Blog

  • Müşteri Temsilcileri İçin Farklı Bir Başarı Hikayesi

    Reklamcılığın ve pazarlamanın, yıllar içinde sürekli olarak mecralarını geliştiren ve genişleten birer sektör olduğu artık inkar edilemez bir gerçek. Reklamcılık sektörü için hayati anlam taşıyan mecra kavramı, son yıllarda öncekilerden çok daha kapsamlı yeni bir platforma kavuştu; Sosyal Medya.

    Bu yeni mecra, ilk yıllarında kullanıcılar için yalnızca bir sosyal platform olarak görülse de, reklam ve pazarlama anlamında yepyeni bir dünyanın kapısını açtı. Haliyle, hedef kitlesine ulaşmaya çalışan markalar için daha önce görülmemiş olanaklar sağlayarak, kısa sürede dünya çapındaki etkileşim gücünü de kanıtladı. Ülkemizde hala “Konvansiyonel Reklam” mı yoksa “Dijital Reklam” mı diye tartışıladursun, artık dünyada bu ikisinin yalnızca birer mecra ayrımı olduğunu fark ederek yüz yüze görüşeceği potansiyel müşterilere dijital platformlar üzerinden ulaşmayı başaran satış elemanlarının varlığından söz edebiliyoruz.

    Florida, Fort Myers’deki BMW’nin satış elemanı olarak çalışan Tahmina Hassanein, birkaç yıl önce BMW’de çalışmaya başladığında satış stratejisine sosyal mecraları dâhil etmeye karar vermiş. Fakat bunun için bir süre bekleyen Hassanein, kariyerine öncelikle satmaya çalışacağı araçları teknik anlamda daha yakından tanıyarak başlamış. Daha sonraysa, markaların sosyal mecralardaki satış stratejilerini incelemeye başlamış. Klasik anlamdaki araç tanıtım bilgilerinin ve reklamlarının sıradanlığını fark etmesiyle birlikte, kendi dijital yaklaşımını inşa etmeye karar vermiş.

    Bir satış temsilcisi olarak, markayı bir adım da olsa geriye atarak, potansiyel müşterilerle kendisi arasında bir bağ oluşturacak yapının doğru strateji olacağına karar verdiğinde, başta Facebook’ta olmak üzere, “Tahmina BMW” gibi kurumsal sayfalar oluşturmaya başlamış. Hassanenin’in bu yaklaşımı kısa süre içerisinde karşılık bularak kısa süre içerisinde ofisin parlayan yıldızı haline gelmiş ve satışlarını katlayarak artırmayı başarmış.

    Sosyal medya, ülkemiz için hala taze sayılabilecek bir mecra olma niteliğini koruyor. Ajanslar ve birçok marka, sosyal mecraları etkin biçimde kullanmayı büyük ölçüde başarmış olsa da, daha küçük şirketlerin sosyal medya yaklaşımları stratejik yaklaşımdan uzak bir şekilde ilerliyor.

    Sosyal medya, elbette ilerleyen yıllarda orta ve küçük ölçekli şirketler için bir muamma olmaktan kurtulacak. Fakat yine de bu konuyla yakından ilgilenen markaların ve insanların dikkat etmesi gereken en önemli nokta, kendi iletişim dillerini oluşturabilmeleri. Hassanenin’in oluşturduğu iletişim stratejisi, gerçek hayattaki bir müşteri temsilcisinin sosyal medya uyarlaması olarak şekillenmiş ve görünen o ki başarılı da olmuş.

    Bu örneğin farklı bir boyutu daha var. Artık sosyal mecralardaki başarıyı; beğeni, paylaşım, etkileşim vesaire gibi sınırların ötesine geçerek, gerçek anlamda bir amaç-sonuç ilişkisi içinde tanımlamamız gerekiyor.

  • Başarılarını İlerleyen Yaşlarında Elde Etmiş 12 Önemli İsim

    Birçok insan hayatı boyunca o “pik noktası” niteliğindeki başarıyı arıyor. Bazıları bu başarıyı genç yaşlarda elde edebilirken kimileriyse uzun yılların sonunda istedikleri başarının sahibi olabiliyor, ve hatta kimileriyse bunu dahi başaramayabiliyor.

    İşte yıllarca peşinden koştuktan sonra hayatlarındaki dönüm noktası sayılabilecek başarıyı elde etmiş 14 isim;

    1 – Martha Stewart

    Martha Stewart 40’lı yaşlarına gelene kadar Wall Street’te çalışmış ve bir dönem kendi şirketinin yöneticiliğini yapmış. Fakat gerçek başarısını, 41 yaşında yayımladığı ilk kitabıyla elde etmiş.

    2 – Joy Behar

    “The View” adlı televizyon programının sunuculuğunu yapan Joy Behar, 40’lı yaşlarına kadar öğretmen olarak çalışmış. Televizyon dünyasıyla tanışması ise, ona başarılı bir kariyerin kapısını açan dönüm noktası olmuş.

    3 – Vera Wang

    Bugünlerde ünlü isimlere diktiği gelinliklerle tanınan ünlü modacı, 40 yaşına kadar Vogue dergisinde çalışmış ve daha sonra da Ralph Lauren’de görev almış. 40 yaşında kendi ismiyle üretmeye başladığı gelinliklerle ismini duyurmayı ve birçok ünlü aktris ve model için özel gelinlikler hazırlayarak Vera Wang ismini bir marka haline getirmeyi başarmış.

    4 – Tim Zagat ve Nina Zagat

    Bu evli çift uzun yıllar mütevazı var hayat sürdükten sonra, restoranlar üzerine yazdıkları tanıtımlarla büyük başarılarını elde ederek 40’lı yaşlarında arzu ettikleri başarıyı bulmuşlar.

    5 – Robin Chase

    40 yaşındayken, Boston’daki araç sorunları üzerine Zipcar fikrini ortaya çıkaran Chase, bu fikriyle büyük başarıların altına imza atmış. Ve hatta Zipcar’dan esinlenen birçok firma günümüzde hala büyük girişimler olarak hayatlarını sürdürmeye devam ediyor.

    6 – Harland Sanders

    Daha çok Colonel Sanders olarak tanınan, KFC’nin kurucusu ve kullandığı 13 baharatın mucidi olan Sanders, bu başarısını elde ettiğinde tam 62 yaşındaymış. Çoğu insan ismini bilmese de, KFC logosunda gördüğümüz kişi Sanders’in bizzat kendisidir.

    7 – Rodney Dangerfield

    İlerleyen yaşlarında birçok komedi filminde başarılı işler çıkarmış olmasına rağmen, Rodney Dangerfield’in büyük patlaması 46 yaşında, bir ihtiyaç üzerine rol almaya başladığı “The Ed Sullivan Show” sayesinde olmuş

    8 – Duncan Hines

    Duncan Hines 54 yaşındayken Oteller ve yemekler üzerine bir tanıtım çalışmasına başlamışsa da, gerçek başarısını ancak 73 yaşında patentini aldığı “Duncan Hines Cake Mixes” sayesinde elde etmiş. Fakat ne yazık ki bu tarihten 6 yıl sonra ise hayata gözlerini yummuş.

    9 – Samuel L. Jackson

    Star Wars, 1408 gibi başarılı filmlerden tanıdığımız Jackson’ın başarısı 1994 yılında rol aldığı Pulp Fiction sayesinde ortaya çıkmış. Jackson bu filmde rol aldığında tam 46 yaşındaymış.

    10 – Donald Fisher

    Donald Fisher yıllarca farklı alanlarda çalışmalar yapmış ve 41 yaşına geldiğinde eşi Doris Fisher’la birlikte bugün 16 Milyar Dolar gibi devasa bir gelire sahip olan GAP’i kurmuş.

    11 – Ray Kroc

    McDonald’s firmasını bugün geldiği noktaya taşıyan Kroc, McDonald’s’ta çalışmaya başladığında tam 52 yaşındaymış. Yıllar içerisinde burada elde ettiği başarıya maddi olarak da karşılık bulan Kroc, 1974 yılında San Diego Padres adlı beyzbol kulübünü satın alarak, öldüğü 1984 yılına kadar da bu kulübün başkanlığını yapmaya devam etmiş.

    12 – Sam Walton

    Walton ailesi hala Amerika’nın en zengin ailelerinden birisi durumunda. Bu başarının arkasındaki isim ise, Walmart’ı kuran Sam Walton. Yaşadığı yıllarda Amerika’nın en zengin ismi olarak bilinen Walton, Walmart’ı kurduğunda 44 yaşındaymış.

  • İş Yerinde Mutlaka Dikkat Edilmesi Gereken 7 Konu

    Kendinizle ilgili doğru bakış açısını doğru yöntem ve yollarla yapmak bir nevi sanat işidir. Bu noktadaki ipucu veya hileli durum ise nerede durup, nerede hareket etmeniz gerektiğini iyi hesaplamaktan geçiyor. Bir defa ağzınızdan yanlış çıktı mı bunun geri dönüşü olmaz.

    Önemli olan nokta başarılı ve zeki insanlar, başkalarının fikirlerini ve bakış açılarını çözümleyip nerede, nasıl davranmaları gerektiğini  bilerek hareket ederler.

    Aşağıda sıralayacağımız liste insanların iş yerinde yaptıkları takdirde kariyerlerini aşağıya doğru çekecek 7 şeyi belirtiyor. Yani bu listedekileri başarılı insanlar farkında olmadan bile olsa “yapmıyorlar”, siz de yapmayın.

    İşlerinden nefret ettikleri gerçeği

    Bir işyerinde bir çalışanın en son duyma istediği şey çalışanlardan birinin işinden nefret ettiğini söylemesidir. Bu söylem hem grup fikrini öldürürü hem de çalışma motivasyonunu düşürür. Patronların en son duymak istediği şeydir.

    İşyerinde birinin beceriksiz olduğu fikri

    Her zaman her iş yerinde birileri beceriksiz olarak görülecektir. Ya bu noktada onun gelişmesine yardımcı olacaksınız ya da kovulmasına sebep olacaksınız. Eğer bir şey yapmayacaksınız o zaman sizde beceriksiz olmuş olursunuz. Okul arkadaşlarınızı beceriksizlik ile itham etmek pek de güvenli bir yöntem değildir. En iyi yöntem insanlara yardımcı olup onları geliştirmektir.

    Kimin ne kadar para kazandığı ile ilgilenmek

    Kendi aileniz sizin ne kadar para kazandığınızla ilgileniyor olabilir ama işyerinde bu tür şeylerle uğraşmak sadece negatif bir algı ortaya çıkarır. Yapılan işe göre alınan parayı dengede tutmak mümkün olmayan bir şeydir. Herkes kimin ne kadar kazandığını tahmini olarak bilmektedir zaten. Ama olurda siz bunu ortaya çıkarmaya çalışacak veya bu konuyla ilgili olumsuz bir tartışma yaratacak olursanız size karşı o eski bakışları bir daha göremezsiniz.

    Politika ve dini inanışlar

    İnsanların politik görüşleri ve dini inanışları kendi karakterlerine sıkı sıkıya bağlı olan en temel inanışlardır. Bir kişinin dini ve siyasi görüşlerine saygı duymamak onu küçük düşürücü bir hareket olup kabul edilemez bir durumdur.

    İnsanlar politik görüşleri ve inanışlara göre hayat felsefelerini ortaya koyup ona göre bir yaşam sürdürürler. İş arkadaşlarınızla konuşurken politik ve dini önyargılarınızdan arınarak hareket edin. Bunu hayatınızın her alanında yapmayı başarırsanız tabi ki daha faydalı olur.

    Facebook’ta neler yaptığına

    Patronunun Facebook hesabını açarken ilk karşılaştığı şey senin tekila içerkenki fotoğrafın ile karşılaşması olsa gerek. Böyle şeyler insanda olumsuz bir izlenim oluşturur. Neler giydiğinizden tutun da kimler ile takıldığınıza ve fotoğraflarınıza yapılan yorulara kadar her şey sizinle ilgili olumlu veye olumsuz fikirlerin oluşmasına sebep olabilir. Bu riske girmeye değmez bence. Linkedin sizin profesyonel network aracınız olmaya devam etsin. Hem patronunuz Facebook’dan neden arkadaşınız olsun ki?

    Yatak odası

    Insanların yatak odaları en mahrem yerleri sayılır. Bu konuda espriler yapmak ve aşırıya kaçmak olumsuz karşılanır ve hatta bazen sert çıkışmalara da sebep olabilir. Bu konuda sınırınızı aştığınız zaman pek de iyi gözle bakılmayan biri olursunuz.

    Şakada aşırıya kaçma

    Şaka yaparken şakayı kime yaptığınıza ve yaptığınız şakanın dozuna dikkat etmeniz sizin faydanızadır. Bu yaptığınız şey size çok sert dönebilir. Böyle durumlarda sınırınızı bilmeniz çok hayatidir. İnsanların hayatlarında nasıl durumlarla karşılaşmış olabileceğini asla bilemezsiniz. Bu yüzden çok iyi tanımadığınız insanlara bir konuda şaka yapmadan önce 2 kez düşünmelisiniz veya yapmazsanız daha iyi olur diyelim.

  • Akıllı Liderlerin Çalışanlarına Söyleyemeyecekleri 5 Şey

    Gözlük takıyorusunuz, yüksek bir IQ seviyeniz var, konferanslarda konuşmalar yapıyorsunuz. Hepsi güzel şeyler. Size bir soru! Bu kadar şey varken neden çalışanlarınıza kötü bir gün geçirdiğinizi veya para sıkıntısı çektiğinizi söyleyesiniz ki? Bu kendi ayağınıza sıkmak gibi bir şey olur. Liderlik etmenin daha güzel yolları da vardır. Mesela kendinize ait olan ve çalışanlarınızın güvenini sarsacak şeyleri onlarla paylaşmayarak liderliğinizi sürdürmeye devam edebilirsiniz.

    Çalışanlarınıza kötü bir gün geçiridğinizi söylemeyin ki güven sarsıcı bir durum ortaya çıkmasın. Otoriteler tarafından kabul edilen ve söylememeniz gereken 5 temel şey şöyle:

    Bir planım yok

    Temel şeylerden söz etmek gerekirse bunların başında planlama gelir. Bir planım yok demek, elinizdeki çatal ile tabakta bulunan yemeği karıştırıp yememeğe benzer. Bunun çalışanlarda yaratacağı ilk etki sessizlik olacaktır. Etkileri sonradan daha kötü olacaktır. Akıllı liderler başkalarına planları olmadığını asla söylemezler. Her zaman bir plan olmalıdır. Plana ama güvenin ama güvenmeyin önemli değil, bunu kimseye söylememelisiniz.

    Emin değilim

    İyi liderler güven inşa ederler. Geleceğe pozitif ve istekli bakarlar. Bunun tersini düşünmenin size hiçbir faydası olmayacaktır. Elinizde tam tersini gösteren veriler olsa bile olumlu tarafından bakmanız gerekmektedir. Bardağa boş tarafından bakmanın hiçkimseye bir yararaı olmayacaktır. Hele liderlere hiç bir faydası olmaz!

    Stresliyim

    Beraber çalıştığınız insanların sizin stresli olduğunuzu bilmesi başta siz olmak üzere kimseye fayda sağlamaz. Stres ile ilgili problemlerinizi profesyonel yardım alarak halledebilirsiniz. Sizi lider olarak görmek isteyenler sizin daima sakin, kendinden emin görmek isterler. (Acımasız gerçekler)

    Para sıkıntısı çekiyoruz

    Paradan yakınan, sıkıntı çektiğini dile getiren bir lidere veya girişimciye kim güvenip yatırım yapmak ister?  Şirketin amaçları konusunda açık olun ve hedefinizi ortaya koyun. Para sıkıntısı çektiğinizi çalışanlarına söylemeniz sizin aleyhinize olacaktır. Çalışanlarınızı strese sokar ve acaba maaşımızı alacak mıyız gibi performans düşürücü psikolojik sonuçlar doğurur.

    Kötü günümdeyim, günüm kötü geçti

    Günüm kötü geçti veya kötü günümdeyim gibi olumsuzluk saçan şeyler, işyerinde çalışanlarınıza söylenecek sözler değildir. Bunlar hakkında dışardaki biri ile veya yakın bir arkadaşınız le konuşabilirsiniz. Böyle söylemler çalışanlarda güven kaybından tutunda inanç kaybına kadar gider. Kimse ileriyi kestiremyen ve sorunların üstesinden gelemeyeceğine inandığı kimseyi takip etmek istemez. Hergün güzel bir gündür. Her gün yeni fırsatların ortaya çıkabileceği bir işe geliş sebebidir.

  • Başarıya Giden Yolda Milyarderlerin İzlediği 7 Temel Davranış

    Forbes’a göre dünyada şu an 1826 milyarder bulunmaktadır. Bu milyarderlerden 290’ı 2015 yılında bu kulübe katılmıştır.  %19’luk bir orana denk gelmektedir. Yani, her 4 yılda 1 milyarderler listesi 2 katına çıkabilir.

    Matematiksel olarak, yaklaşık 94 yıl sonra herkesin milyarder olma şansı da bulunmaktadır. Bu, komik gelebilir ama matematiksel olarak gerçekleşebilir bir durumdur. 🙂

    Milyoner ve Milyarder Kişilerdeki Davranışlar

    Milyarderler kulübüne girmenizi kesin olarak garanti edemem, ancak mevcut milyarderlerin davranışları hakkında bazı ipuçları verebilirim. Başarıya ulaşmış kişilerde ki davranışlar sizi milyarder yapma garantisi vermez, ancak başarıya ulaşmanıza yardımcı olabilir.

    • Sabırlı Olmak

    Milyarderler genellikle sabırlıdırlar. Milyoner olurken bile, hedeflerini planlar doğrultusunda gerçekleştirmişlerdir.

    • Reddetme Konusunda Kararlılık

    Milyarderler genellikle reddetme konusunda kararlıdırlar. İnandıkları şeylerin peşinden giderken etraflarından gelen uyarıları dikkate almazlar veya önerileri reddederler. Bu, kendi amaçlarını gerçekleştirmelerine yardımcı olur.

    • Büyük Düşünmek

    Milyarderlerin hayalleri genellikle büyüktür. Amacı zengin olmak değil, dünyayı değiştirmektir.

    • Bahane Üretmemek

    Bahane üretmek yerine eyleme geçmek önemlidir. Başarılı olmak için bahaneler yerine çözümlere odaklanmalısınız.

    • Pişmanlık Duymamak

    Başarısızlık yaşamaktan korkmak yerine deneme cesareti göstermek önemlidir. Pişman olunabilecek şeylerden kaçınmak, ilerlemenizi engelleyebilir.

    • Hareketli ve Yenilikçi Olmak

    Yenilik ve risk alma, büyük başarılara ulaşmanın anahtarı olabilir. Durağanlık yerine, sürekli olarak değişime ve gelişime açık olmak önemlidir.

    • Geleceği İnşa Etmek

    Müşterilerinizin ihtiyaçlarını tahmin ederek işinizi sürekli olarak geliştirmek önemlidir. Geleceği şekillendirmek için mevcut durumu analiz etmek ve uygun adımları atmak gerekir.

    Paylaşılan temel davranışları benimseyerek, amaçlarınızı gerçekleştirmeniz daha kolay olabilir.

  • Başarıya Giden Yolda Başarısızlıklar: 4 Büyük Liderin İlham Veren Hikayeleri

    Leonardo da Vinci’nin sözüyle başlayalım: “Engeller beni durduramaz, her bir engel kararlılığımı daha da güçlendirir.”  

    Başarısızlığın yıkıcı olduğunu kolayca kabul ederken, başarısızlık durumunu fırsata çevirme şansımız olduğunu unutuyoruz. Başarı ve başarısızlığın birbirini tamamlayan iki olgu olduğunu benimsemek mantıksız kabul edilebilir belki. Fakat her başarısızlık deneyimi, motive edici ve aydınlatıcı da olacaktır.

    Bugün, yaşadıkları başarısızlıklara rağmen vazgeçmeyen girişimcileri konuşuyoruz hâlâ. Dünyanın gelişimine yön veren 4 büyük liderin başarısızlık hikâyelerinden de çıkarabileceğimiz çok önemli dersler var.

    İşte o hikâyelerden bazıları:

    Bill Gates:

    Dünyanın en zengin iş adamları listesinde ilk 3 içerisinde yer edinen Bill Gates’i bugünlere getiren, teknolojinin gelişime en açık olduğu zamanlarda fikrini hayata geçirmesi oldu. Ve fikrinin mükemmel olması için çok çalışması…

    İlk girişimini Traf-O-Data adındaki şirketi ile yapan Gates, bu şirketiyle teknoloji dünyasına “Big Data” kavramını kazandırdı diyebiliriz. Fakat şirket başarısız oldu, ürünleri iyi çalışmadı. Şirketi satmaya bile karar verdi.

    Her şey ters giderken, hedefinden vazgeçmedi. Ve bugün bulunduğu konum tartışılmayacak kadar iyi.

    Ders:

    Traf-O-Data şirketinin başarılı olması için hiç umut yoktu. Fakat bu durum, Gates’in potansiyeli üzerinde olumsuz yansıması olmadı. Fikriniz harika görünse bile, umduğunuz başarıyı yakalayamayabilir. Önünüzde birçok fırsatın çıkacağını, fırsatlar yaratabileceğinizi unutmayın.

    Stephen King:

    Modern çağın en tanınan roman yazarlarından biri olan Stephen King, korku ve gerilim temalarında üstad kabul edilir. King’in ilk romanı Carrie, her şeyiyle başarısız oldu. Yayınlanma kararı alınmadan önce, tam 30 kez reddedildi. Yayınlandıktan sonra ise, yüzlerce kitap arasından sıyrılıp, en çok okunan yazar haline geldi. Ve Carrie (Göz) bugün iki kere filme uyarlanmış ve Stephen King’in en başarılı yapıtları arasında sayılan, 350 milyon kopyası olan bir roman olmuştur.

    Ders:

    Reddedilmenin hayatımızın bir parçası olduğu kaçınılmaz. Basit düzenlemeler başarısızlığı bir anda büyük bir başarıya çevirebilir. Fikrinizi gözden geçirip, farklı bir kitleyi hedefleyerek amacınıza ulaşabilirsiniz. Ya da marka kimliğini yeniden tanımlayarak başarısızlığı ortadan kaldırabilirsin.

    Steve Jobs:

    Teknolojik yenilik ve kurumsal vizyonda bir dahi: Steve Jobs. Apple’ı bugünkü konumuna taşımış olan Jobs’un geçmişi başarısızlıklarla, aksiliklerle ve yenilgilerle doludur. 1976’da Apple’da çalışmaya başladıktan sonra, şirket hızlıca yükselmeye başladı. Fakat 1985’teki ürün lansmanında başarısız olan Jobs, kendi şirketinden atıldı. Aslında çoğu insan tam da bu noktada pes eder, her şeyden vazgeçerdi.  Jobs ise, Next adındaki yeni şirketini kurdu. Next de başarısız kabul edildi fakat 1997 yılında Apple’ın dikkatini çekti. Apple şirketi satın aldı ve Jobs, liderliği ile teknolojiyi yeniden tasarladı.

    Ders:

    Azim her şeydir. Jobs, büyük işler yapmaya kendini adamıştı. Geçmişteki başarısızlıkların hiçbirine takılmadan hayalini gerçekleştirdi. Ve ardında kıymetli bir miras bıraktı.

    Walt Disney:

    İşe yarar fikirleri olmadığı gerekçesiyle gazeteden kovulan Walt Disney, film ve eğlence endüstrisindeki devrimleriyle tanıyoruz. “Dünyanın en mutlu yeri”ni yaratmak için 302 kez reddedilmişti. Disney’in ilk animasyon stüdyosu dağılmış, maddi zorluklarla uğraşıyordu. Snow White, Pinokyo ve Fantasia gibi Disney klasikleri finansal başarısızlıklar getirdi.

    Birkaç defa iflas eden Walt Disney, bugün paha biçilemez bir eğlence devinin yaratıcısı olarak aklımızda.

    Ders:

    Bir fikrin gücü başarısı veya başarısızlığıyla ölçülemez. Disney’in ilk zamanlarındaki birçok filmi ticari amaçla yapılmış olsa bile şaheserdi fakat maddi olarak tatmin etmemişti. Daha sonra dağılan animasyon stüdyosu, yüksek kaliteli işler üretmişti.

    Yaşayabileceğiniz başarısızlıklara rağmen ilk önce kendinize iyi bir şirket olduğunuzu hatırlatın. Başarısızlık asla yolun sonu değildir, yeni bir yolculuk için küçük bir adımdır.

    Peki başarısız olduğunuz konulardaki tutumunuz sizi nereye taşıdı? Bir yıkım mıydı, yoksa yeni bir fırsat mı?

  • DSLR Kamera Nedir? DSLR Kamera Nasıl Çalışır?

    DSLR kamera veya fotoğraf makinesi, fotoğrafçılığa ilgi duyanların ve bu alanda hobi veya profesyonel çalışmalar yapanların sıklıkla kullandığı fotoğraf cihazıdır. DSLR terimi, Digital Single Lens Reflex ifadesinin baş harflerinden oluşur ve dijital tek lens yansımalı kameranın kısaltmasıdır.

    DSLR kameralar, görüntüyü lens aracılığıyla alır ve aynalı sistem sayesinde vizöre yansıtır. Başka deyişle, çekilen görüntüyü vizörde görmemize imkan tanır. DSLR kameralar herkesin daha profesyonel görüntüler çekebilmesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Yeni başlayanlar dahil herkes için yüksek kalitede fotoğraflar çekme olanağı sunar.

    DSLR Kameralar Nasıl Çalışır?

    DSLR kameraların tasarımı genellikle birçok kamerada benzerdir ve temel parçaları içerir. Tipik olarak, DSLR kamerasının içeriğinde bulunan önemli parçalar vardır.

    • Değiştirilebilir Lensler

    DSLR kameralar, farklı türdeki fotoğraf çekimleri için lenslerin kolayca değiştirilebilir olmasıyla öne çıkar.

    • Odak Ekranı

    Görüntünün odaklanmasını kontrol etmek için kullanılan ekrandır.

    • Mekanik Ayna

    Görüntüyü lensin alındığı yerden vizöre yönlendiren mekanik aynadır.

    • Yoğunlaştırıcı Mercek

    Işığı doğru şekilde yönlendirmek ve odaklamak için kullanılan mercek.

    • Pentaprizma

    Görüntünün vizöre yansıtılmasını sağlayan parçadır.

    • Vizör

    Kullanıcının çekim sırasında görüntüyü görmesini sağlayan optik pencere.

    • Deklanşör

    Fotoğrafın çekilmesini başlatan düğme.

    • Sensör

    Görüntüyü dijital olarak kaydeden sensördür.

    DSLR kameralar, lensin görüntüyü alıp odak ekranına iletebilmesi için mekanik ayna kullanır. Işığı doğru yönlendirmek ve odaklamak için yoğunlaştırıcı mercek ve pentaprizma da kullanılır. Kamera içinde vizör bulundurur, böylece kullanıcılar görüntüyü görebilir ve odaklama yapabilir.

    DSLR Nedir?

    Deklanşöre veya otomatik odaklama (AF) düğmesine yarı basıldığında, kamera odaklama işlemini başlatır. Fotoğraf çekilirken ayna yukarıya doğru hareket eder, deklanşör açılır ve sensör ışığı kaydeder. Sonraki poz için kamera hazırlanana kadar tekrarlanır.

    DSLR Kameraların Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

    DSLR kameralar, kullanıcılara çeşitli avantajlar sunar.

    1. Lensin Görüntüsü: DSLR kameraların lensinden görünen görüntü, sensöre yansıyan görüntü ile aynıdır. Kullanıcılara lensin gördüğü ile ne alacaklarını doğru şekilde görmelerini sağlar.
    2. Değiştirilebilir Lensler: Kullanıcılar, çekim ihtiyaçlarına uygun farklı türdeki lensleri kullanarak esneklik elde edebilirler.
    3. Geniş Sensörler: DSLR kameralar, genellikle büyük sensörlere sahiptir ve daha yüksek çözünürlük daha iyi düşük ışık performansı anlamına gelir.
    4. Hızlı Çekim: DSLR kameraların gecikme süresi genellikle düşüktür. Hızlı çekimler için idealdir.
    5. Yedekleme Seçenekleri: Çoğu DSLR kamera, yedek hafıza kartı yuvalarına sahiptir. Veri kaybını önlemek için yedekleme yapmayı kolaylaştırır.
    6. Hafıza Kartı Kapasitesi: DSLR kameralar, büyük hafıza kartları kullanabilir ve çok sayıda fotoğraf çekme imkanı sunar.

    DSLR Kameraların Özellikleri Nelerdir?

    DSLR kameralar genellikle şu özelliklere sahiptir;

    1. Değiştirilebilir Lens Özelliği: Farklı çekim ihtiyaçlarına uygun lenslerin kolayca değiştirilebilir olması.
    2. Geniş Sensör: Yüksek kaliteli ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekme yeteneği.
    3. HD Video: HD video çekme özelliği.
    4. Toz Azaltma: Toz ve kir girişini önlemek için toz azaltma teknolojisi.

    DSLR kameralar fotoğrafçılıkla ilgilenenler için çok sayıda seçenek sunan çok yönlü ve güçlü cihazlardır. DSLR kullanıcılarının yaratıcılıklarını sergileyebilmeleri ve farklı çekim koşullarına uyum sağlayabilmeleri için tasarlanmıştır.

  • BİOS Güncelleme Nasıl Yapılır, Ne İşe Yarar?

    BIOS’lar ana kartların kalbidir. Kolayca müdahale edilerek güncelleme sonrasında BIOS kendine tekrar gelebiliyor.

    BIOS nasıl güncellenir?

    BIOS güncelleme işlemlerini yapmadan önce mutlaka anakartın marka ve modeline göre hareket etmeniz gerekir. Her bilgisayarın BIOS yazılımı farklılık göstermektedir. Elinizde bulunan anakart için hazırlanmamış olan bir BIOS yazılımları bilgisayar performansını ciddi şekilde değiştirmektedir.

    Anakartınızın Modelini Nasıl Öğrenebilirsiniz?

    Anakartın marka ve modelini mutlaka öğrenmelisiniz. Her anakart marka ve modeli için farklı bir BIOS sürümü yer alıyor. Bilgiler anakartın üzerinde bulunur ve de üçüncü parti yazılımları kullanarak anakart modellerinden yararlanabilirsiniz.

    Bilgisayarınızın BIOS Sürümünü Nasıl Öğrenebilirsiniz?

    • Bilgisayarda başlat ekranından Windows simgesini tıklayın.
    • Msinfo yazın.
    • Sistem Bilgisi seçeneğine tıklayalım.
    • Ekran üzerinde BIOS sürümü numarasını görebilirsiniz.

    BIOS Güncellemesi Nasıl Yapılır?

    Kullanılan anakartın üreticisine ait olan internet adresinde de BIOS güncellemelerini bulabilirsiniz. CPU-Z programını kurarak sistem karşılaştırması yapmalısınız. Güncellemeyi direkt olarak bilgisayara indirebilirsiniz. Bilgisayarınıza indirdiğiniz klasörü herhangi bir USB belleğin içine kopyalamalısınız. BIOS güncellemesi sonrasında bilgisayar yeniden başlatılmalıdır.

    bios güncellemesi nasıl yapılır?

    BIOS Güncellemesi Ne İşe Yarar?

    BIOS güncellemesi, bilgisayarın mevcut performansının artmasını sağlar. Ayrıca yeni nesil işlemciler ile uyum sağlamasına da yardımcı olur. Oyuncular için FPS özelliklerinin iyi olması gerekir. Performans arttırmak için kullanıcılar en çok BIOS güncellemesi gerçekleştiriyor. BIOS güncellemesi sonrasında birçok donanım ve yazılım daha güçlü hale gelir.

    BİOS Güncelleme Tehlikeli Mi?

    BIOS güncellemesi anakartta yer alan çip üzerinde etkilidir. Bu nedenle uygulama önemlidir. Güncelleme sırasında elektriğin gitmemesi gerekir. BIOS güncellemeleri asla tehlikeli değildir.

    BİOS Güncelleme Avantajları Nedir?

    BIOS güncellemeleri anakarttan daha üst düzey bir performans almanızı sağlar. Güncelleme sonrasında tüm hataları giderebilirsiniz. Sorunsuz anakart desteğinden yararlanabilirsiniz. Uzun zamandır çözülmeyen bir sorun bulunuyor güncelleme gereken desteği sizler sunabilir.

    Yeni teknolojiler ile uyumlu hale gelen bios güncelleme sonrasında bilgisayar performansı artacaktır. Direkt olarak güncelleme üzerinden hataları kolayca giderebilirsiniz.

    Bios Nasıl Güncellenir?

    Basic İnput Outpu System olarak bilinen bilgisayarın giriş ve çıkış işlemlerini kontrol eder. Bilgisayarların performansını ciddi şekilde etkileyen bölümlerden bir tanesidir. Kalıcı yazılım olduğundan dolayı BIOS değiştirilemez ve ROM belleğinde saklanır.

    BIOS sistemlerinde değişiklik yapmak istiyorsanız güncelleme yapabilirsiniz. Yapılan güncelleme sonrasında bilgisayar performansında ciddi artışlar görülebilir. BIOS birçok oyuncu tarafından müdahale edilen bölümlerden bir tanesidir. Güncelleme sonrasında oyuncular daha iyi FPS sonuçları alabiliyor.

  • Varlıklı İnsanların Sıklıkla Paylaştığı Ortak Alışkanlıklar

    Bazı insanlar neden zengin olabiliyorken diğerleri olamıyor? Birçok kişi aslında yeteri kadar çalıştığına, çaba sarfettiğine inandığı halde neden zengin olamadığını sorguluyordur. Buna verilen ilk cevap “doğru zamanda, doğru kişilerle, doğru yerde olmak” oluyor genelde ama belki de durum farklıdır, ne dersiniz? Her şey alışkanlıklarda saklı olabilir.

    350 kişi arasında bir araştırma yapılıyor ve bu araştırmada zenginlerin en yaygın alışkanlıkları paylaşılıyor. Araştırmada 350 zengin ve fakir kişi denek olarak alınıyor. ABD’de yapıldığı için kim fakir kim zengin diye şaşırtmasın zengin olanlar yılda 160.000 dolardan fazla kazananlar ve fakir olanlar da yılda 35.000 dolardan az kazananlar olarak belirleniyor. Gelin alışkanlıklarına beraber bakalım:

    Her gün okuyorlar: 

    Zengin, varlıklı kişilerin en önemli ortak özelliklerinden biri her gün okuyor olmaları. Zenginlerin %77’si her gün en az 30 dakika kitap okurken fakirlerin %2’si her gün en az 30 dakika kitap okuduğunu belirtiyor.

    Daha az televizyon izliyorlar: 

    Televizyon için “aptal kutusu” tabirini onaylar nitelikte bir sonuç. Zenginlerin sadece %6’sı eğlence programlarını izlediğini belirtiyor ve %67’si günde 1 saatten az televizyon izlediğini belirtiyor. Fakir katılımcıların %78’i eğlence programlarını izlediğini belirtirken %23’ü günde 1 saatten az televizyon izlediğini söylüyor.

    Sağlıklı yaşamaya özen gösteriyorlar: 

    Varlıklı insanların %76’sı haftanın en az 4 günü spor yapıyor ve günlük kalori ihtiyacına ek olarak maksimum 300 kalori alıyor iken fakir kitlenin %97’si spora pek zaman ayırmıyor ve günlük ihtiyacının çok üzerinde kalori ile besleniyor. (Para sahibi olanlar iyi harcamak için sağlığına dikkat ediyor olabilir)

    Yapılacaklar listesi hazırlıyorlar:

    Varklıklı kişilerin %71’i mutlaka her gün to-do list hazırlıyor ve uyguluyor iken bu oran fakirlerde sadece %9.

    Burada fakir-zengin tabirlerine lütfen takılmayın, biraz net olabilmek için böyle yazdım. Belki de doğru zamanı beklerken alışkanlıklarımızı bu şekilde değiştirmeye başlamalıyız. Ne dersiniz?

  • Verimliliği Artırmak İçin Kullanabileceğiniz 8 Akıllı Araç: Daha Az Çaba İle Daha Fazla İş

    Geride bıraktığımız yüzyılın bizlere öğrettiği en önemli şeylerden birisi, çalışma veriminin ne denli büyük önem taşıdığıdır. Çalışma verimliliği, tarımdan tutun da ağır sanayiye kadar artık her alanda kendini çok net bir şekilde göstermiştir. Haliyle, teknolojinin ve yazılım dünyasının gelişmesi de, kişisel anlamda çalışma verimini artıracak çok sayıda aracın kazanılmasını sağladı. Özellikle bulut sistemler, her an her yerde çalışma sisteminin sürekliliğini sağlayacak araçları ortaya çıkarıyor.

    Çalışma verimliliğini artıracak 9 araç nelerdir?

    1. Boomerang – Gmail eklentisi, e-postaları zamanlamaya olanak sağlar.
    2. Box – Tüm dosyaları güvenli bir havuzda tutarak iş arkadaşları ve iş ortaklarıyla paylaşmanıza olanak sağlar.
    3. Calendly – Günlük planlarınızı en basit şekilde planlamanızı sağlar.
    4. Attendify – Etkinliklere özel bir sosyal platform oluşturarak kapsamlı bir hizmet sağlar.
    5. LastPass – İnternet ortamındaki şifre karmaşasından kurtulmanızı ve güvenli kalmayı sağlar.
    6. When I Work – Çalışanlarınızla olan toplantılarınızı ve görüşmelerinizi nitelikli bir şekilde yönetmenizi sağlar.
    7. LeadPages – Karşılama sayfalarınızı kolayca ve optimum sürede hazırlamanızı sağlar.
    8. UberConference – Uzak bağlantılı konferansları olabilecek en basit yapıya kavuşturarak şirket konferanslarındaki karmaşayı ortadan kaldırır.
    9. Trello – Projeleri organize etmenizi, ekiplerinizle kolayca işbirliği yapmanızı sağlar.

    Bu araçlar, e-posta zamanlama, dosya paylaşımı, toplantı yönetimi, etkinlik düzenleme, şifre yönetimi, karşılama sayfası oluşturma, konferans yönetimi ve proje yönetimi gibi alanlarda işlerinizi kolaylaştırmak için kullanılabilir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan bulut sistemler sayesinde her zaman ve her yerde kullanılabilir ve Verimliliği artırmak için bu tür araçları kullanmak, çalışma sürecinizi daha düzenli ve daha verimli hale getirebilir.