Blog

  • 20’li Yaşlarda Milyoner Olmanın 10 Yolu

    Milyoner olduğunuzu hayal edin. Hayatınızda yapmak istediğiniz her şeyi yapabildiğinizi hayal edin. Ve bu hayalinize 20’li yaşlarda ulaştığınızı düşünün.

    Tüm bunlar size abartı gibi gelebilir ancak genç yaştayken milyoner olabilirsiniz. 21 yaşındayken milyoner olmayı başaran Timothy Skyes’ın verdiği kursa katılan kişilerden biri de 23 yaşındayken milyoner olmayı başardı. Bunu da hisse değeri küçük olan hisse senetleri borsası ile başardı. Ayrıca bu borsayı kullanmak için belli bir yaş sınırı yok. Ciddi bir şekilde yapacağınız analiz çalışmaları ve doğru yatırımlarla sizde milyoner olabilirsiniz.

    Sıkıcı nişlerden kazanç elde etmek için odaklanın

    Milyoner olmak isteyen birçok kişi yaygın olan nişlerle ilgili sıkıcı bilgileri takip etmek zorundadır. Bu yöntem geleneksel mesleklerden (doktor, avukat vs..) elde edilen kazançlardan daha çok kazanmanızı sağlar. Milyoner olmak önceden belirlenmiş bu meslekleri geçmişte bırakın. Milyoner olmak için yıllarınızı okullarda harcamanıza gerek yok.

    Üniversite veya yüksek lisans eğitimi gerekmiyor

    Milyoner olabilmek için size gereken şey herhangi bir yerden aldığınız bir diploma gerekmiyor. Bunlar maliyetli yöntemler, bu işte bilmeniz gereken her şeyi online olarak öğrenebilirsiniz.

    Sosyal hayatınızı çalışabilmek için feda edin

    Özellikle 20’li yaşlardayken, sosyal hayatı feda etmek gerçekten zor bir tercih. Bununla birlikte milyoner olabilmek için kariyerinize odaklanmanız ve sosyal hayatınızdan feda etmeniz gerekiyor. Sosyal hayatınız için ayırdığınız zamanı çalışmalarınıza, işlerinizi daha iyi yapmanıza ve şirketinizin üretkenliğine daha fazla katkıda bulunmak için harcayın. Sosyal hayatınızdan kıstığınız zamanı erken yaşta milyoner olduğunuzda telafi edebilirsiniz.

    Kariyeriniz boyunca yaşadığınız yenilgileri ve hatalarınızı kabul edin

    Kariyerinizde ulaşmak istediğiniz yer önemli değil, kariyerinizde ki hatalarınızla ve yenilgilerinizle yüzleşin ve bunları fırsata çevirin. Hata yapmak oldukça normal bir şeydir. Başarıya ulaşmaya çalışırken arada bazı olumsuzlukların çıkması demek tamamen başarısız olduğunuz anlamına gelmiyor siz her zaman hatalarınızla yüzleşerek daha başarılı olmaya odaklanın.

    Bir milyondan daha fazlasını hedefleyin

    Para ulaşmak istediğiniz son aşama olmasın. Bunun yerine mümkün olan en iyi ürünü veya hizmeti sunmaya çalışın ve zaten işinizi en iyi şekilde yapmayı başarırsanız para bu işlerinizin sonucu olarak gelir. Hedefleriniz her zaman daha çok büyümeye yönelik olsun hiçbir zaman geçmişte yaptıklarınıza bakıp yeterli görmeyin.

    İnsanları dolandırmayın

    Milyonlara sahip olmanın yolu sabır ve dürüstlüktür. Başkasıyla çalışmak zorunda olduğunuz zaman karşınızdakine karşı içten olmalısınız eğer olmazsanız hedeflediğiniz milyonlara asla ulaşmazsınız.

    Hareketli sektörlerden yararlanın

    Bazı sektörler gerçekten çok hareketli olduğunda hedeflediğiniz parayı daha erken kazanabilirsiniz. Sektörlerin hareketliliğini etkili bir şekilde takip ederek erkenden milyoner olabilirsiniz. Özellikle Instagram, Periscope ve Snapchat gibi sosyal medya şirketleri gibi hareketli şirketleri takip etmelisiniz. Bu sektörlerle ilgili gelişmeleri takip ederek milyonlar kazanabilirsiniz.

    Gelecekte var olacak teknolojilere odaklanmanız gerekmiyor

    Milyoner olmayı amaçlayan (özellikle genç yaştakiler) birçok kişi gelecekteki teknolojiler üzerinde odaklanmak zorunda olduğunu düşünüyor, bizim amacımız bu değil. Eski ve sıkıcı şeyleri yeni bir şeye dönüştürme girişimi eBay’ı yarattı, unutmayın.

    Nerede yaşadığınız önemli değil

    İnternet üzerinden işlem yapabilmeniz sayesinde internet bağlantısı olan herhangi bir yerden sisteme bağlanıp istediğiniz satışı veya alış işlemini yapıp kar etmenizi sağlayabilirsiniz. Bu ek olarak başka bir işte çalışan veya yapması gerekenler için iyi bir yöntemdir. İnternete bağlı olduğunuz her yerden her an kazanmaya devam edebilirsiniz.

    İşinizde başarılı olmanız için kar ediyor olmanız önemli değil

    Çoğu kişi kurduğu işlerde sadece kar elde etmeyi amaçlar. İşletmeler sadece kar amaçlı olmamalıdır, büyüme hedefli olmalıdırlar. Kar marjı yerine müşteri arttırmaya odaklanmalısınız. Kimse sadece iyi bir fikir olduğu için para ödemek istemez. İşletmenizin iyi bir fikir üzerine kurulu olması kadar müşterilerinize ne sunduğunuz da çok önemli, ürününüzün iyi olması müşterilerinizin artmasını sağlar buda size büyümeye olanak verir ve bunların sonucu olarak kar elde edersiniz.

    Tabi hepsinden öte ilk olarak kendinize şu soruyu sormayı unutmayın. Hayatınızın amacı harcayamayacak kadar para sahibi olmak mı?

  • Kötü Yöneticilerin 7 Alışkanlığı ve Bu Alışkanlıkları Yenmek İçin Yöntemler

    Yöneticiler her zaman göz önündedir. İşyerinde fiziksel olarak bulunmasalar da çalışanlar için her zaman oradasınızdır. Lider olmak aslında böyle birşeydir. Sizin bulunmadığınız ortamda dahi hareketleriniz ve kararlarınız çalışanlarınızı etkiler.

    Bir girişime öncülük ediyorsanız veya bunu planlıyorsanız kötü yöneticilerin sahip olduğu bu 10 alışkanlığı hemen bırakmanız gerekiyor. Böylece sadece siz mutlu ve huzurlu olmayacaksınız. Çalışanlarınız ve çevrenizdekiler de daha mutlu hissedecektir.

    Bir iş yerinde çalışanlar için, iyi bir yönetici ile çalışmak önemlidir. Ancak bazen iş yerinde kötü yöneticilerle karşılaşabilirsiniz. Kötü yöneticiler, çalışanların motivasyonunu düşürebilir ve iş yerindeki çalışma koşullarını zorlaştırabilir.

    İşte kötü yöneticilerin sıkça yaptığı 10 alışkanlık ve bunları yenmek için öneriler:

    1. İletişim eksikliği: Kötü yöneticiler genellikle çalışanlarına yeterli bilgi ve geri bildirim sağlamazlar. Çalışanların ne yaptıklarını bilmelerine izin vermezler. Yöneticiler, çalışanlarına açık ve net bir şekilde iletişim kurmalı ve onların düşüncelerini de dinlemelidir.
    2. Hedef belirleme eksikliği: Kötü yöneticiler, çalışanlara net hedefler belirlemezler ve çalışanların işlerinde nereye yöneleceği konusunda yeterli rehberlik sağlamazlar. Yöneticiler, çalışanlarının hedeflerini belirlemelerine ve işlerini doğru bir şekilde yapmalarına yardımcı olmalıdır.
    3. Güven eksikliği: Kötü yöneticiler, çalışanlarına güvenmezler ve onları kontrol etmek isterler. Bu yaklaşım, çalışanların motivasyonunu düşürür ve iş yerinde stres yaratır. Yöneticiler, çalışanlarına güvenmeli ve onların işlerini kendileri yapmalarına izin vermeli.
    4. İş yükü adaletsizliği: Kötü yöneticiler, iş yükünü adaletsiz bir şekilde dağıtırlar. Bazı çalışanlar aşırı iş yüküne maruz kalırken, diğerleri az iş yaparlar. Bu durum, çalışanların motivasyonunu düşürür ve iş yerindeki huzuru bozar. Yöneticiler, iş yükünü adil bir şekilde dağıtmalı ve çalışanlarının becerilerine göre görevleri belirlemelidir.
    5. Geri bildirim eksikliği: Kötü yöneticiler, çalışanlara geri bildirim sağlamazlar. Bu, çalışanların performanslarının düşük olmasına ve hatalarının tekrarlanmasına neden olur. Yöneticiler, çalışanlarına düzenli olarak geri bildirim sağlamalı ve onların başarılı olmaları için gerekli desteği sağlamalıdır.
    6. Kontrol manyağı olmak: Kötü yöneticiler, işlerin kontrolünü ellerinde tutmak için sürekli olarak müdahale ederler. Bu, çalışanların yaratıcılığını engeller ve iş süreçlerini yavaşlatır. Yöneticiler, çalışanların kendi işlerini yapmalarına izin vermeli ve sadece gerektiğinde yardım etmelidir.
    7. Adaletsiz davranmak: Kötü yöneticiler, bazı çalışanlarına diğerlerinden daha fazla öncelik verirler. Bu, çalışanlar arasında haksızlık hissi oluşturur ve iş verimliliğini düşürür. Yöneticiler, tüm çalışanlarına adil davranmalı ve herkesin eşit fırsatlara sahip olduğunu hissettirmelidir.
  • Başarılı Girişimciler Hakkındaki 7 Şehir Efsanesi

    Başarılı girişimciler hakkında pek çok şehir efsanesi dolaşır. Kimi insanlar girişimcilerin doğuştan zeki olduklarını düşünür, kimileri ise onların sadece şanslı olduklarına inanır. Ancak gerçek şu ki, başarılı girişimcilerin hayatları hakkında dolaşan pek çok efsane vardır ve bu efsaneler gerçeği yansıtmayabilir.

    Birçok şehir efsanesi vardır, ancak bunların çoğu gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Aslında, başarılı girişimcilerin ortak noktaları, yaratıcı düşünme, risk alma, takım çalışması, müşteri odaklılık ve sürekli öğrenme gibi becerilerdir. Şehir, dil, kültür veya coğrafi bölge gibi faktörler, bir kişinin başarılı olmasına veya olmamasına neden olmaz.

    İşte, başarılı girişimciler hakkında dolaşan 8 şehir efsanesi:

    1. Girişimciler her zaman risk alırlar: Bu kesinlikle doğru değil. Başarılı girişimciler riskleri ölçülü bir şekilde alırlar ve ellerindeki kaynakları iyi yönetirler. Birçok girişimci, riski en aza indirmek için stratejik planlar yapar.
    2. Girişimciler zengin doğarlar: Bu da doğru değil. Başarılı girişimciler genellikle çocukluklarında yoksullukla mücadele etmişlerdir ve bu mücadele onların zorluklarla baş etme yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olmuştur.
    3. Girişimcilerin yalnızca teknolojik bir vizyonu vardır: Başarılı girişimcilerin yalnızca teknolojik bir vizyonu yoktur. Bu girişimciler, müşterilerinin ihtiyaçlarını anlayarak ve onlara daha iyi bir hizmet sunarak başarılı olurlar.
    4. Girişimciler her zaman çalışkan ve enerjiktir: Başarılı girişimciler her zaman çalışkan ve enerjik değillerdir. Bunun yerine, zamanlarını iyi yönetirler ve kendilerine bir denge sağlamaya çalışırlar.
    5. Girişimciler yalnız çalışırlar: Başarılı girişimciler, bir ekip kurarak işlerini yürütürler. Bu ekip, girişimcinin zayıf yönlerini tamamlamasına yardımcı olabilir.
    6. Girişimciler her zaman yenilikçidir: Başarılı girişimciler, yenilikçi olmak konusunda uzman değillerdir. Bu girişimciler, müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için var olan ürün veya hizmetlerde değişiklik yaparak başarılı olabilirler.
    7. Girişimcilik sadece gençlerin işidir: Bazı insanlar girişimciliğin sadece gençlerin işi olduğunu düşünürler. Ancak bu tamamen yanlış bir inanıştır. Başarılı girişimcilerin birçoğu yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde, hatta emekli olduktan sonra bile iş kurmaya devam etmişlerdir. İş kurmak için doğru zaman, yaşla değil, fikir ve tutkuyla belirlenir.

    Başarılı girişimcilerin başarı hikayeleri ve stratejileri birçok farklı şehirde ve ülkede görülebilir. Önemli olan, girişimcilerin özelliklerini ve stratejilerini anlamak ve bunları kendi hayatınıza uyarlamaktır. Başarılı olmanın anahtarı, doğru zihniyet, tutku, disiplin ve çalışmadır.

    Efsanelere inanmak yerine, başarılı girişimcilerin gerçek hikayelerine odaklanmak ve onların başarılarını takip etmek daha faydalı olacaktır. Başarılı girişimcilerin başarılarının arkasındaki nedenleri anlamak, kendi girişimlerinizde başarılı olmak için önemli bir adımdır.

  • En Üretken Girişimcilerin Edindiği 15 Alışkanlık

    Girişimciler, yüksek tempolu bir iş hayatında çalışırken, başarılı olmak için birçok farklı alışkanlık edinirler. Bu alışkanlıklar, daha verimli bir çalışma süreci oluşturarak, daha fazla işi daha kısa sürede yapmalarını sağlar.

    İşte en üretken girişimcilerin edindiği 15 alışkanlık:

    “Şimdi”nin gücüne inanırlar

    Şimdi yap! Şimdi karar ver! Şimdi tadını çıkar! Şimdi başla! Şimdi bitir!

    Onları birleştiren şey, hayallerini ertelememeleri. Şimdinin gücünü kullanmaları.

    Bir şeye ara vermeden odaklanabilirler

    Aynı anda birçok işi yapmak, başarıya giden yoldaki tek güç değildir. Aslında bundan daha önemlisi, odaklanma gücü. En iyi girişimciler, hedeflerine ulaşana kadar tek iş üzerinde yılmadan çalışanlardır.

    Hem karar vermeyi hem de kararları ertelemeyi bilirler

    Girişimci olduğunuzda, vermeniz gereken birçok karar olur. Hangisinin ertelenmesi, hangisini tam şimdi yapılması gerekiyor, bunu iyi bilmek gerek. Önceliği olan kararı bulmak, çok önemli.

    En çok korktukları şeyleri yaparlar

    Korkularınızla yüzleşmek, sizi özgür kılar. Vermekten korktukları karar, konuşmaktan korktukları insan, yazmaya korktukları e-posta, ne varsa hemen yaparlar! Hemen kurtulurlar ki, enerjileri onlara kalsın.

    Şirketi ileri taşımayacak küçük çaplı şeylere hayır demeyi bilirler

    Çünkü bu işe hayatlarını koymaya hazırlardır. Gönül işleri değil, gerçek işleri yapmaya odaklı olurlar.

    Her zaman bir fazlasını yaparlar

    Fazladan bir e-posta yazarlar, fazladan kaynak ararlar, fazladan bir arama yaparlar… Tüm bu ekstraların tümünü topladığınızda, büyük farklılıklar doğar.

    Kısa kesmeyi bilirler

    Eğer bir ürün, strateji ya da ortak işlerini daha iyiye götürmüyorsa, yollarını ayırırlar; çünkü zor kararları erken vermek, zararlar düşürür.

    Tutmayı da bilirler

    Yine bir ürün, strateji ya da ortakla problem yaşayabilirler; ancak hemen karar vermek yerine biraz beklerler. Olayları gözlemledikten sonra gidişata bakarlar. Baktılar her şey iyiye gidiyor, yollarına devam ederler.

    Odaklarını dar tutarlar

    Bir anda birçok şeye atlamak, güçlerinin dağılmasına sebep olur. Bu sebeple, kendilerine daha az başarı getirecek şeylere odaklanmaktansa, asıl istedikleri hayallere odaklanırlar.

    Akışına bırakmayı bilirler

    Çünkü her şeyin en iyisini bilmek imkansızdır. Yaşayarak, hayattan birçok şey öğrenirler.

    Şampiyonlarını besler, kaybedenleri aç bırakırlar

    Bu hayatın her alanında uygulanabilir. En az getirisi olan pazarlama işlemlerini keserler. Kendilerine tek seferde birçok şey katabilen noktalara odaklanırlar.

    Günün “ağır toplarını” belirleyerek güne başlarlar

    Her gün bir ya da iki hedefle güne başlamak ve bunları bitirmek, onların günlük rutinidir. Çünkü şirketlerinin ilerlemesi için bu gereklidir.

    Sözlerini tutarlar

    Sözlerini tutmak ve bunu alışkanlık haline getirmek, onlar için olmazsa olmazdır. Bu güvenilirlik, dakiklik ve kazanç getirir.

    Hayattan alabilecekleri dersleri en üst seviyede tutarlar

    Her projenin, aktivitenin ve toplantının sonunda günü değerlendirir ve çıkarmaları gereken dersleri gözden geçirirler.

    Neredelerse, oradadırlar

    Akılları her zaman oldukları yerdedir, başka yerde değil. İşteyken işi, evdeyken evdekileri düşünürler. Varlıklarını tamamen bulundukları yere adarlar.

    Eğer siz de bu özelliklere sahipseniz, belki de geleceğin bilişim şampiyonu sizsiniz!

  • Manipülasyon Sanatı: Manipülasyon Yapanların Kullandığı 10 Teknik

    Manipülasyon, insanlar arasındaki güç dengesini değiştirmek, kişisel kazanımlar sağlamak ve başka insanları kendi amaçları için kullanmak amacıyla yapılan bir davranıştır. Manipülasyon yapan kişiler, söz konusu kişilerin düşüncelerini ve davranışlarını değiştirmek için çeşitli teknikler kullanır. Bu nedenle, manipülasyon teknikleri hakkında bilgi sahibi olmak, insanların bu tür davranışlarından korunmak için önemlidir.

    Kötüler sadece filmlerde mi olur? maalesef hayır! Onlar her yerdeler. Ofiste, sokakta, internette ve daha nicesinde. Bir de bunların manipülasyonu sevenleri vardır ki, en tehlikeli tür de onlardır. İşin kötü tarafı, asıl yüzlerini kolay kolay belli etmedikleri için içindeki kötülüğü herkes kolay kolay anlamaz.

    Bu sebeple, onun tehlikeli olduğunu söylediğinizde, kandırılması kolay insanlar tarafından kötü kişi olarak görülürsünüz.

    Gerçek hayattaki mücadele, filmlerdeki gibi de olmaz. Mutlu sonun kimin olacağı belli değildir. Çevrenizde manipülatör olduğundan şüphelendiğiniz birisi varsa, bu 10 özelliğe sahip mi, bir gözden geçirin; gardınızı ona göre alın.

    Karşısındakine kendisini kötü hissettirme

    “Öyle bir şey olmadı.”, “Hayal görmüşsün.”, “Çıldırdın mı sen?”… Bir insan bu cümlelerin varyasyonlarını kullanıyorsa, belli ki sizi manipüle etmeye çalışıyordur. Belki de en sinsi manipülasyon taktiği bu olabilir.

    Tanıklık edecek arkadaşlarınız varsa, kendinden emin duruşunuzu sürdürmeyi başarırsanız ya da yaşananları not alırsanız, karşınızdakinin direncini kırabilirsiniz.

    Yansıtma

    Bu tip insanlar, hiçbir zaman çevrelerinde olan kötülüklerden kendilerini sorumlu tutmazlar. Hep kendileri mağdurdur. Siz de suçlusunuzdur.

    Yansıtma, suçlu kişinin sorumluluğun yerine değiştirmesidir ve bundan arınarak kendisine kurban yaratmasıdır.

    Çözüm? Kesinlikle bu yansımayı üstlenmeyin. Yelkenleri de suya indirmeyin. Sabredin. Rengini belli edene kadar sabredin.

    Genelleme

    Though Catalogue’taki bir makalede, kötücül narsistler her zaman süper zeki insanlar olmuyorlar. Esasında bir çoğu entelektüel açıdan tembel. Bir konuda farklı açılardan bakmak yerine, genelleme yaparak iddialarınızın üzerini örtmeye çalışıyorlar.

    Çözüm için inandığınız gerçeğe tutunmanız gerekiyor. Genellemelere direnç gösterin. Siyah ve beyazın yalnız olmadığını ona anlatın.

    Lafı çarpıtma

    Fesat narsistlerin en çok yaptığı şey, sürekli olarak lafı çarpıtmalarıdır. Diyelim ki, bir konuda tartışıyorsunuz. Tüm kanıtları ortaya koydunuz ve haklı olduğunuz kanıtlandı. Sağlıklı bir insanın bu durumda şartları kabul etmesi gerekir; ancak bu insanlar bunun yerine ortaya alakasız ve farklı argümanlar sürüyorlar ve bu sefer bunlar için kanıt sunmanızı bekliyorlar.

    Karşı koymak istiyorsanız, oyununu oynamayın. Söylediklerinizin yeterli olduğunu ona söyleyin. Size sürekli olarak kendinizi eksik hissettirmesine izin vermeyin.

    Konuyu değiştirmek

    Bu belki gözünüzü çok korkutmamış olabilir ama bir manipülasyon ustasının ellerinde, kabusa dönüşebilir. Bu insanlar, hesap vermekten kaçınmak için konuyu sonsuza dek değiştirebilirler. Konuyu tekrar tekrar ait olduğu yere çekerseniz, sonunda pes edeceklerdir.

    Lakap takma

    Okullarda yapılan zorbalıktan çok farklı olmayan bu durum, sanmayın ki büyüdünüz diye sizi daha az rahatsız edecek. Sakın tolerans göstermeyin. Basit bir şakaydı dese de, bundan hoşlanmadığınızı söyleyin. Bu onu zayıflatacaktır.

    Lekeleme kampanyası

    Thought Catalogue, bu zehirli karakterlerin, sizin kendinizi görme şeklinize karşı koyamadıklarında, başkalarının sizi görme şeklini kontrol etmeye çalıştığını söylüyor. İsminizi zedelemek için her türlü sinsiliği yapıyor. Eğer bu kişi iş yerinizdeyse, yaptığı tüm teşebbüsleri kanıtlarıyla belgeleyin ve ilgili kişilere sunun. Kendinizi savunun.

    Değer düşürme

    Narsist tacizciler, eskileri yenilere yermeyi severler. Bu yönlerinden onları tespit etmeniz kolaylaşır. Zamanla eskilerle ilgili takındıkları tavrı, mevcut çevrelerine yapmaya başlarlar. Bu sadece profesyonel hayatta değil, kişisel hayatınızda da sıklıkla karşınıza çıkabilecek bir insan türüdür.

    Agresif şakalar

    Şakadan anlamıyorsunuz diye düşünmeyin, bu onun kendi kabalığı. Sadece şakaydı dedikleri birçok şey aslında kasti olarak moralinizi bozma girişimidir. Şaka sadece kamuflajdır. Bir de üzerine, şakadan anlamadığınızı iddia ederek cilasını çekerler.

    Üçlü strateji

    Tehlikeli insanın en büyük hareketlerinden biri, dikkati üçüncü bir kişiyle dağıtması. Bu kişi başkalarınızın hakkınızda dediklerini size taşır. Dediklerinin doğruluğunun tartışılması bir yana dursun, üçüncü partinin de sizin hakkında böyle şeyler duyma ihtimali var. Hakkında konuştuğu kişiye gidin ve durumu netleştirin. Tehlikeli insanın maskesini düşürün.

  • Başarılı Bir Kariyer İçin Önemli İpuçları

    Modern bir iş yerine alışamayan Y kuşağına yardımcı olacak 5 tavsiyeyi sizlerle paylaşıyoruz. 

    İşte Y Kuşağının Modern İş Yerinde Bilmesi Gereken 5 Şey

    1- İş genelde iştir. 

    İş, özellikle de giriş seviyesinde bir iş genelde eğlenceli değildir. Her ne kadar Google’daki uyku kozaları ve internet şirketlerindeki abur cubur ya da atıştırmalık dolu buzdolapları hayallerinizi süslese de Türkiye’deki bir çok şirket öyle değil.  Birkaç şirket işinizden nefret etmenizi isterken pek çoğu da işinizi sevmeniz için herhangi bir girişimde bulunmayacaktır. İşleri hakkında mızmızlanan insanlar ise şöyle düşünebilirler: “Eğer eğlenceli olsaydı sizden giriş ücreti alırlardı, oysa orada boy göstermeniz için size para ödüyorlar.”

    2- Yükselme zaman alır.

    Dört yıl içinde yönetici olmayacaksınız. Bir yıl içinde ise terfi almazsanız üzülmeyin. Zira 15 yıl ile 30 yıl arası mühendislik, muhasebecilik, satın alma veya başka muhtelif işlerle uğraşan ancak hiç terfi almayan insanlar mevcut. Eğer hızlı bir yükseliş istiyorsanız daha fazla, daha iyi ve daha hızlı çalışmaya alışsanız iyi olur. Çalışmalarınızla sadece daha önceki performansınızı geçmekle kalmamalı aynı zamanda aynı terfi için çalışan diğerlerinin performansını da aşmalısınız.

    3- Sağlamlık önemlidir. 

    Şirketler pek sadakat beklemezler ancak sağlamlık beklerler. Bu ipucu tüm yaş grupları için geçerlidir. İnsanlar, şirket ve çalışanlar arasındaki sadakatin yoksunluğundan ötürü sızlanırlar ve bazen bu tavır, şirket onlara değer vermediği için çalışanların tatmin edici bir iş ortaya çıkarmamasından kaynaklanır. Günün sonunda şirketler yaptıkları ödemenin karşılığını görmek isterler ve sahip oldukları etik, iş yerindeyken Facebook’ta durum güncellemesi yapmak yerine ödemesini aldığınız işi gerçekleştirmenizdir.

    4- İş, sosyal yaşantınızı azaltır. 

    İş, sosyal hayatınızı azalacaktır. Bir konsere gitmek, hava alanında bir arkadaşınızı almak veya bir başka sosyal olay için erken çıkma ricası, sadece patronunuzu değil aynı zamanda mesai arkadaşlarınızı da bıktırabilir. Eğer özgür olacak kadar zengin değilseniz, sosyal bir etkinlik ve fazla mesai arasında seçim yapabilirsiniz …

    5- Hiçbir iş sizin kapasitenizin altınızda değildir. 

    Bu iş sizin kapasitenizin altında değil. Bazı görevlerin sizin kapasitenizin altında olduğu fikri hem genç hem de fazla eğitilmiş olmanın getirdiği bir dert ve ne yazık ki Y kuşağı bu ikisinden de bulundurma eğiliminde. Bir şeylerin fotokopisini çekmek ya da bir şeyleri ciltlemek için yüksek lisans yapmadığınızı biliyoruz. Ancak yeterlilik belgesi enflasyonunun yaşandığı bu dönem, ortaya aşırı eğitimli bir iş gücü çıkardı. Ve hala yapılması gereken vasıfsız işler mevcut. Üstelik büyük ihtimalle onlar sizin üzerinize yıkılacak. Yine de bizce siz tüm bu işleri yaparken sabır, iş ahlakı ve motivasyon gibi kazanacağınız başka değerlere odaklanabilirsiniz.

  • Çalışırken Müzik Dinlemeyi Sevenlerdenseniz, Bunları Bilmeniz Gerekiyor

    Müzik, ilham veren, ruhu zenginleştiren bir sanat dalı; ancak bilim, müziğin her zaman bu kadar olumlu etkisinin olamayacağını söylüyor.

    Çalışırken müziği durdurmanız ya da başlatmanız gereken yerler var aslında. Hangileri derseniz, karşınızda.

    Öğrenirken: Durdurun

    Öğrenme sürecinde beynin analiz yapması ve hatırlaması gerekmektedir. Müzik açık olunca, beyin çoklu işletime geçer, bu da öğrenme gücünüzü azaltır. Bu sebeple beyin, bilgileri doğru algılayamayabilir. Eğer işte bir şey öğrenmeniz gerekiyorsa, müziği kıssanız iyi edersiniz. Özellikle bu sözel bir şeyse ve dinlediğiniz şarkı da sözlere sahipse, eyvah eyvah.

    Ancak, çalışmadan önce müzik dinleyerek modunuzu yükseltmek de mümkün.

    Gürültü: Çalın

    Eğer çalışma alanınızda fazla ses varsa, beyin duyduğu tüm sesleri yönetmeye çalışır. Bilgi depolama ve düzenleme işlemi enerji tüketir. Çok fazla farklı ses, beynin stres hormonları yaymasına sebep olur. Hormonlar, prefrontal korteksinizi negatif etkiler.

    Müzik çalmak, ses çokluğunu bitirir. Gürültüyü engeller ve sakinleşmenizi sağlar.

    Tekrar gerektiren işler: Çalın

    Çalışmalar, tekrar gerektiren işlerde müzik dinlemenin, hataları azalttığını gösteriyor. Müzik, dopamin, serotonin, noradrenalin gibi size iyi hissettiren hormonların salgılanmasına sebep oluyor. Bu da rahatlamanızı ve mutlu bir şekilde çalışmanızı sağlıyor.

    Karmaşıklığının önemi yok. Hatta büyük kalp cerrahlarının müzik eşliğinde çalışmasının sebebi de stresi azaltmak istemeleri.

    Bu aynı zamanda iş arkadaşlarınızı da etkiler. Mutlu olunca, olumlu enerji yayar, çevrenizi de mutlu edersiniz.

    Yeni şarkı: Durdurun

    Yeni bir şarkı dinlediğinizde, zihniniz sürpriz ve yenilik moduna geçer. Vücudunuz yenilikten duyduğu heyecandan ötürü dopamin salgılar. Bu da bir noktada baskı altında hissetmenizi sağlar. Böyle durumlarda, sevdiğiniz bir şarkı açın.

    Hep aynı nakarat

    Bildiğiniz şarkıları dinlemek, iş temponuzu arttırır. Bu yüzden şarkı listenizi, bildiğiniz ve çok sevdiğiniz şarkılarla doldurun. Özellikle işiniz kelimelerleyse, bunun yardımı baya dokunacaktır.

  • Başarılı ebeveynlerin iş ve aile denge stratejisi

    Çocuk da yaparım kariyer de lafı şarkı sözleri için kolay olabilir ama siz bir de bunu hem çocuğu hem de kariyeri olan birine sorun.

    Düşünün, işiniz harika; her şey mükemmel gidiyor. Sonra bir bakmışsınız, hayatınız büyük bir haberle değişivermiş. Göz bebeğiniz olan kariyeriniz, gerçek bebekle beraber gözden düşüyor. Artık dünyanın en önemli işi aile oluyor. Bu noktada o sektör duayenleri, bambaşka insanlara dönüşebiliyor. Peki bu insanlar nelerden vazgeçiyor? Nasıl oluyor da bu kadar başarılı olup bu kadar mutlu olabiliyorlar? Onlar gibi olmak için ne yapmak gerek?

    Kendini ihmal ettiğini düşünme

    2014’te yapılan bir araştırmada, insanların sağlıklı iş-hayat dengesini egzersizle; ebeveynlerin ise bolca uyku ve sağlıklı beslenmeyle geçirdiği ortaya çıkmış.

    Eğer fiziksel, duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarınızı karşılamazsanız, her zaman zayıf kalırsınız. Kendinizi unutmayın.

    Çocuklarını mutlu etme isteği

    Başarılı bir kariyere sahip ebeveynler, çocuklarının sorumluluk sahibi bir yetişkine dönüşmesi için birçok girişimde bulunurlar. Onlara ev işlerini yaptırırlar, bağımsız birer birey olduklarını hatırlatırlar ve çocuklarının böyle yaşamasını beklerler.

    Çocukların güçlü bireyler olabilmeleri için onların hayattan ders çıkarmasını sağlamak gerekir. Hayal kırıklıklarını da yaşamaları gerekir.

    İyi bir ebeveyn olmak demek, çocuğunuzu sürekli olarak mutlu etmek demek değildir. Hatta bu girişiminiz, onun sürekli mutsuz olmasına sebep bile olur.

    Çalışmaktan çocuklara zaman ayıramamanın verdiği suçluluk duygusu

    Başta çalışan anneler olmak üzere birçok ebeveyn, çocuklarına vakit ayıramadığı için kendisini suçlu hisseder. Bunu çocuklarına olumsuz yansıyacağından korkarlar.

    Artık bundan dolayı suçluluk hissetmeyi bırakın. 2015’te yapılan bir araştırmada, niteliğin nicelikten önemli olduğu ortaya çıktı. Yani çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın kalitesi, süresinden çok daha fazla önemli. Bu sebeple, onunla geçirdiğiniz her anı, harika kılın.

    Başkalarından yardım istemeyecek kadar gururlu olmak

    İyi bir kariyere sahip ebeveynler genelde çocuklara bakma konusunda başkalarından yardım istemek istemezler. Bunun yerine işleri nöbetleşe hallederler.

    Çocukları konusunda gözü arkada kalmayan insanlar, işte daha verimli olur. İş yerinde daha verimli olmak, eve daha az iş getirmek demektir.

    Tabi ki, arada yardım istemek lazım. Kendinize bu kadar yüklenmeyin. Özellikle de bekar bir ebeveynseniz.

    Denge ve eşitliğin aynı anlama geldiğini bilmek

    Kariyer sahibi ebeveynler, bu dengeyi sağlamak her konuda esnek davranırlar. Günün saniyesi saniyesine ikiye ayırmanın gereksiz olduğunu bilirler. Çünkü bazen size evde bazen de işte ihtiyaç olur. önemli olan sadece birine ağırlık vermemektir.

  • Akşamları Başarılı İnsanların Yaptıkları 8 Şey

    Eğer günü güzel bitirirseniz, ertesi gün güzel bir sabaha başlarsınız. Bunun için akşamınızı nasıl geçirdiğiniz çok önemlidir. Yarının güzel geçmesini istiyorsanız, başarılı insanların akşamları ne yaptığına bir göz atmanızda fayda var. Size birkaç tavsiye verelim.

    İşte Geleceğinizi Şekillendirmek İçin Rutinlerinin Önemi:

    Yeni bilgiler edinebileceğiniz materyalleri okuyun

    Büyümek için okumak gerekir. Başarının en büyük sırrı, kişinin kendisini geliştirmesidir. Yeni şeyler öğrenmek, beyninizi besler. Bu sebeple, her akşam kenarda okuyacak faydalı bir kitabınız, makaleniz vb. olsun.

    Önem verdiğiniz insanlarla vakit geçirin

    Sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmeniz çok önemlidir. Bu insanlar, en iyi halinizi ortaya çıkarır. Aile olsun, arkadaş olsun, sevgili olsun, sevdiklerinizle zaman geçirin. Onların ilgisini, sevgisini alakasını paylaşın. Bu size iyi gelecektir.

    Hiç ama hiçbir şey yapmadığınız bir zaman yaratın

    Zaten tüm gün boyunca işle uğraşıyor, bolca yoruluyorsunuz. Akşam eve döndüğünüzde televizyonu bilgisayarı kapatın. Sessiz bir köşeye çekilin. Meditasyon yapın. Nefes egzersizi yapın. Beyninizi boşaltın. Hafifleyin, rahatlayın.

    Günün hesabını yapın

    Gün sonunda olan biteni ölçüp tartmak, ertesi gün atacağınız adımların ne olması gerektiğini belirler. Size tertemiz bir sayfa açar. Siz de güzel bir yarına başlamak için, bu yöntemi kullanabilirsiniz.

    Egzersiz yapın

    Bütün gününüzü masa başında geçirmeniz, vücudunuzun yapısına zarar verir. İş sonrasında spor yapmak size yorucu gelebilir ama aslında spor yapmak, bir sonraki güne daha dinç başlamanızı sağlar.

    Tazelenin

    Bugünün ve dünün problemlerini yarına taşımamak için, kendinizi resetlemeniz şart. Bunu meditasyon yaparak, duş alarak, güzel bir çay içerek de yapabilirsiniz. Neyin size iyi geldiğini düşünün ve o yolla tazelenin.

    Kendinizi organize edin

    Nasıl ki akşam için planlar yapıyorsunuz, sabahınızı da akşamdan programlayın. Çantanızı hazırlayın, giyeceğiniz kıyafetleri seçin. Bu sayede ertesi güne daha az stresli başlarsınız.

  • Fikirlerinizi Neden Yakın Çevrenize Açmamalısınız?

    Her girişimcinin başına gelen bir senaryodur; bir fikriniz vardır ve bu fikir ile ilgili planlamanızı bile yapmışsınızdır. Sonrasında aile bireylerinize ve arkadaş çevrenize açtığınız bu fikir üzerinde pek de kafa yormayan insanlar fikri acımazsızca eleştirir ve başarısız olacağını söylerler.

    Yıllarca beraber yaşadığımız bu insanlardan bu tarz ve düşüncesizce sözler duymak kalp kırıcı oluyor. Belki de sizin yapmayı düşündüğünüz şeyi kendileri yapmayacaklarını düşündükleri için sizin de başarısız olacağınızı düşünürler. Kendine inancı olmayanın başkasının bir şeyleri başaracağına inanması da güç olur.

    Türkiye genelinde köpeklerin eğitiminin kimler tarafından ve nerelerde yapıldığını ortaya koyan bir uygulama fikri ile ailenize ve arkadaşlarınıza gittiğinizde duyacağınız ilk sözler neden başarısız olacağını ve kendilerinin neden bu uygulamayı kullanmayacağı yönünde olacaktır.

    Görüldüğü gibi, arkadaşlarınız ve aile bireylerinizi sizin fikirlerinizin müşterisi değil. Gelecekteki müşterilerinizi de temsil ettikleri söylenemez.

    İnsanların çoğu bir şeye inanmak için görme ihtiyacı hisseder. Gördüğüme inanırım mantığı çoğunlukta. Bir girişimciyi diğerlerinden ayıran özellik ise görmeden inanmasıdır. Fikirlerin kokusunu nerede alacağını, tatması gerektiğini, görmeyi, dokunmayı, duymayı bilirler. Hiçten bir şeyler çıkarmayı bilirler.

    Alibaba’nın CEO’su meşhur milyarder Jack Ma, fikirlerini arkadaş çevresi ile paylaştığında hepsi kendisine gülmüştü. Bütün sorunlara, sıkıntılara ve bitmek tükenmek bitmeyen görüşmelerin sonunda Jack’in nerede olduğunu hepimiz görüyoruz. Arkadaşlarının da kendisine artık gülmediğine hepimiz eminizdir.

    Yakın çevremiz genelde geleceği görmezler ve şu an yaşananlar, var olanlar üzerinden bizi ve fikirlerimizi değerlendirirler. Bizi tehlikelerden ve zararlardan koruduklarını düşünürler.

    Onların bu bakış açısını değiştirmek sizin görevinizdir. Onları eğitebilirsiniz ama onların bu değişim ve dönüşüme direndiğini gördüğünüz an ekstra çaba harcamamalısınız.

    Bu konuda en iyi yöntem nedir?

    • Mucizevi bir cevabımın olmasını isterdim ama maalesef yok. Günler ve geceler boyu harcayacağınız zamanlarınız olacak. Onlarla tartışmaktansa muhtemel müşterileriniz ile tartışmanız ve onları ikna etmeniz sizin faydanıza olacaktır.
    • Belki sonrasında aile bireyleriniz ve yakın arkadaşlarınız bunu görür ve size inanmaya başlar.
    • Bu süreçte desteğe ve rehbere ihtiyacınız olacaktır. Bu bağlantıları sağlamak için yerel toplantılara katılmalı ve sosyal medyayı iyi kullanmalısınız. Bu şekilde sizin fikrinize destek verebilecek kişileri bulabilirsiniz.

    Şimdi, neden fikirlerinizi yakın çevrenize söylememeniz gerektiği konusunda bana katılıyorsunuz umarım. Bu konuda kimseyi suçlamanıza gerek yok çünkü ortada suçlu yok. Doğanın kanunu diyelim. Bu kadar kolay olsaydı, insanlar riskten kaçmak yerine sabah kahvaltısı niyetine o riski yerdi.