Blog

  • Başarı hakkında bilinen 7 yalan

    Çoğumuz başarılı olmayı hayal eder ama çok azımız başardığını veya amacına ulaştığını söyler. Herkes için başarının tanımı farklı olabilir ama yaygınca kullanılan bazı yalan tanımlar var. Şimdi bunlardan 7 tanesini hep birlikte görelim.

    Bütün cevapların sende olması lazım.

    Başarılı insanlar kafasındaki bütün sorulara cevap vererek yola çıkmazlar. Sadece neleri öğrenmeleri gerektiğini iyi saptarlar. Başarılı olan çoğu girişimci, yolda ilerlerken yaptığı hatalardan öğrendikleri sayesinde yoluna devam edebildi!

    Bir şeyleri değiştirmen gerekmiyor.

    İşe başlarken hep farklı ve eşsiz birşey üretmek için uğraşılır. Bu ürün başarılı olabilir ama daha da büyümesi için kullanıcının deneyimiyle değişir. Yani ortada tamamen eşsiz birşey oluşmaz.

    Bir gecede başarıya ulaşmak.

    Beyonce bir konuşmasında “Bu sektörde benim kadar çok çalışanı görmedim” demiş. Yada Lionel Messi veya Cristiano Ronaldo gibi yıldızlar da takımın en çok çalışan oyuncuları. Yani aslında hakeden başarıya ulaşır. Cem Yılmaz’ın da son zamanlarda gözde olan tweet’inde söylediği gibi. “Başarılı insanların ortak özelliği it gibi çalışmalarıdır.”

    Başarılı olmak için herşeyden ödün vermen lazım.

    Oprah Winfrey: “Her şeye sahip olabilirsiniz ama hepsine aynı anda değil.” demiş. Bir milyarder olup senede 50 farklı ülkede tatil yapabilirsiniz, mükemmel bir baba olabilirsiniz yada senede 10 maraton koşabilirsiniz. Bunların hepsini aynı zaman dilimlerinde yapmak biraz zor. Bu hayat-iş dengesini tutturmak zor ama elinizden gelenin en iyisini yapabilirsiniz.

    Başarı bütün problemlerinizin bitmesini sağlayacak.

    Başarılı insanların daha az problemi yok. Sadece problem çözme stratejileri daha iyi. O yüzden daha az problem istemek yerine onlarla baş edebilmenin yollarını bulun.

    Başarılı olduktan sonra insanlar sizi daha çok sevecek.

    Marilyn Monroe: “Başarı birçok insanın sizden nefret etmesine yol açar. Keşke böyle olmasaydı.” demiş. Serdar Kuzuloğlu’nun da bir konuşmasında “insanlar Ferrari’ye binen kişilere hem özeniyor hem de küfür ediyor” odağındaki konuşması yine bu konuya başka bir örnek.

    Başarı sizi daha mutlu yapacak.

    Yıllarca süren tartışma konusu bu. “Para mutluluğu satın alabilir mi?”. Bence kısa vadede parayla mutlu olunur ama uzun vadede tatmin edici bir mutluluğa sahip olamazsınız. O yüzden ister başarılı olun ister olmayın kendinizce mutlu olmanın bir yolunu bulun.

  • Başarısız Girişimcilik Örnekleri ve Çıkarılacak Dersler

    Başarısız girişimcilik aslında yatırımcılar için şaşırtıcı bir durum değildir. Dünyada birçok örnekleri bulunan bu girişimcilikleri çok yakından takip eden yatırımcılar, start up dünyasındaki başarısızlıkları doğal karşılıyor. Ancak yine de edindikleri yatırım tecrübelerini de göz ardı etmiyorlar. İlham veren başarısız girişimcilik örneklerinden bazıları;

    1-Bill Gates ve Traf-O-Data

    Bu sistem trafik bilgilerini kaydetti ve hükümet yetkililerine, inşaat mühendislerine ve ihtiyaç duyan diğerler yerlere geri verdi. Adında tire ve büyük harf O bulunan diğer icatlar gibi, sonuçta başarısız oldu. Belki farklı bir marka daha başarılı olabilirdi.

    2-Steve Jobs – Kuruluşuna yardım ettiği şirket tarafından kovuldu

    Apple I’i veya Apple Lisa’yı hatırlıyor musunuz? Cevabınız hayır ise yalnız değilsiniz. Bunlar, Apple’ın ürettiği, hiçbir sonuç alamadığı ürünlerdir. Ne yazık ki Steve Jobs’un zorladığı ve Apple’ın geliştirirken milyarlarca dolar kaybetmesine sebep olduğu ürünlerdi. Seksenlerin ortalarında Steve Jobs’un Apple’dan kovulmasına neden olanlarda denebilir.

    Neyse ki, Jobs sonunda 1997’de şirkete geri döndü. Bugüne kadar devam eden bir yenilik ve büyüme döneminde şirketin liderliğine yardım etti.

    3-Thomas Edison – Bir şey öğrenmek için çok aptal

    Thomas Edison, kötü bir öğrenci olduğu gerekçesiyle okuldan atıldı. , Edison’un annesi ona inandı ve onu eğitimine devam etmesi için cesaretlendirdi. İş hayatına girdiğinde yeterince üretken olmadığı için ilk işlerinden belirsiz bir şekilde kovuldu.

    Ampulü çalıştırmaya yönelik ilk bin veya daha fazla girişimi bile başarısızlıkla sonuçlandı. Tüm bunlara rağmen Edison, ampul ve film projektörü dahil olmak üzere birçok patent toplayan üretken bir mucit olarak anılıyor.

    4-Walt Disney – Başarısız yapım şirketi ve yaratıcılıktan yoksun

    Mickey Mouse karakteri, kadınların farelerden korkması nedeniyle MGM tarafından reddedilmişti.

    Pinokyo filminin gösteriminden önce Walt Disney, tiyatroya gelen ailelere el sallamak için kukla gibi giyinmek, çadırın tepesinde durmak üzere birkaç kişiyle anlaştı. Onlara o gün için içecek ve yiyecek sağladı. Gösterim başladığında, bu kişiler bazı problemler çıkardı ve gelen konuklara hakaret etmeye başladılar. Açıkça, Walt bu başarısızlıkların üstesinden geldi ve Disney’i günümüzdeki haline getirmeyi başardı.

    Bu isimler gibi daha birçok başarısız girişimciler veya batan şirket hikayeleri örnekleri bulunmaktadır.

    Başarısız Girişim Örneklerinden Çıkarılacak Dersler

    Tüm bu girişimcilik örneklerini incelediğimiz de çıkarmamız gereken en önemli dersin vazgeçmemek olduğunu görmek çok da zor değil. Genel anlamda her başarısızlık öyküsünde yatan bir sebep vardır. Önemli olan kendi öykümüzde nerelerde hata yaptığımızı bulup, bu hataları nasıl düzeltmemiz gerektiğine odaklanmaktır. Yeni iş girişiminde bulunurken bazen çok heyecanlı bazen çok aceleci olabiliriz bunlar bizi hata yapmaya sürükleyebilir. Zaten hata yapmak her zaman bir yol göstericisidir.

  • Verimli çalışmayı arttırmak için bilimsel olarak ispatlanmış 10 strateji

    Verimliliği attırıcı şeylere göz attığımızda karşımıza tonlarca makale, video, podcast, sunum çıkar ve verimliliğimizi nasıl arttıracağımıza dair bir sürü vaatte bulunur hepsi…

    Bunların hepsini bir kenara bırakıp bilimsel tutarlılıklar taşıyan bazı stratejiler hakkında konuşalım isterseniz. Aşağıda sıraladığım 10 madde de bilimsel olarak desteklenmiş ve verimliliği arttırmaya yardımcı olan stratejilerdir.

    • Daha çok uyuyun

    Harvard sağlık çalışmalarına göre yetersiz uyku veya verimsiz uyku insanın verimini düşürmektedir. Daha çok hata yapmasına neden oluyor. Verimliliği en aza indiriyor. Yetersiz uykunun yaşandığı anlarda beyin işlevini tam olarak yerine getiremediğinden verimliliğin hat safhada olması ihtimali de ortadan kalkmış oluyor.

    • Her zaman kendinize zaman sınırı koyun

    Dan Ariely ve kurumu tarafından yapılan araştırmalara göre bir iş yaparken o işle ilgili bir bitirme tarihi veya yapılması gerekenler listesi koyduğunuz zaman o işin zamanında bitirilmesi ve verimliliğin artması ile ilgili şansın arttığı ortaya çıkmaktadır.

    • Düzenli egzersiz yapın

    Essex üniversitesi tarafından yapılan çalışmalara göre egzersiz yapmak fazla kiloları vermek, diri durmak gibi birçok güzel şeyi sağlıyor. Araştırma sonuçlarına göre, yapılan egzersizden 2-4 saat sonra kendini zinde hissetme, pozitif bir ruh haline sahip olma, daha çok sosyal olma eğilimi, daha kaliteli bir yaşam, verimliliği geliştirici ve daha iyi seçimler yapma gibi faydalar sağlıyor. Özellikle saba yapılan egzersiz gün boyu yaşamınızı olumu etkilemektedir.

    • Dinlenin

    Scientific American’ın yaptığı araştırmaya göre çok çalışmak beyinde kan birikmesine ve sıkışıklığa sebep oluyor. Gün boyunca çalıştığınız sürede devamlı kısa aralar vermelisiniz. Haftasonları daha çok çalışırken aralar vermeli zevk aldığınız şeyleri okumalısınız. Ara sıra kısa kısa uyku atıştırmaları yapmalısınız. Dinlendirici aktiviteler sizin günlük yaptığınız işlerin daha rahat bir şekilde yapılmasını sağlar ve aklınızda kalmasına yardımcı olur.

    • Müzik dinleyin

    Ottowa üniversitesinin yaptığı araştırmalara göre çalışırken müzik dinleyenlerin dinlemeyenlere oranla daha verimli çalıştığı ortaya çıkmıştır. Çoğu insan klasik müziğin diğer tarzlardan daha verimli olduğunu belirtmektedir.

    • Ara verin

    Derek Thompson of The Atlantic’e göre çalışırken ara verenle vermeyen arasında yüzde 13 verim farkı bulunmaktadır. Ara verenlerin daha verimli olduğu özellikle bazı işlerde uzun aranın daha da işe yaradığı görülmüştür.

    • Klavyeyi kullanmayı öğrenin

    Gününün büyük bir zaman dilimini bilgisayar başında geçiren ve sürekli yazmak zorunda kalan insanlar klavyeye bakmadan yazmayı öğrendikleri zaman daha az yorulur ve daha verimli çalışırlar. Ayrıca klavyeye bakmadan yazan insanlar eski performanslarının 2 katına çıkar zamanla.

    • Arka planda hafif gürültü olsun

    Müzik dinlediğiniz gibi çalıştığınız zaman arka planda hafif bir gürültü olması sizi uyanık tutar ve daha verimli olmanızı sağlar. Özellikle müzik dinlemek istemediğiniz zaman basit ve hafif bir gürültü işinize yarayacaktır.

    • İdeal ofis çevresi yaratın

    Birçok araştırma kanıtlamaktadır ki çalışma ofisini kendinize göre düzenlediğinizde daha mutlu olursunuz. Bazen gerektiğinde fazladan bir monitör veya pencereleri geniş bir ofis bile iş performansınızı çok farklı şekilde etkileyebilmektedir. Kendi karakterinize göre ayarlamanız sizin için daha sağlıklı olacaktır.

    • 1 saatten az çalışacak şekilde bölümlere ayırın zamanınızı

    En verimli çalışma şekli 45-55 dakika çalıştıktan sonra 15 dakika ara verilen yöntemdir. Okul dönemlerimizde de tenefüsler buna göre ayarlanıyordu hatırlarsanız.

    Sizlerinde bilimsel olarak desteklenmiş, kanıtlanmış yöntemleriniz varsa bizim ile yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

  • Jack Dorsey’in Her Gün Sabah 5’te Başlayan Günü

    Jack Dorsey, Twitter’in kurucusu ve Square’in CEO’su olarak bilinir. Aynı zamanda yogi ve meditasyon pratiği yapan biridir. Bu nedenle, her gününü sağlıklı bir şekilde başlatmak için sabah 5’te kalkıyor.

    Dorsey’in sabah rutini oldukça sıradışıdır. Sabah 5’te uyanır ve hemen meditasyon yapar. Ardından 7 kilometre koşu yapar ve ardından soğuk bir denize girer. Dorsey, soğuk suyun sağlık yararlarına inanıyor ve haftada 3 kez denize giriyor. Daha sonra, kahvaltı yapmadan önce biraz yoga yapar ve günlük hedeflerini belirlemek için zaman ayırır.

    Dorsey’in sabah rutini oldukça yoğun gibi görünse de, aslında kendisine zaman ayırmak için yapıyor. Bu rutin, ona zihinsel ve fiziksel sağlık sağlıyor. Yogi ve meditasyon pratiği yaparak, zihnini odaklanmaya ve daha yaratıcı olmaya yardımcı oluyor.

    Dorsey, başarısının sırrını da sağlıklı bir yaşam tarzıyla ilişkilendiriyor. Gece yeterince uyuyor ve düzenli egzersiz yapıyor. Düzenli olarak diyetini takip ediyor ve sağlıklı besleniyor.

    Birçok insanın gün boyunca yapması gereken birçok görevi ve sorumluluğu varken, Dorsey’in sabah rutini, günün geri kalanında daha üretken olmasına yardımcı oluyor. Kendisine zaman ayırdığı için, zihni ve bedeni güne hazır ve dinlenmiş bir şekilde başlıyor.

    Dorsey’in sabah rutini, herkesin uygulayabileceği bir rutin değil, ancak sağlıklı bir yaşam tarzının önemini hatırlatıyor. Düzenli olarak egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kendinize zaman ayırmak, zihinsel ve fiziksel sağlığınız için çok önemlidir.

  • Başarılı Girişimcilerin Başarıya Ulaşmasında Mentorluk ve Ağ Oluşturma Rolü

    Mentorluk, deneyimli kişinin daha az deneyimli kişiye rehberlik etmesi anlamına gelir. Genellikle iş veya meslekî alanda gerçekleşir ve amacı, mentee’nin kariyerinde ilerlemesi için ona yol göstermektir.

    Ağ oluşturma ise, kişinin çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkiler ağıdır. Bağlantılar kişinin iş bulmasına, iş fırsatlarından haberdar olmasına ve mesleki gelişimini sağlamasına yardımcı olabilir. Mentorluk ve ağ oluşturma birbirleriyle yakından ilişkilidir. Mentor, mentee’sine ağını nasıl geliştireceği konusunda tavsiyelerde bulunarak kariyerine katkıda bulunabilir. Mentee, mentorunun önerileri doğrultusunda doğru kişilerle bağlantı kurarak ağını genişletebilir. İyi mentor, mentee’sini kendisine referans olabilecek kişilerle de tanıştırabilir.

    Mentorluk ve ağ oluşturma, kariyer gelişimi için son derece önemlidir. Doğru mentor ile çalışmak ve doğru bağlantıları kurmak, kariyerinizde büyük fark yaratabilir.

    Başarılı Girişimcinin Sahip Olması Gereken Özellikler

    Girişimciler iş fikrini hayata geçirerek yeni işletme kurarlar. Başarıya ulaşmak için birçok faktöre dikkat etmeleri gerekir. İşletmenin başarısında girişimcinin rolü oldukça önemli ve başarılı bir girişimcinin sahip olması gereken bazı özellikler vardır. Başarılı girişimcinin sahip olması gereken özellikler şunlardır:

    Cesur ve risk almaktan çekinmeyen: Yeni iş fikriyle yola çıkmak ve piyasada yer edinmek kolay değildir. Girişimciler risk alarak hareket ederler.
    İnovatif ve yaratıcı: Başarılı işletme kurmak için yenilikçi fikirlere ihtiyaç vardır ve girişimciler her konuda oldukça yaratıcıdırlar.
    Hedef odaklı: Başarıya ulaşmak için net hedefler belirler ve hedeflere odaklanarak çalışırlar.
    Tutkulu ve azimli: İşletmelerinin başarısına inanırlar ve amaç doğrultusunda son derece kararlı şekilde çalışırlar.

    Girişimcilerin başarıya ulaşmalarında ana özelliklerin dışında, doğru planlama, strateji ve ekip yönetimi de önemli faktörler arasındadır. Başarılı işletme kurmada doğru planlama, strateji ve ekip yönetimi kritik rol oynar.

  • İş Ortamında Yapılmaması Gereken Konuşmalar

    İş hayatında, ilk kez tanıştığınız insanlarla olduğu kadar iş yaptığınız insanlarla da belirli kurallar çerçevesinde ilişki kurmak gerekir. İş dünyası sanıldığı kadar soğuk ve ciddi olmadığı gibi samimi bir ortam kadar da samimi değil. Bu nedenle ilişkiler de bıçak sırtında bir dengede ilerler. Bu dengeleri sağlamak için işinizi yaparken olduğu kadar insan ilişkilerinde de profesyonel olmanız gerekebilir.

    Yeni Tanıştığınız Kişilerle Olası Tuzaklar

    İş hayatında ilişkilerin belirli bir seviyede tutulması gerektiği fikrinin şirket kültürü olarak yerleşmiş olması da önemli bir detaydır. Şirket olarak bir toplantıda yeni bağlantılar kurmak istiyorsanız işte bu toplantılarda yeni tanıştığınız kişilerle diyaloglarınızda yer almaması gereken cümleler.

    “Ne kadar kazanıyorsun?”

    Bunun, çok samimi olmadıkça arkadaşlar arasında bile tartışılmaması gereken çok kişisel bir konu olduğunu unutmayın. Bu diyalog aynı zamanda karşınızdaki kişiyle yarışıyormuş gibi görünmenize de neden olabilir. Hatta iş yapmayı planladığınız kişi parayla ilgili sorununuz olduğu algısını bile oluşturabilir.

    “İnançlı mısın?”

    Birlikte çalışacağınız kişinin ne sıklıkla ibadet ettiği veya hangi inanca mensup olduğu üzerinde durulmaması gereken hassas konular arasındadır. Unutmayın ki işinizi büyütmek gibi hedefleriniz varsa bu çok farklı milletlerden, dillerden, dinlerden, ırklardan ve mezheplerden insanlarla çalışacağınız anlamına gelir.

    Bu noktada çalıştığınız kişilerin de insan olduğu unutulmamalı ve bu noktada kimsenin dini görüşüne müdahale edilmemelidir, her şeyden önce bu zaten kimseyi ilgilendirmez.

    “Yakında boşanıyorum”

    Özel hayatınızdaki ilişkilerinizle ilgili detaylar ve bu detayların görüşmenizin amacıymış gibi uzatılması, insanların sizi özel hayatında sorun yaşayan biri olarak algılamasına neden olabilir.

    “Hamile misin? Tebrikler”

    İş hayatının sadece erkeklerden ibaret olmadığı aşikar. Profesyonel ortamlarda kadınların hassas olduğu kilo, yaş gibi konularda diyaloga girmemek de dikkat edilmesi gereken noktalar arasındadır.

    “Benim şirketimin senin şirketinden daha iyi olduğunu düşünüyor musun?”

    Bu tür karşılaştırmalar yapmak, rekabet ortamında bile yanlış anlaşılmalara yol açabilir. İş hayatında her şirketin kendine göre avantajları ve dezavantajları vardır. Kendi şirketinizi övmek yerine işletmenizin güçlü yönleri hakkında bilgi verebilirsiniz.

    “Bir iş teklifi daha aldım, sizinle çalışmak yerine kabul edeyim mi?”

    Bu tür ifadeler, işbirliği yapacağınız kişide bir güvensizlik duygusu yaratabilir. Başka bir iş teklifi aldıysanız, bunu açıklamadan önce iyi bir düşünce sürecinden geçmeniz gerekir. Ayrıca iş teklifleri arasında kaldığınızda doğru kararı verebilmek için detaylı bir araştırma yapmanız gerekiyor.

    “Bu işte ne kadar çalışmalıyım?”

    Bu tür sorular sabırsız veya tutarsız biri olarak algılanmanıza neden olabilir. İşe başlamadan önce çalışma saatleri, çalışma koşulları ve beklentileri hakkında detaylı bilgi almanız gerekmektedir. Bundan sonraki süreçte performansınıza ve işletmenin ihtiyaçlarına göre çalışma sürenizi belirlemeniz daha doğru olacaktır.

    “Bana böyle yalan söyler misin?”

    Bu tür sözler karşınızdaki kişinin size olan güvenini kaybetmesine neden olabilir. Yalan söylemek veya yalanı teşvik etmek iş hayatında kabul edilemez bir davranıştır. Her zaman dürüst ve açık olmak, iş anlaşmalarında güveni sürdürmek için önemlidir.

    “Senin hakkında kötü şeyler duydum, değil mi?”

    Bu tür açıklamalar dedikoduya neden olabilir ve iş ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. İş hayatında, doğrulanmamış bilgilerin iletilmesi veya başkalarını karalamanın ciddi sonuçları olabilir. İş ilişkilerinde olumlu bir izlenim bırakmak için her zaman doğrulanmış bilgileri iletmek önemlidir.

  • Google Drive’ın Sunduğu Özellikler: Verimlilik ve Kolaylık için En İyi Seçenekler

    Günümüzde teknolojinin hızlı ilerleyişiyle birlikte işlerimizi daha da kolaylaştıran birçok uygulama ve hizmet bulunuyor. Bu hizmetlerden biri de Google Drive.

    Google Drive, dosya depolama, düzenleme ve paylaşma konularında kullanıcılarına büyük kolaylık sağlayan bir bulut depolama hizmetidir. Ancak Google Drive’ın tüm özelliklerinden tam anlamıyla yararlanabilmek için bazı ipuçlarına hakim olmak gerekiyor.

    İşte Google Drive’dan en verimli şekilde faydalanmanızı sağlayacak bazı ipuçları:

    1. Microsoft Office iş birliği: Google Drive, Microsoft Office dosyaları olan .doc, .docx, .ppt, .xlt vb. dosyaları Google Docs, Google Sheets ya da Google Slides şeklinde oluşturup saklayabilirsiniz. Bu sayede dosyalarınızı istediğiniz zaman istediğiniz cihazda açabilir ve düzenleyebilirsiniz.
    2. Fotoğraf düzenleme: Google Drive’da yer alan Google Slide (Sunu) ile fotoğraflarınızın parlaklığını, kontrastını ve diğer özelliklerini düzenleyebilirsiniz. Ayrıca filtrelerle fotoğraflarınızı daha etkili hale getirebilirsiniz.
    3. Kaynakça oluşturma: Tez, makale gibi çalışmalarınızda kaynakça oluşturma işlemi zaman alıcı ve sıkıcı olabilir. Google Chrome ve Google Docs işbirliği ile EasyBib Bibliography Creator eklentisini kullanarak bu işlemi kolayca yapabilirsiniz.
    4. Çevrimdışı kullanım: İnternet bağlantınız kesilse bile Google Drive’ın 5 GB’lık offline belleği sayesinde dosyalarınıza erişebilirsiniz. Ayarlar > Çevrimdışı kullanım > Çevrimdışı kullanım için bu bilgisayarı senkronize et seçenekleriyle offline erişimi aktif hale getirebilirsiniz.
    5. Düzeltme geçmişi: Aynı doküman üzerinde birkaç kişiyle birlikte çalışıyorsanız, düzeltme geçmişi (revision history) özelliği ile belgenin daha önceki sürümlerini kolayca görebilirsiniz.
    6. Organizasyon: Google Forms, şirket içi buluşmalar ve organizasyonlar için kullanabileceğiniz pratik bir araçtır. Hızlı ve kolay bir şekilde bir form oluşturup paylaşabilirsiniz.
    7. Depolama sınırları: Google Drive’ın her kullanıcısı için 15 GB depolama alanı sunuluyor. Ancak Google Docs, Sheets ve Slide belgelerinde herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Bu sayede belgelerinizi yüksek çözünürlüklü fotoğraflarla veya videolarla doldurarak bile depolama alanınızı daha etkili kullanabilirsiniz.

    Arama özelliği Google Drive’da arama özelliği sayesinde dosyalarınızı kolayca bulabilirsiniz. Arama kutucuğuna kelime veya kelime öbekleri yazarak aradığınız dosyaları anında bulabilirsiniz. Paylaşım ve işbirliği Google Drive, dosyalarınızı diğer kullanıcılarla paylaşmanızı ve birlikte çalışmanızı sağlar. Paylaşım seçeneklerini belirleyerek diğer kullanıcıların dosyanızı sadece okuyabilmelerini veya düzenleyebilmelerini sağlayabilirsiniz. Ayrıca belirli bir kullanıcıya veya kullanıcı grubuna belirli yetkiler verebilirsiniz.

    Dosya sıkıştırma Google Drive’da yer alan dosya sıkıştırma özelliği sayesinde birden fazla dosyayı tek bir dosyada sıkıştırabilir ve daha kolay saklayabilirsiniz. Sıkıştırma işlemi dosyalarınızın boyutunu da azaltacaktır. Google Drive, hem kişisel hem de iş hayatımızda kullanabileceğimiz çok yönlü bir hizmettir. Bu ipuçlarını kullanarak Google Drive’dan daha etkili ve verimli bir şekilde faydalanabilirsiniz.

  • Başarıya Ulaşmış 19 İsimden Gelen 19 Önemli Tavsiye

    Başarıya giden yolu bir başkasının tarifiyle aşmak, elbette mümkün değildir. Çünkü her başarı hikayesi, kendi zorluklarını kendi serüvenini ihtiva eder.

    Fakat bununla birlikte bu yolun sonuna gelerek başarıyı elde etmiş insanların yaşadığı zorlukları bilmek ve tavsiyelerini aklın bir ucunda bulundurmak, ortaya çıkacak zorluklara karşı çevik olmayı ve doğru aksiyonu alma önsezisini kazandıracaktır.

    Warren Buffett – CEO, Berkshire Hathaway

    Thomas Murphy’nin kendisine söylediği cümleleri şöyle aktarıyor;
    “Asla unutma Warren, bir adama “Defol” diyeceksen, yarını bekle. Yani bugün çeneni kapalı tut ve yarın da aynı şeyi hissedip hissetmeyeceğini gör.”

    Marissa Mayer – CEO, Yahoo!

    “Değerli dostum Andre, şöyle demişti, ‘Doğru hamleyi yapmak için kendine çok fazla yükleniyorsun ve samimi olmam gerekirse, bunu yapmak zorunda değilsin, önündeki onca iyi seçenek arasından birisini seç ve onu en iyi seçenek haline getir.’ Sanırım bu hayatımda aldığım en önemli tavsiyeydi.”

    Richard Branson – Kurucu Başkan, Virgin Group

    “Annem her zaman, ‘Geçmişe bakmayıp, önümdeki bir sonraki şeye odaklanmam gerektiğini’ söylerdi. Ben bundan şunu öğrendim, başarısızlık asla kötü bir deneyim değildir, sadece öğrenme eğrisinin bir parçasıdır.”

    Terry J. Lundgren – CEO, Macy’s

    “Gene Ross şöyle demişti, “Bu işi sonsuza kadar yapamazsın, yapacağım her şeyin sonu olan bir süresi var. Bu yüzden ne yapıyorsan en iyi şekilde yap. Ve bu işi gerçekten iyi yaparsan, bir sonraki mücadelende de insanlar yanında olacaktır. Onu da iyi yap!”

    Lloyd Blankfein – CEO, Goldman Sachs

    Patronu Goldman, Blankfein’e şöyle demiş,
    Öncelikle, çalışanlarını fikirlerini söylemeye teşvik et, sonra kendi fikirlerini anlat. Bu sayede çalışanların, neden onlara liderlik etmen gerektiğini anlayacaktır.

    Maureen Chiquet – Global CEO, Chanel

    Mickey Drexler, Chiquet’e “Önemli bir tavsiye vereceğini” söylemiş ve eklemiş, “Olağanüstü bir ticari zekaya sahipsin, fakat dinlemeyi öğrenmen gerekiyor.”

    Shafqat Islam – CEO, Newscred

    “Eğer gün içerisinde ‘Hayır’ cevabını yeterli sayıda duymuyorsanız, ya doğru şeyi yapmıyorsunuzdur, ya da kendinizi yeterince zorlamıyorsunuzdur.”

    Eric Schmidt – eski CEO, Google

    Karşınıza çıkan fikirlere ‘evet’ diyebilmenin bir yolunu bulun. Yeni bir ülkeye davet edildiğinizde ‘Evet’ deyin, birileriyle tanışmak söz konusuysa ‘Evet’ deyin, yeni bir şeyler öğrenmek için ‘Evet’ deyin. ‘Evet’, ilk işinizin ve sonraki işinizin anahtarıdır, ve hatta ‘Evet’ eşiniz ve çocuklarınızdır.”

    Tory Burch – CEO, Tory Burch

    “Bu şirketi kurmaya karar verdiğimde insanlar, yeni bir perakende sistemi kurmamamı söylediler. İçinde yüzeceğim suları test etmek için önce toptancı olarak çalışmamı tavsiye ettiler. Sadece Glen Senk, ‘İçgüdülerimi takip edip, risk almam gerektiğini’ söyledi.”

    Jeff Weiner – CEO, LinkedIn

    “Çocukluğumda babamın ‘Kafana koyduğun her şeyi yapabilirsin’ demedeği tek bir günü bile hatırlamıyorum. Bu cümleyi o kadar sık söylüyordu ki, bir süre sonra ne yazık ki onu duymaya başladım. Söylediği kelimelerin anlamını takdir edebilmeyi o yıllardan çok çok sonra başarabildim.”

    Ursula Burns – CEO, Xerox

    Burns, hayatında duyduğu en önemli tavsiyeyi annesinin verdiğini söylüyor, “Başına bir şeyler gelmiş olabilir fakat sonrasında yapacağın bir şeyler olmalı”.

    Dave Kerpen – CEO, Likeable Local

    Dave Kerpen’ın akıl hocası Peggy Iafrate, Kerpen’in satış elemanı olarak çalışıp da başarısız olduğu dönemde ona duyduğu en önemli tavsiyeyi vermiş; “Hatırlaman gereken tek bir şey var, çeneni kapalı tut ve dinle!”

    Arianna Huffington – Kurucu ve Baş editör, The Huffington Post

    “Ne zaman bir şeylere üzülsem ya da onların hakkında şikayet etsem, annemin söylediklerini hatırlarım ‘Güzel kızım, kanalı değiştir, unutma kumanda sende. Kötü bir sahneyi tekrar tekrar izlemek bir şeyi değiştirmez.’”

    Brian Chesky – CEO ve Kurucu, Airbnb

    “Airbnb’yi ortaya çıkardığımızda, efsanevi yazılımcı ve girişimci hocası Paul Graham şöyle dedi, ‘İnşa edeceğin şey, 100 insanın aşık olacağı bir şey olsun, 1 milyon insanın beğeneceği bir şey değil.’”

    Bill Gates – Kurucu ve CEO, Microsoft

    Warren[Buffet]’dan sayısız önemli tavsiye aldım. Bunlardan en önemlisi ise, söylediği değil yaptığı bir şeydi. Warren’ın bana öğrettiği en önemli şey, işleri nasıl basit tuttuğudur.”

    Sheryl Sandberg – COO, Facebook

    Sandberg aldığı en iyi tavsiyenin, Google’daki Genel Yöneticilik pozisyonunu reddetmeyi düşündüğü esnada Eric Schmidt’in söyledikleri olduğunu anlatıyor, “Aptal olma, umurumuzda olan tek şey büyümek.”

    Richard Parsons – Eski Yönetici, Citigroup

    “Steve Ross şöyle demişti, ‘Unutma, bu küçük bir sektör ve uzun bir hayat. Bu insanlara tekrar aynı şeyi satacaksın.’”

    Mary Barra – CEO, General Motors Company

    “Hayatımda aldığım en önemli tavsiyeyi akrabalarım, beni çok çalışmaya ve ilk aşkım olan matematiğe teşvik ederek vermişti. Bu iki sebepten dolayı çok önemli bir tavsiyeydi, ilki, çok sevdiğim bir işi yapmak için bana yol gösterdi. Bana göre, işte ve hayatta birsürü akılı ve ünlü insan var. Fakat bu insanlar arasındaki farkı ortaya koyan şey çalışkanlık ve tutkudur. Sizi başarılı yapacak şey ün değil, çok çalışmanızı sağlayacak tutkudur. İkincisi ise, beni mühendis olmaya teşvik etmesiydi.”

    Mohamed El-Erian – Ex-CEO, PIMCO

    “Babama, neden 4 gazete aldığımızı sorduğumda şöyle demişti, ‘Farklı bakış açılarından okumadığın sürece, zihnin, nihayetinde kendini kapatıp, seni tek bir bakış açısının esiri yapacaktır.’”

  • Duygusal Zekası Yüksek Kişileri İşe Almanın Önemi

    Duygusal zekası gelişmiş insanların başkalarının duygularını anlama ve bu duyguları kolayca yönlendirme ve başkalarını kolayca okuma gibi bir yetenekleri vardır.

    Duygusal insanları işe almanız için sebepler ve onları nasıl değerlendirmeniz gerektiği ile ilgili açıklamalara bir göz atın isterseniz:

    Duygusal zekaya sahip çalışanlar müşterileri elde etmekte daha maharetlidirler

    Ürününüzün cafcaflı görünmesine aldırmaksızın eğer müşterilerle direk bağlantı kuran, iletişime geçen, hizmetlerinizi tanıtan veya sorunlara cevap veren kişileriniz duygusal zekası gelişmiş olan kişilerden oluşuyorsa müşterilerinizin mutlu olma şansı kat kat artmaktadır. Tek yapmaları gereken düzenli bir şekilde müşteriye karşılık vermeleridir. Unutmayın ki müşteriler ile çalışanlar konuşur, ürünler değil.

    Duygusal zekası yüksek çalışanlar mükemmel liderler çıkarırlar

    Duygusal zekası yüksek çalışanların mükemmel bir dinleme yeteneği olmakla birlikte karşısındaki ile empati kurma gibi bir başarısı da vardır. İnsanların duygularının ne olduğunu bilebildiklerinden onların kararlarını da tahmin edebilirler. Onlarla nasıl iletişim kurmaları gerektiğini bilirler. Böylece takım içerisinde bulunan herkesi kolayca etkileme gibi bir şansları vardır. Çalışanlar, İnsanlara yatırım yapan ve onlarla ilgilenen kişileri takip etmeyi tercih eder.

    Duygusal zekası yüksek olan çalışanlar görüşmelerde kendi farklarını ortaya koyarlar

    Sorular yöneltirler, kendi başarısızlıklarından üzerinde çok durmadan söz ederler. Kendilerini soru bombardımanına tutsanız bile şekil değiştirmezler, rahat görünürler.

    Bir kişiyi işe almadan önce iyi bir dinleyici olup olmadığına bakın ve vereceği muhtemel cevaplar üzerinde düşünün. Duygusal zekası yüksek olan insanların konuşmalarının içinde çok bağlaç, edat ve zarf bulunmaktadır. Düşünürken, beyinlerinin sol tarafını daha çok kullanırlar. Dilleri çok açıklayıcıdır. Sadece x,y ve z’yi kullanıp durmazlar. Bunları neden ve nasıl kullandıklarını da belirtirler.

    İşe alım yapan biriyseniz bu konuyu mutlaka aklınızın bir köşesinde bulundurmanızı tavsiye ederim.

  • Çalışanlarla İletişimde Dikkat Etmeniz Gereken 41 Nokta

    İyi iletişim, işyerinde başarılı bir takımın olmazsa olmaz bir parçasıdır. İyi iletişim becerileri, çalışanların motivasyonunu artırır, performanslarını yükseltir ve takım çalışmasını destekler. İş yerinde etkili iletişim kurmak kolay değildir ve dikkat edilmesi gereken birçok faktör vardır.

    Bu yazıda sizlerle çalışanlarla iletişimde dikkat edilmesi gereken 41 noktayı paylaşacağım. Bu noktalar, çalışanlarla iletişim kurarken doğru adımları atmanıza yardımcı olacak ve işyerinde daha sağlıklı bir iletişim ortamı yaratmanıza yardımcı olacaktır.

    1. Empati kurun ve çalışanların duygularını anlayın.
    2. Doğru ve net iletişim kurun.
    3. Kendinizi açıklayın ve doğrudan konuşun.
    4. Sorunları hemen ele alın ve çözüm odaklı olun.
    5. Açık ve net beklentiler belirleyin.
    6. Dinleyin ve çalışanların fikirlerini dikkate alın.
    7. Kritik geribildirimleri yaparken nazik ve açık olun.
    8. Kritik geribildirim verirken örnekler verin ve somut kanıtlar sunun.
    9. Çalışanların farklı tarzları olduğunu kabul edin ve buna saygı gösterin.
    10. Motivasyon sağlamak için çalışanları ödüllendirin.
    11. Gereksiz bilgi yüklemesinden kaçının.
    12. Değişiklikleri açıklığa kavuşturun ve açıkça iletişim kurun.
    13. Yargılamayın veya eleştirmeyin.
    14. İşbirliği yapın ve takım çalışmasını teşvik edin.
    15. Etkili bir şekilde problem çözün.
    16. Olumlu dil kullanın ve negatif ifadelerden kaçının.
    17. İhtiyacınız olduğunda çalışanlara destek sunun.
    18. Güven oluşturmak için açık ve samimi olun.
    19. Çalışanlarınıza zaman ayırın ve onların önceliklerini anlayın.
    20. İş ve özel yaşam dengesine saygı gösterin.
    21. Performans beklentilerini netleştirin.
    22. Hedefler belirleyin ve bunlara ulaşmak için çalışanları teşvik edin.
    23. Günlük, haftalık ve aylık planlamalar yapın.
    24. İşin önceliklerini belirleyin ve bunları doğru bir şekilde yönetin.
    25. Açık ve net bir şekilde iletişim kurarak süreçleri kolaylaştırın.
    26. Hataları kabul edin ve bunları düzeltmek için çalışın.
    27. Öğrenme ve gelişme için fırsatlar sunun.
    28. İşletme kültürünüzü açıklayın ve işe alım sürecinde buna dikkat edin.
    29. Ekip çalışmasını destekleyin.
    30. Önemli kararlar almadan önce çalışanları bilgilendirin.
    31. İletişim kanallarını açık tutun ve çalışanların görüşlerini alın.
    32. Çalışanların kişisel gelişimini destekleyin.
    33. Ekip üyelerine farklı projelerde liderlik şansı verin.
    34. İş yerinde hoşgörülü bir ortam sağlayın.
    35. Çalışanlarınızı takdir edin ve övgüde bulunun.
    36. İşlerinizi takip edin ve gerektiğinde müdahale edin.
    37. İş yükü ve zamanlama konularını netleştirin.
    38. Yaratıcı düşünmeyi teşvik edin.
    39. Çalışanların fikirlerini dinleyin ve geri bildirimlerini değerlendirin.
    40. Çalışanların kişisel ve profesyonel hedeflerini destekleyin.
    41. Çalışanların iş ve özel hayatları arasındaki dengeyi sağlamalarına yardımcı olun.

    İşyerinde etkili iletişim, çalışanların verimliliğini arttırmak, motivasyonlarını yükseltmek ve takım çalışmasını desteklemek için önemlidir. Bu 42 nokta, çalışanlarla iletişimde dikkat edilmesi gereken temel unsurları kapsamaktadır. İletişim becerilerinizi geliştirerek, çalışanlarınızla daha etkili bir şekilde iletişim kurabilir ve işyerinde daha sağlıklı bir ortam yaratabilirsiniz.