Blog

  • Gmail’den 6 kullanışlı zaman kazandıran eklenti

    E-posta hesaplarına harcanan zamanın, sektöre göre iş yükü oranına bağlı olarak çalışma saatlerinin yüzde 28’ini oluşturduğunu biliyor muydunuz? Bu oran, çalışanların e-posta hesaplarında haftada yaklaşık 13 saat harcadıkları anlamına gelir. Özellikle e-posta yoluyla iletişim halinde olan işletmelerde bu rakamlar çok daha yükseğe tırmanıyor olabilir.

    E-posta hesaplarına harcanan zamanı azaltmanın bir yolu yok mu? Elbette var. Tüm işlerimizi e-posta yoluyla yürütmeye devam ederken, bu platformda daha az zaman geçirmemizi sağlayan Gmail eklentileri imdadımıza yetişiyor. E-posta hesabınızda daha az zaman geçirmenize yardımcı olacak bazı Gmail eklentileri şunlardır:

    1. Posta pilotu – Mail pilot

    Mail Pilot, gelen kutunuzu etkinliklerine göre yapılacaklar listesine dönüştürür. Gelen kutunuzdaki eksik e-posta iletilerini gösterir. Bu eksik push mesajları otomatik olarak gelen kutunuzun dışında arşivlenir. Bu şekilde, bu e-postaları tamamladığınızda, işlenmemiş mesajlar, tamamladığınız e-postalara dahil edilen arşivde normal bir dosya olarak korunmaya devam eder.

    2. Bumerang – Boomerang

    Bumerang’ı kullanarak, daha sonra bir programla gönderilecek bir e-postayı kaydedebilirsiniz. Tarih ve saati belirterek “Sonra gönder” e tıklayarak, düzenlediğiniz adrese istediğiniz saatte e-postanın gönderilmesini sağlayabilirsiniz.

    Daha sonraki bir tarihte hatırlanması gereken önemli bir mesajınız varsa, onu arşivleyebilir, gelen kutunuza geri gönderebilir ve orada görmesini sağlayabilirsiniz.

    Gönderdiğiniz bir e-postanın, belirli bir zamanda takip edilmesi ve hatırlatılması için özelleştirilmiş ayarlarla size belirli bir zamanda tekrar not olarak sunulmasını sağlayabilirsiniz.

    3. Yardımcı – Sidekick

    Sidekick, gönderdiğiniz e-postaların bildirimlerine göre size bildirimler gönderir. Örneğin, alıcı gönderdiğiniz e-postayı açtığında bir bildirim alırsınız. Ayrıca, gönderdiğiniz e-postada bir bağlantı varsa, bu bağlantılar açıldığında bildirim almaya devam edersiniz.

    4. Posta Zamanlayıcısı – Mail Timer

    E-posta hesabınızda geçirmek istediğiniz zamanı kontrol etmek istiyorsanız, bu hesapta geçireceğiniz zaman için bir zamanlama belirlediyseniz, Mail Timer bunu düzenlemenize yardımcı olur. Zaman, herhangi bir e-postayı açtığınız andan itibaren başlar. Bu, zamanınız dolduğunda size bir bildirim olarak gelecektir.

    5. Büyük Posta Bul – Find Big Mail

    Gmail’de kapasite sorununuz varsa, e-posta kapasitenizi zorlayan e-postaları Büyük Posta Bul ile atabilirsiniz.

    6. Gmail Sayacı – Gmail Meter

    Gmail’i ne kadar etkili kullandığınıza ve hesabınızda ne tür işlemler yaptığınıza dair raporlar almak istiyorsanız Gmail Sayacını kullanabilirsiniz. Gmail Meter ile bu raporlar size saatlik veya haftalık dönemler hakkında bilgi içeren raporlar olarak sunulur.

  • LinkedIn İle Futbolcu Bulma Başarısı

    Sosyal medya sektörleri, iş dünyasını değiştiriyor bunu biliyorduk ama bugün Eurosport‘un haberini görünce gerçekten şaşırdığımı söylemem lazım.

    Slovenya’nın NK Domzale isimli takımını çalıştıran 33 yaşındaki teknik direktör Luka Elsner transfer dönemi sonuna yaklaşırken aradığı sağ bek oyuncusunu hala bulamayınca oldukça ilginç bir yönteme başvurdu. Aslına bakarsanız iş dünyası için çok ilginç değil ama konu “futbol” olunca oldukça ilginç geliyor.

    Elsner, iş dünyasının en büyük sosyal ağı olan LinkedIn üzerinden paylaştığı bir yazı ile sağ bek aradığını ve aradığı kişinin beklediği özellikleri yazdı.

     

    İlan oldukça açık ve netti. “Takımımız Domzale için Avrupa Birliği pasaportu olan sağ bek arıyoruz. 3-4-3 sistemi için ofansif bir sağ bek olmalı”. Bu ile çok kısa sürede yayıldı ve paylaşılan bilgilere göre 3 gün gibi kısa bir sürede 150’den fazla başvuru gelmiş. Başvuran kişilerle nasıl bir görüşme yapılmış, nasıl bir yöntem izlenmiş henüz bilmesek de sonunda başvuranlar arasında İspanyol bir oyuncu ile anlaşmaya varılmış.

    İspanya’da bir gazeteye konuşan Elsner durumu şöyle yorumlamış. ”50 futbolcu menajeri hesabımı takip etti. Üç günde 150 futbolcunun profili elime geldi. Hızlıca geri dönüş almak için en iyi yoldu. Tercihimizi Macar ekibi Videoton’da oynayan bir İspanyol’dan yana kullandık. Çok iyi bir iş yaptığımızı düşünüyorum”

    İnternetin, sosyal ağların iş dünyasını nasıl değiştirebileceğini henüz kavrayamayan kişiler için bu olay, uzun bir süre hafızalardan silinmeyecek bir örnek olarak yer alacaktır.

  • Google İnsan Kaynakları Yöneticisi’nden CV Hazırlama İpuçları

    Bir iş başvurusu dönemindesiniz. Becerilerinizi, iş deneyiminizi, olması gerektiği gibi yazdığınızı ve kötü bir özgeçmiş hazırlamadığınızı geride bırakın. Henüz herhangi bir yanıt almadınız. Google’ın insan kaynakları Müdürü Laszlo Bock’a göre bunun nedeni, bilgisayarlarınızı göz önünde bulundurarak doğru seçimleri yapmamanız olabilir. Kendi performansınız sizin için zor olabilir; Ancak sizi her zaman ayıran bir şey vardır ve bu noktaları özgeçmişinize dahil etmeniz faydalı olabilir.

    Bu görüşle ilgili olarak Bock, deneyimlerinizi niteleyebileceğiniz kendinizin ve gözlemlerinizin bir listesini biraz daha yalnız yapmanızı önerir.

    Özgeçmişinizde sayısal bilgi oluşturma

    Başarılarınızı oluşturduğunuz listede numaralandırabilir ve başarılarınızı düşünerek veya vermeyerek değerlendirebilirsiniz. Ayrıca hayatınızda geçirdiğiniz evrenlerin detayları deneyimlerinize farklı bir nitelik katabilir.

    Bir şirkette finans sorumlusu iseniz, anlaşma yaptığınız şirketi ürettiğiniz gerçeği, cirodaki artış ve şirkette çalıştığınız süre içinde hangi kalemlerde ne kadar tasarruf yapıldığı hakkında konuşabilirsiniz.

    Satış alanında çalışıyorsanız, satış gelirlerindeki artış, yıllık iş planı ve hedeflenen satış alanlarına ne ölçüde ulaşabileceğiniz hakkında kısaca konuşabilirsiniz.

    İş hayatına yeni adım atmış bir öğrenciyseniz, yönetici olduğunuz öğrenci işletmelerinin bütçesinden, bu bütçeyi nasıl kullandığınızdan, üye sayınızdan ve çocuklarınızdan bahsederseniz daha faydalı olabilir.Laszlo Bock bu dinlemenin faydasını şöyle açıklıyor:

    “Başarılarınızın bir listesini yapın. Bunu başarmak için ne yaptığınıza dair açıklamalar yapın. Sizi diğer adaylarla karşılaştırmaları için bir temel oluşturmuş olacaksınız.

    Ne kadar çok ayrıntı verirseniz, o kadar çok dikkat çekersiniz. Çünkü bu detaylar, anlattıklarınızın gerçek deneyimleri hakkındaki bilgiler birer birer anlatıya dönüşüyor. Başarılarınız ilginizi çekebilir, ancak yöneticiler en azından özgünlüğünüzü takdir edeceklerdir.”

    Google’ın İnsan kaynakları Müdürü Laszlo Bock, LinkedIn hesabında kariyer merkezi’nde düzenli olarak yayınlar ve ilgilendikleri kişilerle ilgili diğer makaleleri burada bulabilirler.

    Google İnsan Kaynakları Yöneticisi’nden CV hazırlama konusunda faydalı olabilecek ipuçları:

    1. Kişisel Bilgiler: CV’nizde mutlaka adınız, soyadınız, iletişim bilgileriniz ve adresiniz yer almalıdır. Ancak ayrıntılı adres bilgisi paylaşmak yerine, sadece şehir ve ülke bilgisi yeterli olacaktır.
    2. Özet: Özet bölümünde kendinizi kısaca tanıtın ve kariyer hedeflerinizi belirleyin. Bu bölüm, işverenlerin sizi daha iyi tanımalarına yardımcı olacaktır.
    3. Eğitim ve Deneyim: Eğitim ve iş deneyimi bölümlerinde, en son pozisyondan başlayarak, yıllara göre sıralı olarak bilgilerinizi paylaşın. Ayrıca, çalıştığınız pozisyonlar ve görevleriniz hakkında detaylı bilgi verin. Eğitim bölümünde, mezun olduğunuz okulun adını, bölümünü, mezuniyet yılınızı ve not ortalamanızı belirtin.
    4. Beceriler: Beceri bölümünde, yeteneklerinizi ve bilgi sahibi olduğunuz konuları belirtin. İşverenler, özellikle işle ilgili becerilerinizi görmek isterler.
    5. Referanslar: Referanslarınızı, isimleri, pozisyonları, şirketleri ve iletişim bilgileri ile birlikte CV’nizde belirtin. Ancak, iş başvurusunda referans vermeniz istenene kadar, referanslarınızın bilgilerini paylaşmayın.
    6. Uygun Dil: CV’nizi hazırlarken, uygun bir dil kullanın ve anlaşılır bir şekilde yazmaya özen gösterin. Ayrıca, yazım ve dilbilgisi hatalarından kaçının.
    7. Tasarım: CV’nizde tasarıma da özen gösterin. Temiz, düzenli ve okunaklı bir tasarım seçin. Ayrıca, CV’nizdeki tüm bilgilerin sığabileceği uygun bir font boyutu ve tipi seçin.
    8. Özelleştirme: İş başvurusu yapacağınız pozisyon ve şirkete göre CV’nizi özelleştirin. İlgili becerilerinizi, deneyimlerinizi ve başarılarınızı vurgulayın.
  • Facebook Yazılımcısı Mühendislik Mülakatı İçin 7 Tavsiye

    Facebook son zamanlarda iş arayanlar için en çekici şirket konumuna geldi. Yazılımcıların çoğu da Facebook’u sever. Bunun en büyük sebebi de daha ilk günden itibaren yazılımcılara bir etki yaratma şansı vermeleriydi.

    Facebook’un şu anda 64 ofisinde yaklaşık 13.000 çalışanı bulunuyor. Eğer sizin de Facebook’ta çalışma gibi bir hayaliniz varsa şimdiden hazırlanmaya başlarsanız iyi olur.

    Facebook’un işe alım sürecinin ilk adımında insan kaynakları sizi arıyor ve sizin tecrübeleriniz ve ilgi duyduğunuz alanlarla ilgili bilgi alıyor. Bu aşama olumlu geçerse ikinci aşamada Facebook’un yazılım ekibinden biri sizi arayıp daha teknik sorular soruyor. Bu aşama da olumlu geçerse sizi başvurduğunuz ofise çağırıyorlar. Öncelikle ofisi geziyorsunuz ve size bilgilendirmeler yapılıyor. Daha sonrası ise kod yazma mülakatına alınıyorsunuz.

    Kod yazma mülakatında görüşmeyi yapan kişi size bir soru soruyor ve beyaz tahta üzerinde bu sorunun çözümü üzerinde çalışmanızı istiyor.

    Şimdi bu kod mülakatı sırasında size yardımcı olacak 7 ipucunu sıralayalım.

    Unutmayın, bu taktikler Facebook mühendisinden.

    1. Soruyu Tam Anlayın: Kod yazma mülakatında sorulan soruyu tam olarak anlamak çok önemlidir. Soruyu anladığınızdan emin olmak için mülakatçınızla konuşup soruyu açıklayabilirsiniz.
    2. Kod Yazma Konusunda Kendinizi Geliştirin: Facebook, kod yazma becerileri konusunda çok titizdir. Kod yazmada uzmanlaşmak ve kendinizi geliştirmek için algoritmalar ve veri yapıları gibi konularda pratik yapın.
    3. Adımlarınızı Açıklayın: Mülakatçınızın sizin düşünme sürecinizi takip etmesine yardımcı olmak için adımlarınızı açıklayın. Bu, kod yazım sürecinizde de açık ve net düşünmenize yardımcı olacaktır.
    4. Kodunuzu Test Edin: Kodunuzu yazdıktan sonra mutlaka test edin. Kodunuzu test etmek, hataları bulmanıza ve düzeltmenize yardımcı olacaktır.
    5. Optimizasyon Yapın: Kodunuzun doğru çalıştığından emin olduktan sonra optimizasyon yapın. Kodunuzu optimize etmek, performansı artırmanıza ve daha iyi sonuçlar elde etmenize yardımcı olacaktır.
    6. Sınırlamaları Dikkate Alın: Kod yazma mülakatı sırasında, sorular genellikle sınırlamalarla birlikte verilir. Bu sınırlamaları dikkate alarak kodunuzu yazın. Sınırlamaları göz ardı etmek, yanıtlarınızın yanlış olmasına neden olabilir.
    7. İletişim Becerilerinizi Gösterin: Kod yazma mülakatı sırasında iletişim becerilerinizi gösterin. Mülakatçılar, iyi bir takım oyuncusu olabilmeniz için iletişim becerilerinizi gözlemleyeceklerdir. Ayrıca, düşünme sürecinizi anlatarak, adımlarınızı açıklayarak ve takım çalışması hakkında fikirlerinizi paylaşarak iletişim becerilerinizi gösterin.

    Facebook gibi büyük teknoloji şirketlerinde iş arayanlar için işe alım süreci oldukça zorlu olabilir. Ancak, mülakat sırasında kendinize güveninizi kaybetmeyin ve hazırlıklı olun. Facebook mühendisleri tarafından verilen taktikleri takip ederek daha iyi bir performans sergileyebilirsiniz. Ayrıca, insan kaynakları aşamasında tecrübeleriniz ve ilgi alanlarınız hakkında doğru bilgi verdiğinizden emin olun. İşe alım sürecinde şansınızı artırmak için iyi bir özgeçmiş, referanslar ve etkileyici bir kapak mektubu hazırlayın.

  • Dünyanın En İyi Üniversitelerinden Ücretsiz Online İş Yönetimi Eğitimleri: Listemizde!

    İş hayatında bazı konularda eksik olduğunuzu ve “keşke bilseydim” dediğiniz konular olduğunu düşündüğünüz oldu mu? Belki girişimci ruhunuza rağmen, finansal yönden ya da zaman açısından uygun olmadığınız için bu konularda eğitim alamamış olabilirsiniz.

    Statünüz ne olursa olsun daha fazla kazanmak, daha fazla üretmek ve işlerin daha kolay üstesinden gelmek için, bazı uzmanlığınız olmayan ancak bilgi edindiğiniz takdirde işinize yarayacak konular hakkında eğitim almak istiyorsanız internet size önemli fırsatlar sunuyor.

    İşte dünyanın en iyi üniversitelerinden, birçok farklı konuda online eğitim alabileceğiniz üstelik ücretsiz olan eğitimler…

    University of Pennsylvania Wharton School

    Konu: Finansa giriş

    Süre: 6 – 8 saat/hafta

    İçerik: Bilanço, gelir tablosu ve beyanı gibi nakit akışı olduğu müddetçe işinize yarayacak her şeyi öğrenebilirsiniz.

    Konu: Operasyon yönetimine giriş

    Süre: 5 – 7 saat/hafta

    İçerik: İş süreçlerini iyileştirmek için gerekli Altı Sigma, Toyota üretim sistemi gibi yaklaşımlara ilişkin incelemeler

    Konu: Pazarlamaya giriş

    Süre: 5 – 6 saat/hafta

    İçerik: Wharton, pazarlama lisansı eğitiminde dünyanın en iyilerinden biri. Bu online eğitimde markalaşma, müşteri odaklılık, ve temel pazarlama stratejileri olmak üzere dersleri üç bölümde inceleyebilirsiniz.

    Stanford University

    Konu: Yatırım ve girişimcilik

    İçerik: Yatırımcıların şirketinize yatırım yapmalarına yönelik çekinceleri ve yeni kurulan şirketler için yatırımcılara yönelik çalışmalar.

    Columbia University

    Konu: Sürdürülebilir kalkınma

    İçerik: İşletmeler için çevresel sınırlayıcı etkileri en aza indirgeyerek ve emeğe adil ücret sağlayarak büyümenin yolları.

    IESE Business School

    Konu: Kurumsal finansman temelleri

    Süre: 2 – 3 saat/hafta

    İçerik: Bu eğitimle finansal kelime haznenizi arttırarak, sermaye piyasalarında şirketler ve yatırımcılar arasındaki ilişkinin temel anlayışını kavrayamaya yönelik dersler alabilirsiniz.

    University of Michigan

    Konu: Başarılı müzakere teknikleri

    Süre: 2 – 3 saat/hafta

    Konu: İş müzakerelerine kapsamlı bir bakış için önemli bu kursta, rezervasyon fiyatlandırma, hedefleme, pazarlamaya yönelik müzakere teknikleri ve temel sözleşme hukuku gibi bilgileri öğrenebilirsiniz.

    Konu: Yeni medyayı Google ile anlamak

    Süre:  4 – 6 saat/hafta

    İçerik: Eğitim içeriği Google üzerine kapsamlı bir çalışma olarak açıklanabilir. Bu eğitimde Politikacılar, pazarlamacılar ve teknoloji çalışanlarıyla basın ilişkilerini sürdürme üzerine öğretilerden faydalanabilirsiniz.

    University of Florida

    Konu: Kişisel bütçe planlaması

    Süre: 5 – 7 saat/hafta

    İçerik: Emeklilik planlamanız, kredi yapılandırmanız ve vergi yönetiminiz konusunda kişisel bütçeleme konusunda planlama yöntemleri

    Khan Academy

    Konu: Girişimcilerle mülakat

    İçerik: Bu eğitimle dünyanın önemli girişimcilerinden değerli yönetim tavsiyeleri alabilirsiniz.

  • Elon Musk Sık Sık Tesla Fabrikasında Uyuyor!

    Görünüşe göre Elon Musk, Tesla’nın hedeflerine ulaşmadan durmayacak!

    Elon Musk’ın Tesla’nın görkemli fabrikasında bulunan konferans salonunda uyuduğu ve tüm gece Tesla’nın hedeflerini tutturmak üzere çalışmalar yaptığı ortaya çıktı.

    Tesla, ilk çeyrek gelir raporunu yayınladı. Elon Musk’ın analistler ile yaptığı bir tele konferans sırasında “ben “şahsen” üretim hattında çok büyük zaman harcıyorum. Odam, üretim hattının en son adımında bulunuyor ve üretim hattına bitişik bir konferans salonunda sık sık kullandığım bir de uyku tulumum bulunuyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.

    Elon Musk’ın uyku tulumunu yanında bulundurmasının en büyük nedeni 2018 yılına kadar 500.000 adet Tesla otomobili üretim bandından çıkarmak gibi inanılmaz bir hedeflerinin olması ve tabi ki bunun olabileceğine inanmayan şüphecilerin olması. Elon Musk, uyku tulumunu bu şüphecilere inat sürekli yanında bulunduruyor ve bu hedefi tutturana kadar da tulumu bırakmaya niyeti yok gibi.

    Musk’ın bu hareketi aslında çok da yabancı olduğu bir şey değil. İlk girişimi olan At Zip2’nin ilk dönemlerini anlatan okul arkadaşı ve ortağı “ben ofise her zaman 07:30-08:00 sularında gelirdim ve o her zaman uyku tulumunda uyuyor olurdu. Kim bilir belki haftasonları burada duş bile alıyordur” şeklinde yorumlarını Elon Musk’ın biyografisinde paylaşmış.

    Elon Musk bir milyarder olabilir ama bazı alışkanlıkları hiç değişmemiş gibi.

  • Yaratıcı Fikirler İçin İlham Kaynakları: Hayal Gücünüzü Güçlendirecek Yollar

    Hayal gücü, insan zihninin en yaratıcı ve özgün fikirlerini ortaya çıkarmasına yardımcı olan güçlü bir araçtır. Bazen yaratıcı bir projede çalışırken, ilhamın tükenmesi veya yaratıcılık için yeni bir perspektif kazanmak zor olabilir. Bu durumda, ilham kaynaklarından faydalanmak önemlidir. Bu makalede, yaratıcı fikirler için ilham kaynaklarına bir göz atacağız ve hayal gücünüzü güçlendirebilecek yollar hakkında bazı öneriler sunacağız.

    1. Doğa, insan hayal gücü için en büyük ilham kaynaklarından biridir. Doğanın sunduğu renkler, desenler, şekiller ve dokular, yaratıcı projeleriniz için ilham kaynağı olabilir. Bir parkta yürüyüş yapın veya denize gidin. Doğanın sunduğu eşsiz manzaraların güzelliği size yaratıcı bir yolculuk sağlayacaktır.
    2. Sanat, yaratıcılığın hayatın her alanında ortaya çıkabileceğini gösteren bir alandır. Sanat galerilerini gezmek veya sanatçıların eserlerine göz atmak size yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Sanatçıların yaratıcılık ve estetik duygusu, yaratıcı projelerinizde size ilham verebilir.
    3. Kitaplar, hayal gücü için sonsuz bir kaynak sunar. Romanlar, öyküler, biyografiler ve denemeler, yaratıcı projeleriniz için birçok ilham kaynağı olabilir. Farklı türlerde kitaplar okuyarak, yeni bir bakış açısı kazanabilirsiniz ve bu da hayal gücünüzü canlandırabilir.
    4. Seyahat Yeni yerler görmek ve farklı kültürler keşfetmek, yaratıcı fikirler için birçok ilham kaynağı sunar. Seyahat etmek, farklı insanlarla tanışmak, yeni lezzetler denemek ve yerel gelenekleri öğrenmek size yeni bir bakış açısı kazandırabilir ve hayal gücünüzü canlandırabilir.
    5. Müzik, yaratıcılığı teşvik eden bir diğer önemli kaynaktır. Müzik dinlemek, yeni fikirler için ilham kaynağı olabilir ve size motivasyon sağlayabilir. Farklı türlerde müzik dinleyerek, yaratıcı projelerinizde yeni bir bakış açısı elde edebilirsiniz.
    6. İnsanlar, yaratıcı projeleriniz için ilham kaynağı olabilirler. Farklı insanlarla tanışmak, onların hikayelerini ve deneyimlerini dinlemek, size yeni fikirler için bir perspektif kazandırabilir. Ayrıca, insanlarla birlikte çalışmak, farklı bakış açılarına açık olmanızı ve yeni fikirler üretmenizi sağlayabilir.
    7. Günlük hayatta karşılaştığınız şeyler, yaratıcı projeleriniz için ilham kaynağı olabilir. Herhangi bir rutin görevi yaparken veya sokakta yürürken bile, çevrenizdeki detaylara dikkat ederek yeni fikirler keşfedebilirsiniz.
    8. Teknoloji, yaratıcı projeleriniz için yeni fikirlerinizi uygulamanıza yardımcı olabilecek birçok kaynak sunar. İnternet, dijital araçlar ve uygulamalar, size ilham kaynağı olabilir ve yaratıcılığınızı artırabilir.
    9. Yaratıcı egzersizler, yaratıcı fikirleriniz için yeni bir perspektif kazanmanıza yardımcı olabilir. Örneğin, günlük hayattaki nesneleri farklı amaçlar için kullanmak veya kısıtlı bir bütçeyle yaratıcı bir projeyi gerçekleştirmek gibi egzersizler, yaratıcılığınızı artırabilir ve yeni fikirler için ilham kaynağı olabilir.

    Hayal gücü, yaratıcı projeleriniz için önemli bir araçtır ve ilham kaynakları, hayal gücünüzü canlandırmak ve yeni fikirler üretmek için önemlidir. Yukarıdaki önerilerle, yaratıcı projeleriniz için ilham kaynaklarını keşfedebilir ve hayal gücünüzü güçlendirebilirsiniz.

  • Düşük Bütçeyle Yapabileceğiniz 4 Etkili Pazarlama Stratejisi

    Gerçekçi olmak gerekirse pazarlama işi pahalı bir iş olmaya başladı ve başarılı olmanın tek yolu da güçlü bir dijital pazarlamadan geçiyor gibi. Reklamlara ve SEO’ya para ödemeden başarıyı yakalamak imkansız gibi görünüyor. Bunların dışında çok popüler olmakla birlikte farklı stratejler de yok değil, üstelik daha düşük maliyetli. Bu düşük maliyetli stratejiler organik trafik sağlayabilir ve işinizin gelişmesine katkı sağlayabilir.

    Network

    Network kurma, pazarlama stratejisi için herkesin ulaşabilmesi gereken en etkili yöntemlerden biridir. Bunu kurmanın birden fazla yolu vardır. LinkedIn de bu yollardan biridir. Elini sıktığınız, iş yaptığınız ve sizinle benzer iş yapan herkesi eklemelisiniz. Kendinizi bir marka olarak tanıtmak yerine işinizi marka haline getirmelisiniz. İşiniz için grup sayfaları oluşturmalı veya lokal gruplara katılıp üyelerle etkileşim kurmalısınız.

    En çok işinizin düşebileceği kişileri ve alanları takip etmelisiniz ve onlardan nasıl faydalanabileceğinizi ve onlara nasıl yardım edebileceğinizi düşünmelisiniz. Daha sonra işinizi pazarlama yoluna gitmelisiniz. Network kurmanın en güzel yolu ise zaman ve mekan gibi bir sorunsalın olmamasıdır. Yerel bir toplantı mı var, katılın. Pazarlama ile ilgili konferanslar, fuarlar mı var, kaçırmayın. İletişim kurabileceğiniz her kanalı deneyin.

    Ortaklık, partnerlik kurun

    Sırtımı kaşırsan ben de senin sırtını kaşırım sözünü duydunuz mu bilmiyorum ama ortaklık tam olarak bunu gerektiriyor. 2. El oto sattığınızı ve hemen dükkanınızın aşağısından oto tamircisi olduğunu düşünün. Birbirinizden haberdar olup işbirliği yaparsanız ikiniz de kazanırsınız. Partnerlik, işinizi pazarlamanızı kolaylaştırdığı gibi farklı fırsatların da kapınızı çalmasını sağlar. Özellikle küçük yerlerde ve işlerde çok iş görür partnerlik. İnsanlar daha önce iş yaptıkları ve güvendikleri kişilerin tavsiyelerini çok önemser ve bu sayede ortaklık kurduğunuz işletmelerden gelebilecek referans ile işlerinizi arttırabilirsiniz.

    Müşterilerinizin sizinle ilgili yazmasını sağlayın

    İnsanların en önem verdikleri şeylerin başında sizin işletmeniz ile ilgili bulundukları yorumlardır. Sosyal medyada var olan isminiz ve sayfanızda bulunan yorumlar, özellikle müşterileriniz tarafından yapılan yorumlar sizin işletmeniz için çok önem arz etmektedir. Hakkınızda yapılan kötü yorumlar olası müşterilerinizi kaybetmenize sebep olurken olumlu değerlendirmeler sizin lehinize olacaktır.

    Bu sebeple size gelen müşterilerinizden eğer olumlu bir eneyim yaşadılarsa Facebook veya diğer sosyal medya hesaplarınıza olumlu yorum getirmelerini istemektir.

    Blog

    Henüz size ihtiyacı olmayan insanlara yardım etmek pazarlama taktiklerindendir. Bu ya yalandan bir pazarlama taktiğidir ya da muhteşem dönüşler sağlayan bir taktiktir. Bunu yapmanın en etkili yolu ise blog üzerinden işiniz ile ilgili bilgiler paylaşmak ve insanlara faydalı olabilecek ip uçlarını paylaşmaktır. Size mal olacak tek şey harcamış olduğunuz zaman olacaktır.

  • Resmi Ortamlarda Zarif Bir Ayrılış: Nazik Yöntemler ve İpuçları

    Samimi ortamlarda izin istemek genellikle çok daha kolaydır. Uygunsuz olacağı düşüncesi bir yana, bu tür yerlerde mazeret göstermeden ayrılma lüksünüz bile olabilir. Ancak resmi bölümlerde, iş görüşmelerinde, mülakatlarda, toplantı ve seminerlerde “Peki bir düşüneyim” demek genel olarak kabul gören bir kural değildir.

    Bazen önemli organizasyonlardan, yemeklerden, toplantılardan ayrılmak kolay olmayacaktır. Ama yine de bakış açınızı bir süreliğine ya da tamamen terk etmenize neden olacak cezalar var…

    “Lavabo ne taraftaydı?”
    Sıklıkla işe yarayan, denenmiş ve doğrulanmış seçeneklerden biridir. Düşük seviyeli bir cümle gibi bu sorunuz var. Tamamen sohbetin dışında olmasa da başka bir konuya geçiş yakaladığınız anda bu cümleyi kullanabilirsiniz. İş geçmişinizi kaydetmek isteseniz bile yanınızda götürebilirsiniz. O zaman konuşma ya da harekete geçme sırası size gelecek çünkü zemin zaten birimleri tam olarak koruyamayacak.

    “Sanırım cüzdanımı/telefonumu/çantamı diğer odada unuttum. Kaybolmadan hemen alacağım”
    Bundan daha ciddi bir mazeret olamaz. Çünkü gerçekten acil bir durum. Elbette hoş karşılanacaksınız. Sohbet sırasında böyle bir bahane uydurduğunuzda sizi kim suçlayabilir? Ancak doğal olarak unuttuğunuz ve istediğinizi iddia ettiğiniz eşyanın “İşte burada” ibaresi ile ortada olmaması gerekir.

    “Kendime içecek bir şeyler alacağım. Sen de ister misin?”
    Bir randevuyu daha kibarca bölemezsin. Ayrıca, “hayır” derse, yapmak istediği her şeyi yapmak için yeterli zamanınız olur. Senin yanında rahat edeceği bir noktaya gelmek istiyorsa, mesele çoğunlukla oradan başka insanlarla bir araya gelmek, bağları koparmak ve yeni sohbetler açmaktır.

    “Mix’i de mi seviyorsun? Y de x’i seviyor. sizi tanıştırayım”
    İş görüşmelerine görüşmeciyi geçirmek sizi kesinlikle görüşmeden uzaklaştıracaktır. Bütün bu cümle, çok naif bir yöntem olmasının yanı sıra, onun iyi bir melek olduğunu da gösteriyor. Ayrıca onları tanıştırıp sohbete başladığınızda “Siz sohbete devam edin” dediğiniz anda sonsuza dek uzaklaşabilirsiniz.

    Konuşmacıya katılma isteği
    Bir konferanstaysanız ve sıkıcı olmayan bir sohbetin içindeyseniz, “Konuşmacı ayrılmadan önce bir şey soracağım” diyerek sohbetten hızlıca uzaklaşabilirsiniz.

    Nezaket her zaman önemlidir
    Çok naziksin, o yüzden “Peki, daha fazla vaktini almayacağım” demenin zamanı bile olmadığını düşün. Sırf vakit geçirmek için yani kullanmamak için gitmek istiyor orası senin değil mi?

    Flört iletişim kutusundan ayrılma
    “Çok verimli bir görüşme oldu. Bu konuyu ekip arkadaşlarıma acilen iletmeliyim.”

    “Tanıştığıma memnun oldum. Bu arada, kartvizitiniz yanınızda mı? İşte benim…”

    Bu cümleler giriş diyaloğunu uzatmak için de faydalı olabilir.

  • Girişimcilerin Sıklıkla Yaptığı 5 Hata

    Girişimciler yatırım yapacakları yeni alanlarda pazarlama stratejileri belirlerken artık çok daha dikkatli hareket ediyor. Çünkü bir iş alanı üzerine yeni bir girişimde bulunmak artık eskisi kadar çığır açan bir fikir veya hareket olarak değerlendirilemeyebiliyor.

    Üstelik son dönemlerdeki yeni girişimler yüzde 80-90 oranında başarısızlıkla sonuçlanıyor. Bu elbette yatırım fikirlerinin kötü olmasıyla değil alternatiflerin fazla olması ve pazarlamada sınırların zorlanmasıyla ilgili bir durum. Yeni bir girişim için hazırlık yapıyorsanız, bu yeni iş alanınıza ilişkin pazarlama stratejileri geliştiriyorsanız, bazı ayrıntılara dikkat etmenizde fayda var.

    İşte girişimcilik konusunda uzman görüşleri ve yapılan online araştırmalar ışığında elde edilen bazı sonuçlara göre girişimcilerin en sık yaptığı 5 hata…

    1. Şirket kültürünün hedef kitleye uygun olmaması

    Bir işletmenin sahip olması gereken en önemli unsurlardan birinin o firmanın kültürü olduğunu söyleyebiliriz. Pazarlama stratejilerinin de bu kültüre uygun şekilde belirlenmesi de son derece önemli. Bu kültürün yayılması ve devamlılığının sağlanması için de şirket profiline uygun kişilerin ya da bu profili geliştirecek vizyona sahip adayların işe alınması gerekir. Yetenekli, heyecanlı ve azimli şirket çalışanları, girişimler için oluşturulacak ekiplerde sürdürülebilir işler yapılmasına katkı sağlar. Ayrıca bu ekiplerde karakterlere göre rol dağılımı yapılması ve ekibe rehberlik edecek bir kişinin çalışanlar arasında mutlaka bulunması gerekir.

    2. Yanlış teknolojiyi kullanmak

    Bazı işletmeler, girişimlerinde hedef kitlelerini doğru şekilde belirleyemedikler için yanlış teknolojiler kullanarak onlara ulaşmakta ve kendilerini tanıtmakta sorun yaşayabilir. Örneğin sosyal medyanın her platformu, her işletme ve girişim için uygun olmayabilir. Ayrıca mobil optimizasyonlar konusunda da yeterli araştırmaların yapılmaması ve akıllı telefonlara optimizasyonların sağlanmaması da günümüzde sıkça yapılan bir diğer teknoloji hatası olarak ifade edilebilir.

    3. Bir koltukta iki karpuz taşımaya çalışmak

    “Ya hepsi ya da hiçbiri” gibi bir bakış açısı, her işletmeye uygun olabilecek bir vizyon olmayabilir.. Bazı işletmeler ve girişimcilikler bu nedenle başarısızlık yaşayabilir. Potansiyelleri iyi değerlendirememek ve şirket kapasitesi için doğru ölçümleri yapamamak, firmaların altından kalkılamayacak maliyetleri ve işgücü eksikliğini de beraberinde getirir. Tüm bunlar için sarf edilen efor, eksik sosyal medya promosyon çalışması ve hedef kitleye ulaşamama gibi sonuçları doğurduğundan girişimin başarısı konusunda hızla düşen bir grafik oluşmasına neden olur.

    4. Hedefi baştan belirlememek

    Hedef kitlenin yanı sıra belli bir pazarlama hedefini belirlememek de büyük ölçüde kayıplara yol açar. Potansiyel satış miktarından daha fazlası için daha fazla kaynak ve yatırım maliyetinin oluşması, bir sonraki adım için elinizde olması gereken sermayenin erimesine yol açabilir. Bu nedenle, pazarlama stratejilerinde önceden satış ve karlılıkla ilgili hedefler belirlenmesi, daha sonrası için elinizde kaynak kalmasını sağlar.

    5. Üretimden pazarlamaya sıra gelmemesi

    Üretim için, yeni ürünler ve projeler için bütün mental ve maddi gücünüzü harcadınız. Peki ya pazarlama? “Her ürün kendi pazarını yaratır” sözü artık çok gerilerde kaldı. Bir ürünün varlığının bilinmesi, hangi firma güvencesinde satışa sunulduğunun duyurulması gerekir. Bu da bir pazarlama yöntemi belirlemenin ve strateji oluşturmanın önemini beraberinde getiriyor. Eğer bu konuda gerekli çalışmaları yapacak bir ekibiniz yoksa bu ekibi oluşturabilir ya da pazarlama stratejileri oluşturmaya vakit ayırmak için planlama yapabilirsiniz.