri heyecanlandırır. Bu yüzden, her sabah alarmınızı duyduğunuzda ve yataktan kalktığınızda korkarsanız, işyerinizde mutlu olma olasılığınızdan ödün vermiş olursunuz.

    Bunun yerine, işyerine her gün sabırsızlıkla gitmenizi sağlayacak bir durum belirleyin. Belirli bir iş arkadaşınızı görmek  veya öğlen sevdiğiniz yemeği yiyeceğinizi hayal etmek gibi… Her neyse, basit bir davranışı sizi sabırsızlandırması için kullanın. Ve işle ilişkilendirerek, işe gittiğinizde mutlu olmanızı sağladığını görün.

    3. Konfor bölgenizden çıkın 

    Bir Duke Üniversitesi deneyinde, zorlu projelerle karşılaştığımızda çalışmalarımızdan gurur duyduğumuz bilgisine ulaşıldı. Ancak; basit projeleri yapmak daha kolay olsa da, onlara anlamlı bir şekilde yatırım yapıldığını düşünmüyoruz. Kolayca yapıldığı için, kolayca unutulabileceklerini düşünüyoruz. Bununla birlikte, işimize meydan okumaya başladığımızda, başarıyla tamamlamak için daha fazla çaba sarf etmeli ve ona daha fazla değer katmalıyız. Bu da bize mutluluğu getirecektir.

    Siz de yapılacaklar listenizdeki mevcut projelere göz atın. En zor olanları belirleyin ve onlara biraz daha zaman ayırın. Her gün o işlerin, üzerine düşünmenin bir yolunu bulmaya çalışın.

    4. İş arkadaşınıza yardım edin 

    Özveriyle bir şey yaptığınızda mutluluğunuz artar. Yakın geçmişte yapılan araştırmalar, meslektaşlarına yardım eden kişilerin, işyerindeki diğer kişilere göre, daha mutlu olduğunu bulmuştur. Bu durum, kurban olmakla ilgili değildir. Kendi iç ödül sistemimizi hoş karşılama konusuna ilişkindir. Tabii ki, bu kendi çalışmanızdan ödün vermeden veya yardım istemediği halde başkasının işini yapmaya çalışmak anlamına gelmez. Bunun yerine, bir şeyleri yapabilmek için çırpınan birini gördüğünüzde ona yardımcı olmaya çalışmaktır. Hatta meslektaşlarınıza proaktif bir şekilde ulaşmayı sağlamak adına, yardıma ihtiyaç duyduklarında size söyleyebileceklerini dile getirin.

    5. Öğlen yemeğinizi çeşitlendirin 

    Beslenme uzmanları, bazı besin maddelerinin, ruh halimizi yükseltmede ve mutluluğumuzun arttırılmasında diğerlerinden daha büyük bir rol oynadığını bulmuştur. Örneğin, selenyum açısından zengin olan mantar; depresyon, anksiyete ve yorgunluk riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Meyve ve sebzeler, enerjimizi dolayısıyla da mutluluğumuzu arttırmaya yarar. Mesela; bitter çikolata, stres hormonları seviyemizi düşüren bir gıda türüdür. Masanızın çekmecelerini veya ofis buzdolabınızı bu doğal “mutluluklar” ile doldurun. Gün içinde ölçülü bir şekilde tüketmeye çalışın.

    6. Çalışmalarınıza kısa bir ara verin

    Zihnimiz, tahmin ettiğimiz kadar,  tüm düşüncelerimizi ve görevlerimizi bölümlendirmede iyi olmayabilir. Bazen işiniz dışındaki diğer düşünceler de, stresinizi ve mutsuzluğunuzu arttırabilir.

    Böyle durumlarda, hayatınızın geri kalan kısmını görmezden gelmeye çalışmak yerine, sağlıklı bir denge oluşturun. İşe beş dakikalık bir mola verin. Bir doktor randevusu alın, ister bir arkadaşınızın mesajına cevap verin, isterseniz akşam gerçekleştirmeyi düşündüğünüz planı gözden geçirin. Ya da ; masanızın üzerindeki kişisel eşyalarınıza bakın ve onları düzenleyin. Bu sayede ofisteyken kendinize ayırmış olduğunuz kısa bir zaman sizi daha mutlu edecektir.

    Sonuç olarak; işyerinizdeki ruh halinizi  iyileştirmenin yollarını bulmak, mutlu bir ortam oluşturmanızı sağlayacaktır. Neden, siz de yakın bir süreçte işini ne kadar çok sevdiğini tweetleyen insanlardan biri olmayasınız ki…

  • Daha iyi bir lider olmak için faydalanabileceğiniz 7 duygusal zeka ipucu

    Bugünlerde çokça tartışılsa da, genellikle işyerlerinde duygusal zeka örnekleri fazla görülmemektedir. Duyguları (hem siz hem de başkalarının) tespit edip yönetebilmek, ilişkileri daha iyi yönetmenize yardımcı olur. Kendi duygularınızı izlemek için zor bir süreç olabilir, ancak bu çalışma daha mutlu ve daha başarılı yaşamanızı sağlayabilir.

    Duygusal olarak akıllı olabilmek için, kendinizi iyi tanıyor olmanız gerekir. Örneğin, bazı liderler kendilerine aşırı güven duyuyor olabilirler. Gerçek özgüven ve sahte olan arasında büyük fark vardır. Sizinle birlikte çalışan insanlar farkı bilinçsizce hissedebilirler. Gerçekten kendinize güvendiğinizde daha başarılı olursunuz. Bunun nedeni, duygularınızı anlamak ve onları nasıl yönetebileceğinizi bilmekle ilgilidir. Duyguları anlamak oldukça basit gibi görünüyor olabilir ancak aslında insanları anlamak için uzun bir zamanın harcanılmasıdır.

    Yönetim materyali

    Duygusal olarak akıllı olan bir kişi esnektir ve baskı altında sakin kalabilir Duygusal açıdan dengeli bir lider,sıkıntıyı kontrol altında tutar ve çevresindekilere yayılmasına izin vermez. Böyle liderler, yol boyunca ne tür darbeler, alırlarsa alsınlar uzun vadeli hedefler üzerinde durmaya meyillidir.

    Duygusal zeka; hem duygusal hem de bilişsel empati gerektirir. Başkalarının duygularını ve bakış açılarını gerçekten anlamanızı sağlar. Birisinin nasıl hissettiğini görünce daha iyi iletişim kurmanızı sağlar.

    Duygusal zeka hem doğuştan gelen bir özellik hem de öğrenilmiş bir yetenektir. En zayıf olduğunuz ve günlük olarak iyileştirmeye çalışmakta olduğunuz alanları aşağıda saydığımız alanlardan seçin. Yalnız çalışmaktan hoşlanıyorsanız, daha fazla duygusal zekaya erişmek için kendinizi zorlamanız gerekebilir. Başlamak için şu yedi ipucunu deneyebilirsiniz:

    1. Kendinizden daha yüksek duygusal zekaya sahip olan kişiler ile kendinizi çevreleyin.

    Çevrenizde böyle kişiler olduğunda onlardan öğrenebileceğiniz çok şey var demektir.

    2. Daha fazla okuyun.

    Bu size ilginç gelebilir. Özellikle duygusal zekayı artırmak için tasarlanan kitapları okumak çok işinize yarar.

    3. Aktif dinlemeye yönelik pratikler yapın.

    İnsanlar, dinlemekten çok konuşmayı sever. Bilinçli bir şekilde dinlemek ise sabır ister. Birisi konuşurken kendinizi durdurmanız ve dinlemeye odaklanmanız gerekir. Bunu öğrenmek zaman alır. Aktif dinlemeyi öğrenmek ise size şefkat ve empatiyi katar.

    4. Hatalarınızdan ders alın.

    Sık sık duyarız, hatalarımızı kabul etmeyi öğrenmemizin gerekliliğini ve onlardan ders almamız gerektiğini… Bu beceriyi inşa etmenin bir yolu; geçmiş hataları bir yere yazmak ve neyin yanlış gittiğini ve ne öğrenebildiğinizi tam olarak saptamaktan geçer. Bunları gözlemlemek için zaman ayırmazsanız, hataları tekrarlamaya devam edersiniz.

    5. Boş vakitlerinizi akıllıca değerlendirin.

    Duygusal zekayı arttırmak için gerçekten zevk duyduğunuz etkinlikleri bulun. Bir satranç kulübü, meditasyon grubu, yoga veya kitap kulübü olabilir. Ayrıca çok fazla TV izlemekten kaçının.

    6. Yaşam boyu öğrenmeyi benimseyin.

    Öğrenmenin yaşam boyu olduğunu unutmamak gerekir. Öğrenmek istediğiniz konuya karar verdikten sonra internet üzerinden eğitimlere ulaşabileceğiniz gibi kurslara da gidebilirsiniz.

    7. Bir terapiste gidin.

    Zihinsel ve duygusal sağlık, fiziksel sağlığınız ile yakından bağlıdır. Bu yüzden terapistler çok değerlidir, çünkü bizlere, hayatlarımız hakkında rahatça konuşmamızı sağlayan bir ortam yaratırlar.

  • İş Hayatında Bilinmeyen Şaşırtıcı Özellikler

    Başarıyı etkileyen faktörler genellikle eğitim, deneyim, beceri ve çalışma disiplini gibi konularla ilişkilendirilir. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar, başarıyı etkileyen ilginç faktörlerin de olduğunu göstermektedir. Bu faktörler arasında doğum ayı, boy, doğum sırası ve çocukluğun ilgi odağı olması yer almaktadır. Bu faktörlerin, iş hayatındaki başarıyı nasıl etkilediği ve nedenleri neler olduğu merak konusu olmuştur.

    Bu makalede, başarıyı etkileyen bilinen faktörlerin yanı sıra, ilginç faktörlerin de etkisi incelenecektir. Gelin hep beraber bunlara bakalım.

    Başarının Sıradışı Kaynakları

    Çalışan herkesin en büyük ideallerinden biri elbette işinde başarılı olmak. Başarıyı hedefleyen birçok kişi kişisel gelişim kitaplarından, eğitimlerinden yararlanmaya çalışıyor. Ancak, başarıyı etkileyen bazı faktörler var ki, onlar belki de birçok kişinin aklının ucundan bile geçmemiş olabilir. Sektörlerinde başarılı olan kişilerin ortak özellikleri incelenerek varılan bazı sonuçlar başarının bilinenlerin dışında, ilginç bazı özelliklerden de kaynaklanabileceğini ortaya koyuyor. Klasik ve herkes tarafından bilinen başarıya ulaşma yöntemlerinin aksine ilginç bulabileceğiniz bu detaylara gelin birlikte bakalım…

    Doğduğunuz Ayla İş Hayatındaki Başarınız Arasındaki İlişki

    Yapılan incelemeler, hangi ayda doğduğunuzun başarınızla doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu bilgi bir hurafe ya da astrologlar tarafından ortaya çıkarılmış bir yorum gibi görünebilir. Ancak, hangi ayda doğduğunuzun başarınızla olan ilişkisi son derece mantıklı şekilde açıklanıyor. Yılın sonuna doğru doğan çocukların, aynı yaşta olduğu çocuklardan daha küçük ve haliyle daha geç gelişecek olması, katılacağı spor aktivitelerinde başarısız olmalarına neden olabilir. Bunun en iyi örneklerinden biri, Kanada’daki profesyonel hokey oyuncularının genel olarak Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğduklarının tespit edilmesi olarak gösteriliyor. Bu nedenle, doğduğunuz ayın başarınıza etkisi olduğunu unutmamalısınız.

    Uzun Boyluysanız Şanslısınız

    Boy ve başarının birbiriyle ilişkisine dair bilgi veren kaynaklarda, uzun boylu kişilerin daha fazla para kazandığı ve iş hayatında daha emin adımlar attığı anlatılıyor. Kulağa tuhaf gelebilir ama başarılı birçok işverenin, uzun boylu kişiler olduğu kaydediliyor. Bu konuda yazılanlara göre, uzun boylu kişiler fiziki alan kontrolünde başarılı, kendi güvenen ve yönetim konusunda başarılı kişiler oluyor. Bu durum onların sosyal yaşantılarında olduğu gibi iş hayatında da başarılı olmalarını sağlıyor. Hatırlatalım Steve Jobs’un boyu 183 cm’ydi…

    Kaçıncı Çocuk Olduğunuz İş Hayatındaki Başarınızı Etkileyebilir

    Ailenizde kaçıncı çocuk olduğunuzun da iş hayatındaki başarınızı etkileyebileceği iddia ediliyor. Bu teoriye göre, en büyük çocuklar liderlik ve sorumluluk yetenekleri konusunda daha avantajlı oluyorlar. En küçük çocuklar ise daha yaratıcı ve sosyal olabiliyorlar. Ayrıca ortanca çocuklar ise müzakere ve uzlaşma becerilerini daha iyi geliştiriyorlar. Bu nedenle, aile yapınızın da iş hayatındaki başarınıza etkisi olduğunu düşünebilirsiniz.

    Sosyal Medyada Yaptığınız Paylaşımlar İş Hayatınıza Etki Edebilir

    Sosyal medya artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Ancak, iş hayatındaki başarınızın sosyal medyadaki paylaşımlarınızla da ilişkili olabileceği iddia ediliyor. İşverenlerin, adayların sosyal medya hesaplarını incelediği bir gerçek. Olumlu, ilginç ve değerli paylaşımlar yaparak kendinizi iş hayatında da göstermeniz mümkün. Ancak, bu durumun tersi de geçerli. Özellikle olumsuz, aşırı kişisel veya saygısız içerikli paylaşımlar yapmanız, iş hayatında itibarınızı zedeleyebilir ve başarınızı etkileyebilir.

    İş hayatındaki başarınızı etkileyen faktörlerin sadece klasik yöntemlerle sınırlı olmadığını söyleyebiliriz. Doğduğunuz ay, boyunuz, aile yapınız ve sosyal medya kullanımınız gibi detaylar da başarıya etki edebilir. Bu nedenle, hayatınızın her alanında dikkatli ve özenli olmanız, başarılı bir kariyerin anahtarlarından biri olabilir.

  • Yemeksepeti’nin 27 Milyon Dolarlık İkramiyesi: Şirket Kültürü ve Çalışan Motivasyonu

    Yemeksepeti, Türkiye’nin önde gelen online yemek siparişi platformlarından biridir. Son dönemde ise şirketin, çalışanlarını motivasyonu için birçok başarılı adım attığı görülüyor. Bunun en son örneği ise, Yemeksepeti’nin 27 milyon dolarlık ikramiye dağıtımı oldu.

    Yemeksepeti’nin 27 milyon dolarlık ikramiye dağıtımı, Türkiye’deki en büyük ikramiyelerden biri olarak dikkat çekiyor. Şirketin kurucu ortakları, bu ikramiyeyi çalışanların şirket için yaptıkları katkılarına teşekkür etmek için verdiklerini söyledi. İkramiye, tüm çalışanlara eşit olarak dağıtıldı ve herkes için ortalama 120.000 TL tutarında oldu.

    Bu hamle, Yemeksepeti’nin çalışanlarını motive etmek için neden bu kadar büyük bir adım attığını gösteriyor. Şirketin kültürü, çalışanların işlerinde mutlu ve motivasyonlu olmalarına büyük önem veriyor. Bu da, çalışanların daha verimli olmalarını sağlayarak, şirketin daha da büyümesine ve başarılı olmasına katkı sağlıyor.

    Yemeksepeti’nin başarısı, şirketin kültürü ve çalışanlarına verdiği önem sayesinde geldi. Şirket, çalışanlarına saygı duyarak, onları işlerinde motive ederek ve destekleyerek, işlerinde daha fazla verimli olmalarını sağlıyor. Bu yaklaşım, çalışanların kendilerini şirkete bağlı hissetmelerini ve işlerini daha iyi yapmalarını sağlıyor.

    Yemeksepeti, bu yaklaşım sayesinde çalışanların şirkete olan bağlılığını ve sadakatini arttırarak, işe alma maliyetlerini de azaltıyor. İşe alma maliyetleri, yeni çalışanların işe uyum sağlaması ve eğitilmesi için harcanan zaman ve para anlamına gelir. Yemeksepeti, çalışanların kendilerini şirkete bağlı hissetmelerini sağlayarak, işe alımlarda daha az maliyetli ve verimli bir yol izliyor.

    Sonuç olarak, Yemeksepeti’nin 27 milyon dolarlık ikramiye dağıtımı, şirketin kültürü ve çalışanlarına verdiği önemin bir göstergesidir. Bu hamle, şirketin çalışanlarını motive ederek, daha verimli ve başarılı olmalarını sağlayarak, şirketin büyümesine katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda, Yemeksepeti’nin bu yaklaşımı, diğer şirketler için de bir örnek teşkil edebilir.

  • Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması

    TÜİK’in yayınlamış olduğu 2018 ilk yarı raporuna göre bilişim firması kuran girişimcilerin istatistikleri açıklandı. Açıklanan verilere göre girişimcilerin %66’sı girişmlerine website oluştururken, bunların sadece %9,8’lik bir kısmı internet üzerinden satış yapmayı başardı.

    İnternet erişimine sahip girişimlerin oranı %95,3 oldu

    Araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin İnternete erişim oranı 2018 yılında %95,3 oldu. Bu oran, 2017 yılında %95,9 idi. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre İnternet erişim oranları ise; 10-49 çalışanı olan girişimlerde %94,7 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %97,8, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise %99,2 oldu. Bilgisayar kullanım oranı 2018 yılında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimler için %97 iken 2017 yılında %97,2 idi.

    Web sayfasına sahip girişimlerin oranı %66,1 oldu

    Girişimlerin %66,1’i 2018 yılında web sayfasına sahip iken, bu oran bir önceki yıl %72,9 idi. Web sayfası sahiplik oranı %87,8 ile en yüksek 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde iken, bunu %80 ile 50-249 çalışanı olan girişimler ve %63,1 ile 10-49 çalışanı olan girişimler takip etti.

    Girişimlerin %93,7’si genişbant bağlantı kullandı

    Girişimlerin %93,7’si 2018 yılında İnternete erişimde genişbant bağlantı kullandı. Genişbant İnternet erişimine sahip girişimlerin abone oldukları İnternet bağlantı hızları dikkate alındığında, %19’u 10 Mbit/s altında, %59,9’u 10-99 Mbit/s hız aralığında ve %19,4’ü ise 100 Mbit/s ve üzeri hızda İnternet kullandı.

    Girişimlerde bilgisayar kullanımı, İnternet erişimi ve web sayfası sahipliği, 2011-2018

    Girişimlerin %9,8’i online satış yaptı

    Girişimlerin %9,8’i 2017 yılında İnternet (web siteleri, online mağazalar ve mobil uygulamalar) üzerinden ve/veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) ile mal/hizmet siparişi aldı/satış yaptı. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre bu oran 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %21,8 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %12,1 ve 10-49 çalışanı olan girişimlerde ise %9 oldu.

    Girişimlerin %11,6’sı bilişim uzmanı istihdam etti

    2018 yılı araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin %11,6’sı ana işi bilişim teknolojileri olan ve bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev alan bilişim uzmanı istihdam etti. Bu oran 2017 yılında %10,8 idi.

    Çalışan sayısı 10-49 olan girişimlerin %8,2’si, 50-249 çalışanı olan girişimlerin %24,3’ü, 250 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin ise %57,4’ü bilişim uzmanı istihdam etti.

    Bilişim uzmanı alan veya almayı deneyen her üç girişimden biri güçlükle karşılaştı

    Girişimlerin %5,2’si 2017 yılında bilişim uzmanı aldı veya almayı denedi. Bu girişimlerden %37,9’u bilişim uzmanı alım sürecinde adayların çok az olması, adayın eğitim/öğretim yetersizliği, yüksek ücret talebi, iş tecrübesindeki yetersizlik vb. güçlükler ile karşılaştı. Bu oranlar sırasıyla 2016 yılında %4,5 ve %36,9 idi.

  • İyi bir kariyer için göz önünde bulundurmanız gereken noktalar

    İyi bir kariyer sahibi olmak ve bunu sürdürmek için yapmanız gerekenlerden söz edeceğiz.

    Kariyerinizi nasıl yönetir, kariyerinizin üstesinden nasıl gelirsiniz

    1- Hayal ettiğiniz işi başarmanın yolu

    • Hayal ettiğiniz işi neyin oluşturduğunu bilmeniz gerekmektedir
    • Kendinize örnek alacağınız kişiler bulun ve onların düşünce tekniklerini kazanıp ona göre yola koyulun
    • Güvenliğinizden feragat edecek cesarete sahip olun
    • Kendinizi ve fikirlerinizi satmayı öğrenin
    • Bir plan oluştur ve bugünden o planı uygulamaya koyun

    2- Kariyer güvenliğini nasıl elde edeceksiniz?

    • 6 ayınızı garanti edene kadar ihtiyaçlarınızın altında yaşayın
    • Kovulmak gibi bir ihtimaliniz oluşmasın diye alanınızda kendinizi geliştirin
    • Yeni fırsatları daima sıcak tutun ve bir kaçış planı olarak elinizde kalsın

    3- Her gün daha fazlasını yapmanın yolu

    • Telefondan satış gibi işlerler uğraşmıyorsanız çalıştığınız sürece tanımadığını numaralara cevap vermeyin
    • Çalışma arkadaşlarınızla gereksiz konuşmayı azaltabilirsiniz
    • Odaklanmanızı engeleyecek alarmları devre dışı bırakın
    • Çalışmanızın %20’sinin işinizin %80’i anlamına geldiğini hatırlayın
    • Zamanınızı nasıl kullandığınızı daima kontrol edin, savaşın yarısı demektir
    • Az eforla hangi işi bitiriyorsanız ona öncelik verin

    4- Linkedin hesabınızı daha etkili kullanmanın yolu

    • Kişisel markanız sizi tanımlayacaktır
    • Profesyonel bir portre koyun ve eskisini silin
    • Öz geçmişinizi hedeflerinize göre şekillendirin
    • Geçersiz yorumlardan kaçının
    • Geçerli ve gerçekçi yorumları destekleyin

    5- İş görüşmesi kapmanın yolu

    • Mümkün olduğunca işinizin detaylarını kendini yaratın ve onu karşı tarafa satın
    • Mümkünse orada zaten çalışıyor olan birinin size referans olmasını sağlayın
    • Öz geçmişinizin,  iş tanımlamanızla uyuşmasına özen gösterin
    • Kim olduğunuz açıkça belli olsun
    • Kendi yaptıklarınızdan çok çalışanlara nasıl yarımlarda bulunduğunuzu belirtin

    6- İş görüşmesinde yıldız olmanın yolu

    • Bütün yumurtaları aynı sepete koyma
    • Firma hakkında elde edebileceğin tüm bilgilerle git
    • Şirketini bildiğini gösteren sorular sor
    • Standart soruların cevaplarını görüşmeden önce bir kaçkez tekrarla
    • Teklifi kap daha sonra gerçekten çalışmak isteyip istemediğine bak

    Bugün sizlere kariyerinizle ilgili olan,  iş hayatınızda önemli etkileri olabilecek kısımlardan oluşan maddeleri sıraladık. Önümüzdeki yazı çalışanlarınızı yönetmenizle ilgili olan kısımdan oluşacaktır.

  • İşteyken Mutluluğunuzu Artırmak İçin 11 Formül

    Yüzleşmenin vakti geldi geçiyor bile. Çalışmak ile mutluluk pek de ele ele olan ikili olamadılar.

    Gallup tarafından ABD’de 180 milyonu aşkın kişiyi içeren bir çalışma  sonucunda, insanların sadece yüzde 13’ü çalışırken mutlu olduğu ortaya çıkmış. Bu yüzde 13’lük kesimin yüzde 36’sı mutsuz olanlara göre daha motive, 6 kat daha enerjik ve 2 kat daha verilmli olduğunu da paylaşalım.

    İyi haber ise, mutluluğun sadece yüzde 50’sinin genetik olduğu geriye kalan yarısının ise kişiye bağlı olduğu gerçeğidir. Kendinizi mutlu etmeye çalışırken neyin sizin için etkili ve çalışır olacağına bakmanız gerekir. Bunu ortaya çıkardıktan sonra bütün taşlar yerine oturacaktır zamanla. Bunu başarmanız sadece işlerinizle ilgili olumlu sonuçlar doğurmaz aynı zamanda sağlığınıza da olumlu bir yansıması olur.

    Bir başka bilgi ise, mutlu insanların genelde duygusal zeka olarak da ön planda olduklarıdır.

    Şimdi sizlerle duygusal anlamda bu zeki  insanların çalışırken nasıl mutlu olmayı başardıklarını ele alacağız.

    1- Kendi mutluluğunuzdan sorumlu olduğunuzu unutmayın

    Her kötü işin sonunda vermeniz gereken kararlar genelde 2 tanedir. Ya işi bırakacaksınız ya da işe en kötü olanın üstesinden gelerek devam edeceksiniz. Her halükarda mutluluğunuzun kendi elinizde olduğunu unutmayın ve her sıkıştığınızda bunu hatırlamaya bakın.

    2- Kontrol edemediğiniz şeyleri takıntı haline getirmeyin

    Ortadoğu’da var olan savaşların ve ekonomik bunalımların Türkiye’yi nasıl etkilediğini bilmek ayrı  bunlardan dolayı olayları kafaya takıp stres yapmak ayrı şeylerdir. Bunların sizin kontrolünüzde olmayan şeyler olduğunu bilmeli,  mutluluğunuza sebebiyet vermemesini sağlamalısınız.

    3- Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

    Hayattan aldığınız zevkleri ve tutkularınızı başkalarının ki ile kıyasladığınız gün mutluluğunuza mani olduğunuz gündür. Yaptığınız bir şeyden dolayı mutluluk duyuyorsanız başkalarının görüşlerinin sizi mutsuz etmesine izin vermeyin.

    Başka insanların göstermiş oldukları reaksiyonlara karşı kendinizi kapatamıyorsanız bile kendinizi onlarla kıyaslamayın. Daima başkalarının fikirlerini bir tutam tuz misali yemeğinize dökebilirsiniz ama unutmayın ki mutluluğunuza daima siz karar verirsiniz ve siz o mutluluğu sağlayabilirsiniz.

    4- Kendinizi ödüllendirin

    Sıkı çalışma ve zamansızlık sizin mutluluğunuza mani olmamalıdır. Yapılan araştırmalar ödüllendirmeler küçük çapta bile olsa insanın mutlu, arkadaş canlısı, cömert ve verimli kalmasını sağlıyor.

    5- İş haftası boyunca egzersiz yapmaya devam edin

    Günde 10 dakika bile olsa çalışma saatleri içinde egzersizler yapın. Bu yaptığınız egzersizler sayesinde zaman yönetimi, mod ve performansta olumlu sonuçlar elde edersiniz.

    6- İnsanları yargılamayın ve dedikodu yapmayın

    İnsanları yargılamak, suçlamak ve onlar hakkında konuşmak o süre içerisinde size iyi gelebilir ama sonrasında sizde suçluluk duygusu ve mide bulantısına sebep olabilir. Birisi hakkında kötü bir şeyler söylemeyi düşündüğünüz zaman kendinizi onun yerine koyun ve bunun sizi mutlu edip etmeyeceğini düşünün.

    7- Kendinize karşı dürüst olun

    Başkalarının sizden yapmanızı istediği şeyleri kendi kriterlerinizle değerlendirin. Değerlerinizle,  fikirlerinizle uyuşup uyuşmadığına dikkat edin ve sonra yapıp yapmayacağınıza karar verin.  Kendinize karşı dürüst olun ve kendinizi kandırmayın.

    8- Başkalarına yardım edin

    İnsanlara yardımcı olmak sadece onları değil aynı zamanda sizi de mutlu edecektir. Yardım etmek iyi hissetmenizi sağlar. Harvard tarafından yapılan bir araştırma iş arkadaşlarına yardımcı olanların 10 katı daha işe odaklandığını ve daha fazla promosyon kazandığını ortaya koymuştur.

    9- Daha çok gülümseyin

    Negatif bir modda olsanız bile sizi gülümsetecek bir şeyler hatırlayın veya komik bir video izleyin.  Böylece kötüye giden gününüzün yönünü olumlu yönde değiştirebilirsiniz.

    10- Negatif insanlardan uzak durun

    Hayatından daima şikayet eden ve olumsuz olan tipler sizi bu olumsuzlukların içine sokar ve çözümsüzlükte diretirler. Aranıza bazı setler koyarak onlardan kendinizi korumalısınız.

    Sigara içmeyen biri olarak sigara içen kişilerin yanından uzaklaştığınız gibi bu tarz insanlara da bazı limitler koyabilirsiniz.

    11- En iyisinin yolda olduğuna inancınız tam olsun

    Sizin için iyi şeylerin geleceğini daima tekrarlayın ve buna inanın. Gelecekle ilgili iyi şeyler olacağına dair inancınız ve pozitif tutumunuz siz mutlu etmekle birlikte performansınızı da arttıracaktır.

    Bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman sadece işyerinde mutlu bir insan olmakla kalmayacak duygusal zekası da yüksek bir insan olacaksınız. Bunları hayatınızın vazgeçilmezleri arasına koyup zevk almanız dileğiyle.

    Sizi nelerin mutlu ettiğini yorum kısmında paylaşırsanız bizi de mutlu etmiş olursunuz. 🙂

  • Üretken Olmayan Çalışanların 7 Karakteristik Özelliği

    İş kurmaya giriştiğiniz zaman verimsizlik ile ilgili aklınıza takılabilecek şeyler olur. Normal şartlarda verimli, üretken olan çalışanın bir süre sonra üretkenliğini kaybetmesi, çalışanın zaten iş konusunda bilgisiz ve beceriksiz olması ve bunu sizin dışınızda herkesin bilmesi.

    Temel olarak bütün durumlarda da ortak nokta beceriksiz ve verimsiz olunması. Bu kişilerin nasıl ve neden burada olduğu ise başka bir mesele. Önemli olan bu tür insanları tespit etmek. Bu tür kişileri tespit ederek sürece başlayabilirsiniz. Bunların karakteristik özelliklerine değinelim.

    Şikayet etmek

    Bir kişinin neden şikayet ettiğinin veya kimi şikayet ettiğinin bir önemi yoktur. Bir insan sürekli şikayetçi ise bu durumda çalışmak istemiyordur. Zaman kaybıdır ve şikayet etmek çalışmaktan daha kolay gelmektedir. Üretken kişiler problemleri bahane etmezler, çalışırlar.

    Bahaneler üretmek

    Şikayet etmek gibi bahaneler üretmek de verimli olmanızı sağlamaz. Bir şey yapılmamışsa bunun tek bahanesi olabilir, öncelikli iş değildir. Bahane veya şikayet çalışandan kaynaklanır. Onların her şeye bahane uydurup uydurmadıklarına bakın. Bir iki taneden problem olmaz ama bu bir süreklilik arz ediyorsa sıkıntı var demektir.

    İşleri ertelemek

    Şikayet ve bahanelerin yanında bir de işleri erteleyenler vardır. Ufak tefek şeylerin ertelenmesinden bir sorun çıkmaz ama bu alışkanlık haline gelmişse sıkıntı var demektir.

    Her şey için yöneticiye veya patrona koşmak

    Bunlar genelde 2 sebepten yapılır. Çalışan, patronun işi başkasına yönlendirmesini umut eder veya işi doğru yapıp yapmadığından emin değildir. Her iki durumda da çalışan üretken değildir. Verimli, üretken olmanın en önemli yollarından biri de var olan işleri çözüme kavuşturma ve problemlerin üstesinden gelmekten geçer.

    Sadece puan toplamaya çalışmak

    Bu tarzda bir çalışanın verimliliği işi önemsediğinden değil bu işten faydalanmaktandır. Verimli ve faydalı olmak için çalışkan ve yaratıcı olmak gerekir. Bir işi sırf yaptım diye yapmak yerine istenildiği gibi ortaya koymak gerekir. Göze koymak için yapmanın bir getirisi uzun dönemde yoktur.

    Motivasyon yokluğu

    Yukarıda değindiğim tüm şeylere bahane olarak motivasyon eksikliği bahane olarak sunulabilir. Ama bu söylediklerimin temel sebebi verimsizlikten kaynaklanmaktadır. Şirketi seversiniz veya sevmezsiniz ya da çalışanlarla probleminiz olabilir. Bunların hiçbiri çalışmamanız veya işleri doğru yapmamanız için bahane değildir. Ya var olan sorunları çözersiniz veya ayrılırsınız. İki tarafında daha fazla zarar görmemesi için hem işin yapılması gerekir hem de sorunların çözülmesi. Çalışanın yanlış yerde çalışmasından kaynaklı olarak bazen hem motivasyon eksikliği olur hem de üretkenlik.

    Kişisel gelişim eksikliği ve markanın kayışı

    Çalışanınız yukarıda değindiğimiz 6 şeyden hiçbirine sahip değildir ve problemleri çözmenin yanında bahaneler üretmez, şikayet ama ama kendini de geliştirmez. Sadece evirilen işleri yapıp bunu rutine bağlamak zamanla markanızın gerilemesine ve bir müddet sonra da yok oluşuna sebep olur.

    Gördüğünüz gibi sıraladıklarımızın hemen hepsi birbiri ile bağlantılı olup birinin varlığının domino etkisi yaptığı gerçektir. İşveren olarak yapacağınız en önemli şey onları gözlemlemek ve işleri yoluna koymaktır.

  • Sağlıklı ve Mutlu Bir Yaşam İçin: Günlük Rutininize Ekleyebileceğiniz 8 Faydalı Alışkanlık

    Zaman geçiyor, dünya değişiyor. Dünyada herşey değişirken günlük alışkanlıkların da değişmesi veya yenilenmesi de bu değişime ayak uydurmak zorunda kalıyor.

    2016’da rutininize eklemeniz gereken alışkanlar:

    Kişisel sosyal medya hesaplarınıza daha çok dikkat edin.

    İşler büyümeye başladığında önünüzde çok fazla uğraşacak problem oluşur. Çoğu zaman kişisel Twitter ve Linkedin hesabımı kontrol etmeyi unutuyoruz. Günde en az bir kere kişisel hesaplarımı kontrol etmeye çalışın. Kişisel hesaplar iş geliştirme ve network için mükemmel araçlar.

    Gözden geçirme listesi oluşturun.

    Yeni yılda her gün yapılması gereken en az 5 görevi yazın ve gün sonunda da bunu 1’den 10’a kadar sayılarla oylayın. Böylece hangi günümün daha verimli olduğunu göreceksiniz ve yapmanız gerekenleri unutmayacaksınız.

    Eski bağlantılarınızı güçlendirin.

    İş hayatında bir sürü bağlantınız olmuştur. Bunların çoğuyla iletişim kurmak gün geçtikçe zorlaşır. Kendinize bir liste yapın ve her gün en az birini arayarak bağlantınızı güçlendirin. Listeye şimdilik uzun süredir konuşmadığım insanlardan başlayın.

    Her sabah en az 20 dakika birşeyler okuyun.

    Sabah işe gitmeden en az 20 dakika iş yazıları okuyabilirsiniz. Bununla sadece içerik tüketimini arttırmamış aynı zamanda da iş durumlarına yaklaşımınız da değişmiş olur. İşle ilgili kararlarımı daha geniş bir çerçeveden ve yüksek seviyeyle verebilirsiniz.

    İşten önce egzersiz yapın.

    Uzun çalışma saatleri işten sonra egzersiz yapmayı neredeyse imkansız hale getirdi. Bu yüzden kısa süreli olarak sabahları egzersiz yapmaya çalışın.

    Aynı anda birkaç şeyi yapmamaya çalışın.

    Hemen herkes bir anda bir çok şeyi yapmada iyi olduğunu yani multitasking olduğunu söyler ama kanıtlar tam tersini söylüyor. Bir kerede birden çok problemle uğraşmak yerine bir önem listesi hazırlayın ve en önemlilerinden başlayarak halletmeye çalışın.

    E-mail hesaplarınızı sabit aralıklarla kontrol edin.

    Her saniye mailleri kontrol etmek çok fazla zaman kaybına yol açıyor. Şimdiye kadar mailleri kontrol etmek yerine bir çok işi halledebilirdiniz. 2016 yılında belirli bir zaman belirleyip o aralıkta mailleri kontrol edin ve belirtelim her iki saatte bir kontrol etmek güzel bir başlangıç olabilir.

    Mail gelen kutunuzu her gün boşaltın.

    Her günün sonunda gelen kutumu boşaltarak yarına boş bir gelen kutusuyla uyanın. Böylelikle sonraki gün uyandığınızda dünün problemleriyle uğraşmak yerine daha önce karar verdiğim şeyi yapmaya çalışırsınız.

  • Özgüvenli Olduğunuzu Belli Eden 12 Cümle

    İş ortamı, kendine güvenmeyen insanları kaldıramaz; kendine güveneniyse çok sever. Kendinize güvendiğinizi çevrenize kanıtlamak istiyorsanız, bu cümleleri kullanmak işinize yarayabilir.

    “Ben olsam çok takılmazdım.”

    Başa çıkma mekanizması: Kendine güvenen insanlar, sıkıntıları gözlerinde çok fazla büyütmezler; çünkü her zaman bu problemleri çözebileceklerini bilirler.

    “Yap derim!”

    İyimser olma: Gerçekten kendisine güvenen kişiler, iyi şeylerin olacağına inanır. Aynı zamanda geçmişte vermiş oldukları doğru kararların çokluğu, olumlu duruşun önemini ispatlıyor.

    “Benim için böylesi daha iyi.”

    Bildiği yoldan gitmek: Bir insan kendisine güveniyorsa, başkaları tarafından kabul edilmek için başkalarının sözünü dinlemek zorunda hissetmez. O daha çok, başkalarının takip ettiği kişidir.

    “Zor yollardan geldiğini anlayabiliyorum.”

    Duygusal kontrol: Araştırmalar, en iyi performansı gösteren insanların %90’ının yüksek duygusal zekaya sahip olduğunu gösteriyor. Yani başka bir deyişle, empati güçleri yüksek oluyor. Bu da özgüvenin güçlü bir göstergesi.

    “Neden ben olmayayım?”

    Fırsat yoklama: Gerek terfi alma olsun, gerek güçlü bir ilişki kurmak olsun; kendine güvenen kişiler, kendilerine inanırlar. Kendi geleceklerini kendileri belirlerler. Seyirci kalmayı tercih etmezler.

    “Her şey mümkün.”

    Hevesle yönetmek: Kendisine güvenen insanlar, ellerindekiyle birçok şeyi başarabileceğini bilir. Bardağın her zaman dolu tarafına bakarlar. Kalan boş tarafı nasıl dolduracaklarına odaklanırlar.

    “Şunu da söylemeden geçmeyeyim…”

    Zekice karşı çıkma: Konu neyin yanlış neyin doğru olduğunu konuşmaya geldiğinde, kendine güvenen insanlar, uğruna savaşmaları fikrin ne olduğunu çok iyi bilir. Bu fikirlerinde diretirler anlamına gelmez. Hatalı olduklarında, bunu kabul etmeyi de bilirler.

    “Hata yaptım.”

    İlerleme: Bir insan kendisine güveniyorsa, birçok şeyi denemiş ve çokça hata yapmış demektir. Hataları kabul etmek sadece güvenilirliği değil, karşılarındakine olan saygıyı da gösterir.

    “Konuyu biraz daha açar mısın?”

    Dinleme: Özgüvenli insanlar, iyi bir konuşmacı oldukları kadar iyi bir dinleyicidirler. Başkalarının fikirlerine önem verir, merak eder, onlarla paylaşılmasını isterler. Güzel fikirleri manipüle etmeye çalışarak, kendini sürekli olarak övenler, güvensiz kişilerdir.

    “Bir konuda yardımını isteyecektim.”

    Eksiklikleri kabullenme: Başkalarının ne düşündüğünü kafaya takmak yerine, kendini geliştirmeye odaklanan insan da kendisine güvenen insandır. Daha iyi bir iş çıkarabilmek için, daha çok öğrenmeye bakarlar.

    “Yardımcı olabilmek için ne yapabilirim?”

    Yardımcı olmak isteme: Başkalarına yardım etmek, tam da özgüvenli insanın yapacağı hareketlerden biridir. Kendine güvenmeyle, yarışa girme arasındaki çizgiyi çok iyi bilirler.

    “Buna bir cevap bulacağım.”

    Olumlayıcı olma: Kendine güvenen insanlar, zor zamanlarda olumlayıcı davranarak, çevresindekilerin özgüvenlerini güçlendirirler. Hatta yapılan bir çalışmada, olumlu davranışların problem çözmede etkili olduğu görülmüş.

     

    Tabi şunları da unutmamak gerekir:

    1. “Kendime inanıyorum ve hedeflerimi başarmak için çalışıyorum.”
    2. “Sorumluluk almaktan korkmam, zorlukların üstesinden gelirim.”
    3. “Benim düşüncelerim ve fikirlerim değerlidir.”
    4. “Kendimle barışığım ve hayatımı yönlendirebilirim.”
    5. “Başarısızlıklardan ders çıkarırım ve daha güçlü olarak geri dönerim.”
    6. “Kendime ve yeteneklerime güveniyorum.”
    7. “Hatalar yapabilirim ama her zaman doğru olanı yapmaya çalışırım.”
    8. “Benim için hiçbir şey imkansız değildir.”
    9. “Farklı fikirlere açık olduğum için kendimle gurur duyuyorum.”
    10. “Zorlu kararlar vermekten korkmam, en iyisini yapacağıma inanıyorum.”
    11. “Sınırlarımı zorlamak beni daha güçlü yapar.”
    12. “Kendimi sürekli geliştirmek ve öğrenmek için çaba gösteriyorum.”